|
|
 |
 |
|
AHMAK |
AHMAK terimi
tarafından 10.11.2001 tarihinde eklendi |
AHMAK sizce ne demek,
AHMAK size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bayan, 37 |
|
 |
|
|
 |
kim olduğunu unutan bilge...
yavrum aşk bir keredir..ölüm bir kere..
ölüm kadar aşk aşk kadar kare.. (14.05.2010 13:16)
(bakınız: ölüm, bilge, kare, kadar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 37 |
|
 |
|
|
 |
sen istedin sen verdin bize ne :) (10.05.2010 17:26)
(bakınız: sen istedin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 55 |
| Kahramanmaraş |
 |
|
|
 |
İlk kez gidiyor olmamın tedirginliği ile içeri girdiğimde, bana yönelen yüzlerdeki algıladığım samimiyet sonrası, içimde oluşan huzur ile oturdum bir koltuğa sessizce. Nur yüzlü insanlar, ulvi bir amaç üzere toplanmış ALLAH kelamı etmeye ve dinlemeye gelmişlerdi. Ben de bu grubun içinde olduğumdan, içimden şükrettim bir kez daha ve sohbet yapacak kişiyi merakla bekledim. Kim bilir ne kadar nur yüzlü, sevecen, kibar birisidir diye kafamda hayaller kurarken;
- Hocam, hoş geldiniz... Hitabını duydum arkamdan ve kapıya doğru baktım... Ne ihtiyar, ne genç, denilebilecek yaşta, çember olmayan, ancak bakımlı hafif sakallı, gülümseyen ama sert bakışlı, tamamen hayallerinin dışında biri girdi içeri. Topluca olmak üzere bir Selam verdi ve tam yerine oturacak diye beklerken, birden bire durdu ve;
- Defter, kalem çıkartmakla uğraşmayın...! Oturmayacağım ve sizin o kağıt defterlerinize yazılacak bir şey söylemeyeceğim...! Dedikten sonra, herkesi dikkatle süzdü ve birden;
- Hepiniz ahmaksınız..! dedi. Birden şaşkınlıkla yanımda ki gülümseyen gence sordum; - Ne dedi, ne dedi?
- Hepiniz ahmaksınız dedi, diye çok normalmişçesine cevap verdi kısık sesle. Dedim nereye geldik? Zaten adamın tipinden belliydi öyle mübarek bir zat olmadığı. Buradaki dinleyenler, ondan daha mübarek ve olgun olduğundan bir şey demiyorlar sineye çekiyorlar diye düşünürken, birden adam kendinden emin ve sert bir tonla;
- Susuyorsunuz ama, içinizden bunu kabul etmeyenleriniz var, dedi kafasını sallaya sallaya etrafı süzerken. Hadi bakalım o zaman, ahmak olmayanınız el kaldırsın da görelim, dedi bu kez, tam da bana bakarak. Tabi tırstım açıkçası, yemedi yani böyle bir adama karşı, el kaldırıp ortaya çıkmak. Adamın kimseye minneti yok belli, kim bilir el kaldırsam arkasından neler diyecek? diye düşünürken, yanımdaki genç hariç kimsenin el kaldırmadığını gördüm. Ben vah vah yazııııkkk, başına ne geleceğini bilemiyor herhalde diye bakarken, adam gence bakıp hafifçe gülümsedi ve tamam dercesine kafasını eğdi. Yüzüme meydan okurcasına bakışının yarattığı tedirginliği hala daha üzerimden atamamışken, bir den yine çok net bir ses tonu ile;
- Şimdi de Ahmak olanınız el kaldırsın bakalım dedi bu sefer de. Gene yanımdaki genç hariç kimse el kaldırmadı. Normalde; diğer soruya el kaldırmayan herkesin, el kaldırması gerekir diye düşünsem de açıkçası yine cesaret edemedim el kaldırmaya. Ama diğer soruya el kaldırdığı için, bu soruya el kaldırmaması gereken genç, maşallah bayrak gibi dikmiş elini tepeme, dalgalandırıyordu. Bir yandan ne cins insanlar var diye düşünürken, bir yandan da ne olacağını merakla bekliyordum. Adam tekrar gence döndü ve deminkinden daha yoğun bir gülümseme ile gence karşılık verdi. Hayda... Bu ne şimdi yaa...? diye içimden homurdanırken, bir anda;
- Evet, hepinize iyi uykular, bugünlük bu kadar dedi ve topluluğa hitaben bir selam vererek, hızla çıktı dışarıya...
