|
|
 |
 |
|
DECCAL |
DECCAL terimi
sahipkıran
tarafından 18.09.2003 tarihinde eklendi |
DECCAL sizce ne demek,
DECCAL size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 23 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Deccâl hakkında bilgi için www.sevde.de sitede bulunabileceksiniz... Mekke ve Medine'ye haram olan tüm şehirlere girecek ve tüm dünyayı istila etmiş olacaktır bir gün Hz.İsa gökten inip tüm şehirleri geri alacak, tüm dünyayı kurtarmış olacak ve Deccâl'ı öldürecek.. (08.07.2004 00:40)
(bakınız: dünya, din, bilgi, şehir, kurt, çin, hz.isa, isa, dün, www)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Zimbabve |
 |
|
|
 |
Abesle iştigali cağırıştırıyor. (21.01.2004 09:48)
(bakınız: ali)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
deccal, ahir zamanda gelecegi belirtilen sahs-ı manevidir. yani sahs-ı manevi dedigimiz sey bir grup da olabilir bir akım da, ya da bir insan da... yani bu insanlıgın tahribatı, daha kotuye gitmesi icin calısacak olanlardır... kim ya da ne oldugu farketmez...
bu sahs-ı manevi su anki kapitalizm, komunizm filan olabilir diyorlar... boyle konulara pek girmiyorum...
risaleleri okursaniz bunun cevabını mutlaka bulacaksınızdır... (19.01.2004 19:22)
(bakınız: insan, zaman, kapitalizm, yorum, cin, nev, ali, isa, fil, risale)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 29 |
| Bursa |
 |
|
|
 |
MEHDİ KAVRAMI
Mehdi kimdir?
Kelime manası: “Hidayete vesile olan.”
Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Büyük Lûgatta Mehdi kelimesi,
“Hidayete eren veya hidayete vesile olan” şeklinde ifade edilmiş.
Her devirde “Mehdi”lerin var olacağı da Saidi Nursî Hazretleri tarafından aynı lûgatta belirtilmiş. Bütün mürşidler hidayete vesile olurlar:
Onlardan (insanlardan imamlar (mürşidler) kıldık, emrimizle (insanları) hidayete erdirsinler diye. Secde-24 Öyleyse genel anlamda Allah’a ulaştırmaya vesile olan bütün mürşidler “Mehdi” yani “hidayete vesile olan”lardır.
Secde Suresinin 24. âyet-i kerimesi şunları söylüyor:
1- Mürşidler Allah tarafından mürşid kılınıyor, yani hidayete ulaştırmak konusunda mürşidlere Allah vazife veriyor.
2- Mürşidler Allah’tan aldıkları emirleri tebliğ ederek insanları hidayete ulaştırıyorlar.
Hidayet ruhun, insan ölmeden evvel Allah’a kavuşmasıdır. (Bu konuda Kur’ân-ı Kerim’de 95 âyet-i kerime yer almıştır) .
Muhakak ki hidayet Allah’a kavuşmaktır. Al-i İmran-73
Muhakkak ki Allah’a kavuşmak var ya işte o hidayettir.
Bakara-129 En’am-71
Öyleyse “Mehdi” insanların hidayetine vesile olan, yani onların ruhlarının ölmeden evvel Allah’a ulaşmasına vesile olan yetkilidir.
Saidi Nursi Hazretleri bu zat hakkında aynı lûgatte şunları söylüyor:
“Cenabı Hak kemali rahmetinden, şeriatı İslâmiyetin ebediyyetine bir eseri himayet olarak, her bir fersadı ümmet zamanında bir muslih veya bir müceddid veya bir halife-i zişân veya bir kutb-u a’zâm veya bir müşid-i ekmel veyahud bir nev Mehdi hükmünde mübaret zatları göndermiş, fesadı izâle edip milleti ıslâh etmiş. Dini Ahmediyi (A.S.M) muhafaza etmiş. Madem adeti öyle cereyan ediyor; ahir zamanın en büyük fesadı zamanında elbette en büyük bir müctehid, hem en büyük bir müceddit, hem hâkim, hem mühdi, hem mürşid, hem kutb-u az’âm olarak bir zâtı nurâniyi gönderecek; ve o zât da Ehl-i Beyt-i Nebeviden olacaktır. Cenâb-ı Hak, bir dakika zarfında beynes-semâ ve-l arz aleminin bulutlarla doldurup boşalttığı gibi, bir saniyede denizin fırtınalarını teskin eder ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin nümunesini ve yazda bir saatte kış fırtınasını icad eden Kadir-i Zülcelâl, Mehdi ile de Alem-i İslâmın zulumatını dağıtabilir ve vadetmiştir, vâdini elbette yapacaktır. Kudret-i İlâhiyye noktasında bakılsa, gâyet kolaydır. Eğer daire-i eshâb ve Hikmet-i Rabbâniye noktasında düşünülse, yine o kadar ma’kul ve vuku’a lâyıktır ki; “Eğer Muhbir’i sadıktan rivayet olmazsa dahi, her halde öyle olmak lâzımdır ve olacaktır” diye ehli tefekkür hükmeder.”
