 |
|
|
|
| Bay |
|
 |
|
|
 |
nerde o eski diyar (06.09.2008 23:27)
(bakınız: diyâr)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 21 |
|
 |
|
|
 |
şimdi beni bi bağdat paklar, alırlarmıki beni bağdat a, ütopya filan yoktu bağdat vardı benim için, şimdi beni bi bağdat paklar, (alırlarmıki beni bağdat a)
Âşık olan üftâde durmaz gider Bağdâd'e.. ben onu hep bağdat diye söyledim di (05.09.2008 23:07)
(bakınız: şimdi, aşık, beni, ütopya, söyle, ağda, için, üftade, benim)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 36 |
| Antalya |
 |
|
|
 |
BAĞDAT benim dedelrimin yani asşımın geldiği yermiş,hep merak etmişimdir büyüklerimden dinledikce ama görmüşüm gibide hissedrim buram buram kokusu gelir havasının anlatıldıkca burnuma,zem zem ve hurma ağaclarının rüzgarının ılık ılık estiği bağdat peygamberler şehri.... (26.03.2008 19:56)
(bakınız: büyü, şimdi, rüzgar, merak, koku, peygamber, gibi, dede, beni, dinle)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 21 |
| Hakkari |
 |
|
|
 |
ırak ın başkenti :))) (09.11.2007 15:12)
(bakınız: ırak, başkent, kent)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
bağdat diyince benim aklıma hep zenginlik, ferahlık, ticaretin şah damarı gelirdi! ama sayın bush benim o eski hayalimdeki bağdatı ağlat yaptı... (08.10.2007 21:37)
(bakınız: hayal, beni, zengin, sayı, alim, ağda, damar, engin, ince, benim)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Dur Bağdat!
Nereye böyle erkenden?
Yapma Bağdat!
İzin verme seni alıp götürmelerine,
Uzaklara,
Paslı zindanlarına,
Kurumuş kan lekeleriyle pis,
Elektrik sandalyelerine...
Hani Bağdat,
Kardeştik biz seninle,
Yoldaştık,
Sarılıp uyurduk birbirimizle,uzun gecelerce
Her geceni barut sesleriyle kestiler Bağdat,
Her beyaz gündüzüne kına yaktılar Bağdat,kıpkırmızı kına
Buradan giderken böyle miydin?
Hurmalarla orucunu açtın Bağdat,zemzemlerle niyet ettin
Sana n'olmuş Bağdat?
Ellerin kınalı,
Ayakların çamurlu,
Başın dumanlı,mantardan duman
Bin yıldır ıskalayanlar,bu kez isabetteler
Seni sıskalatmışlar Bağdat,
Bu incecik beden,
Ne çok kurban vermişsin,hepsi şehit
Toprağını eşelesem kaç boncuklu tabanca,kaç oyuncak bebek
Kaç yapma çiçek bulurum bilmem?
Kızını ayağında bebğiyle vurdular Bağdat
Daha kırkı çıkmadan vurdular,
Daha kırkın çıkmadan senin,
Çocukların çuval sessizliğinde,
Neden yalnız bıraktılar seni Bağdat?
Komşu al demiştim sana; ev alma,
Komşuların hayırsız çıktı,
Oysa kaç Ramazan Sofranda iftar ettiler,kaç bayram misinden süründüler
Azıcık kumanyandan herkese aşure yaptın; dağıttın,
Sevdiler bir daha istediler Bağdat,
Sevdiler bir daha...
Uzak ülkelerden komşunun arkadaşları geldiler,konuk oldular,
Aşureni yediler,onlar da beğendiler,
Tabağını aldılar,kaşığını götürdüler,
Bakır kazanını söktüler,bir daha yapamayasın diye
Sürahinde su kalmadı; hepsini içtiler,
Bu misafir bulduğunu değil,umduğunu yedi Bağdat,
Şimdi bir sen kalmışsın; meteliksiz,yalnız...
Elinde bavulun,
Üç hurma biraz da su:Belinde çıkın
Sen de gidersen,
Kimin çölünde boylu boyunca uzanırım Bağdat,
Kimin pazarında bulurum babamı?
Kimin evinde annemi ararım,ağacımı nere dikerim?
Fırat'ın baldızı,Diclenin ablası,Bağdat,Orta Doğu'nun altın saçlı
gelini,
Toprağının her zerresinde gavurun nefreti...
Senin her gözyaşında benim kaç Yasin'im var bilir misin?
Kaç Fatiha'm?
Kaç hatim indim sana,
Kaç camiye adını yazdım,haberin var mı?
Kaçmak kolay,yürümek mesele değil
Durmak en büyük erdem,susmak,en büyük israf kelimelerine,
Dur Bağdat,yürüme!
Sen çok koştun,yeter!
Attığın her adımda yüzlerce çocuk birbirine sarıldı,
Her adımında onlarca minaren rüküya eğildi,
Ali'yi de uyandırdılar,bir kükreme sesi; ıslıkları bastıran,
Duyuldu semalarından...
Artık büyüdün,çocuk değilsin
Evini çek,çevir
Al eline süpürgeyi,
Düşman önünde eğilsin!
Baki misafirini uyandırdılar buna nasıl izin verirsin?
Necef'e düşen her kıvılcıma nasıl boyun eğersin?
Nasıl izin verdim Bağdat! ?
Gurbet ellerine nasıl izin verdim?
Aç bavulunu ve en güzel elbiseni giy,
Kırmızı olsun!
Namusun damarda durmazsa,üstünde dursun!
Eğer istersen,
İki hilal arası, kısacık vakitte
Bu düşmanı toprağında ebediyen susturursun!
Patlattıkları her barut zerresi için onları pişman et,
Kimin ne haddine sen dururken,Frenk'ten medet beklemek?
Harp dediğin,şu çöllerinde,ucu açık senet!
Kazanmaya yemin et,
Hangi savaş kazanıldı şimdiye dek?
İki kişi dalaşır,savaşı başlatır,
Ama her dağında binlerce ceset?
Aydınlık sensin ey Bağdat'ın babası Doğu
Batı elektriği ararken,sen yakmıştın mumu
Bombanın düştüğü her karış toprak inler:
Burası Doğu!
BURASI DOĞU! (25.08.2007 20:58)
(bakınız: anne, gece, büyü, baba, güzel, çocuk, şimdi, savaş, gözyaşı, şehit)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"BAĞDAT" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |