|
|
 |
 |
|
AD KAVMİ |
AD KAVMİ terimi
sahipkıran
tarafından 15.09.2003 tarihinde eklendi |
AD KAVMİ sizce ne demek,
AD KAVMİ size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 24 |
| Belçika |
 |
|
|
 |
hz salih as mın gönderildiği kavim. hz salihe madem peygambersin ozaman söyle allaha şu kayadan bize bir deve çıkarsın. salih as onlara o mucizeyi gösterdi fakat yinede allaha inanmadılar ve helak oldular. (11.11.2006 11:47)
(bakınız: zaman, adem, peygamber, mucize, lara, kars, söyle, yine, ersin, aman)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Kur'ân-ı kerim'de kıssası geçen peygamberlerden biri. Âd kavmine gelen Allah'ın rasûlü A'raf, Hûd, Şuarâ ve Ahkâf sûrelerinde kendisinden bahsedilmektedir.
Ad kavmine gönderilmiştir ki, Kur'ân dışında diğer mukaddes kitaplarda bu kavimden sözedilmemektedir (Abdulvahhab en-Neccâr, Kasasu'l-Enbiyâ, Beyrut, ty., s. 49) . Âd kavmi Hz. Nûh tûfanından sonra putperestliğe dönen ilk kavimdir (İbn Kesîr, Kasasu'l-Enbiyâ, Beyrut 1982, I, 149)
Hud (a.s) , Âd kavmi içinde soyu sopu şerefli bir kişiydi. Peygamberlikten önce ticaretle uğraşırdı. Hûd (a.s) orta boylu, esmer tenli, gür saçlı, güzel yüzlü idi. Ãdem (a.s) 'a benzerdi. Zâhid, muttakî ve ibâdete düşkün idi. Cömert ve şefkatli idi; yoksullara bol bol sadaka verirdi (Hâkim, el-Müstedrek, I, 563) .
Ad kavmi Arabu'l-âribe denilen Arabistan yarımadasına ilk yerleşen kavimlerdendir. Hadramevt'e ve Yemen'e kadar uzanan yurtlarda oturan bu kavmin yurtları otu, suyu, ve çeşitli nimetleri bol olan bir yerdi. Yerin üzerinden akan ırmakları, bağları, bahçeleri, sürü sürü davarları (eş-Şuara, 26/133, 134) yer altında da, su depoları ve köşkleri vardı (eş-Şuarâ, 26/129) . Başkalarına nazaran onlara boy pos, güç ve kuvvet verilmişti.
Allahu Teâla, Ãd kavmine, Peygamber olarak Hûd (a.s) 'ı gönderdi. O da kavmini bir ve tek olan Allah'a iman ve ibâdete, insanlara zulmetmekten vazgeçmeğe dâvet etti ise de, red ve tekzib ile karşılandı. Bunun üzerine, Allahu Teâla onlardan üç yıl yağmuru kesti. Onlar yağmur için Mekke'ye bir heyet gönderdiler. Allah, yağmur bekledikleri halde bir kasırga ile onları helâk etti.
Hz. Peygamberimiz (s.a.s) vedâ haccında, Usfan vadisine vardığı zaman, Hz. Ebû Bekr'e: 'Ey Eba Bekr! Bu hangi vâdidir' diye sormuş. Hz. Ebû Bekir 'Usfan vâdisidir' diye cevaplayınca: Hz. Peygamber (s.a.s) Hûd (a.s) 'un, beline aba tutunmuş, belinden yukarısını alacalı bir kumaş ile bürümüş, genç ve kızıl, yuları hurma liflerinden örülmüş dişi bir deve üzerinde, hac için buradan telbiye ederek geçmiş olduğunu haber vermiştir (Ahmed b. Hanbel, I, 232) .
Ad kavmi helâk olunca Hz. Hûd kendisine inananlar ile beraber Mekke'ye gelmiş ve vefat edinceye kadar orada kalmıştır.
