|
|
 |
 |
|
BİLGİSAYAR |
BİLGİSAYAR terimi
03.48 PM
tarafından 13.09.2003 tarihinde eklendi |
BİLGİSAYAR sizce ne demek,
BİLGİSAYAR size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bayan, 27 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Bilgisayarların Cinsiyeti
X yerde kadınlar ve erkekler bilgisayarın dişi mi yoksa erkek mi
olduğunu tartışıyorlarmış...
Kadınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar. 'Çünkü' demişler,
'bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına
rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirler... Daha
da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş
olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi
görüp pişman olursunuz....'
Erkekler tabii tam ters görüşte... 'Bilgisayar dişidir' diyorlar,
'çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması
mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal
hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir
bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o
kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu
da üüüççç.... (27.08.2004 20:46)
(bakınız: aşk, kadın, para, sen, deli, erkek, kadınlar, bilgi, yara, ada)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 28 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
onunla tanıştığımdan beri hayatım kaymış vaziyette,naptığımı bilmeden yaşıyorum...
bilimsel bişeyler yazmak isterdim ama aklıma tek gelen bu... (13.08.2004 23:12)
(bakınız: hayat, anı, bilim, yorum, şey, yazmak, ilim, yaz, bil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 23 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Elektronik bilgisayar düşüncesi, ancak 1919 yılında ortaya atıldı, Çünkü bu tarihte Eccles ve Jordan 'flip-flop' devresini bulmuşlardı. Ancak, elektronik bilgisayar konusundaki ilk ciddi çalışmalar 11. Dünya Savaşı yıllarına rastlar Bu yıllarda A.B.D ordusu, balistik yöriinge hesaplarını hızlı bir biçimde yapabilecek bir makinenin arayışı içindedir. Bu nedenle Pennsylvania Üniversitesinde 1942 yılında başlatılan bir çalışma 1945 yılında sonuçlandı ve ilk modern bilgisayar olarak bilinen ENIAC 'Electronic Numerical lntegrator and Calculator' ortaya çıktı, 18.000 elektronik tüpten oluşan ve 100 KW güç harcayan bu dev bilgisayar J.P. Eckert ve J.W, Mauchley tarafından gerçeklenmiştir. 30 metre boy ve 30 ton ağırlığındaki ENIAC'a çok kişi, haklı olarak, çalışmaz gözü ile baktı. Ancak ENIAC dokuz yıl çalışma başarısı gösterdi. ENIAC aritmetik işlemlerin yanı sıra diferansiyel denklem de çözebiliyordu. Ayrıca bölme ve kök alma için özel devreleri mevcuttu. 'e' sayısını 2000 basamağa kadar hesaplayabiliyordu. Günümüz bilgisayarlarının atası sayılan ENIAC 'ta sayılar onluk düzende saklanıyor ve onluk düzende işleme katılıyordu. Bir toplama işlemini 200 mikro saniyede, bir çarpma işlemini 2300 mikro saniyede yapabiliyordu.
ENIAC' ın yapımı sürerken Dr. Von Neumann ve arkadaşları, Babbage'nin önerdiği makine üzerinde çalışıyorlardı. Bu çalışmalar sonunda, programı bellekte saklanabilen ilk bilgisayar olan EDVAC (Electronic Discrete Variable Automatic Computer) ortaya çıktı (1952) . EDVAC' ın 4096 bellek gözü bulunmaktaydı ve veriler ile program aynı bellekte saklanmaktaydı. Bu yöntem günümüz bilgisayarlarının çoğunda kullanılmaktadır.
1947 yılında 23.000 röle ve 13.000 tüpten oluşan SSEC (Selective Sequence Electromc Calculator) IBM firmasınca gerçeklenmiştir.
1948 yılında transistörün bulunuşu, bilgisayar teknolojisinin gelişmesinde sıçramaya neden olmuştur. 1960'lı yıllara gelindiğinde, artık bilgisayarlar standart olarak üretilip satılmakta veya kiraya verilmekteydi.
60'lı yıllarda gerçeklenen bilgisayarlar, boyutça büyük olmalarının yanı sıra ortam koşulları açısından nazlı makinelerdi. Çalışma ortamları nem ve sıcaklık açısından denetlenmek zorunda idi. Bu durum, bilgisayarı, bilgi işlem odasına hapsetmekte ve ofis ve fabrika ortamına inmesini engellemekte idi. Transistör teknolojisindeki gelişmeler, hem bilgisayarın boyutunu küçülttü hem de ortama olan bağımlılığını azalttı. Bu arada harcadığı gücü de önemli ölçüde azalttı. Sonuçta, fiyat olarak ucuz, boyut olarak küçük, fabrika veya ofis ortamında çalışabilen orta boy (mini) bilgisayarlar devri başlamış oldu.
Boyut ve fiyatı azaltan bir başka gelişme, tüm devre teknolojisinin gelişmesidir. Bu yeni teknoloji sayesinde çok sayıda transistör ve pasif elemandan oluşan elektronik devre tek bir tüm devre içine sığdırabilmiştir.
60'lı yıllara kadar bilgisayarın elektronik yapısı ön plandaydı. Bilgisayarın programlanması özel bilgi ve beceri gerektiriyordu. Giderek bilgisayarların standart olarak üretilmesi, dolayısıyla bilgisayar sayılarının ve bilgisayar kullanıcılarının artması, kullanıcılara kolay gelecek ve makineden bağımsız programlama dillerinin geliştirilmesinin gerektiğini ortaya çıkardı. Bu nedenle bu dönemlerde (daha çok bilimsel ve mühendislik çalışmaları için) , FORTRAN, (ticari uygulamalar için) COBOL programlama dili ve bu diller için derleyiciler geliştirildi. Bu yıllarda bilgisayar donanım fiyatları, yazılım fiyatlarına göre o denli yüksekti ki, bilgisayar satın alana yazılım, genelde çok ucuza, hatta bazen bedava veriliyordu. (20.07.2004 17:55)
(bakınız: aşk, büyü, dünya, gerçek, savaş, a.b.d, düş, anı, neden, arkadaş)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 23 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
ENİAC:üretilen ilk bilgisayardır..14 şubat 1946'da üretilen eniac yaklaşık 30 tondu...IBM 1950'lerde müjdeyi verdi..müjde 1950 yılında çıkacak olan IBM bilgisayarlar 1,5 ton olacak.... (20.07.2004 17:51)
(bakınız: bilgi, 14 şubat, isa, bil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 29 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Samurai shadow da ukyo ile herkesin (özellikle boynuzlu olanların :) kafasını kırdığım, ekmek paramı sırtından kazandığım sevimsiz alet. (25.06.2004 08:23)
(bakınız: para, esin, sır, kafa, sevi, kaza, kaz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Manisa |
 |
|
|
 |
başkalarının yapıp bizim kullandığımız cihaz. (25.06.2004 02:27)
(bakınız: aşk, biz, bizim, baş)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 32 |
| İngiltere |
 |
|
|
 |
Bilgisayarınızı koruyun:
bkz. Virüs
bkz. Spyware (07.06.2004 14:34)
(bakınız: bilgi, yarın, isa, virüs, spyware, bil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 26 |
| Eskişehir |
 |
|
|
 |
konuya tam hakim olmasam da onsuz yapamam. (03.06.2004 10:50)
(bakınız: masa)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Çanakkale |
 |
|
|
 |
İlk Bilgisayarlar
Bilgisayardan, PC, Kişisel Bilgisayar, IBM-uyumlu bilgisayar diye söz edildiğini, kimi zaman 386,486, Pentium adlarıyla adlandırıldığını duymuş olmalısınız. Biraz daha ileri giderek, ISA, EISA, PCI bilgisayarlardan da söz edildiğine rastlamışsınızdır. Biraz daha teknik konulara meraklı olanlar, AT, XT, Ps/2 gibi terimlere de aşina olmalılar.
1980'lerden bu yana kişisel bilgisayarları ya anakartının genel mimarisi, ya da anaişlemcinin modeline göre türlere ayırmak gelenek oldu. Şimdi PC dünyasına biraz daha yakından bakabiliriz:
IBM-PC
Bilgisayar çılgınlığını başlatan bu cihaz, 1981 yılında piyasaya sürüldüğünde, hangi tür mağazalarda satılabileceği bile belli değildi. İki adet 5.25 inçlik floppy disket sürücüsü olan IBM PC'nin sabit diski yoktu. Ana işlemcisi Intel 8086 idi; beş adet kart yuvası vardı. Bir süre sonra IBM bu modele sabit disk koydu; ama RAM çipi denilen bilgisayarın hafızasını oluşturan çipi anakartla birleşik olduğu için arttırılması mümkün değildi. Elinizde böyle bir antika bilgisayar varsa, yenilemek güncelleştirmekten vazgeçin; olduğu gibi saklayın. Bir süre sonra antikacılara ya da bilgisayar-teknoloji müzelerine satabilirsiniz.
IBM XT
IBM firmasının 10 megabyte sabit disk koyduğu ilk kişisel bilgisayarı olan XT'nin CPU'su da ilk PC'ye göre daha hızlı Intel 8088'di. Kart yuvası sayısı 8'e çıkartılmıştı. 8-bit tabir edilen standartta kart kabul eden bu bilgisayarın da bugün layık olduğu tek yer müze!
