Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              ankara kalecik yeniçöte köyü nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
ANKARA KALECİK YENİÇÖTE KÖYÜ ANKARA KALECİK YENİÇÖTE KÖYÜ terimi
tarafından 12.10.2009 tarihinde eklendi
ANKARA KALECİK YENİÇÖTE KÖYÜ sizce ne demek,
ANKARA KALECİK YENİÇÖTE KÖYÜ size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
BayAntoloji Gez.. Offline
Antoloji Gezgini
0 person liked.
0 person did not like.
Yeniçöte, Kalecik

Yeniçöte, Ankara ilinin Kalecik ilçesine bağlı bir köydür. BİR ASALETİN ÖYKÜSÜ

HARPUT BÖLÜMÜ

Soyumuz, Oğuz Han‘dan gelmektedir. Atamız Oğuz Han‘ın “Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Gök Han, Dağ Han, Deniz Han” adlarında 6 tane oğlu vardır. Oğuz Han’ın her oğlunun da dört tane oğlu vardır. İşte Atamız Oğuz Han’ın altı oğlundan olan 24 tane torunu, bugünkü “24 Oğuz Boyu“nu meydana getirmiştir. Bütün dünyaya yayılan Oğuzlar, bu 24 boya dayanmaktadır.

Bugün; Türkiye, Balkanlar, Âzerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistanda yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir. Çötelilerde, Oguz Türkleri Bozok Boyundandır.

