|
|
 |
 |
|
ALEVİ |
ALEVİ terimi
cansadiş
tarafından 01.07.2002 tarihinde eklendi |
ALEVİ sizce ne demek,
ALEVİ size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 31 |
| Nevşehir |
 |
|
|
 |
Ben şunu çok merak etmişimdir; üniversitedeyken bazı Ateist dostlar Alevi olduklarını söylemişlerdi...Eğer dine inanmıyor ve Arap değilsen nasıl Alevi olunur..Valla düşündüm çıkamadım işin içinden... (12.04.2005 23:53)
(bakınız: ateist, dost, şimdi, üniversite, merak, eğer)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 24 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Allah(s.a.s.) ,Hz. Muhammed,Hz. Ali yi sevenlerdir. Bazıları toplumumuzu yanlış bilgilendirip Aleviler hakkında yanlış düşünmelerine neden oluyor. Bazıları aleviler Hz. Ali'yi Hz. Muhammed'den çok sever diyor, bu bilgi doğru değildir. (08.03.2005 14:27)
(bakınız: allah (c.c), aleviler, muhammed, neden, bilgi, doğru)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay |
| Diyarbakır |
 |
|
|
 |
alevilik doğruluk, alevilik güzelliktir.
alevilik bir yaşam tarzıdır,sünniler arasında çoğu zaman yanlış anlatılan olmuşlarsa da insan sevgisiyle dolu olduklarından bircok seyi görmezden gelmişlerdir.
alevilere değisik bir insan gözüyle bakanlara sesleniyorum aynen devam edin onlar gercekten farklı güzel insanlardır. (19.01.2005 22:58)
(bakınız: insan, sevgi, zaman, güzel, aleviler, yaşam, alevilik, yorum, doğru, insanlar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 24 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Anadolu Ateşi ve Nilüfer......
tek geçerim....
Ali Ali medet....
Pir Sultanım ey gaziler
Ali Ali medet
yürekte yara sızılar...... (18.12.2004 23:47)
(bakınız: yara, anadolu, ali, ateş, ana)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 88 |
| El Salvador |
 |
|
|
 |
Bırakın efendim böyle kutuplaşmaları.Hepimiz aynı Allah'ın kuluyuz...
Umarım şu yazıyı okuyup ibret alanlar çıkar...
BİZ, MUHAMMED MUSTAFA'NIN NESLİNDENİZ!
'MUHAMMEDÎ'YİZ!
Merhaba dostlarım...
Merhaba canlarım...
Biliyormusunuz, biz 'Muhammediyiz! '
Diyeceksiniz ki ne demek 'Muhammedi'?
MUHAMMED, Allah'ın kuludur! .
'Allah kulu' olmak demek, Allah'ın tüm mahlûkata rahmeti ve şefkati gibi insanlara ayırım yapmadan, hiçbir tefrik gözetmeden faydalı olmaya çalışmak demektir.
Karşılıksız, insanlara birşeyler verebilmek demektir.
İnsanları ellerinde olmayan şeyler yüzünden suçlamamak, kınamamak, küçük görmemek, hor görmemek demektir.
Sevgi demektir; aşk demektir; rahmet, merhamet demektir. Verici olmak demektir; Muhammedi olmak!
Biz Alevi'yi de severiz, Sünniyi de severiz, Türk'ü de severiz, Kürt'ü de severiz, Arab'ı da severiz.
Biz Allah'ın tüm kullarını severiz! ..
Tüm kullarına hizmet etmeye çalışırız.
İnsanların kendi menfaatleri için ortaya çıkarttıkları şartlanmalar bizi bağlamaz!
Siz, Kürt bir aileden doğmuş olabilirsiniz; Türk bir aileden doğmuş olabilirsiniz... Alevilerin arasında yetişmiş olabilirsiniz... Sünnîlerin arasında yetişmiş olabilirsiniz...
Bütün bunlar, sizi dışardan çeşitli fikirlere şartlandırabilir; ama bizim için bunlar hiç önemli değil! .
Bizim için önemli olan, sizin 'Allah kulu' olmanızdır! .
İster Türkiye'de dünyaya gelin, ister Afrika'da, ister Amerika'da... Herbirimiz aynı Allah'ın kuluyuz!
'Muhammedi olmak', insanlar arasında fark gözetmemek demektir; İnsanları sevmek demektir; insanları hoşgörmek demektir..Çünkü 'Muhammedi olmak' demek, insanların kalbinde, özünde, şuurunda 'Allah'ı görmek demektir! .
Allah'ı gördüğünüz o noktada nasıl olur da Allah'a secde etmezsiniz! .
İnsanlar Kâbe'de yusyuvarlak halka olup secde ederler…
Eğer ortada o Kâbe'nin yuvarlağını kaldırırsanız, görürsünüz ki insanların secdesi birbirlerinin varlığında olan Allah'adır!
'Allah yukarıda bir tanrı değildir! ' diyoruz...
Hepimizin gönlünde, hepimizin şuurunda, hepimizin her zerresinde varolan varlıktır!
Öyleyse sevmediğiniz, kızdığınız, hor-hakir gördüğünüz, nefret ettiğiniz kimdir, farkında mısınız?
Dostlarım...
Bilen vardır, bilmeyen vardır..
Herkes herşeyi bilemez..Herkesin herşeyi araştırma şansı yoktur.. Öyleyse biz insanları bilmiyor veya yanlış biliyorlar diye suçlamayalım, kınamayalım, hor görmeyelim!
Allah'ın sayısız varlıkları vardır; sayısız yaratıkları vardır ve herbirinin de çeşit çeşit görüşleri vardır, güzellikleri vardır, kusurları vardır…
Biz onları hatalarıyla kusurlarıyla eksikleriyle yanlışlarıyla sevmeye çalışalım.
Yarın, öbürgün şu garip dünyadan çekip gideceğiz...
Biz merdiveni dayamışık 50 ye..Bundan sonra 3-5 sene ya yaşarız, ya yaşamayız.. Ama ardımızdan üç Kul hûvallahû, bir Elham okuyup yollayacak, 'Allah razı olsun' diyecek biri çıkarsa yeter bize... Bunu dedirtemezsek ne yazık bize...
Nice zenginler, nice sultanlar, nice devlet başkanları neler yaptılarsa yaptılar, ve şu anda herşeylerini burda bırakarak geçip gittiler aramızdan.
Kendilerini hayırla andırabiliyorlarsa işte ne mutlu onlara... Kendilerini hayırla andıramıyorlarsa muhakkak ki şu an çok büyük sıkıntı içindeler...
İnsanlar ellerinde olmayan şeylerden dolayı suçlanamaz. ve herkesin kendi seçimi olmayan şeyden dolayı horlanması, suçlanması en yanlış olgudur.
Böyle olduğunu bildiğimiz halde niçin insanları 'bu Türktür, bu Kürttür, bu Araptır, bu Çingenedir, bu Lâzdır, bu Çerkezdir 'diye yanlış yorumlarla ithama kalkışıyoruz...
İnsana yakışır mı bu? ...
Biz, o sonsuzlukta, Allah'ın ilminde yaratılıp şu anda dünyada geçici bir süre için yer alan varlıklarız... Ve belki de yarın bu dünyadan geçip gideceğiz...
Böyle geçici bir süre için kaldığımız şu dünyada birbirimize hayatı zindan etmenin, birbirimize çektirmenin, birbirimize azap etmenin, birbirimizi harap etmenin âlemi mi var? ...
İslâm'ı anlamak istiyorsanız, bir Mevlâna'ya bakın... Bir Yunus Emre'ye bakın... Bir Hacı Bektaşi Veli'ye bakın... Bir Ahmed Yesevi'ye bakın...
Kendinize örnek alacağınız o kadar mânâ ehli, o kadar çok sır ehli zevat var ki! ...
Bunlar işte, İslâm'ı temsil eden kişiler! . Bunlar işte Muhammediliği temsil eden kişiler! .
Sizin başınızı yana eğmenize, sizin kolunuza kısa gömlek giymenize, sizi namaz kılarken başınıza takke takmamanıza bakıp da suçlayanlar İslâmiyeti bilmiyorlar! .
'İslâm'ın Düşünce Sistemi'ni, 'İslâm'ın ruhu'nu anlamak istiyorsanız sizin bakıp yöneleceğiniz kişiler, o mânâyı paylaşan o yüce zâtlar!
İşte 'Ben Muhammediyim' diyorum! Ki bunun mânâsı; “ben insanların tarikatları, mezhepleri, inançları ne olursa olsun onlara rahmetle yönelme durumunda olanlardanım” demek istiyorum…
Biz 'Muhammediyiz! '..
