|
|
 |
 |
|
BİSİKLET |
BİSİKLET terimi
aLpHaE aNtArEs
tarafından 26.03.2005 tarihinde eklendi |
BİSİKLET sizce ne demek,
BİSİKLET size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x, 40 |
|
 |
|
|
 |
bu vasıta beni çooook mutlu ediyor (08.04.2008 14:12)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: beni)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
geçen yazda binememiştim bu yazda binemedim....öylesine özledim ki aslında...arada mahalledeki veletleri durdurup bi tur atıp geleyim diye yalvarasım geliyor....geçen birine teklif ettim...olmaz büyü artık demez mi...oysaki dizlerimdeki yara izleri geçmio ben büyüdükçe....bi yanımızla hep çocuğuz... (25.09.2007 20:46)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: büyü, yara, esin, aslı, artık, büyüdükçe, mahalle, saki, oysa, duru)
|
|
|
|
| x, 35 |
|
 |
|
|
 |
süremedigim birsey :) (25.09.2007 00:18)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Spor, eğlence ve seyahati bir arada sunan mükemmel icat.
İcat edenden Allah razı olsun hem doğaya hem insana yatırım. (15.08.2007 14:02)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: insan, doğa, sana, icat, mükemmel, olsun, spor, seyahat, eğlence, razı)
|
|
|
|
| Bay, 30 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
İlk bisiklet' tanımlamasının tarih kitaplarında farklı isimlerle karşımıza çıktığını görüyoruz.
Leonardo da Vinci'nin 1490'lı yıllara ait çalışmalarında bugünün bisikletine benzer bir çizime rastlanıyor. Ancak, sanatçının pek çok çizimi gibi, bu tasarım da gerçeğe dönüştürülmemiş. Bundan tam 300 yıl sonra, 1790'da, Fransız zanaatkar De Sivrac'ın geliştirdiği 'koşma makinesi' ortaya çıkıyor. 'Célérifére' olarak adlandırılan bu tasarım,
iki tekerleğin bir direkle birleştiril-mesinden ibaret... 19. yüzyılın başlarında ise bisikletin kökeni olarak gösterilen, Alman Baron Karl von Drais'in 'koşma makinesi' ile karşılaşıyoruz.
Drais'in 1817'de geliştirdiği, tümüyle ahşaptan imal edilen ve sonraları 'Draisienne' adıyla anılacak olan bu 'koşma makinesi', Fransız De Sivrac'ın makinesine çok benziyor. Ancak iki tasarımın arasında önemli bir fark var; Drais'in koşma makinesinde ön tekerlek sabit değil yönlendirilebilir... Bir ulaşım aracı olarak pek işlevsel olmayan
'Draisienne' daha çok gençler için bir eğlence aracı olarak görülmüş. 1839 yılı, bisikletin evrimsel gelişimi için önem taşıyor. İskoç demirci Kirkpatrick Mac Millan, arka tekerleğe bağlanan ve döndüren krank düzenekli, pedallı ilk bisikleti geliştirmiş.
Pek çok kaynakta bisikletin gerçek mucidi Mac Millan olarak gösterilse de bu tasarım İskoçya dışına pek çıkmamış. Bu yüzden, Fransız Pierre Michaux, 1850'li yıllarda geliştirdiği pedallı model sayesinde 'bisikletin babası' olarak biliniyor. 'Velocipéde' (velespit) olarak anılan bu modelde gövde ve jantlar tahtadan, tekerlek ise metalden imal edilmiş ve pedal doğrudan ön tekere bağlı. Pedal bir kez döndürüldüğünde ön tekerlek de bir kez dönüyor ve dolayısıyla 'Velocipéde' in hızı ön tekerleğin büyüklüğüne bağlı...
'Velocipéde' bisikletin ticari anlamda ilk başarısıydı ancak bu tasarımın da bazı eksiklikleri bulunuyordu.
Pedalın ön tekerleğe bağlı olma-sından ötürü verimli ve süratli bir sürüş elde edile-miyordu. İmalatçılar ve tasarımcılar daha uygun modeller için çeşitli geliş-tirmeler yaptılar. Bu çalışmalar İngiliz mühendis James Starley'in 1871'de geliştirdiği 'Peni-Çeyrek Peni'
modelinde vücut buldu. İngiliz bozuk paraları peni ve çeyrek peni arsındaki boyut farkı göz önüne alınarak ön ve arka tekerlekler geliştirildi. Arka tekerleğin dört katı çapa sahip olan ön tekerleği, tüp şeklindeki yalın metal iskeletiyle ve kauçuk lastikleriyle 'Peni-Çeyrek Peni', bisiklet tasarımında hızlı ve verimli modellere giden yolda önemli bir aşamaydı. Ancak bisiklet tasarımı hala mükemmel değildi. Bisikletin bu yapısı binmeyi zor hale
getiriyor aniden durma durumlarında kazalar meydana geliyordu.