1515 Mısır Seferinden dönen, YAVUZ SULTAN SELİM HAN HARPUT yöresini SAFEVİ'lerden alarak OSMANLI topraklarına katmış: Çöteli Ailesi; Büyük Selçuklu Devleti zamanınında Türkmenistan'dan gelerek önce Van İline bağlı Çatak İlçesine yerleşmiş. Daha sonraki yıllarda Çataktan göç ederek Erzurum'a bağlı Çadeli Beldesine yerleşmişler. 14. yy başlarında ERZURUM ili ÇADELİ beldesinden göç ederek HARPUT'A gelen. Kökleri TÜRKMENİSTAN olan büyük bir Ailenin fertleri Çöteliler, HARPUT BEYLERİ olan KEŞŞAFOGULLARI tarafından şimdiki Çöteli Köyü mevkiine yerleştirilmişler ve bu mevki Çöteli Köyü olarak anılmıştır. 1518 Yılı HARPUT KÖYLERİ listesinde Çöteli Köyü 40. sırada yer almaktadır. Daha sonraki yıllarda Çötelizadeler HARPUT'A yerleşmiş ve 150 yılı aşkın süre OSMANLI BEYLİĞİ yapmışlardır. Aile fertlerinden; Vezir ünvanı ile Çötelizade İbrahim Paşa, Çötelizade İshak Paşa ve Çötelizade Süleyman Paşa Diyarbakır İli Eyalet Valiliği, Çötelizade İbrahim Paşa ve Çötelizade İshak Paşa aynı zamanda Maden-i Hümayun Eminliği. Çötelizade Asim Beğin Toronu, Çötelizade Mustafa Beğin Oğlu Olan; Çötelizade Asim Bey İkinci Meşrutiyet'te Elazığ Millet Vekilliği, Mamuratül-Aziz Vilayeti ilk Belediye Başkanı Çötelizade Mehmet Bey Çötelizade Mehmet Bey Elazığ Belediye Başkanlığı, Muhiddin Çöteli Bey Cumhuriyet döneminde üç devre Elazığ Millet Vekilliği yapmıştır. Çötelizade İbrahim Paşa'nın oğlu Hasan Bey Kapucu başı Amcazadesi Miralay Ömer Bey 1846 yılında Alay komutanı iken alayı Şama naklinde istifasını vermiş ve Harput’ta yaşamış. Muhiddin Çöteli Beğ'in torunu Faik Çöteli Beğin oğlu Zülfü Çöteli İstanbul il Jandarma alay komutanı iken emekli olmuş. Belediye Başkanı Çötelizade Ahmet beğ'in oğlu Saim Beğ Ceza evi müdürlüğü yapmış. Çötelizade İbrahim Paşa ve İshak Paşa Diyarbakır Valisi olduklarında Diyarbakır'a gitmeyip,Eyaleti Harput'tan İdare etmişler ve Harput’un Eyalet olmasınada katkıda bulunmuşlar. İshak Paşa, İbrahim Paşanın kardeşi oğlu ve damadıdır.1925 yılında Çötelizade Asim Beğ'e Elazığ Valiliği teklif edilmiş,affını talep etmiş.ÇÖTELİLER: Harput ve Elazığın kalkınmasında Büyük hızmetleri olmuş.Ozamanlar, bu gibi şehirler, Valilerin Umeray-ı Beldeden tayin ettikleri kişiler vasıtasıyla idare edilirmiş bununla beraber iş bu tayin olunan beğlerin hanki kariyede otururlar ise orası, Merkezi hükümet ilan edilirmiş ÇöteliZadelerde beynel-Ümeradan oldukları için zamanın, Valisi Reşit Mehmet paşa Harput gelişmeye müsayit olmadğı için ve Çötelizadeler'de ağvat mezrasında oturduklarından. Kanun, gereyi Şimdiki Elazığ'da Yerleşmeye karar verilmiş, Çöteli zade İBRAHİM PAŞA Konağı valilik emrine verilerek, Hükümet burada idame edilmiş IV. Murat bağdat seferine giderken yurtbaşında konaklamış ve Yavuz Sultan selim han iran seferine ğiderken Çötelizade'ler yurtlarını açmış ve asker temin edilmiş, Orduya büyük hızmetlerde bulunulmuş. Beylerin asli görevlerinden biride orduya asker yetiştirmek, onların yiyecek ve giyeceklerini temin etmek. TARABULUSGARP Emiri, Şeyh Ahmedi Sunusinin 1921 yılında Hacca gitmek üzere, Elazığ'a geldiginde.