BUGÜNKÜ GAZETELER
Gazeteler  Sabah Gazeteler  Milliyet Gazeteler  Zaman Gazeteler  Sözcü Gazeteler  Habertürk Gazeteler  Taraf Gazeteler  Cumhuriyet Gazeteler  Fotomaç Gazeteler  Türkiye Gazeteler  Tüm Gazeteler

Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              deist nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
DEİST DEİST terimi Maî
tarafından 08.06.2004 tarihinde eklendi
DEİST sizce ne demek,
DEİST size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2 3 4 5 10
sonraki sayfa >>
BayHadibadi Efe.. Offline
Hadibadi Efendi
x
4 person liked.
8 person did not like.
tembellikte zirve insanlar...ibadet etmek,yasaklara uymaya çalışmak kolay mı? değil. (30.11.2013 15:28)
(bakınız: insan, insanlar, ibadet, lara, ve insan, alışmak, yasak, tembellik, çalışmak, bade)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bays€v€rUs78 Offline
s€v€rUs78
x
Açıkçası Deizmim ne olduğunu yeni öğrenmekle beraber henüz doyurucu bir bilgiye ulaşabilmiş değilim,ama araştırmaya devam etmek niyetindeyim.Din alimi değilim ama din ve inanışlarla ilgili okuduğum kitaplar bana hep aynı şeyi öğütlüyor 'DOĞRU İNSAN' olmayı....yüreğimde taşıdığım Yaradana inancım tam,tüm semavi dinler ve düşünce sistemleri kendi kuralları(hukuk kuralları diyorum) doğrultusunda ibadeti şart koşuyorlar ama hepsi aynı şeyi söylüyor....O halde dinler üstü bir inanışla tün dinleri saf bırakarak Yaradana neden 'BEN' ulaşmayayım... (03.08.2013 23:33)
(bakınız: insan, kitap, mavi, neden, bilgi, yara, düşünce, adana, yorum, doğru)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanGülsüm Yerli.. Offline
Gülsüm Yerlikaya
Bayan, 25
İstanbul
5 vakit namaz kılmasına rağmen hala deistim diyelibilen bi arkadaşımı hatırladım valla :) (27.06.2013 11:05)
(bakınız: namaz, arkadaş, hala, adım, bile, akit, hatır, kada, 5 vakit namaz, arkadaşım)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayilhan aziz Offline
ilhan aziz
x
..tanrıyı kabul eden dinleri kabul etmeyen düşünce.. (16.04.2013 23:03)
(bakınız: tanrı, düşünce, dinle, dinler, kabul)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanNevin Subaşı Offline
Nevin Subaşı
Bayan
Yunus Emre

Bknz:

'Yâ İlâhî ger suâl etsen bana'

-12.13. yy Türkçe söylemi baskın-

Popülize edilen ve sadeleştiği görülen şiirlerin, dil kullanımı
dışında diğer Yunus lar ile ayrıştırıcı özelliklerden yalnızca birinden söz edecek olunursa; Allah ile kul arasındaki yakınlığı 'resmiyete dönüştüren tavırdan'
başlanabilir.

Emrem Yunus ile Miskin Yunus arasında benzerlikler varsa da
Yunus Emre'nin 14.15. yüzyıllardan önce yaşadığı unutulmamalıdır.

Yunus Emre'nin şiirleri Deist bir yapı içerdiğini bir yana bırakırsak;
onun eserlerinde özgün dil araçları kullanarak kendi döneminin güncel Türkçe kullanımı tek başına Şaheserdir
(06.07.2012 00:06)
(bakınız: şiir, türk, arda, yunus emre, yalnız, rakı, türkçe, sade, söyle, emre)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayBy Özgür Offline
By Özgür
x
DEİSTLERİN İDDALARI ve TANRI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - KURAN AYETLERİ nin DEİSTLERE VERDİĞİ CEVAPLAR

İddaa 1) benim allahımın haram ayları olmaz benim allahımın her ayı mubarek ve kutsaldır

Cevap:

Araplarda söz konusu olan bu haram aylar, Hz İbrahim (as) ’in hak dininden onlara miras kalan bir bilgidir Cahiliye Arapları, bazen bunların yerlerini değiştirseler de, bu İbrahimî geleneği sürdürmüşlerdir

Câhiliye devrinde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı Bu aylarda panayırlar kurulur, şiir yarışmaları yapılır; yahudiler, hristiyanlar ve puta tapıcılar dinlerini yayarlardı Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için 'Ficâr savaşı' denirdi

İslam dini prensip olarak ulaştığı toplumlarda var olan iyi ve güzel uygulamalara dokunmaz

Doğrusu, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü kesin hükmünde, ayların sayısı on iki ay olup bunlardan dördü hürmetlidir / haram aylardır

Bu 4 ayda savaş yapmak Haram sayılmıştırYoksa ayın kendisi Haram değildir

Ayrıca savaş yapılmaması insanlar için güzel bir şey değimidir? İnsanlar birbiriyle iyi anlaşmak için çaba göstermez mi?

Şimdi diyeceksiniz “ Peki neden bütün aylarda yasaklanmamış savaş ”

Bu 4 ayda Müslümanların mazeretsiz savaş yapması haramdırBunu fırsat bilen diğer devletler bu fırsattan yararlanıp Müslümanlardan çıkar elde etmeye çalışabilirBunun için diğer aylarda savaş yasaklanmamıştır Ayrıca bütün zamanlarda Müslümanlar,karşı taraf savaş açmadan saldıramaz

“savaş açanlara Allah yolunda siz de savaşın, ancak (sakın) aşırı gitmeyin ' (Bakara Suresi, 2/190)

İddaa 2) benim tanrımın sağı solu olmaz bütün yönler onundur ve onun bütün yönleri kutsaldır

Cevap:

Elbette bütün yönleri Kutsaldır

Doğu da Batı da Allah’ındır, hangi tarafa dönerseniz, orada Allah’a itaat ve ibadet ciheti vardır Muhakkak ki Allah’ın lûtfu ve rahmeti geniştir, ilmi her şeyi kuşatır' (Bakara/2: 115)

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Beyti Makdis’e doğru on altı veya on yedi ay namaz kıldı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ka’be’ye yönelmeyi seviyordu Allah Teâlâ, Bakara suresinin 144 ayetini indirdi:

Bu arada Yahudiler, 'Bizim kıblemiz olmasa, Muhammed ve ashabının kıblesi de olmazdı Biz gösterinceye kadar kıblelerinin neresi olduğunu bile bilmiyorlardı' şeklinde dedikodu yaptılar

Bu laflar Peygamberimizi üzüyordu Başını sık sık semaya çeviriyor, dua ediyor, vahiy bekliyordu Bir gün Medine'de Mescid-i Kıbleteyn'in bulunduğu Benî Seleme semtinde 30 kadar sahabesiyle ikindi namazını kılarken, kıblenin değiştiği emri geldi:

'Yüzünün sık sık semaya üevrildiğini muhakkak ki Biz gürüyoruz Seni hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz Artık yününü Mescid-i Haram yününe çevir Nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin Kendilerine kitap verilen Hıristiyan ve Yahudiler de bilirler ki, bu emir Rablerinden gelen hakkın ta kendisidir Allah onların yaptıklarından habersiz değildir' Bakara Sûresî, 2:144

Bu Konuda Daha geniş bilgi için:

http://wwwsorularlaislamiyetcom/article/12743/bakara-suresi-143-ayette-kiblenin-degistirilmesi-manasina-gelen-bir-kelime-var-midir-ayetin-dogru-meali-hangisidirhtml


İdda 3) benim tanrım insanların öldürülmesi için emir vermez

Cevap:

Elbette vermezFakat ya başka biri insanlara Zulmediyorsa?

Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedirMâide / 32

'Allah'ın haram kıldığı cana, haklı bir sebep olmadıkça kıymayın Kim mazlum olarak öldürülürse biz onun velisine (mirasçısına hakkını isteme konusunda) bir yetki vermişizdir O da öldürmede aşırı gitmesin Çünkü o, zaten yardıma mazhar kılınmıştır' (el-İsrâ, 17/33)
Yani başkasını kasden öldüren, maktulün akrabaları tarafından affedilmedikçe ona kısas uygulanması gerekir

İddaa) benim tanrım yarattığı bir grup insanı başka bir grup insandan üstün görmez

Cevap:

Siz,size inanıp ve sizi seven birini mi daha çok seversiniz yoksa sizi sevmeyip,inanmayan ve dediğinizi yapmayan birini mi seversiniz?
Patronu olduğunuz iş yerinde dediğinizi yapmayan birini çalıştırırmısız?
Ayrıca Allah onu sevmeyenlere de merhamet ederYoksa onlar yeryüzünde rahat dolaşabilirlermiydi?
Kudsî hadiste şöyle bildiriliyor:
– Rabbimiz kulunun işlediği amelleri içinde en çok tevbesini sever
– Neden?
– Çünkü tevbe eden kul cehennemden kurtulur da ondan Rabbimiz de kulunu cehennemden kurtaran ameli çok sever
Bir kadın Peygamberimize gelerek:
Allah (cc) ın kullarına merhameti bir ananın yavrusuna olan merhametinden daha çok değil mi?
Efendimiz (sav) :
– Hiç şüphen olmasın öyledir, buyurunca kadın:
– Öyle ise bir ana yavrusunu ateşe atmaz, diye sızlandı

Efendimiz (sav) in gözleri yaşardı da buyurdu ki:
– Yüce Allah (cc) ancak kendisine isyan edenleri ateşe atar Müstahak olmayanları asla!
Demek oluyor ki, Allah (cc) kullarını ateşe atmayı asla istemiyor, sonsuz merhamet ve şefkati ateşi gerektirmiyor Ancak kullar dürüst hareket etmiyor, ille de ateşlik işler yapıyor, birilerine zulmediyor, haksızlıkta bulunuyor, Yaradanına da isyandan geri kalmıyor, böylece kendi amelleriyle kendilerini ateşe attırıyorlarsa bu da kulların kendi tercihleri

Sözün özü bu olsa gerektir!
İddaa 4) -benim tanrım insanların cinsel hayatına karışmaz

Cevap:

Cinsel Hayat,insanların bedeni ve ruhi sağlığı için sınırlandırılmıştırİnsanların ruhi ve bedeni sağlığının bozulması demek aynı zamanda Toplumun da bozulması demektirBugün sınırsız bir cinsel hayatın insanlara ne gibi Ciddi zarara yol açacağı bilimsel olarakta kanıtlanmıştır Mesela bir erkeğin adetli iken hanımıyla ilişkiye girmesi hem adetli kadının eziyet ve acı çekmesine hem de erkeğe hastalık bulaşmasına sebep olurAllah ise kullarına zarar veren bir şeyden onları sakındırırAllah hiç Şüphesiz çok merhametlidir,bu yüzden onun emirlerini yerine getirmeliyiz
İslamda Cinsel hayat önemli ve geniş bir konudur bunun için linke girerek daha geniş bilgiye ulaşabilirsiniz

http://wwwsorularlaislamiyetcom/search? aranan=cinsellik
http://wwwbirizbiz/mahrem/

İdda 5) benim tanrım kullarını aşağılamaz ve lanetlemez

Cevap:

Evet, dediğiniz gibi Allah kullarını aşağılamaz ve lanetlemez Allah ancak ona kul olmayanları lanetler
'Verdikleri sözlerden caydıkları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık Onlar kelimelerin anlamlarını değiştirirler, kendilerine verilen öğütleri unuturlar Pek azı dışında, onlardan sürekli ihanet görürsün Yine de onları bağışla, yaptıklarına aldırış etme Hiç şüphesiz Allah iyi davrananları sever'[Maide 13]
“Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür Kadın veya erkek, kim, mü’min olarak salih bir amel işlerse işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır” 40/40-

İddaa 6) benim tanrım taşı,toprağı vskullarından üstün görmez

Cevap:

Allah meleklere, İlk insan Ademe secde edin emrini vermedi mi? Sonra, beni ateşten onu ise topraktan yarattın deyip Secde etmeyen iblis(Şeytan) huzurundan kovmadı mı?
Sonra insanı yeryüzünün halifesi yapmadı mı?

”RABB’in meleklere demişti ki Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım Onu tamamlayıp içine de ruhumdan üfürdüğüm zaman derhâl ona secdeye kapanın! Bütün melekler toptan secde ettiler yalnız İblis secde etmedi O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu” (Sad 98/71-74)

”Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de bir bina kılan, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran ALLAH’dır İşte ALLAH sizin RABB’inizdir Âlemlerin RABB’i ALLAH, yücelerden yücedir” (Mü’min 40/64)

Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık Onları karada ve denizde taşıdık Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldıkİsra/70

Allah insanları çamurdan ve bir damlacık meniden yarattığı halde ona değer verdi, Meleklere boyun eğdirdi ve onu şan ve şeref sahibi yaptı
İddaa 7) benim tanrım sözünden dönmez,emirlerini değiştirmez

Cevap:

Allah dilediği hükmü verirO yaptıklarından sual edilmez
O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlarEnbiya 70
İşte gerçek bir tanrının ve gerçek bir hükümdarın böyle olması gerekmez mi?
Ayrıca Kuranda değişen bir hüküm yokturKıble konusunda yukarıda bilgi verildi
“Allâh’ın kanununda bir değişme bulamazsin; Allâh’ın kanununda bir sapma bulamazsın” (Fâtır 35: 43)
İddaa 8) -benim tanrım kitaplarını korumaktan aciz değildir

Elbette aciz değildirÖncelikle diğer kutsal kitapların korunmaması bugünkü inan farklılıklarına sebep olmuşturBu da Allahın bir imtihan ortamı yaratması ile ilgilidir,yani bir sebeptirAyrıca Allah diğer kitapları kendisinin indirdiğine de inanmamızı istiyorAncak Tahrif edildikleri için Kıyamete kadar kurana uymamız isteniyor

— 'Siz ehl-i kitabın sözlerini ne tasdik, ne de tekzib ediniz Ancak deyiniz ki: 'Biz ALLAH'a, bize indirilen Kur'an'a; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yâkub ve torunlarına indirilenlere; Musa'ya ve İsa'ya verilenlere ve (bütün) peygamberlere Rabları katından gönderilen (kitab ve âyetler) 'e îman ettik Onlardan hiçbirini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diğerlerinden ayırdetmeyiz Biz (ALLAH'a) teslim olmuş Müslümanlanz' (Bakara, 136) '

İddaa 9) benim tanrım sadece bir kavim anlasın diye sadece o dilde peygamber göndermez

Cevap:

Kur'ân-ı Kerim bütün insanlığa gönderilmiş ilâhi bir kitaptır O'nun mesajı evrenseldir Kur'ân'da bir çok âyette 'Ey insanlar' denilerek bu evrenselliğe işaret edilmiştir
'Kur'ân, başka değil, sadece bütün insanlar için bir derstir, evrensel bir mesajdır' (Yusuf sûresi, 12/104)
Her peygamber sadece kendi kavmine gönderiliyordu; ben ise, bütün insanlığa elçi olarak gönderildim' (Buharî, salat 65; Nesâi, gusül 26)
Allah, HzAdem’i dünyanın dört bir yanından alınan topraklarla yarattıBu da HzAdemden sonra gelen
neslin farklı dil,renk ve ırklarda olmasına sebep oldu
“Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır”(Hucurat 13)
Ayetten de anlaşıldığı üzere insanların farklı ırklarda yaratılması Allahın imtihan etmesinin bir parçasıdırHzMuhammed’den önce gelen peygamberler belirli kendi topluluklarına gelmiştir fakat; Allah son Peygamber HzMuhammedi bütün insanlığa göndermiştir ve daha önce kendisine peygamber gönderilenlerin de HzMuhammede tabi olmasını emrediyor
Eğer Kur’an İngilizce olarak inseydi, aynı bozuk mantıkla, (Diğer milletler kendi kulu değil mi de, Tanrı Kur’anı İngilizce indirdi) diyecekti

Allah kuranı Arapça indirerek “Ey Araplar, Kur’an-ı kerim, sizin lisanınızla indi Bugüne kadar birçok edebiyatçının, şairin sözünü dinlediniz Hiçbirisine benzemiyor Bunun insan sözü olmadığını, İlahi bir kelam olduğunu düşünürseniz, anlarsınız”demek istiyor

Demek ki âyetteki anlamak, bunun ilahi kelam olduğunu anlamaktır Yoksa ahkamını anlamak değildir Eğer öyle olsaydı, (Ey Resulüm, Kur’an-ı kerimi insanlara açıklaman için indirdik) mealindeki âyet-i kerimeye zıt olurdu (Nahl 44)

Anayasayı, bir kanunu anlamak için hukukçulara gidiliyor Halbuki bunları da insan yazmıştır Bir kanundan bile herkes aynı şeyi anlamazken, Allah’ın kelamını herkes nasıl hemen kolayca anlayabilir?

İddaa 10) benim tanrım dünyada yasakladığını ahirette serbest bırakmaz

Cevap:

Her yönüyle nezih ve temiz olan, sadece temiz, iyi ve güzel şeylerin toplandığı bir mekân olan cennette, dünyada günah addedilen şeylerin bulunması söz konusu değildir

“Cennetlikler cennette ne bir boş söz ne de günah işitmezler” (Vâkıa,
56/25) ,

“Orada boş sözler ve yalan işitmezler” (Nebe78/, 35)

Âyetleri cennette, değil günah sayılan fiillerin işlenmesi, günah şeylerden bahsedilmesinin hatta boş, manasız, malayani sözlerin konuşulmasının bile söz konusu olmadığını açık bir şekilde ifade etmektedir
Cennette verilen şarap dünyadaki gibi necis(pis) değildirÖzellikleri başkadır,tadı dünyadaki gibi değildir

Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir Rableri onlara tertemiz bir şarab içirmiştir (İnsan Suresi, 21)

Bu tür bir anlayış eksikliği Kuran'ın geneline hakim olmamak, akledememek, art niyetli ve ön yargılı bir bakışa sahip olmaktan kaynaklanmaktadır
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir (Vakıa Suresi, 18-19)

Oysa dünyadaki şarap ve içki baş ağrısı ve kişinin şuurunu kaybetmesine sebep olur

Nahl Suresi'nin 67 ayetinde Allah; 'Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki, hem güzel bir rızık edinmektesiniz� ' buyurmaktadır

Akledemeyen bazı cahil kişiler burada kendilerince şarabın övüldüğünü, haram olan bir şeyin övülmesinin de çelişkili olduğunu söylerler Herşeyden önce, dikkatli bakıldığında ayette şarabın övülmesi gibi bir durum yoktur Ayette övülen kısım hurmaların ve üzümlerin bizzat kendilerinin güzel rızıklar olduklarıdır Ayetin birinci bölümünde bahsedilen ise insanların bunlardan elde ettikleri sarhoşluk verici içkidir ki zaten Kuran'ın pek çok yerinde bu içkinin zararları sayılmış ve kötülenmiştir Ayetin ifadelerinden şarap içmeye, sarhoş olmaya bir teşvik, bir övgü olduğunu çıkarmak da ortada kasıtlı bir yaklaşım ya da önemli bir anlayış ve muhakeme bozukluğu olduğunu göstermektedir

İddaa 11) -benim tanrım insanlarla arasına aracı koymaz

Cevap:

Aracı yani peygamberler ve veliler(Allahın sevdiği kullar) Allah ile olan irtibatı kolaylaştırmak Allahın ayetlerini açıklamak içindir Bunun dışında inananlar istediği zaman Allah ile tek başına Dua ile irtibat kurabilir
Allah sevdiği kulun dualarını kabul eder,veliler ve alimler da Allahın sevdiği kullardır

'O ki, karanın ve denizin karanlıklarında yolunuzu şaşırmayasınız diye size yıldızları kılavuz yaptı(en-am 97

Allah merhametinden dolayı bazı seçilmiş iyi kullarına diğer cehennemlik kullarını cehennemden kurtarması için şefaat hakkı verir Allah hem sevdiği kuluna ödül veriyor hem de cehennemlik bazı kullarını affediyorBu yüzden Allahın sevdiği iyi kullarını sevmek gerekir
Necip Fazıl vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşıp:

'Üstad', diye sormuş 'Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik'

N Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
'Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya' cevabını vermiş

İdda 12) -benim tanrım şeytana insanları saptırması için zaman vermez şeytanla işbirliği yapmaz

Cevap:

Şeytanlarla mücadele etmek suretiyle insanların dereceleri yükselir Şeytan, devamlı
insana Allah'ın emirlerinin tersini yapmasını emreder İnsan da şeytanın emirlerini
yapmayıp, Allah'ın emirlerini yaparsa Allah katında büyük derecelere yükselir Şeytanı
insanlara musallat etmek suretiyle, Allah'ın emrini tutacak insan ile, tutmayacak insan
ayırt edilir Böylece, bu imtihan dünyasında kötü ruhlu insan ile iyi ruhlu insan
birbirlerinden ayrılır Şeytan imandan kuvvetli değildir
Kötü olan kötünün yaratılması değil kötülüğün yapılmasıdır

Mesela çok faydalar düşünülerek bıçak gibi kesici bir alet icat edilmiş Bu faydalı aletle aklını kullanamayan biri tutup kendini öldürmüşse “bıçak kötüdür ve icadı boşunadır Neden icat edilmiş! ” denilebilir mi?
İmtihan için açılan bu dünyada insan ya nefsine uyarak hayvandan daha aşağıya düşecek ya da nefis ve şeytana uymaksızın meleklerden daha üstün bir dereceye çıkacaktır

İddaa 13) -benim tanrım insanları aç bırakmaz,insanların başka insanlarca öldürülmesine müsade etmez

Cevap:

Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kılan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O’dur(Enam Suresi, 165)
Fakirin beni niye zengin yaratmadın diyerek Allah’tan hesap sormaya kalkması uygun olur mu?
Kadın, ben güçlü bir pehlivan olmak isterdim, beni niye erkek yaratmadın dese uygun olur mu?
Zenci, beni niye beyaz yaratmadın diyebilir mi?
İnsanın yaradılış gayesi bilinmeyince, dünyadaki olayların sebebi anlaşılamaz Allahü teâlâ, dünya ve ahireti, sevgili kulu ve resulü Muhammed aleyhisselam için yarattı Diğer canlı ve cansız varlıkları da, insanoğlunun istifadesi için yarattı Dünya zevk için yaratılmadı Ahiret ise, ebedi mükâfat ve ceza yeridir Dünya, ahiretin imtihan yeridir Herkes her bakımdan eşit olsa, imtihanın manası kalmaz, iyi ile kötü ayrılmazdı Allah’ın emir ve yasaklarına uymakla çeşitli sıkıntılar çekilecek, itaat edenle, isyan eden, birbirinden ayrılacaktır
İnsan cansız varlık gibi, ot veya hayvan gibi değil, kulluk ve imtihan için yaratıldı İnsan, ihtiyaçsız, sıkıntısız ve her bakımdan eksiksiz yaratılsaydı, imtihan ve dünya manasız olurdu
İyinin kıymeti, kötü ile bilinir Herkes iyi olunca, iyinin kıymeti kalmaz Çirkinlik olmayınca, güzellik anlaşılmaz Hastalık olmayınca sağlığın kıymeti bilinmez

Öldürmeye gelince,cevabı 3 iddaa da verildi

İddaa 14) benim tanrım insanların para vererek tepeler arasında koşmasına, taşın tuğlanın etrafında dönmesine izin vermez

Cevap:

Önemli olan zengin veya fakir olmak değil, hayatını Allah’ın emir ve yasakları çerçevesinde geçirmektirİnsan bu dünyaya eğlenmek için gelmedi Malını Allah yolunda harcamayanların cezası ahirette verilecektirKim malını nereye harcamışsa onun Hesabını verecektir
Kıyamet gününde fakirlerin hesabının zenginlere göre daha kolay ve süratli olacağı çeşitli rivayetlerde belirtilir Çünkü insanlar, bu dünyada sahip oldukları her şeyin hesabını Allah huzurunda verecekler
“Size cennetlikleri bildireyim mi? Onlar hem zayıf oldukları hem de halk tarafından zayıf görüldükleri için kimsenin önemsemediği, fakat şöyle olacak diye yemin etseler, Allah'ın isteklerini geri çevirmeyeceği kimselerdir” (Buhârî, Eymân, 9; Müslim, Cennet, 47)
Bununla beraber malını Allah yolunda harcayan zenginler de cennete girecektirAyrıca fakir olan Müslümanlar da çalışıp zengin olmaya çalışarak malını Allah yolunda harcamalı diğer fakirlere yardım etmelidirÇünkü insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır

İddaa 15) benim tanrımın tahtını taşıtmaya meleklere ihtiyacı yoktur

Cevap:

Öncelikle bahsettiğiniz ayete bakalım
Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler) , Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler Mü'minlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler) (40/7)

Meleklerin arşı yüklenmeleri şu manaya gelir; Allah cc meleklere işler yaptırmaktadır Melekler Allah cc'ın büyük arşının (kudret tahtının) etrafında el-pençe durmakta, verilecek emirleri beklemekte, Allah'ı tesbih etmekte (övmekte) dirlerYani melekler de insanlar gibi Allaha kulluk etmek ve onun emirlerini yerine getirmek için yaratılmıştır
Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve 'alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun' denilmiştir (39/75)


Allah O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi Her biri belli bir vakte kadar akar gider Bütün işleri O yönetiyor Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz 13:2


' Allah muhakkak her şeye gücü yetendir'(Bakara suresi ayet 109)


İddaa 16) -benim tanrım kadını aşağılamaz

Cevap:

İslamiyet’ten önce kadının hiç değeri yoktu Araplar, kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı Kâbe etrafında bile kadınlar çıplak dolaşırlardı Müslümanlık gelince bu kötü âdetler son bulmuştur
Bugün de dünyanın birçok yerinde kadınlar horlanmaktadır Rusya’da da kadına zulmedildi Zorla Kolhozlara sokuldu Erkek gibi, en ağır işlerde, erkek şeflerin baskısı altında, insafsızca boğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en ağır işlerde zorla çalıştırıldı Fakat zulüm payidar olmadı Bilinen akıbete uğradı
Bir kadın yazar da diyor ki:
(Ne zaman bir fuara gitsem, bacaklarını açıp son model arabaların üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görsem içim kalkıyor, midem bulanıyor Ve şaşıyorum: İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar? Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke doluyor içim)
Kadınlar, İslam dininin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzuru, hürriyeti ve boşanma hakkına malik olduklarını bilmiş olsalar, bütün dünya kadınları, hemen Müslüman olurlardı
İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda değildir Evli ise erkeği, evli değilse babası, babası da yoksa, en yakın akrabası çalışıp onun her ihtiyacını karşılamaya mecburdur Kendisine bakacak hiç kimsesi bulunmayan kadına, devletin yardım sandığı bakar
Peygamberimiz Hadis-i şeriflerde buyurdu ki:

(En üstün mümin, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir) [Tirmizi]

(Hanımlarınızı üzmeyin Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir Onlara yumuşak olun, iyilik edin!) [Müslim]

Kur’an-ı kerimde de mealen, (Onlarla iyi, güzel geçinin!) buyuruluyor (Nisa 19)

(Erkeklerin kadınlar üzerinde, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptir) (Bu üstünlük aile reisliğinden ibarettir) [ Bakara 228]

Kadın mı üstün yoksa erkek mi?

Bu soru yanlış Bu mühendis mi üstün, avukat mı demek gibi bir şeydir Avukattan üstün mühendis, mühendisten üstün avukat olur Erkekten üstün kadın çoktur Cinsleri, vasıfları farklı olanlar arasında mukayese olmaz Çünkü cinsleri farklıdır
Kadınla erkek mukayese edilerek, Kadın doğum yapıyor, erkek yapmıyor, böyle eşitlik olmaz denemez Allahü teâlâ, kadını, erkeği ayrı işler için yaratmıştır Fiziki yapısı birbirine benzemez Birbirine benzemeyen iki şey, birbiri ile kıyaslanamaz
Cenab-ı Hak, kadını da, erkeği de her işe elverişli olarak yaratmamıştır Kadının boksör, güreşçi olmaması onun değerini düşürmez Limonun ekşi olması limon için bir eksiklik değildir Çünkü limon ekşiliği için alınır Allahü teâlâ da kadını ağır işlere elverişli olarak yaratmamıştır

Maide suresinin 38 âyetinde, (Hırsızlık eden erkek ve kadın) ifadesi geçiyor Önce erkeğin bildirilmesi onun Allah katında yüksek olduğunu göstermez Belki de hırsızlık daha çok erkekler tarafından yapıldığı için önce söylendi Nur suresinin 2 âyetinde, (Zina eden kadın ve erkek) ifadesi geçiyor Burada belki kadının rolü daha çok olduğu için, kadın erkekten önce bildirildi Önce hitap edilmesi onun üstün veya aşağı olduğunu göstermez Bir âyet meali de şöyle:

Şu halde, İslamiyet kadına fazla değer vermiyor demek, din düşmanlığından başka şey değildir

(Allah indinde en şerefliniz, takva ehli olanınızdır) [Hücurat 13](Takva, Allah’a inanıp, Onun emir ve yasaklarına riayet etmek, yani Allahü teâlâdan korkup haramlardan sakınmak demektir)

İddaa 17) benim tanrım köleliği kabul etmez

Cevap:

Cariye, kadın köle demektir Köle de cariye de alınıp satılırdı
Kölelik sistemini sanki İslamiyet kurmuş gibi, bazıları dinimizi kötülüyorlar Kölelik asırlardır olan bir şeydir İslamiyet’in bu husustaki hükümleri, Yunan ve Roma’da görülen kölelikten çok farklıdır Hem de, her fırsatta kölelerin azledilmesini ve kölelere iyi muamele edilmesini emretmektedir Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Kölelere iyilik edin) [Nisa 36]

(Yemin kefareti, on fakiri yedirmek, giydirmek veya bir köle azat etmektir) [Maide 89]

(Bir mal karşılığı kölelikten kurtulmak isteyenlere yardım edin) [Nur 33]

(Savaşta alınan esirlere iyilik edin veya fidye alarak bırakın) [Muhammed 4]

İslamiyet, normal insanı köle yapmıyor Vatana, cana, mala ve namusa kasteden düşmanı esir alınca, o da razı olursa ölüm cezasına çarptırmayıp köle kabul ediyordu Bununla beraber dinimiz, köleyi azat etmek için çeşitli yollar koymuş ve köle azat etmeyi ibadet olarak bildirmiştir Mesela Ramazan orucunu veya yeminini bozanın, bunun kefareti olarak, varsa bir köle azat etmesi gerekir Dinimizin köleye verdiği hakkı, gayrimüslimler kendi halkına tanıyor mu?

(Kölelere yediğinizden yedirin, güç iş vermeyin ve onları hiç üzmeyin) [Ebu Davud]

(Cennete ilk girecek olanlar, şehitler, efendisine hizmet ve Rabbine ibadet eden köleler ile kalabalık aileye malik olan iffet sahibi fakirlerdir) [Tirmizi]
Bir batılı ilim adamının basında yer alan itirafı:

En önemli Ortadoğu uzmanlarından kabul edilen, Fransa’da Aix-en-Provence Üniversitesi'nde Siyasi ve Kültürel Antropoloji dersi veren, Fransız siyaset bilimcisi Bruno Etienne şöyle diyor:

“Osmanlı İmparatorluğundaki köleler, bugünün sözde özgür bireylerinden daha çok özgürlüğe sahiptiler” (Yeni Şafak, 21 10 2002)

İddaa 18) benim tanrım düşünmeyi soru sormayı yasaklamaz

Cevap:

Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun(Enbiya 7ayet)

Bilmiyorsanız ilim ehline sorun (Nahl 43ayet)

Kuranda düşünmekle ilgili 100 e yakın ayet vardırBunlardan bazıları:
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar; ki akıl erdiresiniz (BAKARA SURESİ / 242) '

yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? ' (Nahl Suresi, 17) ,
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler (Ve derler ki 'Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru' (Al-i İmran Suresi, 191)

İddaa 19) -benim tanrım kimsenin gözlerini, kulaklarını, aklını mühürlemez

Cevap:

“Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır” (Bakara, 2/7)

Aslında kalplerinde bir mühür ve gözlerinde bir perde yoktur Bundan murat, küfür ve günahı hoş gösteren, iman ve taatı da çirkin gösteren bir durumun nefislerinde meydana gelmesidir
Budurum,
-Yoldansapmaları,
-Takliddekalmaları,
- Sağlıklı bir bakıştan yüz çevirmeleri sebebiyledir
Böylece artık onların kalplerine hak nüfuz etmez, kulakları mühürlenir, öğüt alamazlar Afak ve enfüste dikilen ayetler(bk Fussılet, 53) , bunlardan ibret alanlara çok manalar ifade ederken, bunlara fayda vermez Böylece sanki perdelenmiş gibi olur, görmeleri engellenir
Cenab-ı Hakk'ın böyle 'mühür' ve 'perde' ile anlatması, istiare yoluyla bir anlatımdır (bk Beydavi, Tefsir, ilgili ayetin tefsiri)
İstiare, bir kelimenin mânasını geçici olarak başka mânada kullanmak veya herhangi bir varlığa ya da mefhuma asıl adını değil de, benzediği başka bir varlığın adını verme san’atıdır “Adam sevinçten uçuyordu” dediğimizde, “uçuyordu” kelimesinde istiare vardır Kuşa ait olan bu özellik, mecazi anlamda çok sevinçli kimse hakkında kullanılmıştır Onun gibi, kâfirlerin kalplerinde bir mühür ve gözlerinde bir perde olmamakla beraber, bu kelimeler kullanılmak sûretiyle iman etmemeleri ve gerçekleri görmemeleri çok daha etkili bir şekilde anlatılmıştır


İddaa 20) -benim tanrım kulları anlamasın diye ayet göndermez


Cevap:

Oysa biz apaçık âyetler indirdik(Mücadele 5)

Kur’an-ı kerimi tam olarak yalnız Resulullah anlamıştır Çünkü muhatabı Odur Kur’an Ona gelmiştir Ondan başkası tam anlayamaz Onun için Allahü teâlâ buyuruyor ki:

(İnsanlara açıkla diye Kur’anı sana indirdik) [Nahl 44]

Hadis-i şeriflerde, (Benden sonra Peygamber gelseydi, Ömer olurdu) , (Osman’ın şefaati ile Cehennemlik 70 bin kişi sorgusuz Cennete girecek) ve (Ben ilmin şehriyim Ali de kapısıdır) buyuruldu Her üçü de bu derece yüksek olduğu ve Arapçayı çok iyi bildiği halde, Hazret-i Ebu Bekir’e anlatılan tefsiri bile anlayamadılar Çünkü Peygamber efendimiz herkese derecesine göre anlatıyordu

(İnsanlara akıllarına, anlayışlarına göre söyleyin, inkârcı olmasınlar, Allah’ı ve Resulünü yalanlamasınlar) [Buhari]

Kur’an-ı kerim hiçbir dile, hatta Arapça’ya bile tercüme edilemez Herhangi bir şiirin bile, tam tercümesine imkan yoktur Ancak izah edilebilir Kur’an-ı kerimin manası tercümeden anlaşılmaz

Hangi tercüme olursa olsun, hiçbir Kur’an tercümesinden din öğrenilemez Dinini öğrenmesi için bir kimsenin eline, en uygun tercümeyi vermek, okyanus ortasında bulunan insana bir tahta parçası vermekten daha kötüdür

Kur’an-ı kerimde, Resulullaha ve âlimlere uymamız emrediliyor (Al-i İmran 31, Haşr 7, Nahl 43)

Dinimizi doğru olarak öğrenmek için fıkıh kitaplarını okumak gerekir
Anayasa kitabı Türkçedir Hukukçu olmayanlar okursa, farklı görüşler meydana çıkar Hukukçular arasında bile farklı anlayışlar oluyor Anayasa birçok konularda kanunlara havale eder Kanunlar birçok hükmü tüzüklere, yönetmeliklere havale eder Kanunu, tüzüğü, yönetmeliği bilmeden Anayasaya göre bu iş şöyledir demek çok yanlış olur Dinimizde de Kur’an-ı kerimden başka hadis-i şerifler var, icma var, kıyas-ı fukaha var Ancak bunları bilmekle Kur’an-ı kerim anlaşılabilir, tercümesini okumakla anlaşılmaz


İdda 21) benim tanrımın paraya,pula,ganimete ihtiyacı yoktur ilgiside yoktur

Cevap:

Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla lâyık olandır(Fatır 15ayet)
Beşerin bütün ihtiyaçlarına cevap veren şu kâinat, insana yaptığı bu kadar yardıma karşılık, onun hiçbir şeyine muhtaç değil Yani kâinat insandan değil, insan kâinattan istifade etmektedir Hakikat bu iken, kâinatın yaratıcısı hakkında nasıl böyle bir söz söylenebilir?

İddaa 22) -benim tanrım kaderlerini yazıpta insanlarla oyun oynamak için onları sınava sokmaz


'BİZ GÖĞÜ, YERİ VE BU İKİSİ ARASINDA OLANLARI OYUN OLSUN DİYE YARATMADIK' (ENBİYA SURESİ, 16)

İnsanlar bu dünyada kendi amel defterlerini diledikleri gibi doldurmuyorlar mı? İlâhî emir ve yasaklara uyup uymama konusunda serbest değiller mi? O hâlde, bu adamlar neyin davasını görüyorlar? !
“Mâdem Cenâb-ı Hak, ezelî ilmiyle benim ne yapacağımı biliyor, öyleyse benim kabahatim ne? ”

Bu cümlede iki tane fiil geçiyor: biri, “yapmak”, diğeri “bilmek” Yapmak fiilinin öznesi: ben Bilmek fiilinin öznesi: Cenâb-ı Hak Yâni soru sahibi, “Ben yapıyorum, Allah da biliyor” diyor Ve sonra bize soruyor: Benim kabahatim ne? Ona nazikane şu cevabı veriyoruz: “Senin kabahatin o işi yapmak”
“Madem Cenâb-ı Hak benim ne yapacağımı biliyor,” denilmekle, Allahın âlim olduğu, soru sahibinin ise, o fiili yapacağı peşinen kabul edilmiştir İşte o adamın, söz konusu fiili işlemesi malûm, Allahın, bunu ezelî ilmiyle bilmesi ise ilimdir Ve bu ilim, malûma tâbidir


*”kader, öncelikle ilim nev'indendir Cenâb-ı Allah'ın (celle celâlühü) ezelî ve ebedî ilmiyle olmuş ve olacak her şeyi bilip Levh-i Mahfuz'da kaydetmesidir Allah'ın ilim, kudret, hikmet sıfatları; alîm, kadîr, hakîm isimleriyle doğrudan alâkalıdır Dolayısıyla; isim ve sıfatlarıyla sağlıklı bir Allah inancı olmayanların kader konusunu doğru anlamaları beklenmemelidir


Biz daha yaratılmadan, her şeyin ilmine vâkıf olan Rabbimiz hayatımızı en ince teferruatına kadar bilmektedir Ama bunun biliniyor olması irademizin olmadığı, birer robot gibi yaşadığımız mânâsına gelmemektedir Allah ebedî ilmiyle tercihimizi hangi yönde kullanacağımızı bilir ve kaderimizi ona göre yazar Ama bunu yazması ve bilmesi müdahale etmesi mânâsına gelmez Tabiri caizse Allah, ihtiyarî kaderle ilgili meseleleri, 'Şöyle şöyle olacaktır' diye yazmıştır, 'Şöyle şöyle olsun! ' diye değil Kul, iradesini kullandığında Allah (celle celâlühü) dilerse o fiili yaratır, dilerse atâsıyla o fiili yaratmaz Dolayısıyla bizim mesuliyetimiz, irademizin hakkını vermek, istemek ve talep etmek iken, Rabbimiz bu isteklere bire bir cevap verebileceği gibi, bizim bilemediğimiz hikmetiyle erteleyebilir veya başka bir fiile dönüştürebilir Fakat umumî kâide, irademizle yapmak istediğimiz bir fiilin haricî vücud giydirilerek yaratılmasıdır Zaten, 'De ki: Hakikat Rabbinizdendir Artık dileyen
iman etsin, dileyen inkâr etsin' (Kehf, 29)

'Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici ya nankör olur' (İnsan, 3) gibi âyetler kulun davranışlarında hür olduğunu ayan beyan ortaya koymaktadır(sızıntı Haziran 2010) ”

'Güneş ve Ay tutulması gibi astronomik hâdise­ler önceden tespit edilip ilmî raporlara, takvimlere saati saatine kaydedilir Şimdi Güneş veya Ay tutulması, ilim ehlince tespit edildiği veya takvimlerde yazıldığı için mi gerçekleşir; yoksa o saatte gerçekleşeceği önceden hesaplandığı için mi ilim adamlarının raporlarına geçer? Gerçek şu ki, Güneş ve Ay takvimlerde yazıldıkları için tutulmuyor, bilakis önceden tutulacağı bilindiği için takvimlere yazılıyor

Rabbimizin irademize müdahale ettiği durumlar hiç yok mudur? Elbette vardır! Sevap işleyen birine O'nun müdahale ederek bundan alıkoyması düşünülemez Fakat bunun tersi mümkündür: günaha girecek birine bazen edilen bir dua, bazen verilen bir sadaka, bazen yapılan bir salih amel vesîlesiyle, bazen de hiç vesîle olmadan Rabbimiz lütuf, ihsan ve atâsıyla müdahale ederek günaha girme fırsatı vermeyebilir Sanırım inanan hiçbir kimse böyle bir 'fazlî zorlama'dan, 'cebrî lütuf'tan rahatsızlık duymaz! (* Yener Öztürk, Yeni Bir Yorumla İslâm İnanç Esasları, Işık Yay, İst, 2006)

İddaa 23) -benim tanrım kimseye SALAVAT getirmez
Cevap:

'Âllâh ve O'nun melekleri Peygamber'e hep salât ederler Ey mü'minler, siz de Ona salât (ve dua) ediniz ve samimiyetle selam veriniz' (Ahzab, 33/56)

Birincisi, bizler Resul-ü Ekrem'e (SAV) salâtü selâm okumakla, ahd-ü peymanımızı yeniliyor ümmet olma isteği ile kendisine müracaat ediyoruz Yani 'Seni andık, seni düşündük; Hakkın senin kadrini yüceltmesi için dua ve dilekte bulunduk' diyoruz

ıkincisi, bir kişinin Peygamberimizin (SAV) hakkında, O'nun kadir ve kıymetinin yükselmesi istikametinde yapacağı dua, kendisinin, O'nun himâyesi altına girmesine vesile olması içindir Böylece, o kişi hakkında şefaat dairesi vüs'at kazanmış oluyor

Ayrıca Allah(cc) çok sevdiği ve Alemlere rahmet olarak gönderdiği peygamberi salavat ile anmamızı emrediyor

İddaa 24) benim tanrım zebanileri çağırmazcezayı da mükafatıda kendi verir

Cevap:

Cezayıda mükafatı da Allah verir Zebaniler ve mükafatı veren melekler Allahın dilemesi ile o işi yapar Zebanileri ve Melekleri,Allah yönetir zaten bu varlıkları Allah özel olarak bu işi yapmaları için yaratmıştır Kullarına da böyle varlıkları yarattığını ilan ederek insanların korkmasını ve cehennemi hak edecek günahlar işlememeleri için uyarıyorBu daAllahın sonsuz Merhametine bir örnek olarak gösterilebilir önemli olan görünenin arkasıdaki güzelliği görebilmektir

İddaa 25) benim tanrım yemin etmez çünkü yemin etmesi için gerekçesi yoktur

Cevap:


Cenab-ı Hak bazen yıldızlara yemin ettiği gibi, bazen güneşe, aya ve bütün bir semaya yemin eder Hatta bazen yerdeki nimetlerine de yemin eder; zeytine, incire ve Tur'a yemin bu türdendir Bazen olur gündüze bazen de geceye yemin eder Şüphesiz bu yeminlerin hepsinde onlarca sır ve onlarca hikmet gizlidir

Peki Allah (cc) neden yemin ediyor? Elbette ki, Allah'ın (cc) sözünün doğruluğunu ispatlamak için bir başka varlığa ihtiyacı yoktur O'nun bu yemininden kasıt, yemin ettiği varlıkla ilgili olarak insanların yanlış düşüncelerini düzeltmek ve insanların dikkatini yeminden sonra gelen ifadenin önemine çekmektir

Konuya mânâ-yı ismiyle değil, mânâ-yı harfiyle bakmamız gerekiyor Yani, Allah’ın üzerine yemin ettiği her şey, kendi başlarına değerli değil, Allah’ın yaratmış olması itibariyle yücedir, değerlidir ve kıymetlidir

Allahın üzerine yemin ettiği şeylere bakıldığında,yemin ettiği şeyde nice nimetler olduğu açıkça görülür mesela Allah vakıa suresinde “Hayır, yıldızların düştükleri yere (mevkilerine) yemin ederim” diye yıldıza yemin etmesindeki hikmetlerden bazıları şunlardır:

Birincisi: Yıldızlar her devrin insanı için önemlidir Zira insanla yıldızlar arasında daima bir münasebet olagelmiştir Bu münasebetlerin en asgarisi ise, insanların yıldızlar vasıtasıyla yönlerini tayin etmeleridir Bir ayet bu hakikata parmak basmakta ve şöyle demektedir: 'Bir de Allah bir kısım alametler yarattı Onlar yıldızlarla da yollarını bulurlar' (Nahl/16)