Lawson tarafından 1874'te geliştirilen 'güvenli bisiklet'te hareket bir dişli ve zincir takımı aracılığıyla arka tekerleğe aktarılarak, tekerlek çapları eşitlendi. Bu yeniliklere veteriner John B. Dunlop tarafından geliştirilen şişme lastikler eklenince önceki modellerin pabucu dama atıldı ve bisiklet bugünkü şekline neredeyse kavuşmuş oldu.
Bundan sonraki adımlar vites sistemlerinin geliştirilmesi hatta otomatikleştirilmesi ve bisikletin ağırlığını azaltan malzemelerin kullanılması şeklinde oldu.
Bugün önemli bir spor dalı olan bisiklet aynı zamanda çevre dostu bir ulaşım aracı.
Yakıt sıkıntısı ve verimlilik gibi kavramların tasarımda önem kazandığı günümüzde, bisiklet süren bir insanın hareket eden tüm canlı ve makinelerden daha az enerji harcadığı saptandı. Teknoloji şaheseri bisiklet, yeri doldurulamayacak bir buluş olarak kalmaya devam ediyor.
Motosikletler ise iki tekerlekli, bisiklet benzeri, içten yanmalı motora sahip bir ya da iki kişilik ulaşım aracıdır.
İlk örnekleri bisikletlere motor takma girişimleriyle ortaya çıkmıştır. 1869 yılında ABD Massachusetts’li Sylvester Roper buhar gücüyle çalışan motosiklet benzeri bir taşıtı geliştirmeye çalışmıştır. 1893 yılında Felix Millet beş silindirli bir motoru bir bisikletin ön tekerleğine takarak bugünkü motosiklete oldukça benzeyen bir taşıt gerçekleştirmiştir.
Başarılı ilk iki tekerlekli motorlu taşıt tasarımını Fransız mucitler Michael ve Eugene Werner gerçekleştirmiştir. Werner kardeşler aracın motorunu, kadronun altına iki teker arasına yerleştirdiler. O tarihten sonra motosiklet tasarımlarında motor hep aynı yerde kalmıştır.
Üretilen motosikletlerde tip ayrımından çok kullanıcıların tercihleri öne çıkmaktadır. Örneğin hem gezi hem de spor motosikletlerinin özelliklerini tek motosiklette barındırma çabası sonucu üretilen gezi-spor motosikletleri çok fazla motor sever tarafından tercih edilmektedir. Tabiki bu motosiklette gezi motosikletinin sürüş rahatlığı olmamasının yanında bir spor motosikletteki hız da beklenmemelidir. Sonuç olarak gezi motorsikletinden daha iyi performansa sahip olup spor motorsikletinden daha iyi sürüş rahatlığı sunan bir motosiklettir. (25.03.2007 20:15)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
| Bayan |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Şimdi hala bisiklete binerim. Ama çocukken bunun zevki bir başkaydı. :) .Çok yaramaz olduğumdan ne yapacağımı evdekiler kestiremezlerdi. Ve her sokağa çıktığımda artık yalvarırcasına tembihte bulunurlardı; ne olur insaflı ol diye. Ben ve arkadaşlar mahallenin belaları. Sapanla cam kırmalar, bahçelerden salatalık çalıp sonrada bunları onların kapısının önünde afiyetle yemeler. Daha nice yaramazlıklar. Ben en çok bisikletle parkın yanındaki inşaattan atlamaya bayılırdım. İkinci kata çıkar ve hızla bisikleti sürerdik ve kumların üstünde kim bisikletinin üstünde düşmeden kalacak diye iddeaya girerdik.Ben kalamadığım zamanlar mutlaka bir yol bulur bir daha denetirdim, :) .
Ahhhhh o günler ahhhhh...
Ama şimdi bu yaşımda yine yaparım...
İçimdeki yaramaz kız sanırım hiç büyümemiş...
hahaha...
Annem duymasın, kadıncağız beni uslandı sanıyor... :) (21.10.2006 20:12)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: zaman, kadın, anne, büyü, çocuk, şimdi, arkadaş, yara, irem, lenin)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
bisikletle 2 çocuğa çarpmıştım... anneleri nası bağırıyodu ya... ikiside hani ailenin tek çocuğu olurda herkes üstüne düşerya onlardandı... oysa benim durumum onlardan daha kötüydü ne biçim kanıyodu dizim... ama hızlı gitmiyodum diye yalan aymıştım... o zaman yarışıyoduk taa.... (29.07.2006 23:45)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: zaman, anne, yalan, arda, lenin, aile, beni, kötü, dizi, daha)
|
|
|
|
| Bayan |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Bisiklet hayal gücüdür, durduğunda devrilir.
Eşitliktir, bazen siz onu taşırsınız, bazen o sizi... (02.06.2006 01:19)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: hayal, bazen, hayal gücü, eşitlik)
|
"BİSİKLET" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|