En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kızlar
4 - ergenekon
5 - kürt isimleri
6 - elif
7 - erdem beyazıt
8 - dabbe tül arz
9 - fethullah gülen
10 - kürt
11 - esra
12 - tuana
13 - öyle birini sevdim ki
14 - saynur tezel
15 - büyü
16 - seyduna türküleri
17 - dekar
18 - lol
19 - şarkılar
20 - insan
|
 |
ARTHUR SCHOPENHAUER sizce ne demek, ARTHUR SCHOPENHAUER size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: meRnn
Eklenme Tarihi: 25.01.2004 15:51 |
Kadınlardan nefret ettiğini söylemesine rağmen zaman zaman onların peşinden koşan, dünyadan nefret ettiğini açıklarken dünyevi gıdaların her çeşidini tadan ve Pesimizmin (karamsarcılık) kurucusu olan Schopenhauer tam bir bedbahttı.
(bakınız: zaman, kadın, dünya, kadınlar, nefret, arda, esin, kara, söyle, adın)
|
Lauralanth
26.11.2006 18:52 |
Arthur SCHOPENHAUER adını burada gorduğumde gercekten heyecanlandım....ama hakkında yazılanları görünce,büyük bir hayal kırıklığına uğradım....felsefesi hakkında asıl bahsedilmesi gerekenler dururken,herkes ayrıntılarda boğulmuş.....o zaman anladım ki,Schopenhauer hakikaten haklıymış.....çünkü şöyle demişti....' eger bu asır da beni anlamazsa....daha cok asır gecmesi gerekecek....'
Ben mi anlatayım? ....O bunu başaramadıysa ben nasıl başarayım? ....
Gerek yok o yüzden.....
(bakınız: zaman, büyü, anlam, felsefe, hayal, arda, ayrıntı, hayal kırıklığı, hakikat, yazı)
|
ostara
22.09.2006 21:55 |
Arthur Schopenhaueri psikiyatristim önerdiği kitala tanıştım.Çok beğendiğim 2 cümlesi;
'Çicek cevapladı:seni aptal! görülmek için mi açtığımı sanıyorsun? Kendi zevkim için açıyorum,başkaları için değil,çünkü hoşuma gidiyor.Aldığım zevk varolmaktan ve açmaktan ibaret.'
'Beyin olanca gücüyle ilerlerken,cinsel sistemlerin korkunç etkinliği daha uykuda olduğu için çocukluk,hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi hayatın cennetidir,KAYIP CENNET...'
doktor
(bakınız: hayat, uyku, mutluluk, korku, çocuk, özlem, cennet, yorum, oyun, cevap)
|
gamsızz
08.08.2006 15:42 |
Kant beyden sonra mevzuuya duhul olmuş, kötümser feylesofların şahıdır...
Formatif batı düşüncesinin aksine, doğu felsefesinden etkilenip, kötülük hadisesiyle uğraşıp durmuştur...
Nietzsche bey de en çok bu yönüne vurulmuştur zahir..
Nahif bir kardeşti yani ziyadesiyle; aşkın metafizik kanunlarını bulduğunu düşünür, 'elbet bulacağım ben de aşkı, ikiz ruhu' diyerek otururdu..
(bakınız: felsefe, kardeş, hadise, esin, düşünce, hadis, fizik, sonra, kötü, doğu)
|
Şiirdi_Yokluğun
25.02.2006 13:24 |
'Önemsememek önemsemeyi getirir'
sözü geliyo aklıma hemen schopenhauer deyince...