Görülüyor ki Saidi Nursî Hazretleri, Mehdi’nin mutlaka geleceğinden emindir.
Bu konuda Kur’ân-ı Kerim ne diyor acaba?
Cevap çok açık ve çarpıcıdır:
Apacık bir dumanın semaya geldiği (semayı kapladığı) günü (zamanı) gözetle. Duhan-10
Öyle bir duman ki insanları saracaktır. Bu can yaka (elim) bir azaptır. Duhan-11
Onlar: Rabbimiz bizden bu azabı kaldır, muhakkak ki biz müminleriz derler. Duhan-12
Nerde onlarda öğüt almak. Andolsun ki onlara apaçık bir resul geldi. Duhan-13
Sonra ondan (o resulden) yüz çevirdiler ve öğretilmiş bir deli dediler. Duhan-14
Muhakkak ki biz onlardaki azabın birazını kaldırırız. Duhan-15
Bu Surede, Allah’ın gözetle hitabı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ’dir. O’nun gönül gözüne Allah kıyamete yakın bir tarihte vuku bulacak bir olay gösteriyor. Bir atom harbi. Her iki tarafın da atom bombaları patlatmaları ve gökyüzünü bu sebeple duman kaplaması. Nitekim Kur’ân-ı Kerim tefsirlerinde bu dumanın, kıyamet alâmetlerinden olduğu ifade ediliyor. Irak Kuveyt’teki petrol rafinerilerini ateşe vermesiyle de geçen yıl böyle bir dumanın Kuveyt’in göklerini kapladığını gördük.
İşte böyle bir devrede yani Peygamber Efendimiz (S.A.V) ’den asırlarca sonra Allah bir Resulü vazifeli kılıyor.
Ve bu Resulü ve bütün gökleri kaplayan dumanları Peygamber Efendimiz (S.A.V) ’e kalp gözüyle gösteriyor.
... Ve de bu Resul’e onun zamanında yaşayan ve dumana maruz kalacak olan insanların DELİ diyecekleri de açıkca âyet-i kerimelerde yer almış.
Görülüyor ki, kıyamete yakın bir zamanda bir Resulün (Mehdi Resul) vazifeli kılınacağını tevile imkan vermeyecek kadar açık bir biçimde Kur’ân âyet-i kerimeleri ifade etmektedir.
Mehdi yoktur, bu bir safsatadır diyen ve bu hükmün, çok iyi bildiklerini ima ettiği Kur’ân-ı Kerim’e dayalı olduğunu iddia edenlere ithaf olunur.
Kendilerine hidayet geldiğinde, insanları imandan meneden şey, onların “Allah bizlere beşerden bir resul mü ba’s edecek” demeleridir. İsra-94
Onlara Resullerimiz beyyinelerle (isbat vasıtaları) geldikleri zamanlarda bizi beşer mi hidayete erdirecek derler ve bu sebeple küfre düşer ve yüz çevirirler. Tegabün-6
“Zamanınızın İmamı’na tâbî olmadığınız takdirde cahiliyet adetleri üzere ölürsünüz.” (Hadis-i Şerif) (06.01.2004 20:34)
(bakınız: allah (c.c), insan, zaman, türk, büyü, acı, deniz, deli, laz, din)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 29 |
| Bursa |
 |
|
|
 |
'Mehdî' kelimesi arapçada hidayete vesile olan, hidayete erdiren anlamında kullanılan bir kelime. Ansiklopedik büyük lügatta ise yine aynı şekilde bir ifade kullanılmakta, 'hidayete erdiren ve hidayete vesile olan' tarzında. Allahû Teâlanın.bütün evliyası (eğer mürşidse) insanların hidayete ermesine vesile olan insanlardır ve hepsi de bu itibarla Mehdî'dirler. Nitekim osmanlıca türkçe ansiklopedik büyük lügatta SAİD-İ NURSİ Hz. 'her devirde mutlaka Mehdîlerin var olacağını kıyamete kadar da bunların devam edeceğini' ifade etmektedir.
Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lugat'ın 1985 baskısında sayfa 607 ve MEHDİ - konusunda şunlar yazılı:
MEHDİ: Hidâyete eren veya hidayete vesile olan. Sâhib-üz-zaman. 'Hususi ve şahsi bir tarzda Allah'ın hidayetine mazhar olan, kendisine Cenâb-ı Hak tarafından yol gösterilen' manasınadır. Bu kelime ihtida etmiş olanlar için de kullanılmıştır. Mehdi-yi Resul, Mehdi-yi muntazır da denir. Ahir zamanda gelip bütün müslümanları Hakaik-i İmaniye ve Kur'âniyeyi câmi' eserleri ile uyandıracak, dinlerini takviye ve imanlarını tecdit edecek olan Peygamberimiz (A.S.M) Al'inden bir Zâttır. Hz. Peygamber Efendimizin Mehdi hakkındaki tavsiflerinden anlaşılıyor ki; 'Cenab-ı Hak kemâl-i kereminden Din-i Muhammedinin (A.S.M.) ebediyetine bir alâmet olarak her asırda, her fitne zamanında Mehdi mânâsında bir zâtı gönderip onunla Din-i İslâmı te'yid buyurmuştur. 'Mehdi-misâl zâtlar gelmişlerdir. Deccâl ismiyle tâbir edilen dehşetli bir şahsın, Müslümanları İslâmiyetten uzaklaştırmak ve sefâhet ve dalâlete ve dinsizliğe sevk etmeye çalışmasına karşı, İslâmiyyeti, Kur'âni eserleriyle müdafaa eden ve Kur'ânın ve imânın hakikatlarını izah ve isbat ile müslümanların imânlarını kuvvetlendiren, taklidi imânları tahkiki imân kuvvetine tebdil eden ve ehl-i imânı ikâz edip uyandıran ve her hâliyle Hz. Peygambere (A.S.M.) tâbi olan evliyaullahtan, mücâhid, ferid ve cadde-i Kübra-i Kur'âniye yolunda giden be bu cadde-i kübrayı gösteren rehber-i zaman, yüksek bir zattır.
(Sual: Ahir zamanda Hz. Mehdi geleceğine ve fesada girmiş âlemi ıslâh edeceğine dâir müteaddid rivâyât-ı sahiha var. Halbuki, şu zaman, cemaat zamanıdır; şahıs zamanı değil. Şahıs ne kadar dâhi ve hattâ yüz dâhi derecesinde olsa bir cemaatin mümessili olmazsa, bir cemaatin sahs-ı mânevisini temsil etmezse; muhalif bir cemaatin şahs-ı mânevisine karşı mağlubdur. Şu zamana - kuvvet-i velâyeti ne kadar yüksek olursa olsun- böyle bir cemaat-i beşeriyenin ifsâdat-ı azimesi içinde nasıl ıslâh eder? Eğer Mehdi'nin bütün işleri harika olsa, şu dünyada Hikmet-i İlâhiyyeye Kavânin-i Adetullâha muhalif düşer. Bu Mehdi mes'elesinin sırrını anlamak istiyoruz?
El-Cevâb: Cenâb'ı Hak, kemâl-i rahmetinden, Şeriat-ı İslâmiyyenin ebediyyetine bir eser-i himâyet olarak, her bir fesâd-ı ümmet zamanında bir muhlis veya müceddid veya bir halife-i zişân veya kutb-u a'zâm veya mürşid-i ekmel veyahut bir nevi Mehdi hükmünde mübârek zâtları göndermiş, fesadı izâle edip milleti islâh etmiş. Din-i Ahmediyi (A.S.M.) muhafaza etmiş. Mâdem âdeti öyle cereyan ediyor; âhir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük müctehid, hem en büyük bir müceddit, hem hâkim, hem mühdi, hem mürşid, hem kutb-u a'zâm olarak bir zâtı nurâniyi gönderecek; ve o zât da Ehl-i Beyt-i Nebeviden olacaktır. Cenâb-ı Hak, bir dakika zarfında baynes-semâ ve-l arz âlemini bulutlarla doldurup boşalttığı gibi, bir saniyede denizin fırtınalarını teskin eder ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin nümunesini ve yazda bir saatte kış fırtınasını icad eden Kadir-i Zülcelâl, Mehdi ile de Alem-i İslâmın zulumatını dağıtabilir ve vâdetmiştir, vâdini elbette yapacaktır. Kudret-i İlâhiyye noktasında bakılırsa, gâyet kolaydır. Eğer dâire-i esbâb ve Hikmet-i Rabbâniye noktasında düşünülse, yine o kadar ma'kul ve vuku'a lâyıktır ki; 'Eğer Muhbir-i Sâdıktan rivâyet olmazsa dahi, her hâlde öyle olmak lâzım gelir ve olacaktır', diye ehl-i tefekkür hükmeder. M.)
