|
|
 |
 |
|
CENNET |
CENNET terimi
-_-
tarafından 07.01.2003 tarihinde eklendi |
CENNET sizce ne demek,
CENNET size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 39 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
ışık,sonsuz parlaklık,sonsuz huzur,sonsuz sevinç,sonsuz parlaklıktaki ışıl ışıl pırıl pırıl enerji (21.03.2007 21:53)
(bakınız: huzur, ışık, sevi, sonsuz, enerji, sevinç, ışıl, ışıl ışıl, parlak)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 32 |
| Diyarbakır |
 |
|
|
 |
Kur'an-ı Hakimin sırr-ı icazıyla, hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur, bu dünyada bir manevi Cehennemi dalalette gösterdiği gibi, imanda dahi bu dünyada manevi birCENNET bulunduğunu ispat ediyor. Ve günahların ve fenalıkların ve haram lezzetlerin içinde, manevi elim elemleri gösterip hasenat ve güzel hasletlerde ve hakaik-ı şeriatın amelinde[CENNET LEZAİZİ ]gibi manevi lezzetler bulunduğunu ispat ediyor. Sefahet ehlini ve dalalete düşenleri o cihetle, aklı başında olanlarını kurtarıyor. Çünkü, bu zamanda iki dehşetli hal var.
Birincisi: Akıbeti görmeyen, bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzetlere tercih eden hissiyat-ı insaniye, akıl ve fikre galebe ettiğinden ehl-i sefaheti sefahetten kurtarmanın çare-i yeganesi, aynı lezzetinde elemi gösterip hissini mağlup etmektir.
Ve -1- ayetinin işaretiyle, bu zamanda ahiretin elmas gibi nimetlerini, lezzetlerini bildiği halde, dünyevi kırılacak şişe parçalarını onlara tercih etmek, ehl-i İmân iken ehl-i dalalete o hubb-u dünya ve o sır için tabi olmak tehlikesinden kurtarmanın çare-i yeganesi, dünyada dahi Cehennem azabı gibi elemleri göstermekle olur ki, Risale-i Nur o meslekten gidiyor. Yoksa, bu zamandaki küfr-ü mutlakın ve fenden gelen dalaletin ve sefahetteki tiryakiliğin inadı karşısında Cenab-ı Hakkı tanıttırdıktan sonra ve Cehennemin vücuduna ispat ile ve onun azabı ile insanları fenalıktan, seyyiattan vazgeçirmek yolu ile ondan, belki de yirmiden birisi ders alabilir. Ders aldıktan sonra da, 'Cenab-ı Hak Gafurü'r-Rahimdir, hem Cehennem pek uzaktır' der, yine sefahetine devam edebilir. Kalbi, ruhu hissiyatına mağlup olur. İşte, Risale-i Nur ekser muvazeneleriyle küfür ve dalaletin dünyadaki elim ve ürkütücü neticelerini göstermekle, en muannid ve nefisperest insanları dahi o menhus, gayr-i meşru lezzetlerden ve sefahetlerden bir nefret verip aklı başında olanları tevbeye sevk eder. O muvazenelerden, Altıncı, Yedinci, Sekizinci, Sözlerdeki kısa muvazeneler ve Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfındaki uzun muvazene, en sefih ve dalalette giden adamı da ürkütüyor, dersini kabul ettiriyor (16.03.2007 21:37)
(bakınız: insan, zaman, güzel, dünya, cehennem, akıl, nefret, adam, ahiret, esin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Bi adam vardı sevdiğim bana 'aşk' diye seslenen. Sineme başını koyardı ve oraya cennet derdi. (15.03.2007 10:24)
(bakınız: adam, sinem, sevdiğim, sine)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Sierra Leone |
 |
|
|
 |
insallah cennete girebiliriz. kimse cennet mekanindan mahrum kalmak istemez. (09.03.2007 23:53)
(bakınız: mekan, allah)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 24 |
|
 |
|
|
 |
Allah'ın 'rüyalar'ı?
:O:O:O:O:O:O:O:O (tenzih ederim ve tüylerim diken diken) (09.03.2007 19:20)
(bakınız: rüya, diken, deri, tenzih, allah)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 89 |
|
 |
|
|
 |
'...Cennete çık...Sürprizler merdiveninden...''
(Alıntı....ama nereden aklımda kalmış tam hatırlamıyorum....sanırım Shakespeare'di...... :)
... (09.03.2007 18:28)
(bakınız: yorum, merdiven, shakespeare, sürpriz, alıntı, sanırım)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 58 |
| Kayseri |
 |
|
|
 |
^^ İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.^^
(Ankebut Suresi, 58)
^^ Bizim Katımız'da sizi (Bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükâfaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler. ^^
(Sebe Suresi, 37) (05.03.2007 00:07)
(bakınız: güzel, güven, iman, eller, lara, kafa, altın, için, onlar, amel)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Cennet Allah-u Teâlâ’nın mümin kullarına, bir imtihan sahnesi olan dünyada samimiyetle inanıp sâlih ameller yapmaları, haram ve günahlardan sakınmaları karşılığında vâadettiği zevk ve sefâ yeridir, mükâfat yeridir.
Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:
“İman edip de sâlih ameller yapanlar, Rabb’lerinin izniyle içinde ebedî kalacakları ve altlarından ırmaklar akan cennetlere sokuldular.” (İbrahim: 23)
Cennetin genişliği yerle göğün genişliği kadardır.
Âyet-i kerime’de şöyle buyurulmaktadır:
“Rabb’inizin bağışına ve Allah’tan korkanlar için hazırlanmış, genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun! ” (Âl-i imrân: 133)
Bu beyan-ı ilâhî cennetin büyüklüğünü zihinlere yerleştirmek için verilen bir temsildir. Çünkü insanların gözünde yer ve gökten daha geniş bir şey olmadığından, Allah-u Teâlâ o büyüklüğü kullarına tarif etmek için yerle göğün genişliği ile teşbih buyurmuştur.
Cennet ve cehennem hâlen mevcuttur. Bulundukları yeri ancak Allah-u Teâlâ bilir. Cehennem kâfirler için hazırlandığı gibi, cennet de müminler için hazırlanmıştır.
Cennet son derece büyüktür. Milyonlarca insanları ilelebed barındırıp, huzur ve sükuna, rahat ve emniyete eriştiren böyle bir nimetler yurdunun büyüklüğünü tasavvur etmek imkânsızdır.
Cennet, nimet yurdudur. Göz nereye baksa nimet görür. Her kim nereye baksa nimete bakar. Herkes kendilerine verilen nimetleri seyreder. Hiç kimse hiç bir şeye hasret kalmaz.
Hem bedenî, hem de rûhî bakımdan son derece güçlü ve kabiliyetli olacaklardır.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde cennete giren her müminin, ataları Âdem Aleyhisselâm’ınki gibi bir bünyeye sahip olacaklarını, hatta altmış zira’ (yaklaşık kırk metre) boyunda olacaklarını beyan buyurmuştur.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.” (Tirmizî: 2565)
Diğer bir Hadis-i şerif’lerinde ise erkeklerin, bıyıkları yeni terlemiş gençler görünümünde olacaklarını, kadınların ise çok güzel tenli ve çok değerli elbiselere bürünmüş halde bulunacaklarını, onların da on altı yaşlarında olacaklarını beyan buyurmuşlardır.
Rüyetullah:
Müminler cennette bütün nimetlerin üstünde, mekandan münezzeh olarak Allah-u Teâlâ’yı zaman zaman görme saâdetine nâil olacaklardır.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Cennetliklerin Allah katında en kıymetli olanları, Vech-i İlâhi’ye sabah ve akşam nazar ederler.” (Tirmizî: 2556)
Daha sonra şu Âyet-i kerime’leri okumuşlardır:
“Nice yüzler vardır ki o gün ışıl ışıl parlar, Rabb’lerine bakarlar.” (Kıyâmet: 22-23)
Allah-u Teâlâ kendi cemâlini görmekle müşerref kılmak istediği kullarında, görmeye liyakat halkeder. Cennet sakinleri için nimetlerin en büyüğü perdesiz olarak Allah-u Teâlâ’yı görmektir. Bu nimete kavuştukça, diğer bütün nimetleri ve zevkleri unuturlar. O’na bakmaya devam ettikleri sürece hiçbir şeye iltifat etmezler. Cennet, bu nimetin yanında bütün şâşâsı ile sönük kalır.
Kadın, erkek herkes her cuma Allah-u Teâlâ’nın dâveti üzerine O’nun yüce ziyaretine giderler. Nurdan perde kalkar ve Cenâb-ı Hakk’ı dolunay gibi net olarak görürler. Yüzleri daha da güzelleşmiş olarak köşklerine dönerler. Eşleri onları neşe ile sevinçle karşılar.
Allah-u Teâlâ’dan Selâm:
Allah-u Teâlâ cennetlik kullarına Cemâl-i ilâhî’sini şân-ı uluhiyetine layık bir veçhile göstermek lütfunda bulunacak ve onlara hitaben selâm vererek onların kadir ve kıymetini artırmış olacaktır.
Câbir -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Cennet ehli bulundukları nimetler içinde zevke ererken ansızın üzerlerine bir nur parıldar. Başlarını kaldırınca bir de ne görsünler, Rabb’leri onlara üstlerinden nazar etmekte ve:
“Ey cennetlikler! Selâm üzerinize olsun! ” buyurmaktadır.
İşte:
“Çok merhametli bir Rabb olan Allah’tan onlara söz olarak selâm gelir.” (Yâsin: 58)
Âyet-i kerime’si bunu belirtmektedir.
Bunun üzerine onlara nazar buyurur, onlar da O’na bakarlar ve baktıkları süre içinde diğer nimetlerden hiçbir şeye iltifat etmezler. Bu hal araya perde girinceye kadar devam eder ve Rabb’lerinin nuru onların ve yerlerin üzerinde kalır.” (İbn-i Mâce. Mukaddime: 13)
Ebediyet yurdu olan cennetleri rahmeti ile kuşatan Allah-u Telâlâ’nın selâm ve esenlik nuru altında hayat sürmek müminler için tasavvurun fevkinde bir nimettir. (14.02.2007 20:01)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"CENNET" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|