Çötelizade Asim Beğin Konağında, misafir olarak ağırlanmıştır. Çötelizadeler çok merhametli İnsan sever, halkına her konuda yardımcı olurlardı ve kimseye zülumları olmamış, ellerinde olanı fakir fukarayla paylaşır, Konak larının bir bölümü gece gündüz, halka açık kasaba ve köylerden gelenler, konaklarda yiyecek ve yatacak ihtiyaçlarını temin eder,Şehirde işleri görüldükten sora evlerine dönerlerdi. Elazığ halkı hala çötelilerden övgüyle bahseder ve memnuniyetlerini belirtırler. Çöteliler, eğitimede önem vermişlerdir; Harput'ta, bulunan on iki medreseden dokuzunu, Çöteli ler yaptırmışlardır: KURŞUNLU MEDRESESİ' 1795 tarihinde Çötelizade Hacı Memi Ağa tarafından yaptırılan bu medrese Kurşunlu Cami içerisinde bulunmaktadır. Yaklaşık 60 öğrencinin öğrenim gördüğü medrese Harput'un önemli eğitim kurumlarından birisidir. 'ÇÖTELİZADE AAHMET AĞA MEDRESESİ' Ağa Mahallesinde olup Harput eşrafından Çötelizade El-Hac Ahmet Ağa b. Hacı Muhammet Ağa tarafından 1807 yılında kurulmuştur. Kurucusuna ait olan çeşitli işletmeler ve gayri menkullerden elde edilen gelir kurduğu vakıf aracılığıyla bu medreseye aktarılmaktadır. 'HACI İBRAHİM PAŞA MEDRESESİ' 1832 yılında bir müddet Diyarbakır valiliği yapan ancak aynı yıl vefat eden Çötelizade İbrahim Paşa Tarafından 1830 yılında yaptırılmıştır. Medrese içerisinde kütüphane, dersane ve hücre olarak toplam 17 oda mevcut olup, İbrahim Paşa kendisine ait işletme ve gayrimenkullerinin gelirini bu medreseye vakfetmiştir. 1301 tarihli salnamede bu medresede öğrenim gören 60 öğrenci olduğu belirtilmektedir. Müderrisliğini Beyzade Hazretleri Ali Rıza Efendi yapmıştır. 'SARAHATUN MEDRESESİ' 1830 tarihinde Çötelizade Ahmet Ağa b. Mehmet Ağa tarafından giderleri kendi işletme ve mülklerinden karşılanmak üzere Sarahatun Camisinin bitişiğinde inşaa edilmiştir. Bir dersane ve altı hücreden oluşmaktadır. 1301 tarihli salnamede 50 öğrenci olduğu belirtilmektedir. 'ÇÖTELİZADE İSMAİL AĞA MEDRESESİ' Kurşunlu Cami civarinda bir dersane ve beş odadan oluşan bu medrese Çötelizade İsmail Ağa tarafından 1828 tarihinde kurulmuştur. İsmail Ağa kendisine ait 20'ye yakın dükkanın gelirini bu medreseye bağışlamıştır. Bu medreselerin haricinde vakfiyesini bulamadığımız ancak çeşitli kaynaklarda isimleri geçen medreselerde mevcuttur. bunları ise sadece isimleri ve öğrenci sayıları itibariyle veriyoruz. 'TEVFİKİYE MEDRESESİ' Dağ Kapı civarında kurulu olan bu medresenin 20 öğrencisi olup bir müderris görev yapmaktaydı. Çötelizade Hacı İsmail Bey tarafından yaptırılmıştır. 'SÜLEYMAN PAŞA MEDRESESİ' Çötelizade Süleyman Paşa tarafından kurulmuştur. bu medresede 50 kadar öğrenci eğitim görmekteydi. 'İSHAK PAŞA MEDRESESİ' Eski Diyarbakır valisi ve Madeni Hümayun Emini olan Çötelizade İshak Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu medresede 30 kadar öğrenci öğrenim görmektedir. 'HATUNİYE MEDRESESİ' Çötelizade İsmail Bey ve Çötelizade Ömer Ağa tarafından yaptırılmıştır.Çötelizade KAMİL PAŞA Kütüphanesi ve Çötelizade İBRAHİM PAŞA kütüphanesi kitapları kaybolmuş.İstanbul Arkoloji müzesi ve Kütüphanesine sorulmuş. Medreselerin bir bölümünün vakfiyeleri bulunamadığı için kayıda geçilmemiştir. EVLİYA ÇELEBİ SEYAHATNAME'SİNDE HARPUT'TAN Bahsederken HARPUT halkının TÜRKMENİSTAN Kökenli olduğunu belirtiyor. Çötelizade Asim Beğin üç oğlu bir kızı olmuş. Bedia Hanım, İlhami, Selami ve Orhan beğler. Oktay Çöteli, Çötelizade Asim Beğin Torunu Selami Beğin oğludur. K. Kişi: Oktay ÇÖTELİ-Elazığ