Öyleyse insanları sevelim, kucak açalım, fark görmeyelim; etiketi ne olursa olsun…
AHMED HULÛSİ (16.12.2004 22:25)
(bakınız: allah (c.c), kürt, dost, insan, sevgi, hayat, türk, büyü, nedir, güzel)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 30 |
| Hatay |
 |
|
|
 |
Bu olayı alevilerden bile benimsemeyenler varken. Alevi olmayanalardan ne bekliyorlar onu anlamıyorum. Büyük bir hikaye.... (03.12.2004 08:13)
(bakınız: ben, büyü, aleviler, yorum, ana, var, bil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 25 |
| Erzincan |
 |
|
|
 |
Hz. Ebubekir (r.a) ile Hz. Ali (r.a) 'nın Münazarası
Bir Münazara
Bir gün Ebu Bekir Sıddık (r.a) Resulüllah(S.A.V) 'ın evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hz. Ali Bin Ebi Talib (r.a) da geldi.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) (Geri çekilip) :
-Ya Ali sen buyur, gir dedi.
O da cevap verip, aralarında, aşağıdaki uzun konuşma oldu:
-Ya Ebu Bekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı işte ileri olan, herkesi geçen sensin.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
- Sen önce gir ki! Resulüllah'a (s.a.v) daha yakın sensin.
Hz. Ali (r.a) :
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v) 'tan işittim.
'Ümmetimden, Ebu Bekir'den daha üstün bir kimsenin üzerine güneş doğmadı' buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
- Ben, senin önüne nasıl geçebilirim ki, Resulüllah (s.a.v) kızı Fatıma(r.a) 'yı sana verdiği gün,
'Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim' buyurdu.
Hz. Ali (r.a) :
- Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v) :
'İbrahim(a.s) 'ı görmek isteyen Ebubekir'in yüzüne baksın' buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
- Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah(s.a.v) :
'Adem (a.s) 'ın hilm sıfatını ve Yusuf (a.s) 'ın güzel ahlakını görmek isteyen Ali Mürteza'ya baksın' buyurdu.
Hz. Ali (r.a) :
- Senin önünde gidemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v) :
'Ya Rabbi! Beni en çok seven ve ashabımın en iyisi kimdir? dedi. Cenab-ı Hak:Ya Muhammed! Ebu Bekir Sıddıktır,' buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
- Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v) Hayber'de:
'Yarın sancağı öyle bir kimseye veririm ki, Allahü Teala onu sever. Ben de, onu çok severim' buyurdu.
Hz. Ali (r.a) :
- Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v)
'Cennetin kapıları üzerinde 'Ebu Bekir Habibullah' yazılıdır' buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
- Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) Hayber gazasında, bayrağı sana verip
'Bu bayrak Melik-i Galibin, Ali Bin Ebi Talib'e hediyesidir' buyurdu.
Hz. Ali (r.a) :
- Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Ya Eba Bekir, sen benim gören gözüm ve bilen gönlüm yerindesin'.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
- Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Kıyamet günü Ali cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur ki 'Ya Muhammed! (s.a.v) Senin baban İbrahim Halil, ne güzel babadır. Senin kardeşin Ali Bin Ebi Talib ne güzel kardeştir.'
Hz. Ali (r.a) :
Ben, senin geçemem. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Kıyamet günü, Cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan adındaki melek Cennete girer. Cennetin anahtarlarını getirir, Bana verir. Sonra Cebrail (a.s) gelip, Ya Muhammed (s.a.v) ! Cennetin ve cehennemin anahtarlarını, Ebu Bekir Sıddık'a(r.a) ver, istediğini Cennete, dilediğini Cehenneme göndersin der.'
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v) buyurdu ki:
'Ali kıyamet günü benim yanımdadır.Havz ve Kevser yanında, benimledir. Sırat üzerinde benimledir. Cennette, benimledir. Allahü Teala'yı görürken, benimledir.'
Hz. Ali (r.a) :
Ben, senden önce giremem. Çünkü Resulüllah(s.a.v)
'Ebu Bekir'in imanı, bütün mü'minlerin imanı ile tartılsa, Ebu Bekir'in imanı ağır gelir' buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.'
