DAĞLAR nedir? DAĞLAR kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
  Nedir Ana Sayfası
  Son 24 Saat
  Yazdıklarım
  Yeni Terim Ekle
TERİM ARA:
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
  Tüm Terimler


En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - başbağlar katliamı
4 - ergenekon
5 - kızlar
6 - kürt
7 - sinan aygün
8 - fethullah gülen
9 - atilla
10 - elif
11 - ergenekon destanı
12 - tuana
13 - deniz gezmiş
14 - dabbe tül arz
15 - esra
16 - ölüm
17 - kabir azabı
18 - arda
19 - elfida
20 - özlem


DAĞLAR DAĞLAR ile ilgili haberler >>
DAĞLAR ile ilgili şiirler >>
DAĞLAR sizce ne demek, DAĞLAR size neyi çağrıştırıyor?
Terimi Ekleyen: -_-
Eklenme Tarihi: 19.04.2003 06:50
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5 6
sonraki sayfa >>

güneydoğuda bi radyodan istek parçası istenmiş BAŞINA BİR HAL GELİRSE CANIM DAĞLARA GEL DAĞLARAAA. polis hemen karşı atakta gecikmemiş tabi onlarda istemiş aynı radyodan DAĞLAR SENİ DELİK DELİK DELERİMMMM
(bakınız: deli, arda, canım, polis, radyo, doğu, istek)
dalgalı
14.03.2005 19:02

ERCİYYESS.
Düsünmüyorum,YiNeDe varim
01.02.2005 18:45

Ne zaman dağlarıma gelsen kahramanım olursun...
(bakınız: zaman, sen, anı)
düs kapani
28.11.2004 21:20

Nurhak


Dört bir yana haber salsam,
Öldü desem inanır mı?
Dağlar bana geri verin
Kadir'imi, Sinan'ımı...

Jandarma kurşunu çaldı,
Canımı tenimden aldı
(bakınız: anı, canım, ana, nur, kadir, ten, jandarma, nurhak, dört)
RAINDROP66
27.11.2004 23:13

DAĞLARIN HAREKET ETMESİ


Bir ayette dağların göründükleri gibi sabit olmadıkları, sürekli hareket halinde bulundukları şöyle bildirilmektedir:


Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler... (Neml Suresi, 88)


Dağların bu hareketi, üzerinde bulundukları yer kabuğunun hareketinden kaynaklanır. Yer kabuğu kendisinden daha yoğun olan manto tabakası üzerinde adeta yüzer gibi hareket etmektedir. İlk olarak 20. yüzyılın başlarında Alfred Wegener isimli Alman bir bilim adamı, yeryüzündeki kıtaların Dünya'nın ilk dönemlerinde birarada bulunduklarını, daha sonra farklı yönlerde sürüklenerek birbirlerinden ayrılıp uzaklaştıklarını öne sürmüştü.

Ancak jeologlar, Wegener'in haklı olduğunu onun ölümünden 50 yıl sonra yani 1980'li yıllarda anlayabildiler. Wegener'in, 1915 yılında yayınlanan bir makalesinde belirtmiş olduğu gibi; yeryüzündeki kara parçaları yaklaşık 500 milyon yıl önce birbirlerine bağlılardı ve Pangaea ismi verilen bu büyük kara parçası Güney Kutbu'nda bulunuyordu. Yaklaşık 180 milyon yıl önce Pangaea ikiye ayrıldı. Farklı yönlere sürüklenen bu iki dev kıtadan birincisi Afrika, Avustralya, Antarktika ve Hindistan'ı kapsayan Gondwana idi. İkincisi ise, Avrupa, Kuzey Amerika ve Hindistansız Asya'dan oluşan Laurasia idi. Bu bölünmeyi izleyen yaklaşık 150 milyon yıl içindeki çeşitli zamanlarda Gondwana ve Laurasia daha küçük parçalara ayrıldılar.

İşte Pangaea'nın parçalanmasıyla ortaya çıkan bu kıtalar sürekli olarak kara ve deniz arasındaki dağılımı değiştirerek, yılda birkaç santimetrelik hızlarla Dünya yüzeyinde sürüklenmektedirler.

20. yüzyılın başlarında yapılan jeolojik araştırmalar sonucunda keşfedilen yer kabuğunun bu hareketi bilimsel kaynaklarda şöyle açıklanmaktadır:

Yer kabuğu ve üst mantodan oluşan 100 km kalınlığındaki Dünya yüzeyi 'tabaka' adı verilen parçalardan oluşmuştur. Dünya yüzeyini oluşturan altı büyük tabaka ve sayısız küçük tabaka vardır. 'Tabaka tektoniği' adı verilen teoriye göre bu tabakalar kıtaları ve okyanus tabanını da beraberinde taşıyarak Dünya üzerinde hareket ederler... Kıtasal hareketin yılda 1 ile 5 cm civarında olduğu hesaplanmıştır. Tabakalar bu şekilde hareket ettikçe Dünya coğrafyasında değişiklikler meydana gelir. Örneğin, Atlantik Okyanusu her sene biraz daha genişlemektedir. 20

Burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Allah dağların hareketini ayette 'sürüklenme' olarak bildirmiştir. Nitekim bilim adamlarının bugün bu hareket için kullandıkları İngilizce terim de 'continental drift' yani 'kıtasal sürüklenme'dir. 21

Kıtaların kayması Kuran'ın indirildiği dönemde gözlemlenemeyecek bir bilgidir ve Allah ayette geçen 'dağları görürsün de, donmuş sanırsın' ifadesiyle insanların bu konuyu ne şekilde değerlendireceklerini önceden bildirmiştir. Ancak bunun ardından bir gerçeği açıklamış ve dağların bulutların sürüklendikleri gibi sürüklendiklerini haber vermiştir. Görüldüğü gibi ayette dağların bulunduğu tabakanın hareketliliğine açıkça dikkat çekilmiştir.

Bilimin çok yeni keşfettiği bu bilimsel gerçeğin, Kuran'da bildirilmiş olması kuşkusuz Kuran'ın mucizelerinden biridir.
(bakınız: ölüm, allah (c.c), insan, zaman, büyü, sen, dünya, deniz, ney, özlem)
NigHt eLf
11.06.2004 18:13

DAĞLARIN GÖREVİ


Kuran'da dağların önemli bir jeolojik işlevine dikkat çekilmektedir:


Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık... (Enbiya Suresi, 31)


Dikkat edilirse ayette, dağların yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliğinin olduğu haber verilmektedir. Kuran'ın indirildiği dönemde hiçbir insan tarafından bilinmeyen bu gerçek, günümüzde modern jeolojinin bulguları sonucunda ortaya çıkarılmıştır.

Eskiden dağların sadece yeryüzünün yüzeyinde kalan yükseltiler olduğu düşünülmekteydi. Ancak bilim adamları dağların sadece yüzey yükseltileri olmadıklarını, dağ kökü adı verilen kısımları ile kimi zaman kendi boylarının 10-15 katı kadar yerin altına doğru uzandıklarını fark ettiler. Bu özellikleriyle dağlar, tıpkı bir çivinin ya da kazığın çadırı sıkıca yere bağlamasına benzer bir role sahiptir. Örneğin zirvesi yeryüzünden 9 km yukarıda olan Everest Dağı'nın 125 km'den fazla kökü vardır. 13


-Dağların toprak seviyesinin oldukça derinlerinde kökleri vardır.14


-Şematik kesit. Kazık şeklindeki dağların toprağın içerisine iyice yerleşmiş kökleri vardır.15


-Dağların derin kökleri dolayısıyla şekil olarak kazıklara benzediklerini gösteren diğer bir resim.16


Ayrıca dağlar, yeryüzü kabuğunu oluşturan çok büyük tabakaların hareketleri ve çarpışmaları sonucunda meydana gelir. İki tabaka çarpıştığı zaman daha dayanıklı olanı ötekinin altına girer. Üstte kalan tabaka kıvrılarak yükselir ve dağları meydana getirir. Altta kalan tabaka ise yeraltında ilerleyerek aşağıya doğru derin bir uzantı meydana getirir. Dolayısıyla daha evvel de belirttiğimiz gibi dağların yeryüzünde gördüğümüz kütleleri kadar, yeraltına doğru ilerleyen derin bir uzantıları daha vardır. Bilimsel bir kaynakta dağların bu yapısı şöyle tarif edilir:

Kıtaların daha kalın olduğu dağlık bölgelerde yer kabuğu mantoya derinlemesine saplanır. 17

Dünyaca ünlü deniz altı jeologlarından biri olan Prof. Siaveda ise, dağların yeryüzüne kökler şeklinde saplı olduklarından bahsederken, şöyle bir yorumda bulunmuştur:

Kıtalardaki dağlar ve okyanuslardaki dağlar arasındaki temel fark materyalindedir... Fakat her ikisinde de dağları destekleyen kökler vardır. Kıtalardaki dağlarda, hafif ve yoğunluğu az madde yerin içine doğru kök olarak uzanır. Okyanuslardaki dağlarda da, dağı kök gibi destekleyen hafif madde vardır… köklerin fonksiyonu, Arşimed kanununa göre dağları desteklemek içindir. 18



Ayrıca halen Amerikan Bilim Akademisi Başkanı olan Frank Press'in dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir. 19

Başka Kuran ayetlerinde ise, dağların bu işlevine, 'kazık' benzetmesi yapılarak şöyle işaret edilir:

Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi, 6-7)


Yine bir başka ayette Allah 'Dağlarını dikip-oturttu' (Naziat Suresi, 32) şeklinde bildirmektedir. Bu ayette geçen 'ersayha' kelimesi 'köklü kıldı, sabit yaptı, demirledi, yere çaktı' anlamlarına gelmektedir. Bu özellikleri sayesinde dağlar, yeryüzü tabakalarının birleşim noktalarında yer üstüne ve yer altına doğru uzanarak bu tabakaları birbirine perçinler. Bu şekilde, yer kabuğunu sabitleyerek magma tabakası üzerinde ya da kendi tabakaları arasında kaymasını engeller. Kısacası dağları, tahtaları birarada tutan çivilere benzetebiliriz.

Bugün biliyoruz ki, yeryüzünün kayalık olan dış katmanı derin faylarla kırılmıştır ve erimiş magma üzerinde yüzen plakalar halinde parçalanmıştır. Dünya'nın kendi ekseni çevresindeki dönüş hızının çok yüksek olmasından ötürü, yüzen plakalar eğer dağların sabitleştirici etkisi olmasaydı, hareket halinde olacaklardı. Böyle bir durumda yeryüzü üzerinde toprak birikmeyebilir, toprakta hiç su depolanmayabilir, hiçbir bitki filizlenmeyebilir, hiçbir yol, ev inşa edilemeyebilirdi; kısacası Dünya üzerinde hayat mümkün olmayabilirdi. Ancak Allah'ın rahmetiyle dağlar tıpkı çiviler gibi görev yaparak, yeryüzündeki hareketliliği büyük ölçüde engellerler.

Görüldüğü gibi, modern jeolojik ve sismik araştırmalar sonucunda keşfedilen dağların çok hayati bir işlevi, yüzyıllar önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim'de Allah'ın yaratmasındaki üstün hikmete bir örnek olarak verilmiştir. Bir başka ayette şöyle buyrulur:


... Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı... (Lokman Suresi, 10)
(bakınız: aşk, allah (c.c), insan, hayat, zaman, ben, kuran-ı kerim, para, büyü, sen)
NigHt eLf
11.06.2004 18:12

başına bir hal gelirse canım
dağlara gel dağlara...
(bakınız: anı, canım, baş)
siyaha_elveda
24.02.2004 22:33

beni alıp büyüten,heybetiyle eğiten,bereketiyle yaşatan,bakınca içimi bi çocuk sevincine boğan bi garip toprak.
(bakınız: ben, büyü, çocuk, cin, toprak, garip, sevi, ten)
birusk
12.02.2004 23:48

Yüce dağlar, ne kararır, pusarsın,
Aştı mı ola kömür gözlüm başından?
Azıcık derdime dert mi katarsın?
Alem sele gitti gözüm yaşından!

Ey Karadağ melul melul kalasın,
Ateş düşe cayır cayır yanasın,
Dilerim Allahtan bana dönesin.
Ayrılasın gül memeli eşinden!

Zalim taşçılar taşın kessin,
Başında kızgın sam yeli essin,
Evvel benim idi, dert, senin olsun,
İnilesin burçların borandan, kıştan!

Karacaoğlan der ki, hani meralim,
Dağlar, sana söyle var mı zararım?
Yarimi yitirdim, ararım,
Gümanım var, koyağında, taşında!

Karacaoğlan
(bakınız: allah (c.c), ben, sen, gül, düş, anı, esin, göz, ada, dil)
eclemif
28.12.2003 15:30

<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5 6
sonraki sayfa >>

       
 
             
 
               
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: DAĞLAR nedir? DAĞLAR kimdir?


06.07.2008 15:02:49
» Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim