|
|
 |
 |
|
BİR |
BİR terimi
Sonralar Gider
tarafından 24.01.2005 tarihinde eklendi |
BİR sizce ne demek,
BİR size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 54 |
| Belçika |
 |
|
|
 |
Bir- bu kelime aslinda cok eskiden bu günkü parmak anlaninda bir kelime olup birmek bermek vermek olarak sekiller kazanmistir ön türkcede biryerine ok kullanilmakataydi ama her zaman el ile gösterildigi icin parmak anlaminda olan bir ok un yerini almis mesela iki aslinda yeki dir yani yanindaki anlmina sekiz ise ondan iki eki eksik yani yekisiz-sekiz sekline dönüsmüs dokuz ise oksuz dan ondan bir eksik anlamindan dönüsmüstür
Esen kalin
Cahit Telkök (10.10.2011 05:05)
(bakınız: zaman, türk, anlam, kelime, lara, eskiden, sela, amin, vermek, aman)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Ebû Türab-ı Nahşebîye bir mescidde rastlayan biri, kaç gündür aç beklediğini sorunca, yedi gün, cevabını almıştı.
Böyle zatların yanında bir kuru ekmek parçası, Allah'ın en büyük nimeti olarak görülüyor, buna sahip olduklarında kendilerini en mesud ve bahtiyar insan olarak biliyorlardı.
Şimdi bizlerin sofrasında Allah'ın lütfettiği nimetlerin bütün çeşitleri var, ama bizler mesud ve bahtiyar değiliz. Kendimizi büyük nimetlere sahip insan duygusu içinde bulamıyor, hâlâ, mahrumiyet hissiyle boğuluyoruz. Yani onları açlık diriltiyor, bizleri de tokluk öldürüyor, anlaşılan... (13.08.2010 01:13)
(bakınız: insan, büyü, şimdi, açlık, duygu, soru, lara, ekmek, böyle, bahtiyar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
İnsanın bir uzvu çalışırsa, diğer uzuvları tadil-i eşgal eder. Mide çalışırken, maddî bünye çalıştığı için, manevî kabiliyetler tatile girer, daha az çalışır. (13.08.2010 01:12)
(bakınız: insan, tatil, daha, mide, için, çalı, adil, kabiliyet, ünye, diğer)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 23 |
|
 |
|
|
 |
'bir'likten kuvvet doğar. bir olmayı bilmeden birlik olunmaz. (14.07.2010 22:51)
(bakınız: doğa, birlik, kuvvet)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 25 |
|
 |
|
|
 |
Ey sevgilim, kaç kez seni çağırdım, ama sen beni işitmedin
Kaç kez kendimi gösterdim, ama sen bana bakmadın
Kaç kez kendimi rayiha kıldım, ama sen beni koklamadın
Kaç kez kendimi gıda kıldım, ama sen beni tatmadın
Nasıl oluyor da dokunduğun şeylerde beni hissetmiyorsun (…)
Beni nasıl görmüyor, nasıl işitmiyorsun (…)
Ben tatlı olan her şeyden daha tatlıyım
Arzulanır olan her şeyden daha arzulanırım
Güzel olan her şeyden daha güzelim
Ben Cemil ve Melih’im
Sev beni ve başka hiçbir şeyi sevme,iste beni
Bütün endişelerden geç, ta ki yegane endişen kalayım
(İbn Arabi, Kitabu’t Tecelliyat) (06.07.2010 22:09)
(bakınız: sevgi, güzel, sevgili, ilim, tabu, beni, seni, arzu, sevgilim, lama)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 66 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
VEFA ÂBİDESİ
Mithat Cemal Kuntay'ın şu hâtırası, 'insan' Mehmet Akif'i, onun vefa ve merhamet hislerinin nasıl zirveleştiğini en iyi şekilde ortaya koyması ve bugünün İnsanına rehber olması bakımından oldukça ibretâmizdir.
Balkan Harbi başlarken Mehmet Akif Bey yegane geçim1 yolu olan resmî memuriyetinden istifa etti. Kirada oturduğu evine bir cuma günü gittim. Beş çocuğundan başka dört çocuğu daha vardı.
- Bunlar kim, dedim.
- Çocuklarım, dedi.
- Bir hafta içinde fazladan dört çocuk sahibi olmakta tuhaflık var, dedim. Bunun üzerine işin aslını anlattı.
Baytar mektebindeyken bir arkadaşıyla anlaşmışlar. Kim Önce ölürse, ölenin çocuklarına arkada kalan bakacak. Arka¬daşı vefat etmiş. Akif Bey de anlaşmanın gereğini yerine getirmişti.
Evet, Mehmet Akif'in 'arkadaşım' dediği, baytar mekte¬binde birlikte okudukları İslimyeli Hasan Tahsin Beydir. Hasan Bey, Edirne baytar müfettişi olarak bulunduğu sırada, 1912 yılında vefat edince Akif -her zaman olduğu gibi- sözünde durarak, merhumun çocuklarının bakımını üzerine almıştır. (03.07.2010 17:42)
(bakınız: insan, zaman, bugün, çocuk, arkadaş, vefa, lenin, aslı, lara, gibi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 66 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
LOKMA
BİR KELİME
BİR DANE
BİR ÖPMEK
BİR BAKMAK la batma..
Baş bir batman taşı kaldırdığı halde,göz bir saçı kaldıramaz..
HEM SENİN MAHİYETİNE ÖYLE CİHAZATLAR VE LATİFELER VERİLMİŞ Kİ O LATİFE SAÇ KADAR AĞIRLIĞA YANİ GAFLET VE DELALETTEN GELEN KÜÇÜK BİR HALETE DAYANAMIYOR..
Madem öyle DİKKAT ET batmaktan kork. (25.06.2010 07:40)
(bakınız: kelime, adem, lale, seni, batman, gaflet, yani, madem, dikkat, öpmek)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 32 |
|
 |
|
|
 |
zeka için ölçü birdir,ama sonsuz ve mutlak olan bir,akıl ve mantık ise mutlak bire uzanamadıkları için izafi birlerin peşindedirler,yani akıl biri tayinde güçlükler çeker; bu bazen pek küçük bazen de pek büyük bir sınırlı kıymettir.çokluk duygusu,akla ve duyulara özel değerler olduğu halde,sıfır,sonsuz ve bir,zekanın akla sızdırdığı değerlerdir... (27.05.2010 15:12)
(bakınız: büyü, akıl, bazen, duygu, zeka, lara, mantık, değer, eğer, sonsuz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"BİR" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|