Antoloji.com Şiir Nedir Üyeler c Gruplar c Mesajlarım
 
 
Nedir.Antoloji.Com
Arayın :
 
Yeni Terim Ekle

Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Serbest Kürsü
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
BÜYÜ BÜYÜ terimi gözcü2004
tarafından 17.4.2003 tarihinde eklendi
BÜYÜ sizce ne demek,
BÜYÜ size neyi çağrıştırıyor?
"BÜYÜ" ile ilgili görüşünüzü aşağıya yazıp "Kaydet" butonuna basın.

Sayfa: 1 2 3 4 5 10 18
sonraki sayfa >>
BayAlmula Erdem Offline
Almula Erdem
x, 18
1 person liked.
0 person did not like.
En kötü zamanlarımda her şeyi en güzele çeviren Canım METİN TUNÇEL :)) (27.1.2017 08:56)
(bakınız: zaman, güzel, canım, kötü, aman, metin, anlar, her şey, zele)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayKadir Yıldız.. Offline
Kadir Yıldız 5
Bay, 31
İstanbul
büyü sihir ve niceleri falcılık mı dersin ya da gaipten haber almaya çalışmak mı dersin bilmiyorum ama bence bunların alayı yalan.. büyü vardır ama yalan dememin nedeni iyi şeyler olmamalarıdır.. gerçekten evlerden ırak yha.. (28.2.2015 15:36)
(bakınız: yalan, gerçek, neden, yorum, bilmiyorum, bence, alışmak, ırak, çalışmak, ersin)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayV u l c a n Offline
V u l c a n
x
'16:44' 'Australia' 'XE33-86'

'Retroactive'
(14.2.2011 20:13)
(bakınız: 2004, takas, gang)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayV u l c a n Offline
V u l c a n
x
...

Contrapunctus I, alto partisinde giren temanın cevabı, soprano partisinde duyulur... Tek temalı ve basit yapıdadır... Daha önce klavye füglerinde rastladığımız örneklere benzer... Temanın her partide işlenişi ve buna eşlik eden kontrpuanların yapısı büyük bir değişiklik göstermez...

Contrapunctus II'de tema, en sonundaki sekizliklerin noktalı olarak duyurulmasıyla başlar... İlk örnektekine benzer bir yapı vardır... Ancak noktalı sekizlikler, temanın dışında da kontrpuan olarak sürekli duyurulur...

Contrapunctus III, temanın ters çevrilmiş şeklini duyurarak başlar... Böylece temada zorunlu bazı nota değişiklikleri, bölüm boyunca partilerin işlenmesinde farklı renkler ortaya çıkmasına neden olur...

Contrapunctus IV, bir önceki bölümdeki temayı değiştirmeden duyurmasına karşın, temanın en sonundaki motiften türetilmiş kontrpuan, genel karakteri bir anda değiştirir... Bu bölüm Bach'ın 1742'den sonra eklediği kısımlar arasındadır...

Contrapunctus V, temanın alto partisinde duyurulmasıyla başlar... Ancak bu kez ilk üç ölçüde ritim değişiklikleri olmuştur... İlk giriş asıl temanın ters çevrimi şeklinde duyurulur... Bas partisinde duyulan cevap dört ölçünün sona ermesini beklemeden üçüncü ölçüde başlar... Tüm girişlerde aynı özellik göze çarpar... Böylece bölümün tümünde daha iç içe ve daha sıkı bir yazı kendini ortaya koyar...

Contrapunctus VI, parçanın başına eklenen bir notla 'Fransız Tarzında' diye tarif edilmiştir... Bach bunu, temayı 'Fransız üvertürü' karakterinde işlediğini belirtmek için yazmıştır... Bas partisinde bir önceki bölümdeki düz şekliyle duyduğumuz tema, soprano ve tenor partisinde ters çevrilmiş ve ritmik olarak çeşitlenmiş haliyle duyulur; alto partisinde yine düz gelir... Ufak bir ritim değişikliğinin tüm karakteri nasıl etkileyebileceğinin en güzel örneklerindendir...

Contrapunctus VII, bir önceki bölümün devamı gibidir... Tema hem önceki fügde duyduğumuz haliyle hem de iki misli büyümüş ve küçülmüş olarak duyulur... Böylece son derece yoğun ve işlek bir yazıyla karşılaşırız...

