En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - ergenekon
4 - sinan aygün
5 - kürt
6 - kızlar
7 - başbağlar katliamı
8 - deniz gezmiş
9 - ayşe
10 - aşk
11 - jitem
12 - ölüm
13 - elif
14 - dabbe tül arz
15 - aleyna
16 - ebrar
17 - faşizm
18 - sevgi
19 - art (avrasya) televizyonu
20 - havin
|
 |
BİLİM sizce ne demek, BİLİM size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: -_-
Eklenme Tarihi: 24.05.2003 04:48 |
Bilim, İrfan demektir. Yani Hayat Hakikatlerini öğrenme yoludur.
İşte kardeşlerim! bilim bir denizdir; ardı-arkası gelmez… Bilim sonradan çıkmış değil! Bilmin Hakimiyeti de mevcuttur! Çünkü ‘fizik, matematik, felsefe ’ konuları, Doğada hepsi yazılıdır; mevcuttur. Yaşarken de bunların hepsi vardır.
Bilim aşırı bir insanlık sevgisine dayanır. Bilimde dinin hurafenin cinin şeytanın tanrının yeri yoktur. İnsan vardır.
(bakınız: insan, sevgi, hayat, deniz, şeytan, tanrı, felsefe, kardeş, matematik, emek)
|
Logical Song
28.09.2005 11:42 |
giderek sektörleşen şey...yayınevlerinin elinde.
(bakınız: dere, yayın)
|
Kuduzotu
17.09.2005 16:15 |
|
bilmeyeyim.
|
Lisan
13.09.2005 19:36 |
çifte standart var, din ayrımcılığı var...
(bakınız: dart)
|
Kuduzotu
30.08.2005 10:21 |
Geçenlerde The Guardian'da okuduğum bir makaleye göre, son yıllarda nörologlar inancı mercek altına almışlar
ve inançların nasıl oluştuğu konusunda nörolojik bir model oluşturma yolunda önemli ilerlemeler kaydetmişler.
Makaleye göre, bilim adamlarının konuya eğilmesinin ardında 11 Eylül'ün ve intihar eylemcilerinin etkileri var. İnsanların 'inanç uğruna' yapmayı göze alabildiği şeyler bilim adamlarını da ürkütmüş, belli ki. Beynin içindeki inanç etkileşimlerini daha iyi anlamak için çalışmalarını yoğunlaştırmışlar.
(Bu da bir başka açıdan ürkütücü kuşkusuz.)
Gündelik tartışmalarda söz inanca geldiğinde beyin ile kalp arasında bir ayrım yapılır.
Bu görüşe göre, inancın merkezi kalptir; insanlar, beyinlerinin kabul etmediği bazı şeyleri kalbe doğru bir sıçrayışla kabul edebilirler. Çünkü
kalp, en imkânsız görünen şeyleri bile sorgulamadan kabul edebilir...
Bilim adamları bu 'inancı' hiçbir şekilde kabul etmiyorlar. Kalbin işlevleri arasında zihinsel işlemler yok. Kalbi değiştirilen insanların
inançları değişmiyor. Çok açık olarak belli ki, inanç da beynin işlevlerinden birisi.
Peki ama, ne oluyor? Nasıl oluyor da başka her bakımdan aklı başında görünen biri, ne bileyim, ineklerin tanrısal güçleri olduğuna inanabiliyor?
Nöro-bilim araştırmacılarının bulgularına göre, beyindeki görünümleriyle anılar ve inançlar birbirine çok benziyor. İnançlar da, tıpkı
anılar gibi, bir olay tarafından harekete geçirilen nöron ağlarından oluşuyor.
Yani beyinde aynı fişekleyici aynı türden tepkilere yol açıyor.
Böylece insanların yaptıklarında tutarlılıklar buluyor ve bunları inançlara bağlıyoruz.
Ayrıca, daha öncesinden de biliyoruz ki, inançlar dokunulmaz değildir, manipüle edilebilir. İnsanlar belirli koşullar halinde, 'beyinleri yıkanarak', birtakım davaların robotları haline getirilebilirler. Kendilerini yoksaymaya hatta yok etmeye ikna edilebilirler.
Bu noktada baştaki soruya dönüyoruz: Tamam, inançlara sayglıyız ama inanç özgürlüğü sınırsız mıdır? Her inanç saygıya layık mıdır?
(http://www.radikal.com.tr/haber.php? haberno=158511)
(bakınız: insan, deli, intihar, tanrı, anlam, eylül, saygı, 11 eylül, anlamak, arda)
|
SEZGiN_
13.07.2005 08:46 |
|
 |