Hz. Ali (r.a) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Ben sadıklığın şehriyim.Ebu Bekir onun kapısıdır.'
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Kıyamet günü Ali bir ata biner, görenler, acaba bu hangi peygamberdir? Derler.Allahü Teala, bu Ali Bin Ebi talib'dir, buyurur.'
Hz. Ali (r.a) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Ben ve Ebu Bekir, bir topraktanız. Tekrar bir olacağız.'
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Allahü Teala, ey Cennet! Senin dört köşeni, dört kimse ile bezerim.Birir Peygamberleri üstünü Muhammed'dir(s.a.v) .Biri, Allah'dan korkanların üstünü Ali'dir.üçüncüsü kadınların üstünü Fatımat'üz Zehra'dır. Dördüncü köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin'dir.'
Hz. Ali (r.a) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Sekiz Cennetten şöyle ses gelir'Ebu Bekir! Sevdiklerinle birlikte gel, hepiniz Cennete girin.'
Hz. Ebu Bekir (r.a.) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Ben bir ağaca benzerim,Fatıma bunun kökü,Ali gövdesi, Hasan ve Hüseyin meyvesidir.'
Hz. Ali (r.a) :
Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v) buyurdu ki:
'Allahü Teala Ebu Bekirin bütün kusurlarını affetsin. Çünkü O kızı Aişe'yi bana verdi.Hicrette bana yardımcı oldu.bilal-i Habeşi'yi, benim için azad etti.'
Resulüllah(s.a.v') in bu iki sevgilisi, kapıda böyle konuşurlarken, kendileri içeriden dinliyorlardı. Hz. Ali'nin sözünü kesip içeriden buyurdu ki:
-Ey kardeşlerim Ebu Bekir ve Ali! Artık içeri girin.Cebrail (a.s) gelip dedi ki, yerdeki ve yedi kat göklerdeki melekler sizi dinlemektedir.kıyamete kadar birbirinizi övseniz, Allahü Teala yanındaki kıymetinizi anlatamazsınız.
İkisi birbirine sarılıp, birlikte Resulullah'ın(s.a.v) huzuruna girdiler.
Resulullah'ın(s.a.v) :
-Allahü Teala ikinize de yüzbinlerce rahmet etsin. İkinizi sevenlere de, yüzbinlerce rahmet etsin ve düşmanlarınıza da yüzbinlerce lanet olsun, buyurdu.
Hz. Ebu bekir Sıddık dedi ki:
-Ya Resulallah(s.a.v) Ben Ali kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem.
Hz.Ali dedi ki:
-Ya Resulallah (s.a.v) Ben de Ebu Bekir kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem ve başını kılıç ile bedeninden ayırırım.
Hz. Ebu bekir Sıddık(r.a) :
-Ben, senin düşmanlarına Kevser havzından su vermem, buyurdu.
Hz. Ali de:
-Ben, senin düşmanlarını Sırat üzerinden geçirmem, buyurdu.
Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Ebu Bekir (r.a.) taraftarlarının ve düşmanlarının kulakları çınlasın. (22.11.2004 15:12)
(bakınız: allah (c.c), sevgi, ben, kadın, baba, güzel, sen, sevgili, cehennem, din)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 35 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
'İncinsen de incitme' öğretisini benimsemiş bir kültür. Türkü kültürümüz onların sayesinde gelişmiştir. Mahzuni Şerif, Ali Ekber Çiçek gibi ustalar unutulmaz eserler bıraktılar. Alevi -sünni birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz var... (17.11.2004 20:37)
(bakınız: ben, türk, sen, türkü, esin, çiçek, şey, cin, ali, gibi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 88 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
ALEVILIKTE YAPTIRIM YOKTUR...
Alevilikte allahla kul arasina kimse giremez...alevilik demek kultur, egitim, ogretim, Ataturkculuk demektir...
Yobazligi birakin, at gozluklerinizi atin artik...
Soyleyin yobazlar (sozum tumuyle sunnilere degildir, yobaz olanlaradir) simdiye kadar kafanizi g,zlerinizi kapattiniz da noldu? elinize ne gecti?
ne kazandiniz?
birakinda aydinlarin bari onunu kesmeyin! (16.11.2004 17:21)
(bakınız: allah (c.c), din, alevilik, ada, yobaz, emek, demek, yok, kafa, dem)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"ALEVİ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|