IBM AT
1985'te piyasaya sürülen ve bugünkü şekliyle PC'nin gerçek büyükannesi olan AT, Intel 80286 CPU üzerine inşa edilmişti. Orijinal PC'ye göre beş kere daha hızlıydı ve 16-bit standardında kart kabul ediyordu. IBM firması, bu bilgisayarla, ISA denen anakart mimarisini bütün endüstrinin yararlanabileceği şekilde kullanıma açtı. ISA bütün bilgisayar endüstrisi için standart mimari anlamına geliyordu; nitekim öyle de oldu. Bir anda yüzlerce şirket, AT ile uyumlu cihazlar imal etmeye başladı. Modemlerin, tarayıcı ve diğer harici cihazların bilgisayara bağlanmasında kullanılan ara-birim kartlarının bir anda mağazaları doldurması, bu standardın gerçekten bütün endüstri tarafından kabul edilmesiyle mümkün oldu. Ancak AT bilgisayarların anakart hızı bugünkülere oranla son derece düşük olduğu için böyle bir bilgisayarın yeni kartlarla güncelleştirilmesi, yeni kartlara verilecek paranın çöpe atılması olur. IBM-AT bilgisayarın anakart büyüklüğü, günümüzdeki modern kartlarla aynı olduğuna göre, kasasının boş kutu olarak değerlendirilip, içindeki herşeyi değiştirmek mümkündür. Ancak orijinal AT'nin güç birimine ayırdığı yer çok küçük olduğu için, yenilemek için göstereceğiniz zahmet, boş kutu masrafından sağlayacağınız tasarrufa değmeyecektir.
PCjr ve PS/2
ISA standardının kabulü ile IBM dışındaki firmaların IBM-uyumlu denilen bilgisayar imalatı da hızlandı. IBM'in ilk AT bilgisayarları oldukça pahalı idi. Diğer firmaların IBM-uyumlu bilgisayarları ise çok daha ucuzdu. IBM, 1986 ve 1987 yıllarında çıkarttığı PCjr modeli ile diğer firmalara kaptırmaya başladığı ev-bilgisayarı pazarını geri almaya çalıştı. PS/2 ise, IBM başka firmalar tarafından benzerinin yapılmasına izin vermediği bir mimari ile yapılıyordu. IBM bu mimariye MCA (Micro Channel mimarisi) adını veriyordu. ISA'dan farklı, günümüzdeki Tak-Çalıştır türü kartlar gibi, MCA bilgisayarları için yapılacak kartların ayarlarının kullanıcı tarafından değil, bilgisayar tarafından otomatik yapılacak olmasıydı. Ne var ki, bu strateji tutmadı. PCjr, çok az yetenekli oluşu; PS/2 ise herhangi bir mağazadan satın alınabilecek ISA kartları kabul etmediği ve MCA kartları diğerlerine oranla üç-dört kat daha pahalı olduğu için PS/2 bilgisayarları birkaç kişi ve firmanın antikaları arasında yer aldı. IBM, daha sonra fazla duyurmadan, PS/2 bilgisayarların ISA modellerini de çıkarttı. Eğer böyle bir bilgisayara sahipseniz, anakart yeri yeni anakartları alacağı ve güç birimine ayrılan köşe oldukça geniş olduğu için her şeyi yenilemek şartıyla, boş kutusu olarak kullanabilirsiniz. Ancak dökme-metal şasesi yüzünden yerinden kaldırması zor olan PS/2, kullanıcıya hayatı bayağı zorlaştırabilir.
386, 486 ve PENTIUM
Ve geldik günümüzün modern bilgisayarlarına. 1987'den itibaren Intel firması her iki yılda bir ana-işlem çipini daha hızlı ve daha çok işlem yapabilen modellerle geliştirmeye başladı. 486'yı 586 izledi. Bu sırada diğer firmalarda CPU üretmeye ve kendi çiplerine Intel-benzeri isimler vermeye başlamışlardı. Intel firması, rakamdan oluşan marka ve mamul adlarının telif hakkını korumanın güç, hatta imkansız olduğunu acı şekilde öğrenince, 586 çipine 'beş kelimesinin Latincesinden (Penta) türetme Pentium adını verdi. (Pentium adı o kadar tuttu ki, Intel 686 ve 786 olması gereken çiplerine Pentium II ve Pentium III adını verdi.)
