En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - kızlar
4 - ergenekon
5 - erdem beyazıt
6 - kürt isimleri
7 - fethullah gülen
8 - elif
9 - kürt
10 - esra
11 - tuana
12 - büyü
13 - dabbe tül arz
14 - öyle birini sevdim ki
15 - saynur tezel
16 - insan
17 - lol
18 - hümanist
19 - seyduna türküleri
20 - gizem
|
 |
BİG BANG sizce ne demek, BİG BANG size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: sahipkıran
Eklenme Tarihi: 28.04.2003 07:52 |
görünmeyenden görünene,yokluktan varlığa,bilinmezlikten bilinene geçiş,görüpte kör olanların suratına atılmış tokat.ALLAH'IN varlığına iman etmenin güzel bir delili,bazıları maymunlaşmış olsada gerçek tektir.ALLAH! TAN BAŞKA TAPILACAK YOKTUR.
(bakınız: güzel, deli, gerçek, iman, yokluk, geçiş, başka, bazıları, surat, tokat)
|
eflatun41
14.12.2007 04:20 |
ne mekan, ne de zaman vardı. kainat yaratıldı...
o ana hiçbirimiz şahid değildik... bu yaratılış anına, yaratılışta ilk safha olarak, bilim adamları 'big bang' adını vermişlerdir...
bütün madde, enerji, mekan ve zamanın, bu patlama sonrası ortaya
çıktığı düşünüyorlar... bütün bu olup bitenlerin sebeplerini soracak olursanız
alacağınız cevap çok enterasan:
'somehow' (her nasılsa) olmuş işte!
gaflet ve cehaleti örtmek için ne güzel bir kelime değil mi, 'her nasılsa'?
(bakınız: zaman, güzel, yara, adam, bilim, ilim, kelime, madde, cevap, cehalet)
|
yürüyebilmek...
24.12.2006 12:50 |
= Büyük Patlama
neredeyse sonsuz kütle ve sıfır hacime sahip bir ŞEYin patlayarak aniden çok çok hızlı şekilde büyümek suretiyle oluşturduğu ŞEYe biz evren diyoruz
YORUM: 'big bang den öncesi mi?
bunu bize sormayın, ne olduğunu biz de bilmiyoruz, bir yokluk diye farz edelim' cinsi bir replik okudum Bilim ve Teknik Dergisinin bir ekinde... iyi de bilim yapan adamlara sormayacağım da aristo mu cevap verecek bana big bang'den öncesi hakkında... :)))
(bakınız: büyü, deli, yara, adam, bilim, yorum, ilim, cevap, lara, büyümek)
|
CiddiEnterasanYorumHedesi
18.07.2006 17:00 |
|
iyiki patlamışsın.....
|
SİSmoğraf
09.03.2006 04:12 |
BU KONUDA EN AYRINTILI BİLGİ
www.varliktanveriler.com da 20. veri
Varlıktan Veriler 20
DARVİN’İN TEKAMÜL NAZARİYESİ, BUDİZM(REENKARNASYON) VE BİG BANG
Budistlerin nirvana dediği Külli-Bütüncül Candır.(Ruh değil; Budistler ruha ve Tanrı'ya inanmazlar.) Ve bu bütüncül canda Akıl niteliği yoktur. Yani bu inandıkları, herkesteki organik candır. Zaten organik canda, akıl yoktur. Akıl olsaydı; canlı olan bitki ve hayvanda da olurdu. Ruh ve akıl yalnızca insanda vardır. Yine onlara göre, doğanın yarısı can(organik) , yarısı Cansız-inorganik maddedir. Can ve madde durmadan bileşir ve ayrışır (sentez-analiz) . Bu bileşme ve ayrışma olaylarında, nesneler şekil-biçim değiştirirler ve Budistler şöyle derler:
Bitki hayvan, hayvan insan olur. Tekrar insan hayvan, bitki olur.(Yani bunlar onlara göre olasıdır.) Yani hayvan insan oluyor; O insan kötü ise tekrar vahşi hayvana dönüşüyor.Peki insan hayvana dönüşüyorsa insandaki akıl ne oluyor? Oysa akıl hayvanda yok, hayvanlarda düşün-tefekkür yoktur; olsa onlarda insan gibi büyük işler yapar, teknoloji üretebilirlerdi.
Birde şöyle diyorlar: bir insan bu dünyada ne kadar ızdırap çekerse, ne kadar fakir ve fakirliğe razı olursa ikinci gelişte bir mihrace(İngililizlerin Lord dediği) gibi çok zengin olacaktır. Sefahat içinde eğlenceli bir hayat sürecektir. Ve ne kadar tez ölürse, o kadar tez geri dönecektir. Onun için fakirler fakirliği doğal bir olay kabul edip buna razı olup, ikinci gelişte; zengin, soylu olarak gelebilmesi için ölümü beklemelidir. Yoksa mihrace olarak değil de; tekrar vahşi bir hayvan olarak gelir. Yani insan iken vahşi bir hayvana dönüşür.