Görülüyorki Mehdi kelimesi; 'hidayete eren veya hidayete vesile olan. Sahibi zaman. Hususi ve şahsi bir tarzda Allah'ın hidayetine mazhar olan, kendisine Cenab-ı Hak tarafından yol gösterilen' kişi için kullanılıyor.
Mehdi-yi Resul tamlaması yapıldığına göre, Mehdi Peygamber olmayan bir Resuldür. Mehdi-yi muntazır, kıyameti bekleyen Peygamber Efendimizin soyundan gelen bir zat olup, vasıfları şöyle izah edilmiş;
İslâmiyeti Kur'ân-i eserleriyle müdafaa eden, ve Kur'ân-ın ve imânın hakikatlerini izah eden ve ispat eden...
Taklidi imânları tahkiki imâna tebdil eden...
Ehli imânı ikaz edip uyandıran...
Her haliyle Peygamber Efendimize (A.S.M.) tabi olan...
Evliyaullahtan, mücahid, ferid...
Caddei Kübra'dan (Sırat-ı Müstakiym'den) , Sırat-ı Müstakiymi Kur'âniye yolunda giden ve Sırat-ı Müstakiymi gösteren.. Zamanın rehberi..
Mehdi gelir mi, gelmez mi sualinin cevabı ise şöyle:
...'Kadiri Zülcelâl, Mehdi ile İslâm âleminin karanlıklarını dağıtabilir, ve vaadetmiştir, vaadini elbette yapacaktır. Allah'ın kudreti noktasından bu gayet kolaydır. Eğer sebepler açısından ve Allah'ın hikmetleri açısından düşünülürse yine o kadar ma'kul ve oluşmaya layıktır. Eğer Sadık Haberci den (Peygamber Ef. (S.A.V) rivayet edilmiş olmasa dahi 'Her halde öyle olması lâzım gelir ve olacaktır' (Mehdi mutlaka gelecektir) diye ehli tefekkür (düşünürler) hükmeder.'
said nursi h.z'leri zamanın sonunda mehdi as'ın geleceğini söylüyor.said nursi hz'leri bu inancın hurafe olmadığını ve ayrıca ruhban sınıfının da bir inancı olmadığını söylülür...
bazı yazılarında ise mehdi ile kendisini mukayese edenlere şöyle diyor'onun görevi bizimkinin çok fevkindedir'
ve ayrıca kendisi mehdi hakkında 'biz o'na zemin hazırlıyoruz.'
'mehdi'nin ilk açıklamaları 1976 senelerinde olacaktır.' demiştir. (03.01.2004 23:38)
(bakınız: allah (c.c), insan, zaman, türk, büyü, sen, dünya, deniz, laz, din)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
Hahi, bunca zaman beklediniz. İtiraf etme zamanı geldi. O benim. Kendimden şüpheleniyorum. İpuçlarına ulaşmış olsamda kesin delillere sahip değilim. (03.01.2004 14:30)
(bakınız: zaman, ben, deli, din, anı, esin, yorum, ilim, şüphe, itiraf)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: 'Biz, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında iken Beni Hâşim'den bir grub genç geldi. Resülullah aleyhissalâtu vesselâm onları görünce, gözleri yaşla doldu ve rengi değişti. Ben: '(Ey Allah'ın Resülü!) Şimdiye kadar, mübarek yüzünüzde hoşumuza gitmeyen bir manzara hiç görmemiştik, (şimdi ne oldu da bizi üzen bir ifade ile karşılaşıyoruz?) ' dedim. Şu cevabı verdiler:
'Biz öyle bir Ehl-i Beytiz ki, Allah bizim için dünyaya mukabil ahireti tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne maruz kalacak. Nihayet, meşrık (doğu) tarafından beraberlerinde siyah bayraklar olan bir kavim gelecek. Bunlar hayır (saltanat) isteyecekler, fakat istekleri yerine getirilmeyecek. Bunun üzerine onlar savaşacak. Allah onlara yardım edecek. Bundan sonra istedikleri (hükümdarlık) kendilerine verilecek. Ne var ki, onlar bunu kabul etmeyip emirliği Ehl-i Beytim'den bir adama tevdi edecekler. Bu (Emîr) de, insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi, yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Artık sizden kim o güne yetişirse kar üstünde emeklemek suretiyle de olsa onlara varsın (katılsın) ' buyurdu.'
Sevbân radıyallahu anh anlatıyor: 'Reslülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: 'Sizin hazinenizin yanında üç kişi kavga edecek: Üçü de bir halifenin evladıdır. (Halifelik) bunların hiçbirine nasip olmayacaktır. Sonra meşrık (doğu) cihetinden siyah bayraklar (taşıyan bir ordu) zuhur edecek, hiçbir kavmin öldürmediği şekilde sizi öldürecek.'
Ravi der ki: 'Sonra (Aleyhissalâtu vesselam) ezberde tutamadığım bir şey daha söyledi. Son olarak da: 'Onları görünce onlara derhal biat edin, kar üzerinde emekleyerek de olsa! ' buyurdular. Çünkü o, Allah'ın halifesidir, Mehdidir.'
Hz. Ali anlatıyor: 'Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Mehdi bizden, ehl-i Beyt'imizdendir. Allah onu bir gecede ıslah eder (yani tevbesini kabul eder, hizmetini yapacak hale getirir. Doğruyu ilham eder ve muvaffak kılar) '.
Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: 'Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: 'Biz Abdulmuttalib'in oğullarıyız. Cennet ehlinin efendileriyiz: Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.'
Abdullah İbnu'l Haris İbni Cez'iz-Zübeydi radıyallahu anh anlatıyor: 'Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) : 'Doğudan birtakım insanlar çıkacak ve Mehdi için zemin hazırlayacak' buyurdular. O Mehdi'nin hakimiyetini kastediyor.' (29.12.2003 20:47)
(bakınız: allah (c.c), insan, ben, gece, dünya, gözler, din, savaş, cennet, anı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
Günümüz insanının düştüğü hata, kendi dinini Hristiyanlığın öğretileri ile karşılaştırıp yoruma tabi tutmak. Deccal haktır, hak olduğunu anlatan yol büyükleri vardır....
İsa (A.s) niçin geldiği bellidir. Nasıl geleceği de.... Ve ne için geleceği de... Uzatmanın gereği de yok sanırım... Bazen sözlerinize dikkat edin.
Sizlere Seyyid Abdülkadir Geylani ve İmam-ı Rabbaninin mübarek yolundan gelen ve o yolun büyüklerinden birinin sözü:
- Mehdi geldiğinde bizler ona hazır olmalıyız....
Benim dinim Hristiyanlıkla karşılaştırılıp bireylerde zihin bulanıklığı yaratılmasın. Veya yanlış bilgilenenler zihinlerini safileştirsinler....
Bir örnek daha, İslami yönetimle demokrasiyi bir tutup bir dönem bu millete demokrasiyi güzel bir yönetim diye benimsettiler. Benim! komplekse giren yoldaşım çok sevindi buna.
Şu naraları attı bir zaman:
İslamiyet, en güzel demokrasidir. (29.12.2003 17:38)
(bakınız: insan, zaman, ben, büyü, güzel, din, abdülkadir geylani, demokrasi, düş, anı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 27 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
Deccal, gelmeden önce insanlar israf eder...
İsraf eden, Deccalin kucağına düşmüştür. (Hadis)
Tüketim anlayışımızı kontrol edin...
2- Deccal gelmeden önce insanlarda onun zihniyeti hakim olacaktır. Yani geldiği zaman insanlara zor gelebilecek hiçbirşey olmayacaktır...
3- Deccal'in sahte cennet ve cehennemleri olacaktır.
- Günümüzde özellikle hassasyetleri yüksek olan müslüman gençlerimiz karşı cinse kapılıp kendini cehenneme doğru sürüklemektir.O sürükleniş görünürde cennet gibi gelir insana fakt netice de işlediğin günahlarla cehenneme doğru yol almaktasın.
4- O'nun gücü teşkilatlarının güçlü olmasından kaynaklanacaktır.
5- O gelmeden önce İslami bilgileri bilen çok az insan olacaktır. O'nu güçlü kılanda insanların cahilliği olacaktır.
6- Bütün dünyada onun zihniyeti hüküm sürecektir.
Bediüzzaman' ın Deccal hakkındaki uzun açıklamalarından bir bölüm...
Deccal haktır. Decaal'in hak olması benim o konuda gereksiz tartışmalara girmeme gerekli kılmaz.
Selam ve Dua ile... (28.12.2003 23:14)
(bakınız: ölüm, insan, zaman, ben, bediüzzaman said nursi, dünya, dua, din, cehennem, cennet)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"DECCAL" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|