Kafamda resmen bir sürü düşünce belirmiş birbiriyle tartışıyorlardı... Ulen ben yapsam bunu taşa tutarlar, milletin beyni öyle bir yıkanmış ki adama en ufak bir tepki göstermediler... Peki ya şu yanımdaki genç... Neden adam ona gülümsedi ki? Sanki doğru bir şey mi yaptı yani? Herkes gibi tutarsızlık gösterdi... Aslında gözüm de bir yerden ısıyor sanki ama... Nereden? Nereden? Derken, birden daha önce tasavvuf konuları ile ilgili birkaç yazısını okuduğum kişi olduğunu anladım. Resimdekine pek benzemese de oydu bu, evet... Böyle tutarsız birinin yazılarını okuma ile vaktimi harcamışım desem de, kendimi tutamadım ve sordum gayri ihtiyari;
Siz yazarsınız değil mi? Birkaç yazınızı okumuştum... Evet yazıyorum, ama Yazar değilim! Hehe... Mütevazilik ha..? Yoo... Kimi zaman kibirliyimdir de, yani Mütevazi değilim! Kendinizle barışıksınız ki; bu kadar samimisiniz... Evet bazen samimi olurum, ama Samimi de değilim. Aynı zamanda Riya da yaparım, ama Riyakarda değilim! Görülen o ki zıtları cem etmişsiniz... Yok be güzel kardeşim, bazen de önce zıtları algılar, ondan sonra Birlerim! Kafam karıştı size ne diyeceğimi bilemedim... Anla artık sevgili kardeşim, sen ne dersen Ben o dediğin değilim!
Ben ne desem o değilim, bu değilim diyor, adam sorunca evet şuyum, buyum diyor bu ne çelişkidir diye düşünürken;
Şuyum, buyum demedim..! Var mı denilene var dedim. Kendi iyiliğin için biraz daha dikkat eder misin? Pekiyi... Ben bir şey demeyim o zaman, lütfen sen kendini tarif eder misin?
Söyle bakalım, İhlas suresini bilir misin? (08.05.2010 20:39)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 54 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
Ahmak, aklı kıt olan, zeka olarak yaşının çok gerisinde kalmış kişi.
Anlayışsız va kalın kafalı olan. (08.11.2009 15:07)
(bakınız: zeka, lara, kafa, anlayış, geri, kalın kafa)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 92 |
|
 |
|
|
 |
...
'Hamakattan koru bizi Allah'ım
Eskiler 'Hamakatın remzi merkeptir' derlermiş. Yani ahmaklık ve budalalık konusunda tarifler ve tanımlamalar yetersiz kaldığında eşeğe bakmak, ahmaklığın ne olduğunu anlamak için yeterli sayılırmış.
Ahmaklığın ifadesi için sözlüklerde bönlük, kıt akıllılık, anlayışsızlık gibi karşılıklar yer alır. Oysa ahmaklığı en iyi halk tanımlamıştır. Ahmak birisi için 'kalın kafalı' derler. Bir insan sizi anlayamaz duruma gelmişse, anlatılan şeyin inceliğini kavrayamıyorsa, yani zekâsı kıt kalıyorsa kalın kafalı sayılır. Nitekim halk arasında birisine 'bön, anlayışsız' denirse pek o kadar kızmaz, ama 'kalın kafalı' denilince birdenbire kendisine hakaret edildiğini düşünür. Hiç kimse üzerine alınmasa da cemiyette ahmakların sayısı hiç de az değildir. Söyleneni anlayamayan cahil ahmaklardan başlayıp anlamamakta ısrar eden entelektüel hamakat erbabına kadar ahmaklık derece derecedir. Bazen akıl kumaşındaki küçük bir defo gibidir, tamir edilirse anlaşılmaz, ama bazen koca bir deliktir ki tamiri imkânsız olur. Bazen anatomik bir hastalıktır ki devası mümkün değildir. Ahmaklık ne zaman ciddi, ne zaman şaka olduğu anlaşılmayan bir söz gibidir; insanı sonuçtan daima uzak tutar. Bu yüzden, ahmaklarla oturup kalkmak insanın ömür törpüsüdür. Amaç doğru olsa da gidilen yol yanlışa çıkar. Bu yüzden ahmaklar, süngerin suyu çektiği gibi insanın şevk ve gayretini sömürüp ziyan ederler; havanın suyu yavaş yavaş buharlaştırması gibi ahmaklar da insandan bir şeyleri çalar, ruh hırsızlığı yaparlar. Ahmaklık zehirli bir tür sarmaşıktır ki selvi boyluları, çınar heybetlileri sardığı vakit içini kurutur, hayat suyunu çalar, özünü yitirtir. Ahmak öyle bir hırsızdır ki muhatabındaki enerjiyi, gülümsemeyi, iyi niyeti velhasıl hayat ısısını çalıp götürür. Onun olduğu yere öyle bir soğukluk yayılır ki kolunuz kanadınız kırılır. Kuşu kafesinden kaçan bir vali 'Aman şehrin kapılarını kapattırınız! ' diyorsa vay o valinin hamakatına! .. Hz. Ömer, 'Ey insan! . Seni ihsanı bol Rabbine karşı aldatan nedir? ' ayetini (İnfitar, 6) okuyunca, 'Ahmaklıktır, ey Allah'ım! ' diye cevap vermiş.