Âd kavminin, Hz. Hûd'a karşı çıkarken ileri sürdükleri itirazlar, diğer Peygamberlere karşı muarızlarının ileri sürdükleri itirazların aynıdır. Hatta günümüz münkirlerinin de itirazları aynı türdendir. Ona itirazda baş çekenler de, diğer peygamberlere itiraz gibi kavmin ileri gelenleridir. İtirazın temelinde ise, dönmekte olan çıkar çarklarının devam etmesi vardır. Hz. Hûd'a yaptıkları itirazlarını şu maddelerde özetlemek mümkündür:
a- Hz. Hûd'u beyinsizlik ve sapıklıkla itham etmek:
'Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz' (el-A'raf, 7/60) .
'Kavminden ileri gelen inkârcılar dediler ki; biz seni bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve biz seni yalancılardan sanıyoruz' (el-A'râf, 7/66) .
b- Atalar dinine bağlılık:
'Dediler ki: demek sen, tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi bize geldin' (el-A'râf, 7/70) . 'Dediler: sen bizi tanrılarımızdan çevirmek için mi geldin? ' (el-Ahkâf, 46/22) .
c- Kendilerinin güçlü kuvvetli olduklarını söyleyip Hz. Hûd tarafından gelebilecek bir zararın olamıyacağını ileri sürmeleri:
'Ad kavmi, yeryüzünde haksız olarak büyüklük tasladılar ve; bizden daha kuvvetli kim var? dediler' (el-Fussilet, 41/15) .
d- Âhireti inkâr etmeleri ve hayatın sadece dünya hayatından ibaret olduğunu ileri sürmeleri:
'Ne ise hep bu dünya hayatımızdır; ölürüz ve yaşarız (bir kısmımız ölürken bir kısmımız doğar) . Biz öldükten sonra diriltecek değiliz' (el-Mü'minûn, 23/37) .
e- Hz. Hûd'u küçümsemeleri:
'Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz o inkâr eden ve âhiret hayatına kavuşmayı yalanlayan eşraf takımı dedi ki; bu da sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor. Eğer sizin gibi bir insana itaat ederseniz o takdîrde siz, mutlaka ziyana uğrayanlardan olursunuz' (el-Mü'minûn, 23/33-34) .
Onların bu itiraz ve tavırlarına karşı Hz. Hûd'un takındığı tavır şöyle idi:
'Ey kavmim. Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısın? ' 'Ey kavmim, bende bir sapıklık yok; ben âlemlerin Rabbı tarafından gönderilmiş bir elçiyim. Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyuruyorum, size öğüt veriyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum' (el-A'râf, 7/65, 67, 71, 72) . 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilahınız yoktur. Siz (putları Allah'a ortak koşmakla sadece iftira ediyorsunuz. Ey kavmim, ben sizden bunun için bir ücret istemiyorum. Benim ücretim beni yaratana aittir. Aklınızı kullanmıyor musunuz? Ey kavmim Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin (O'na yönelin) ki gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın, Suç işleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin'(Hûd, ll/50-52) . Geçmiş peygamberlerin ve kavimlerin kıssalarını Kur'ân'da zikredilmesi inananların ibret almaları içindir. Geçmiş peygamberlerin her tavrı müslümanlar için de takip edilecek bir yoldur. Meseleye bu yönden baktığımızda Hz. Hûd kıssasından alınacak İbretleri de şu şekilde özetlememiz mümkündür:
Hz. Hûd, Allah yoluna samimiyetle sarılmış vakûr bir kişidir. Söyleyeceğini, ölçüp tarttıktan sonra söylemektedir. Kötülüğe, kötülükle karşı koymadığı gibi yumuşak davranmaktadır. Kavmi kendisini beyinsizlikle itham ederken, kendisinin beyinsiz olmadığını, onları uyarmak üzere Allah tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu söylemekle yetinmektedir. Allah'ın üzerlerindeki nimetlerini kendilerine hatırlatmakta ve bu nimetlere şükretmiş olmaları için Allah'ın emirlerine riayet etmeleri gerektiğini anlatmaktadır, bundan dolayı onlardan bir ücret istemediğini özellikle belirtmektedir. (22.10.2006 13:26)
(bakınız: insan, hayat, zaman, büyü, yalan, güzel, dünya, yağmur, deli, tanrı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
çok uzun konu ama...... (22.10.2006 13:25)
(bakınız: uzun)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Her toplum yaptığı iyiliklerin,işledikleri iyi amellerin karşılığı olarak yüce Allah tarafından fazlı kendinde saklı olmak üzere kat be kat iyilik ile mükafatlandırılır,işlemiş oldukları kötülükler sebebiyle de 2 kat misli ile cezalandırılırlar.