(bakınız: emek, hemen)
|
duman_h
06.02.2006 22:38 |
TEŞEKKÜRLER JOHANNA
Henüz yirmili yaşlara gelmemiştim Arthur SCHOPENHAUR adını ilk kez duyduğumda.Bir zamanlar ünlü filozofunda yaşadığı Mannheim’de iyi eğitimli bir anne ve babanın tek çocuğu olan kimyager Ralph Schpoller tanıştırmıştı beni onunla. Oldukça eski basım kitapların birinde, sayfa aralarında siyah-beyaz karakalem çalışması resimler vardı.Schopenhauer felsefesiyle hayata dair on beş belki yirmi bakış resmedilmişti. Tüylerim ürpermiş ama büyük bir heyecan ve merakla bakmıştım onlara. Ralph kendi ev stüdyosunda büyütüp baskı almıştı onlardan. Birer kopyada bana basmıştı daha sonra. Ne var ki Arthur Schopenhauerin fikirleri ben de ne tür duyguları uyandırmıştı o yıllarda tam olarak anımsamıyorum.Aklımda kalan daha çok kara kalem resimler.Cehennem bundan daha güzel resmedilebilinir miydi, hayır! İşte bunu biliyorum.
Arthur Sopenhauer için söylenecek çok şey var ve bir çoğu da söylenmiş olmalı bugüne kadar ben yeni bir şey ekleyebilecek durumda değilim. Belki şunu bilmek ilginizi çekebilir. Onu ilk okuduğumda henüz felsefeyle yeni tanışmış on yedisinde zihni daha berrak yeni bilgilere daha aç ve daha açık bir kadındım.BANA ÇARPICI GELMİŞTİ. Bu gün otuz dokuz yaşındayım ve psikoloğum.ŞİMDİ DE ÇOK ÇARPICI GELİYOR.
Görüyorum. Hiçbir erkek deha yok ki, hayatın ilk yıllarında anne ve/veya anne yerine koyulmuş bir kadın figürü tarafından sevilmemiş, değerli olduğunu hissetmemiş, o kadının yegane hizmetkarı sadık kölesi olduğu duygusunu tatmamış, olduğu halde kendisini ölümcül fırtınadan koruyabilsin.
Nesnel bakışın en büyük engelidir subjektif bakış bundan kendimi ve felsefemi hep korumaya çalıştım der Schopenhauer ama görüyorum henüz edilgen olduğu o ilk çocukluk yıllarında en alt düzeyde ki birkaç temel ihtiyacın karşılanmamış olması Arthuru ,Schopenhauer yapmış. Düşünmeden edemiyorum. Johanna kocasının ölümünden sonra Arthuru her koşulda kendisinden uzaklaştırıp bağımsız bir hayat için seçmeseydi.Onu dizinin dibinde oturtmak ona hükmetmek yolu ile kendi varlığını anlamlandırmaya çalışsaydı (birçok aydın kadınımızın bugün bile yaptığı gibi) Arthur filozof olacak mıydı? Muhtemelen evet olacaktı.O bunun için doğmuştu belki. Ancak bizim bu platformda konuştuğumuz Schopenhauer olmayacaktı.
Erkeğin ilk ve neredeyse tek limanı olan, anne kucağına sığınarak yaşadığı güvenli, pozitif ama bol yanılsamalı hayattan kovulmadıkça (gitmek demiyorum kimse isteyerek gitmiyor) erkek dünyaya bu kadar farklı bakamıyor.Ancak ana rahmine sembolik yollardan geri dönüş kapılarının tümü birden kapandığında sokakta kalan erkek DÜNYA ya bakmaya başlıyor ve o zaman görüyor Schopenhauerin gördüklerini. Johanna yüceltilip göklere çıkarılan anne görevini iyi ki yapmadı. Kendisine doğurduğu erkeği ebedi köle yapmak yerine adları değişen farklı erkekleri geçici köleler yapmakla yetindi ve özgür bıraktı doğurduğu erkeği.Arthur acı çekerek özgürleşti onun özneli felsefesinde nesnel oldu.Oldu! İyi ki oldu!
N.TEMİZKAN
(bakınız: ölüm, hayat, zaman, kadın, anne, baba, büyü, güzel, dünya, bugün)
|
artemision
03.08.2005 20:18 |
|
 |