ERZURUM BÖLÜMÜ

Büyük Selçuklu Devleti zamanında Türkmenistan’dan gelerek önce şimdiki Van İline bağlı Çatak İlçesine yerleşmişler.Daha sonraki yıllarda Çatak’tan göç ederek Erzurum’a bağlı eski adıyla Çadeli Beldesi şimdiki adıyla Çat İlçesine bağlı Ağaköy’ü kurmuş.Çadeli ve çevresinin Türkleşmesine büyük katkıda bulunmuşlardır... Çevrede ÇÖTELİ Beyleri olarak nam salmışlar.Çötoğlu ailesi yapmış olduğu imar ve kültür hizmetleri ve misafir perverlikleri ile yöre halkının gönlüne taht kurmuşlardır.Başta Erzurum olmak üzere ÇÖTELİ vb..adıyla birçok yerleşim yeri kurmuşlardır..Çötoğlu Mustafa Ağa Erzurum yolu üzerinde bulunan Ağaköy - Karaşeyh Köyleri arasındaki çay üzerine ve Ağaköy – Şeyhhasan Köyleri arasındaki Sarp Çayı üzerine köprü yaparak yörenin imarına katkıda bulunmuş.Bu köprüler Cumhuriyet Döneminde yol güzergahının değişmesiyle işlerliğini kaybederek yıkılmışlardır.Yine Ağaköy’de vakıf eliyle yaptırılan Karsu Çeşmesi mevcut olup halen kaynak suyu olarak faydalanılmaktadır. Çötoğlu Ailesine mensup olanlar tarafından yaptırılan Konak Odalarında uzun kış gecelerinde her gün bir cüz Hatm-ı Şerif okunur geriye kalan sürede ise köyün sosyal sorunları ele alınarak çareler üretilirdi.Yine bahsedilen konaklarda her türlü sohbet yanında Türk Kültürünün bir parçası olan seyirlik oyunlar oynanır ve zorlu kış geceleri eğlenceli hale getirilirdi.Bütün bunların yanında evlerden bağımsız olarak yapılan Konak Odaları yolcuların karşılıksız olarak yeme, içme ve barınma ihtiyacını karşılayarak bir nevi kervansaray vazifesi ifa etmişlerdir. Yine Çötoğlu Ailesi Ağaköy’de yapmış oldukları Camii ve Medresenin ihtiyaçları için çayırlar vakfetmişler.Ağaköy Medresesinde yetişen alimler Erzurum yöresinin ilim ve kültür hayatına büyük katkılarda bulunmuşlardır. Çötoğlu Ağagil tarafından Gürcoğlu ve Aralık Çayırları,Çötoğlu Kadirağagil tarafından Kaldırım Çayırı,Çötoğlu Süleymanağagil tarfından Kalecik Çayırı ve Çötoğlu İzzetgil tarafından Hünkar Çayırlarını vakfetmişlerdir.Bu vakıflardan elde edilen gelirler günümüzde de cami,medrese ve imamların ihtiyacı için kullanılmaktadır. Ağaköy’deki Çötoğulları:Çöteli,Çötoğlu,Çimen ve Kaya soy isimlerini kullanmaktadırlar.Bu soyadını taşıyanlar,Ağaköy,Çat Merkez,Erzurum Merkez, Tekman İlçesi,Erzurum Merkez köyleri ve İstanbul ve Bursa gibi illerde yaşamaktadırlar. Daha önceki tarihlerde aynı aileden olan Coduroğulları Erzurum İli Horasan İlçesi Harran Köyüne, Polat soy adıyla Erzurum İli Karayazı İlçesine yerleşmişlerdir. Ailanin bir koluda Harput a Göç etmişlerdir. K. kişi: Mehmet ÇÖTELİ ERZURUM