Allah ve Peygamber ile Kuran inancı olan herkesin ihtilafa düşmeden hem fikir olacağı bu gerçekten hareketle;
Ad kavmi,Kuran'da adı ve bahsi geçen birçok kıssa dan sadece bir tanesi dir, ki düşünen ve aklını kullanabilen toplum için bir ibret ve öğüttür...
20.yüzyıl sonlarında 21.yüzyıl başlarında ortaya çıkarılmış olan Ad kavmi şehri,ki olduğu konusunda arkeolojik bulgular ve diğer teknolojik bulgular bunu açıkça, anlayabileceğimiz şekilde ortaya koymaktadır,
Asıl önemli kaynak ve ilahi mucize Kuranı Kerim 'de tasvir ve beyan edilen özelliklerin ortaya çıkarılmış olmasıda bu gerçeğin,gerçek olduğu konusunda; Su götürmez bir gerçek olduğudur.
Düşünmeyenlere,düşünüpte ibret almayanlara şunu demek şart olmuştur.;
kum zerrecikleri,ölü toprağı üzerlerinde, ki 12 m yüksekliğinde,ya dev sutünları nerede.? ? (15.10.2006 03:56)
(bakınız: gerçek, ceza, ayna, esin, araf, emek, teknoloji, peygamber, iyilik, mucize)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 31 |
|
 |
|
|
 |
Kur'an daki kıssasından anladığıma göre günümüz toplumunun takribi 3000 sene önceki hali. (23.08.2006 21:04)
(bakınız: toplum, sene, kur'an)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 23 |
| Aksaray |
 |
|
|
 |
Bu gidişle bizlerin sonuda inşaallah öyle olmaz...
Saygımla (23.08.2006 11:31)
(bakınız: saygı, gidi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
ad kavmi
bence
sapıklık
allaha
şirk koşanlar dır (26.07.2006 15:33)
(bakınız: bence, sapık, şirk)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 25 |
| Mısır |
 |
|
|
 |
Kuran'da, Ad Kavmi'nin helak edilme şeklinin 'kulakları patlatan bir kasırga' vasıtasıyla gerçekleştirildiği söylenmektedir. Ayetlerde bu kasırganın yedi gece ve sekiz gün sürdüğünden ve Ad Kavmi insanlarını tümden yok ettiğinden de bahsedilir.Ayette, kavmin kendisine azap getirecek olan bulutu gördüğü, ancak bunun gerçekte ne olduğunu anlayamadıkları ve bir yağmur bulutu sandıkları belirtilmektedir. Bu durum, kavme gelen azabın ne şekilde olduğu konusunda önemli bir gösterge sayılabilir. Çünkü çöl kumunu kaldırarak ilerlemekte olan bir kasırga da uzaktan bir yağmur bulutuna benzer. Ad Kavmi insanlarının da bu görüntüye aldanmış ve azabı fark etmemiş olmaları mümkündür.Ad Kavmi'nin kalıntısı olduğu düşünülen 'Kumların Atlantisi Ubar' da, metrelerce kalınlıktaki bir kum tabakasının altından çıkarılmıştır. Anlaşılan Kuran'ın ifadesiyle 'yedi gün ve sekiz gece' süren kasırga, şehrin üzerine tonlarca kum yığmış ve kavmin insanlarını diri diri toprağa gömmüştür. Ubar'da yapılan kazılar da aynı gerçeği gösterir. Kavim helak edildikten sonra da zamanla genişleyen çöl, bu kavimden hiçbir iz bırakmayacak şekilde üzerlerini örtmüştür.
Sonuç olarak şöyle söylenebilir ki, tarihsel ve arkeolojik bulgular, Kuran'da bahsi geçen Ad Kavmi'nin ve İrem şehrinin varlığını ve Kuran'da anlatıldığı biçimde helak olduklarını ispatlamaktadır. Yapılan araştırmalarla bu kavmin kalıntıları kumların içinden çıkarılmıştır. (03.07.2006 09:53)
(bakınız: insan, zaman, gece, yağmur, gerçek, tarih, irem, ayetler, uzak, emek)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"AD KAVMİ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|