En Popüler:
1 - erotik film
2 - ergenekon
3 - regaip kandili
4 - regâib kandili
5 - başbağlar katliamı
6 - megaloman
7 - kandil gecesi
8 - elif
9 - sinan aygün
10 - fethullah gülen
11 - esra
12 - berat kandili
13 - tuana
14 - faşizm
15 - ergenekon destanı
16 - recep ayı
17 - lol
18 - sevmek
19 - kızlar
20 - kandil
|
 |
AHİRET sizce ne demek, AHİRET size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: 18Eylül86
Eklenme Tarihi: 07.07.2002 02:07 |
Mukaddime.
Nasılki:
Bir saray veya bir şehir hakkında biri dâva etse:
! Şu saray veya şehir, tahrib edilip yeniden muhkem
bir Sûrette bina ve tâmir edilecektir..!
Elbette, onun dâvasına karşı altı sual terettüb eder:
Birincisi:
Niçin tahrib edilecek?
Sebeb ve muktazî var mıdır?
Eğer, 'evet var' diye isbat etti.
İkincisi:
Şöyle bir sual gelir ki:
'Bunu tahrib edip, tâmir edecek usta muktedir midir?
Yapabilir mi? Eğer, 'evet yapabilir' diye isbat etti.
Üçüncüsü:
Şöyle bir sual gelir ki:
'Tahribi mümkün müdür?
Hem, sonra tahrib edilecek midir? '
Eğer, 'evet' diye imkân-ı tahribi,
hem vukuunu isbat etse;
iki sual daha ona varid olur ki:
'Acaba şu acib saray veya şehrin yeniden tamiri mümkün müdür?
Mümkün olsa, acaba tâmir edilecek midir? '
Eğer, 'evet' diye bunları da isbat etse;
o vakit bu mes'elenin hiçbir cihette hiçbir köşesinde bir delik,
bir menfez kalmaz ki, şek ve şübhe ve vesvese girebilsin.
İşte şu temsil gibi; dünya sarayının,
şu kâinat şehrinin tahrib ve tamiri için muktazî var.
Fâil ve ustası muktedir. Tahribi mümkün ve vâki olacak.
Tamiri mümkün ve vâki olacaktır.
(bakınız: dünya, deli, esin, lenin, şehir, gibi, sonra, acaba, eğer, usta)
|
Risale_i_NUR_talebesi
01.05.2007 17:42 |
^^Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.^^
(Tevbe Sûresi, Âyet 119)
Resûlullah(s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur:
Allah'ın bir sınıf melekleri vardır ki,onlara ^^seyyahun^^ denir. Bunlar arz üzerinde ehl-izikri (=Zikir meclislerini) ararlar, melekler Azîz ve Celîl olan Allah'ı zikreden bir cemâat bulunca birbirlerine:
^^Aradığınıza geliniz^^, diye seslenirler. Ehl-i zikri dünyâ semâsına kadar kanatlarıyla kuşatırlar.
Cenâb-ı Hakk onları pek iyi bildiği halde meleklere: ^^Kullarım ne söylüyorlar? ^^ Diye sorar.
Onlar da: ^^Seni tesbîh ve tekbîrle anarak, Sana hamd-ü senâ ediyorlar^^, diye cevap verirler.
Cenâb-ı Hakk: ^^Bu kullarım Beni gördüler mi? ^^ Diye sorar.
Melekler: ^^Hayır,Yâ Rab seni görmediler^^, derler.
Cenâb-ı Hakk: ^^O kullarım ya beni görselerdi nasıl olurlar? ^^ Buyurur.
Melekler:^^Onlar seni görselerdi ibâdet, istiğfar, zikir ve tesbîhleri daha fazla olurdu^^, derler.
Cenâb-ı Hak: ^^Benden ne diliyorlar? ^^ Diye sorar.
Melekler: ^^Cennet istiyorlar^^, diye cevap verirler.
Cenâb-ı Hakk: ^^Onlar Cennet'i gördüler mi? ^^
Melekler: ^^Hayır, onlar Cennet'i görmediler.Ya onlar Cennet'i görselerdi? Eğer görselerdi, Cennet'e karşı arzuları daha fazla olurdu.^^
Cenâb-ı Hakk: ^^O kullarım niçin bana sığınırlar? ^^
Melekler: ^^Cehennemden sana sığınırlar! ^^
Cenâb-ı Hakk: ^^Cehennemi gördülermi? ^^
Melekler: ^^Hayır Ya Rabbî görmediler.^^
Cenâb-ı Hakk: ^^Ya görselerdi nasıl olurlardı? ^^
Melekler: ^^Ondan daha çok kaçınırlardı, korkuları daha çok olurdu.^^
Bunun üzerine Cenab-ı Hak meleklere: ^^Ey melekler! Sizi şâhid kılarım ki, ben bu zikreden kullarımı mağfiret ettim^^, buyurur.
Meleklerden birisi: ^^O zikredenlerin arasında filân kişi vardı ki, o, zikredenlerden değildir; bir hâcet için oraya gelmiş oturmuştu^^, der.
Cenâb-ı Hak: ^^O mecliste oturanlar şakî olmaz,cevâbını verir.^^
(Hadîs, Buhâri ve Müslim)
(bakınız: dünya, korku, cehennem, cennet, iman, melek, hadis, ibadet, sena, cevap)
|
yağmur yüklü bulut
13.03.2007 20:02 |
keyfiyeti bizce mechul, türümüz içerisinde hakkında çok az bilginin bilindiği, gittiğimiz zaman; vardığımız zaman başka bir dünyanın var olduğunun farkına varılan bilinmezler mekanı. 'İnsanlar uyumaktadır, ölünce uyanırlar' kutsi ifadesinin bize gösterilen sözlü sahnesi. son ve ebedi.
(bakınız: insan, zaman, dünya, bilgi, esin, insanlar, uyumak, kına, aman, uyum)
|
hamzar
24.12.2006 23:31 |
şu anda dünyada çak az insanın ne olduğunu kısmen bildiği, idrakinin yetersizliğinden dolayı da anlamak başarısını gösteremeyeceği, gerçek, hakikat olan diyar. keyfiyeti bizce mechul, türümüz içerisinde hakkında çok az bilginin bilindiği, gittiğimiz zaman; vardığımız zaman başka bir dünyanın var olduğunun farkına varılan bilinmezler mekanı. 'İnsanlar uyumaktadır, ölünce uyanırlar' kutsi ifadesinin bize gösterilen sözlü sahnesi. son ve ebedi.
(bakınız: insan, zaman, dünya, gerçek, anlam, anlamak, bilgi, esin, insanlar, hakikat)
|
hamzar
24.12.2006 23:27 |
|
 |