İntel Ailesinin Gelişimi
Intel firmasının 386 çipi ile geliştirdiği bilgi işlem yöntemi, daha sonraki bütün çiplerinde aynen uygulanmıştır.Bir başka deyişle 486 ve Pentium çipleri sadece daha gelişmiş 386'dır. Bugün sadece '386-çipi' diye adlandırılan ISA mimarisinde inşa edilmiş bilgisayarlar, hafıza ve sabit disk alanına göre modern işletim sistemlerinin bir sürümü ile çalışırlar. Bu tür bilgisayarlarda CPU, RAM ve Sabit Disk imkanlarına göre Windows 3.1, Windows 3.11, Windows 95...2000,Windows NT işletim sistemini görebilirsiniz. 'Açık sistem' veya GNU gurubu denilen işletim sistemleri (Linux gibi) 386-tipi bilgisayarlarda yeni Windows sürümlerine göre daha rahat çalışır.
Intel 386 veya Intel 486 (ve bunların dengi olan AMD ve Cyrix çipleri) bulunan bilgisayarlar, ISA ve bunun geliştirilmişi olan EISA mimariye sahiptir; yani çarşıdan alacağınız herhangi bir ara-birim kartını takabilirsiniz. Fakat Intel, ISA'nın ve EISA'nın en büyük zorluğu olan, takılan kartın ince ayarlarının kullanıcı tarafından yapılması zorunluluğunu ortadan kaldıran ve adına kısaca PCI dediği yeni bilgisayar mimarisi geliştirdi. PCI mimarisinin en büyük özelliği bu mimariye uygun kartlar katıldığında kartın bilgisayarla uyumlu hale getirilmesi için hiçbir ayarının yapılması zorunluğu (ve çoğu zaman imkanı) olmamasıdır. Bu tür bir kartı ISA ve EISA bilgisayara takamazsınız, ama PCI mimarisindeki anakartlarda genellikle birkaç ISA, hatta EISA kart yuvası bulunabilir.
Çeşitli anakart firmaları, 386 çipinden CPU'yu takılıp çıkartılabilen tarzda yapıyorlar. Ayrıca 386-tipi ile bilgisayarın hafıza çiplerinin de değiştirilmesi ve artırılması mümkün hale geldi. Bu tür bir anakarta sahipseniz, büyük bir ihtimalle bilgisayarınızın CPU, RAM ve benzeri birçok unsurunu yenileyebilirsiniz.
Intel Firması 1968 yılında hafıza tümdevreleri yapmak üzere kuruldu. Üretecekleri bir hesap makinesi için CPU tümdevresi isteyen, hesap makinesi üreten bir firmanın talebi; ve yine üretecekleri bir terminal için yine özel bir tümdevre isteyen, diğer bir firmanın isteklerini karşılamak için, Intel firması 4004 (1971) ve 8008 (1972) CPU'larını yapmıştır.
Mikroişlemciler ve mikrobilgisayarların sınıflandırılmasında en temel bir ölçü, mikroişlemcinin tümdevre-üzerinde işlem yaptığı en uzun verinin bit sayısı, yani kelime uzunluğudur (word length) . 4-bit işlemci olan 4004 ve 8-bit işlemci olan 8008'den başlayarak, mikroişlemciler ve mikrobilgisayarlar için, 4-bit, 8-bit, 16-bit, 32-bit, 64-bit gibi veri uzunluk standartları doğmuştur.
Intel, bu ilk müşterilerden başkasının, 4004 ve 8008 tümdevrelerine ilgi göstereceklerini tahmin etmediği için, üretim hattını düşük kapasitede tutmuştu. Fakat tahminlerinin aksine, bu tümdevrelere çok büyük bir ilgi oldu. Bunun sonucu ve aynı zamanda 8008'in 16K'lık hafıza limitini aşmak amacıyla, Intel firması 1974 yılında genel-amaçlı 8080 CPU'sunu üretti. Birden bu tümdevreye büyük bir talep oldu ve kısa bir süre içinde 8080, 8-bit mikroişlemci endüstri standardı oldu. Intel, iki yıl sonra 1976'da, gelişmiş bir 8080 işlemcisi olan 8085'i piyasaya sürdü.
Intel 1978 yılında ilk 16-bit mikroişlemci olan 8086'yı üretti. 8086 daha önceki 8080/8085 ürününe bazı yönlerle benzemesine karşın, iki işlemci ailesi birbiri ile uyumlu değildi. Bir yıl sonra 1979'da üretilen, 8086'nın 8-bit veri yoluna sahip sürümü olan 8088, 1981 yılında üretilen IBM PC mikrobilgisayarlarının ilk işlemcisi olmuştur. Kısa sürede endüstrinin 16-bit mikroişlemci standardı olan 8086/8088, günümüze kadar uzanan pek çok değişik ürünüyle, x86 ailesi diye adlandırılan mikroişlemci ailesinin çekirdeği (core) oldu. (01.06.2004 19:29)
(bakınız: aşk, hayat, elif, zaman, ben, anne, para, büyü, sen, dünya)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"BİLGİSAYAR" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|