Contrapunctus VIII, üç temalı bir fügdür ve bu temaların parçanın asıl temasıyla doğrudan ilişkisi yoktur... Her tema bölümün belli bir kısmında işlendikten sonra birlikte fügü sona erdirir...
(15.9.2010 21:01)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayVâveylâ Ten Offline
Vâveylâ Ten
x
müzik...
rüzgar...
karanlık...anlayabiliyor musunuz?
(6.7.2010 06:43)
(bakınız: müzik, karanlık, rüzgar, kara, sunu)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayV u l c a n Offline
V u l c a n
x
Contrapunctus XI, şimdiye dek kullanılan farklı temaları bir arada kullanan ve yeni çeşitlemeler ekleyen bir fügdür... Değişik kaynaklarda iki, üç veya dört temalı füg olarak tanımlandığı olur... Bunun nedeni, önceki temaları sürekli olarak birbiriyle ilişkili olarak kullanmasındadır... Böylece kimi bu partilerin bazılarını sürekli yinelenen kontrpuan partileri olarak görürken, kimi ayrı bir tema olarak algılar...

Contrapunctus XII, 'Ayna Füg' olarak anılır... Bach burada her şeyden önce 3/4'lük ölçüye geçerek temayı ona göre düzenlemiştir... Daha sonra bu temayı kullanarak işlediği dört sesli fügünü sonuna dek yazmış ve tüm eseri aynadan yansıyormuşçasına bir kez daha kâğıda geçirmiştir... Böylece ilk fügdeki bas partisinin ters çevrilmiş şekli, yeni fügde soprano partisi olmuştur... Bu düzenlemeye göre, alto ve tenor partilerinin ters dönmüş şekilleri de birbirlerinin yerini almıştır...

Contrapunctus XIII, bir başka 'Ayna Füg' örneğidir... Bu kez tema onaltılık üçlemelerle sürekli bir hareket kazanmıştır... Bir önceki bölümde olduğu gibi, füg sonuna dek yazıldıktan sonra yine aynadan yansıtılmıştır...


Füg Sanatı'nda ayrıca dört tane kanon yer alır:

Canon alla Ottava, Gigue karakterinde temanın (parçanın ana temasından esinlenmiş) oktav aralığında kanonik olarak işlenmesidir...

Canon alla Decima in Contrapunto alla Terza, temanın senkoplarla değiştirilerek duyurulmasıyla başlar... Kanon yazısı parçanın onuncu derecesinden girer (decima) . Bu ses aynı zamanda üçüncü derecenin bir oktav üstüdür... Üçlemelerle duyduğumuz ikinci bir hareket daha vardır... Son ölçüden önceki bekleyiş, eserin klavyeli bir çalgıyla yorumlanmasında, sanki kadansa olanak vermek için düşünülmüş gibidir...
(17.4.2010 21:36)
(bakınız: ölüm, zaman, şimdi, ayna, neden, arda, sanat, esin, yorum, emel)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayV u l c a n Offline
V u l c a n
x
KV 472... 'Der Zauberer' (19.3.2010 19:59)
(bakınız: bere)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayNUSRET ORHAN Offline
NUSRET ORHAN
Bay, 60
İzmir
Kur'anı Kerim büyü ile uğraşmayı yasaklamıştır.
Bakara Sûresinin 102. Ayetinde;
' Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr) i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi. '

denilerek, büyünün varlığından bahsedilerek, bunlarla uğraşanlara ciddi ikazlar yapılmıştır.
(1.10.2009 16:25)
(bakınız: insan, para, yalan, şeytan, keşke, arda, ahiret, esin, insanlar, melek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baycandacanan Offline
candacanan
x
Büyü ve büyücülük İslâm'da yasaklanmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de büyücülerin iflah olmayacağı (Tâhâ, 20/69) belirtilmiştir. Kâfirler, kendilerini haklı çıkarabilmek, Allah'ın elçilerini yalanlamak için onları büyücülükle, büyü yapmakla suçlamışlardır. Büyücülükle suçlananlar arasında Hz. İsa (es-Sâf, 61/6): Hz. Musa (ez-Zuhruf, 43/49): (ez-Zâriyat, 51/39) , Hz. Süleyman (el-Bakara, 2/102) , Hz. Muhammed (el-Hicr, 15/6) zikredilmektedir. Başka bir ayette, inanmayan kişilerin bütün peygamberleri büyücülükle suçladıkları görülmektedir (ez-Zâriyat, 51/52) . Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde yedi şeyden sakınınız' buyururken ikinci sırada 'sihir yapmayı' zikretmiştir. (Buhârî, Iiasâya 23; Müslim, İman,144) . Başka bir hadiste büyü yapan kişinin küfre girdiğini belirtmiştir. Muhabbet için efsun yapmanın, ipliğe okumanın, büyü yapmanın şirk olduğunu da belirtmiştir (Nesâî, Tahrim 19) . Büyüye inanan kişinin Cennet'e giremeyeceği de (Ahmed İbn Hanbel, II, 83; IV, 399) belirtilmiştir.

