|
|
 |
 |
|
ARAMAK |
ARAMAK terimi
x-ray
tarafından 27.06.2001 tarihinde eklendi |
ARAMAK sizce ne demek,
ARAMAK size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 89 |
|
 |
|
|
 |
''...yanlız bir yaşamı sürekli aradım
dere...tarla...orman tanıktır buna....
ışığın yolunu bulmama yaramayacak
o budala kafalardan kaçarak.....'' (petrarca) (21.01.2007 18:08)
(bakınız: yaşam, arda, yara, kafa, orman, maya, buda, adım, mama, budala)
|
|
|
|
| x |
| Ankara |
 |
|
|
 |
sana uzaktan bakıyor artık.gözlerim.,
gönlüm senden geçmez..bana döndü hep sözlerim.
unutmak o kadar mı kolay sandın., ayrılık bana aşktır artık....
dağılmış saçlarım gönlünün yatağına.uyandırma..
sabah olsun ben giderim sen kal rüyamda..
aramak o kadar kolay mı sandın,yolların bana aşktır artık,ah gitmek o kadar kolay mı sandın..sesin bende bir yabancı gelir.şaşarım..
gönlümün takvimine şiir oldu yüzün..ararım..
ah,bulmak o kadar kolay mı sandın..aramak bana aşktır artık... (20.01.2007 21:40)
(bakınız: şiir, gözler, ayrılık, gitmek, rüya, unutmak, esin, uzak, gitme, artık)
|
|
|
|
| Bay, 88 |
| Bangladeş |
 |
|
|
 |
Şimdi sen, kırgın yüreğinin yorgun kanatlarını dinlendirirken yabani ağaç dallarında; ben kesik kesik soluyorum mutluluğu. Göçmen düşleri izliyorum hüznün güvertesinden. Bu seferden kimse sağ çıkamayacak!
Çünkü çok özledim..
Eskisi gibi cümleler kuramıyorum. Hiçbir şey eskisi gibi değil zaten nicedir. Başımı dayadığım gökyüzü avutmuyor, kokunu soluyan o rüzgârlar dindi, ve deniz... ben yokum diye mi yanında, sinsi, sessiz ve bu kadar kimsesiz?
Sevmekle kabullenmek arasında, ani gel-gitler girdabında, kendimi arıyorum. Bir tek sözcük arıyorum her şeyi kapsayacak... Olmuyor; bu kadar iştahla kitaplar okumanın o kelimeyi bulmaya hiçbir faydası yok, umutsuzca deniyorum. Boşuna okuyorum sanki hayatı, insanları ve satır aralarını. Kimse ve hiçbir şey, yazık ki, asla göründüğü gibi değil.
Gerçekçi masallar, hepsi bu!
Aslında hepsi bu da değil!
Şimdi, neredeyse aynı kokuyu duyumsarken sızlayan gözkapaklarımızda, böylesi bir özlemin farklı bir adı olmalı değil mi? Bunca uzun bekleyişin, böylesi kadim bir bağımlılığın bir farkındalığı... Belki de ikimizden biri fazla bu hikâyede. Ya da, daha doğru bir deyişle, korkarım bu hikâye fazla ikimize de! Cümleler bizi taşıyamayacak kadar boyutsuz farkında mısın, artık hiçbir tümce heyecanlandırmıyor bizi. O kadar yalın, alışılmış ve ifadesiz... Anlamları genişletemeyecek kadar kendi içimize kapandık biz de. Pes etmeliyiz artık, tek bir sözcük bile bırakmadan birbirimize.
Uzun yürüyüşlere çıkmalıydık seninle. Geçmişin o çocuk elini bırakıp, deniz kenarına kadar yürümesine izin vermeliydik.
Bizim yarınımız yok, biliyorum ama bugünümüz de, bugünümüz bile yok!
Sürekli nükseden bir geçmiş, hepsi bu!
Hepsi bu olsaydı keşke! ! ! ! ! (10.01.2007 12:03)
(bakınız: insan, hayat, sevmek, bugün, deniz, umut, gerçek, çocuk, şimdi, masal)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın.
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen,
anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen!
Mevlâna... (26.12.2006 16:16)
(bakınız: mevlana, akıl, eğer, ekmek, ancak, ağın, mevla, nükte, lokma, mânâ)
|
|
|
|
| Bay, 26 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
'Ezel gününün divane yolcusunun parmağına dünyaya gelirken bir yüzük takmış, sonra da, 'bunu hırsızlar çalacaktır; sen gene onu ara bul' demiştin. İlk sözün pek çabuk çıktı. Gözümü bu aleme açar açmaz, onun parmağımdan çalınmış olduğunu gördüm. Çaldıran da ben, arayıp bulacak olan da bendim.' (22.12.2006 13:39)
(bakınız: dünya, sonra, hırsız, yolcu, alem, ayıp, hırs, diva, yüzük, çabuk)
|
"ARAMAK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|