SİVAS, K, MARAŞ, KAYSERİ BÖLÜMÜ

Cadoğlu:16 yüzyılda Erzurum İli Çadeli Beldesinden gelern Mustafa Ağa önce Gemerek Burhan Köyü civarlarına,daha sonraları ise Karaağıl Çamurlu-Kasımbeyli yöresine yerleşmiştir.Mustafa Ağa’nın Erzurumda kalan iki kardeşinden birinin soyu Çöteli Beyleri olarak Erzurum’un Çat İlçesinde yaşamaya devam etmiş, Çötelilerin diğer bir koluda Harput'ta Osmanlı beyligi yapmışlardır. diğeri ise Coduroğulları olarak Horasan İlçesi Harran Köyüne yerleşmişlerdir.Mustafa Ağa’nın oğullarından Hacı Osman Ağa’nın olan Cadoğlu’nun asıl adı Ahmat’tir.17 yüzyılda Sivas,Maraş,Kayseri hükmün sürmüş Beyliğini ilan ederek yöre halkına ve kalkınmasına sonsuz katkıda bulunmuştur. 'Hak yemedik, hak dağıttık; zulme karşı saç ağarttık' diyen Cadoğlu yörenin kervanlarına ve İpek yoluna sahip çıkmış, koruması altına almıştır.Osmanlı Ordusunun doğu seferlerinde kendi yurtlarını açarak konaklama ve dinlenme ihtiyaçlarını gidermiştir. Cadoğlu'ndan önce gayrimüslim yerleşim yeri olan Gemerek, Cadoğlu'ndan sonra Müslümanların yerleşimine açılmıştır. Cadoğlu ordunun ve halkın ağaç ve yakacak ihtiyaçlarını da kendi kereste hanelerinden temin etmiştir. Yaşadığı dönemde Bağdat taraflarına sık gitmiş, Padişah davetiyle bir kez de İstanbul'a at sürmüştür. Dönemin Maraş Valisi Cadoğlu'nu sık sık ziyaret edenler arasında olmuştur. Cadoğlu'nun bir sefere çıkmadan ya da çağrılmadan önce yöre bey ve ileri gelenlerle yaptığı toplantılara 'Köz başı' toplantıları denmekteydi. Bu toplantılarda yörenin ve halkın sorunları tartışılır, ilgili kararlar alınırdı. Bunun içindir ki Cadoğlu közü sözü günümüze kadar söylenegelmiştir. Devlete ve yöreye bir çok fayda sağlayan Cadoğlu Ahmet beğ Osmalı padişahı tarafından paşalığı tuğ genaral olarak taltif edilmlş.17. asır sonlarına doğru vefat etmiş, beş oğlu onun geleneklerini bir müddet daha sürdürmüştür. Çöte Köyleri:Ankara ili Kalecik ilçesine bağlı bir köy Ankara ili Çubuk ilçesine bağlı bir köy Eski ve Büyük bir aile: Erzurum’un Çadeli beldesinden gelen bu aile Çöteli adı ile anılmıştır.Erzurum’da iskan tutmuşlardır.Büyük bir Türkmen ailesidir. Anadolu’da bir çok köy ve soyadı olarak yayılmıştır. Çöteli Köyü Fatsa Ordu: Köklü ve Büyük bir aile Erzurum’un Çadeli beldesinden gelen bu aile Çöteli adı ile anılmıştır.Erzurum’dan dağılmışlar Türkmen olup Anadolu’da bir çok köy ve soyadı iskan tutmuşlardır. Çöte Köyü Yıldızeli Sivas,Balıkesir ve Bartın vb...Bölgelere dağılmışlardır...

Kaynak Kişi: Gzeteci Yazar Ali ÇATAK

24 Oğuz Boyu…

Soyumuz, Oğuz Han‘dan gelmektedir. Atamız Oğuz Han‘ın “Gün Han, Ay Han, Yıldız Han, Gök Han, Dağ Han, Deniz Han” adlarında 6 tane oğlu vardır. Oğuz Han’ın her oğlunun da dört tane oğlu vardır. İşte Atamız Oğuz Han’ın altı oğlundan olan 24 tane torunu, bugünkü “24 Oğuz Boyu“nu meydana getirmiştir. Bütün dünyaya yayılan Oğuzlar, bu 24 boya dayanmaktadır.

Şimdi bu boy adlarının ne anlama geldiklerini ve bu boyların nerede yaşadıklarına bakalım:

Boz-Oklar: Dış Oğuzlar da denip, Sağ kolu teşkil ederler.

1. Gün-Alp/Gün-Han: Sembolü şâhin. Oğulları:

a) Kayıg/Kayı-Han: “Sağlam, berk” anlamındadır. Üç kıta ve yedi denize altı yüz yıldan fazla hâkim olan Osmanlı sülâlesi bu boydandır. Kayı Boyundan Ertuğrul Gâzi ve her biri birer müstesnâ şahsiyete sâhip, çoğu dâhî, cihangir, kumandan, şâir ve sanatkâr olan Osmanlı sultanları, Kayı Han neslinin kıymetini göstermeye kâfidir.