Başka bir hadiste de büyücüye, müneccime, gaibden haber veren kimseye inanan kişinin Kur'an'ı inkâr etmiş olduğu belirtilmektedir. (Ebû Davûd, Tıp, 21) .
(27.9.2009 22:22)
(bakınız: çile, yalan, anlam, cennet, muhammed, anlamak, islam, irem, iman, bilmek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baycandacanan Offline
candacanan
x
Büyü yapmak, fala bakmak, yıldıza bakmak, avuca bakmak, bu ve benzeri şeyleri Cenab-ı Zülcelâl Hazretleri men etmiştir. Rasulullah (sav) Hazretleri de men etmiştir. Büyü yapmak, küfre en yakın olan, en kötü haramdır. Hâdis-i şerifte buyruldu ki:

“Müslüman büyü yapmaz. Allah saklasın, imânı gittikten sonra büyü te’sir eder.'

Konuyla alakalı birkaç hadis-i şeriften bahsetmekte fayda var. Zira bu konular günümüzde insanların önemsediği mevzulardandır.

Rasulullah Efendimiz Buyuruyor ki;

“Büyü yapan Allah’a şirk koşmuş olur.” (Nesâî)

“Falcıya, büyücüye, kâhine giderek, onların söylediklerine inanan Kur-ân’ı kerîme inanmamış olur.” (Taberânî)

“Falcıya fal baktıran, onun sözüne inanmasa bile, 40 gün namazı kabûl olmaz.” (Müslîm)

“Fala bakmak, yazı ve çizgi ile gelecekten haber vermek puta tapmak gibidir.” (Ebû Dâvûd)

“Kâhinlik yaparak alınan para haramdır.”(Buhârî)

Peygamberimiz (sav) Hazretleri fala bakanlara, yıldıznameye bakanlara, “lanet olsun” buyurmuştur. Bu tür işlerle uğraşanlar tayfa-i cin’den istifade ederler.

Rasulullah (sav) Efendimizden önce tayfa-i cinler görünürdü. Hatta Rasulullah Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicretinde dahi tayfa-i cin görünürdü. Şeytan da görünürdü. O dönemde büyücülük çok ileride idi. Yıldızlara bakarak bazı şeyleri keşfederlerdi. Bunun sebebi de tayfa-i cinlerdir. Çünkü tayfa-i cinlerin ömürleri çok uzundur. 900 sene yaşayanları da vardır.

Tayfa-i cin, bazı hadiseler hakkında birbirleriyle konuşurlar. Şu şöyle oldu, bu böyle oldu, derler. Aralarında geçen hadiseleri bir takım inançsız insanlara bildirir ve onlara sihir yapmasını ilaç yapmasını öğretirlerdi.

Günümüzde insanlar bu tür kişilere gidip medet umuyorlar. Halbuki bu kişilerden medet ummak, insanların itikadını bozar.

İnsanlar başlarına gelen bir sıkıntı yüzünden böyle sapık kişilere gidiyorlar. O kişi de;

– Kitaba bakıyım, yıldıza bakıyım, falına bakıyım sana büyü yapılmış, deyip birkaç yalan ifade ile; uzun boylu mu desem, kısa boylu mu desem, falında sana sihir yapmışlar, yatağına hınzır tüyü dökmüşler, gibi sözler söyleyip insanları kandırıyorlar.

Bu saçmalıkları dinleyen kişi de;

– Evet, doğru canım, kısa boylu”,

– Ha! bu benim kardeşimin karısı kesin bu yaptı” diyor ve kardeş kardeşiyle, akraba akrabalarıyla düşman oluyor.

Bu işlerle uğraşanların sonu da iyi olmuyor. En sonunda onlar da tayfa-i cin tarafından boğuluyor, kimi deliriyor, kimisi cinnet geçirip helak oluyor.”
(27.9.2009 22:20)
(bakınız: insan, kadın, para, yalan, namaz, deli, şeytan, hadise, araf, kardeş)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2 3 4 5 10 18
sonraki sayfa >>

"BÜYÜ" ile ilgili görüşünüzü aşağıya yazıp "Kaydet" butonuna basın.

DİKKAT: YAZDIĞINIZ YAZI EDİTÖRLERİMİZ TARAFINDAN OKUNDUKTAN SONRA YAYINLANACAKTIR

Bir terime aynı gün içinde en fazla 5 adet anlam yazabilirsiniz.

  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2017. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: BÜYÜ NEDİR? büyü ne zaman?

Antoloji.com
23.2.2017 12:27:57  #4.33#
  » Şiir  » Nedir  » Gruplar  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim
[Hata Bildir]