Doğu medeniyetinde ahmaklık üzerine sayısız hikâyeler anlatılmış, pek çok kitaplarda bölümler yazılmıştır. Bunların tamamı ahmaklıktan kaçınmak ve insanları hamakattan uzaklaştırmak içindir. Bilmiyorum Batı dünyasında da hamakat üzerine kitaplar yazılmış mıdır; yahut oralarda da ahmaklık bizdeki kadar yaygın mıdır? ! .. Ahmaklık öyküleri içinde en ziyade hoşa giden bir tanesini Mevlânâ hazretleri Mesnevi'sinde yazmıştır. Hz. İsa'nın ahmaklardan kaçış öyküsüdür bu. Özetleyelim (b.2570-2597) :
'Hz. İsa, dağa doğru kaçıyordu. Gören, peşinde bir aslan var sanırdı. Birisi ardından yetişip sordu:
-Hayrola! Kuş hızıyla kaçmak niye? Peşinde birisi yok!
Hz. İsa telaşından onu duymadı bile; cevap vermeden koşmaya devam etti. Adam da peşinden... Sonunda tekrar yetişip bağırarak sordu:
-Allah için azıcık dur! Böyle kaçışın dert oldu bana. Kimden kaçıyorsun? Peşinde ne bir düşman, ne bir canavar var! ..
-Ayağımı bağlama benim. Kaçtığım bir ahmaktır, bırak da kendimi kurtarayım.
-Hayret! .. Nefesi ile körleri ve sağırları iyileştiren sen değil misin?
-Benim!
-O halde neden korkuyorsun ey temiz ruh! Her istediğini yaptıktan, her mucizeye sahip olduktan sonra kim sana kul olmaz? ! Kim önünde köle olmaz? ! ..
-Ruhu yaratıp ona örneksiz beden giydiren Allah'a; tertemiz sıfatlarının ve adlarının hürmetine göklerin yaka yırttığı Allah'a yemin ederim ki onun ism-i azamını sağıra okudum kulağı açıldı; köre okudum gözü görür oldu, kayalık bir dağa okudum, dağ çatladı; ölmüş bir adamın cesedine okudum, adam dirildi; hiçbir şey olmayana okudum, meydana geldi, fakat ahmakların gönlüne okudum, hem de sevgiyle, şefkatle yüz binlerce kere okudum, yine de faydası olmadı. O ahmak bir taş kesildi de ahmaklık tabiatından dönmedi, çorak bir kum oldu da bir tek ot bitmedi.
-İsm-i azamın her şeye tesiri olduğu halde ahmağa tesir etmemesinin nedir hikmeti? Onlar da hasta, bu da hasta; onlara derman oluyor da neden buna olmuyor?
-Hamakat Allah'ın bir kahrıdır. Hastalıklar, körlük, sağırlık ise kahır değil, bir belaya uğrayıştır. Ahmaklık insana vurulmuş İlahi bir dağlama mührüdür ki kimse çaresini bulamaz.'
KİNAYE
Muallim Cudî Efendi Selanik İdadisi'nde bir gün, sersemce ve tembel bir çocuğun dersi dinlemeyerek, yanındakini de konuşturduğunu görmüş. Çocuğu yanına çağırıp eliyle kapıyı işaret ederek:
—Dışarı çık, demiş. Seni hamakat bekliyor.
Çocuk kelimeyi isim sanıp çıkmış. Bir dakika sonra geri girmiş:
—Kimseyi bulamadım efendim!
Cudî Efendi, zehirli bir gülüşle:
—O senden ayrılmaz. Otur yerine, dilini tut.
09 Haziran 2009, Salı (25.08.2009 16:15)
(bakınız: ölüm, insan, sevgi, hayat, zaman, nedir, mevlana, dünya, anlam, korku)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Zîrâ efdallige ol elyak durur,
Âni öyle bilmeyen ahmak durur. (20.08.2009 11:37)
(bakınız: duru, zira)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 92 |
|
 |
|
|
 |
...
ahmak olduğunu iddia ettikleri adamların yazılarını hıfz ederek,kendi ahmaklıklarını gizlemeye yeltenenlerdir :) (14.08.2009 22:52)
(bakınız: adam, yazı, damla, erek, iddia, dere)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 92 |
|
 |
|
|
 |
...
kendilerine karşıt görüştekileri ahmak belleyenlerdir... (14.08.2009 22:50)
(bakınız: görüş, belle)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"AHMAK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|