b) Bayat: “Devletli, nîmeti bol” anlamındadır. Maraş ve çevresine hâkim olan Dulkadiroğulları, İran’da Kaçarlar, Horasan’da Kara Bayatlar, Maku ve Doğubeyazıt hanları, Kerkük Türkmenlerinin çoğu, bu boydandır. Dede Korkut kitabını 1480’de Hicaz’da yazan Tebrizli Hasan ve meşhûr şâir Fuzûlî bu boydandır.

c) Alka-Bölük/Alka-Evli: “Nereye varsa başarı gösterir” anlamındadır. Türkiye ve Âzerbaycan’daki Alaca, Alacalılar adı taşıyan yerler bu boyun hatırasıdır.

d) Kara-Bölük/Kara-Evli: “Kara otağlı ” anlamındadır. Karalar ve karalı gibi coğrafî yer adları bunlardan kalmadır.

2. Ay-Alp/Ay-Han: Sembolü kartal. Oğulları:

a) Yazgur/Yazır: “Çok ülkeye hâkim” anlamındadır. Ab-Yabgu devrindeki Yenibent Yabguları, Batı Türkistan’daki Cend Emirleri, Kara-Daş denilen Horasan Yazırları, Ahıska’dan aşağı Kür boyundaki Azgur-Et Kalesi, Kürmanç Kürtlerinin Azan Boyu, Toroslardaki Gündüzoğulları Hanedanı bu boydandır.

b) Tokar/Töker/Döğer: “Dürüp toplar” anlamındadır. Yenikentli Vezir Ayıdur, Harput-Diyarbakır-Mardin hâkimleri, Artuklular, Sincar-Siverek, Suruç arasında hâkim eski Caber Beyleri, Memluklar devrinde Halep Döğeriyle Hama Döğerleri, bugünkü Mardin-Urfa arasında yirmi dört oymaklı Kürt Döğerleri, Hazar Denizi doğusundaki Saka Boyu Takharlar; Şavşat’taki Ören kale, To-Kharis ve Malatya’nın Tokharis bucağı, Dağıstan’daki Digor ve Kars ve Arpaçay sağındaki Digor kazası bu boydan hatıradır.

c) Totırka/Dodurga/Dödürge: “Ülke almak ve hanlık yapmak” anlamındadır. Sivas doğusundaki Tödürgeler bu boydandır.

d) Yaparlı: “Misk kokulu” anlamındadır. Zaza Çarekliler ve misk ticareti yapan Yaparı Oymağı bu boydandır. Yaparı Oymağının Akkoyunlu ve Giraylı camilerinin mihrap duvar harcına bu güzel ıtriyattan kattıklarından hâlâ hoş kokmaktadır. Diyarbakır ve Kırım’da hatıraları vardır.

3. Yıldız-Alp/Yıldız Han: Sembolü tavşancıl. Oğulları:

a) Avşar/Afşar: “Çevik ve vahşî hayvan avına hevesli” anlamındadır. Hazistan Beyleri, Konya’daki Karamanoğulları, İran’daki Avşarlı Nâdir Şah ve hanedanı, Ürmiye ve Horasan Afşarları bu boydandır.

b) Kızık: “Yasakta pek ciddi ve kuvvetli” anlamındadır. Gaziantep, Halep ve Ankara çevresindeki Kızıklar, Doğu Gürcistan’da ve Şirvan batısındaki ovaya Kızık adını verenler bu boydandır.

c) Beğdili: “Ulular gibi aziz” anlamındadır. Harezmşahlar, Bozok/Yozgat-Raka/Halep çevresindeki Beğdililer, Kürmanç Badılları bu boydandır.

d) Karkın/Kargın: “Taşkın ve doyurucu” anlamındadır. Akkoyunlu-Dulkadiroğlu ve Halep-Hatay bölgesindeki Kargunlar, Doğu Anadolu ve Âzerbaycan’daki ilkbaharda eriyen karların suları ile kopan sel ve su kabarmasına da Kargın/Korkhun denilmesi bu boyun adındandır.

Üç-Oklar: İç Oğuzlar da denilip, sol kolu teşkil ederler.