Tabii bunlar safsatadır. İnsanı fakirliğe razı edip pasifleştirmek, burjuvaya ve egemen güçlere direnmesini önlemektir. Budistler, fakirlere düşkünler(Parya) derler. Bir de seçkinler, üst sınıf vardır. Fakirler, ölümü beklediklerinden ölünceye kadar zamanı bilmemek için tarihte, sürekli afyon kullanmışlardır. Mao, devrim ertesi afyon kullanmayı yasaklamıştır.
Nirvanaya kavuşma olayı ise şöyledir: İyi bir insan, Buda’nın bu öğretilerine uyar; öyle hareket ederse, yazgısına razı olursa, bazıları Nirvana(Külli canla) ile özdeşleşebilirler. Onlara göre tabiat-doğa iki şeyden ibarettir. Yarısı madde(İnorganik) , yarısı can (Hayat-organik) dır. İkisi bir bütündür. Bu iki şey bileşirler, ayrışırlar ve bu ebedidir. Çünkü onlar evrenin yok olacağına da inanmazlar. Halbuki bilim bile bir gün bu alemin-evrenin geri bozulup yok olacağını, yani başka bir hal alacağını kabul ediyor. Hindular, evrenin ezeli ve ebedi olduğunu kabul ederek hem kitabi dinlere hem de bilime ters düşüyorlar.
İslam ve İslam tasavvufu; ruhun Allah’a kavuşacağını beyan eder. Budistlerde nesnel can, büyük cana karışabilir. Buda’nın, nirvanaya; büyük cana kavuştuğuna inandıkları gibi.
Budistler ruha inanmazlar. Onlarda iki şey var; Madde ve can. Ruha inanmayıp sadece akılsız cana(Organizmaya) inanmaktadırlar. Zira ruh-akıl sadece insanda vardır. Hayvanın ve bitkininde canı vardır, ama bitkilerin ve hayvanların akıl taşıyan ruhları yoktur. Hindu-budist dinler, din değildir. Bir düşünce, bir teoridir. Tabiata (madde ve cana tapmak gibi) bir görüş, ilkel bir materyalizmdir. Din değildir. Metafiziği yoktur. Ayrıca Darvin’ e göre her şey o arada insanda; tekamül olgunlaşma gelişme devam etmektedir. Ve bu olgunlaşma sonsuza dek hep devam eder.Yani evrende dünyada ve nesnelerde, insanda sukut (düşüklük) ve geriye dönüş yok; hep ilerleme gelişme ve güzelleşme vardır.
Budizm-Hindu Felsefesi Darvin’in Tekamül-Teorisine de ters düşmektedir. Çünkü reenkarnasyona göre mükemmel olan, (insan) tekrar basite(hayvana) dönüşmektedir. O nedenle diyoruz ki; Reenkarnasyon Kitabi dinlere de, bilime de, Darvin Teorisinede, big Bang (büyük Patlama ve bunun sonucu bu alemin sonradan olması gerçeği)) olayına da uymuyor. Çünkü Budistler-Hindu dinleri Kâinatın –evrenin ezelden beri böyle olduğunu ve ebedi olarak böyle kalacağına inanıyorlar. Onlara göre; olaylar, olacaklar hep bu yok olmayacak evrenin içinde olmaktadır.
Darvin’in tekamül teorisini de biraz irdeleyecek olursak: ona göre insan, hayvanın tekâmülü-gelişmesi ve düşünen-anlayan insan olmasıdır. İnsanın varlığı bilime göre milyon seneden fazladır. Bu milyon sene içinde tarihin derinliklerinde; örneğin 5-6 bin yıl öncesi ile şimdiki 2004 yılları arasında 4 bin yıl öncesinden Miladi 7.yıla kadar 25-30 peygamber gelmiş. Tevrat gibi 3500 yıllık çok eski yazılı ve çok düşündürücü bir kitap var. Ayrıca Davut Peygamber’in mazmurları-defterleri(Zebur) var, İncil var, Kurân var. Bunlar yazılı belgelerdir.
Ayrıca, tarihin derinliklerinde bilge-feylezof kişiler var. Örneğin Yunan Felsefecileri, Sokrat, Eflatun, Aristo vs.gibi. Bunlar Milattan önce yaşamış Bilge- ve feylezof kişilerdir.
Bu durumda şu soruyu sorabiliriz. Mademki İnsan, Tekâmül ediyor. O halde bütün insanların hepsinin; bu görüşe göre, hep birlikte-topluca birer bilge kişi, Sokrat, Eflatun, Aristo gibi olması hatta gelişme devam ettiğine göre bunları da aşması icab etmez mi? KAZIM YARDIMCI www.varliktanveriler.com
Peki insanlık camiasında neden Peygamberler, Feylezoflar çok az?
devamı için www.varliktanveriler.com
(bakınız: ölüm, insan, hayat, zaman, büyü, güzel, dünya, devrim, akıl, tanrı)
|
Utku06
20.01.2006 17:48 |
|
 |