1. Gök-Alp/Gök Han: Sembolü sungur. Oğulları:

a) Bayundur/Bayındır: “Her zaman nîmetle dolu yer” anlamındadır. Akkoyunlular sülâlesi, İzmir’den Âzerbaycan’daki Gence’ye kadar Bayındır adlı yerler bu boydan gelir.

b) Beçene/Beçenek/Peçenek: “İyi çalışkan, gayretli” anlamındadır. Karadeniz kuzeyi ile Balkan Yarımadasına göçen ve 1071 Malazgirt ile 1176 Miryokefalon Meydan Muhârebelerinde Bizanslılardan ayrılarak Selçuklular safına geçen Peçenekler, Dicle Kürmançlarının iki ana kolundan güneydeki Beçene Kolu, Ankara-Çukurova Halep bölgelerindeki Türkmen oymaklarından Peçenekler bu boydandır.

c) Çavuldur/Çavındır: “Ünlü, şerefli, cavlı” anlamındadır. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler bu boyun adından gelmektedir.

d) Çepni: “Düşmanı nerede görse savaşıp hemen çarpan, vuran ve hızlı savaşan” anlamındadır. Rize-Sinop arasındaki çok usta demirci Çepniler ve Çebiler, Kırşehir, Manisa-Balıkesir çevresindeki ve Kars ile Van bölgelerinde Türkmen Oymağı Çepniler bulunmaktadır.

2. Dağ-Alp/Dağ Han: Sembolü uçkuş. Oğulları:

a) Salgur/Salur: “Vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş görür” anlamındadır. Kars ve Erzurum hâkimi Salur Kazan Han Sülâlesi, Sivas-Kayseri hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhâneddin Ahmed ve Devleti, Fars Atabegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke-Yomurt ve Sarık adlı Türkmenlerin çoğu bu boydandır.

b) Eymür/Imır/İmir: “Pek iyi ve zengin” anlamındadır. Akkoyunlu, Dulkadirli ve Halep Türkmenleri içindeki Eymürlü/İmirlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki iyi halıcı ve keçeci Terekeme Oymağı bu boydandır.

c) Ala-Yontlup/Ala-Yundlu: “Alaca atlı, hayvanları iyi” anlamındadır. Yonca kelimesi bu boyun hatırasıdır.

d) Yüregir/Üregir: “Daima iyi iş ve düzen kurucu” anlamındadır. Orta Toros ve Çukurova Üç-Oklu Türkmenlerinin çoğu, Adana’daki Ramazanoğulları bu boydandır.

3. Deniz Alp/Deniz Han: Sembolü çakır. Oğulları:

a) Iğdır/Yiğdir/İğdir: “Yiğitlik, büyüklük” anlamındadır. İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Anadolu’da yüzlerce yer adı bırakan İğdirler, İran’da büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adı, bu boyun hâtırasıdır.

b) Beğduz/Bügdüz/Böğdüz: “Herkese tevâzu gösterir ve hizmet eder anlamındadır. Dicle Kürtleri ilbeği olup, Hazret-i Peygamber’e elçi giden , Bogduz-Aman Hanedanı temsilcisi ve Kürmanç’ın iki ana kolundan Bokhlular/Botanlar, Yenikent-Yabgularından onuncu yüzyıldaki Şahmelik’in Atabegi Kuzulu, Halep Türkmenlerinden Büğdüzler bu boydandır.

c) Yıva/Iva: “Derecesi hepsinden üstün” anlamındadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh devrinde Suriye ve Filistin’i feth eden Atsız Beğ, 12. yüzyılda Hemedân batısında Cebel bölgesi hâkimleri Berçemeoğulları, Haçlıları Halep çevresinde yenen Yaruk Beg, Güney-Âzerbaycan’daki Kaçarlu-Yıva Oymağı bu boydandır. Ankara’da çok makbul yuva kavunu bu boyun yerleştiği ve adları ile anılan köylerde yetişir.

d) Kınık: “Her yerde aziz, muhterem” anlamındadır. Büyük ve Anadolu Selçuklu devletleri, Orta Toroslardaki Üçoklu Türkmenler, Halep-Ankara ve Aydın’daki Kınık Oymakları bu boydandır.

Türkçe, Edebiyat, Türk

Oğuzlarla ilgili diğer bilgiler: Oğuzlar, Oğuz Boyu Bugün; Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir.

Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabile mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddiâ edenler de vardır. Ancak kelime, Anadolu ağızlarında “halim selim, ağırbaşlı” mânâlarına da kullanılmaktadır. Arap kaynaklarında ise “guz” veya “uz” şeklinde geçmektedir.

İlk zamanlar Üçok ve Bozok adlarıyla iki ana kola ayrılmış olan Oğuzlar, daha sonraki devirlerde, Dokuz Oğuz, Altı Oğuz, Üç Oğuz adlarında boylara da ayrıldılar. Oğuzlar, yirmi dört boydan meydana gelmişti. Bunlardan on ikisi Bozok, on ikisi Üçok koluna bağlıydı. Tarihçiler, hazırladıkları cetvellerde Oğuz boylarının adlarını, sembollerini ve ongunlarını göstermişlerdir. Buna göre, Bozoklar; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın; Üçoklar ise; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı. Bugün Türkiye’de yirmi dört Oğuz boyuna ait işaret ve yer adlarına çok rastlanmaktadır.

Oğuz adına ilk defa Yenisey Kitabelerinde rastlanmaktadır. Barlık Irmağı yöresinde bulunan bu kitabelerde; “Altı Oğuz budunda” sözü yer almaktadır. Öz Yiğen Alp Turan adlı bir beye ait olan bu kitabelerin yazıldığı devirde, Oğuzlar, Göktürkler’in hakimiyeti altında altı boy hâlinde Barlık Irmağı kıyılarında yaşamakta idiler.

K.KİŞİ: Oktay Çöteli-Elazığ

bu yazıyı ekleyen arkadaşımıza araştırmalarından dolayı teşekkür ediyorum. ama bu kadar kalabalık yazıya ve anlatıma gerek varmıydı acaba ? daha önce kurulmuş köye , gelen imamlar anlatılsa belki de konu biraz daha anlaşılır olurdu.

Coğrafya

Ankara iline 60 Km., Kalecik ilçesine 27 Km. uzaklıktadır. Köyün Doğusunda Kalecik, Batısında Çubuk, kuzeyinde Akyurt, güneyinde Çubuk ve Kalecik'in köyleri bulunmaktadır. Bu, ilçeleri birbirlerine bağlayan son noktadadır.Köylülerin çoğunun göç ettiği Hasanoğlan kasabası, Akyurt stabilizeden 55 Km., kalecik turlama 85 Km. ve Ankara otoban turlama 95 Km.'dir.

İklim

Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Kalecik ilçesinin en yüksek ve en soğuk köyüdür.

Nüfus

Geçmiş dönemde l50 hane olan Yeniçöte köyü, şehire göç nedeniyle, 2008 yılında 60 haneye düşmüştür.

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köylü artık sanayiye de el atmıştır. Yeniçöte köyü, Kalecik'in Salı pazarına da gider, Çubuğun perşembe pazarına da gider. Kışları Ankara'da çalışır, yazları da köylerinde tarımla uğraşarak geçimini sağlar. Her evde birden fazla traktör kamyonet vs. nakil araçları bulunmaktadır. Tarımda çalışamayan çocuklar önce tahsil yapmaya daha sonra da sanayiye yönelirler.

Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün, tarihî ve restore edilmiş büyük bir camisi vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca çocuk parkı ve mesire alanları mevcuttur.

Dış bağlantılar

* Yerelnet

(13.10.2009 09:26)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.

"ANKARA KALECİK YENİÇÖTE KÖYÜ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: ANKARA KALECİK YENİÇÖTE KÖYÜ NEDİR? ankara kalecik yeniçöte köyü ne zaman?

Antoloji.com
22.07.2014 20:28:54  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]