İkincisi: Güneş ve güneş sisteminin halihazırdaki konuma ulaşabilmesi, ayrıca dünyanın şu andaki şeklini kazanabilmesi ancak yüzlerce şartın mevcudiyetiyle mümkün görülebilmektedir Mesela, atmosferden havanın kaçması, içindeki gazlarının dengelerinin bozulması derhal atmosferin genel yapısını bozar ve onu hayata nâmüsait hale getiriverir Aslında hava ile küre-i arz birbirini iter Bunların bir araya gelmesi kerhendir Yani bunlar Allah'ın emirleri karşısında ister istemez bu işe bel kırıp boyun bükmüşlerdir Biz bunları tetkik edip öğrendikçe hayret ve hayranlığa düşüyor ve bunlardan Allah'ın varlığına ve birliğine deliller istinbat ediyoruz Kendi varlığına ve birliğine deliller mahiyetinde olan bu yıldızlara ve onların yerlerine Cenab-ı Hakk'ın Yemin etmesi gayet ma'kul ve yerindedir


Üçüncüsü: Bu âyetten şöyle bir hususa da intikal edilebilir; yıldızlar öylesine yerli yerindedir ki, siz bir tek sistem üzerinde yapacağınız araştırmalarla, diğer sistemler hakkında da sağlam bir fikir sahibi olabilirsiniz Hatta sistemlerle diyaloğa geçebilir ve oralarda kentler kurabilirsiniz Evet, birini anladığınız zaman, diğerleri hakkında edineceğiniz malumat da kendi kendine anlaşılmış olur Çünkü bunlar, o kadar esaslı, o kadar yerli yerindedir ki, hiçbirinde başıbozukluk ve gelişigüzellik yoktur Aksine hemen hepsinde gayet ciddi bir nizam ve intizam mevcuttur Dikkat edersek, 'Rahman Sûresinde' Allah, Rahmaniyetini bu muhteşem denge ve düzenle göstermiştir


http://wwwsorularlaislamiyetcom/qna/644/allah-u-teala-kur-an-i-kerim-de-neden-yildizlarla-yemin-etmektedirhtml


İddaa 26) benim tanrım zamandan etkilenmez aksine zamanın sahibi ve yaratıcısıdır

Cevap:

Allah’ın zatı gibi sıfatları da ezelîdir Ezelî olan varlığın en belirgin özelliği, değişmemektir Çünkü, değişmek dışarıdan bir etkinin sonucudur ve sonradan var olan varlıkların özelliğidir

Allah’ın kâinatı yaratmadan önceki ilmi, kudreti, iradesi hangi konumda ise, varlığı var ettikten sonra da aynı konumdadır Bunun aksini iddia etmenin hiçbir dinî, ilmî ve mantıkî bir delili yoktur Allah’ın yaratma sıfatı tecelli etmeden önce de yine vardı Bu tecellinin ortaya çıkması, bu sıfatın sonradan ortaya çıktığını ve dolayısıyla bir değişikliği ifade ettiğini göstermez
Eğer Allah’ın sıfatlarında -hâşâ- bir değişiklik olsaydı, bu takdirde, bu değişiklik ya bir artıyı veya bir eksiği ifade etmiş olacaktı

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmeye muhabbet ettim (bilinmek istedim) de kâinatı yarattım”

Bu kutsî hadisin ışığında şöyle diyebiliriz: Bu varlık âleminin yaratılmasında ilk safha, Allah’ın bilinmeye muhabbet etmesidir Bu ise ilâhî şuunâttan bir şe’ndir
Demek oluyor ki, âlemlerin yaratılmasıyla Allah’ın fiilî isimleri tecelli etmiş oldular Böylece şu gördüğümüz ve göremediğimiz ilâhî eserler vücut buldular
Allah’ın hem zâtı ezelî, hem de sıfatları Bizim ise zâtımız ve sıfatlarımız sonradan yaratılmış Elbette biz onun ne zâtını, ne de sıfatlarını lâyıkıyla bilemeyiz, ezelî ve zamandan münezzeh oluşunu hakkıyla kavrayamayız Nasıl kavrayabiliriz ki, henüz zamanın ne olduğunu bile anlamış değiliz!
“Yaratan bilmez olur mu? O lâtiftir, her şeyden haberdardır”
(Mülk Sûresi, 67/14)

İddaa 27) benim tanrım kullarına meydan okumaz okumaya ihtiyacı yoktur

Cevap:

Allah meydan okuyarak ne kadar büyük ve kudretli olduğunu insanlara gösteriyor ve inanmayanları korkutuyorYoksa Allah kimseye gücünü göstermek zorunda değildirBiz insanların onun büyüklüğünü bilmemiz için ve kudretini daha iyi kavrayabilmemiz için bu gereklidirAllahın kudretini bilmezsek ona hakkıyla ibadet edemeyiz Yani bizim Allahın meydan okuyuşuna ihtiyacımız vardır Onun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur

'Kulumuza vahiy ettiğimizden şüpheniz varsa ona benzer bir sûre getirin, davanızda gerçek iseniz, Allah'tan gayrı bütün ortaklarınızı da yardım için çağırınız Bunu yapamazsanız ki, elbette yapamıyacaksınız, kâfirler için hazırlanan ve yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten korkun ' (Bakara Sûresi)
(11.11.2011 12:16)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayRazor Korkus.. Offline
Razor Korkusuz
x
Allah birdir ondan başka ilah yoktur Muhammet (sv) onun Resülüdür bizim peygamberimizdir.Doğru din (islam) dır.(Ayrıca) bakın Allah (CC) mahlükatı Resulü için yaratmıştır (Avro) ışığı kitabını okuyunuz. (02.05.2011 15:52)
(bakınız: islam, yara, doğru, peygamber, resul, amber, başka, kuyu, için, bizim)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayİhsan Çepni Offline
İhsan Çepni
x
BELLİ Kİ DİNLER İNSAN İŞİ.. MANTIKLA UYUŞMAYAN BİR SÜRÜ DÜŞÜNCE.. ANCAK TÜM BU OLUP BİTENLERİ GÖRDÜKÇE BÜYÜK BİR GÜCÜN OLDUĞU KANISINA KAPILIYORUM. ANCAK BU GÜÇ, KİMSENİN YATAK ODASI, YEMESİ İÇMESİ, SAÇI KALÇASI İLE UĞRAŞMAZ, UĞRAŞAMAZ ÇÜNKÜ BU KORKUNÇ SONSUZLUKTA O KADAR YAPACAK İŞİ VAR Kİ.. BU GÜÇ OLMAYABİLİR DE.. (13.03.2011 16:15)
(bakınız: insan, büyü, korku, düşünce, yorum, mantık, kapı, seni, çünkü, dinle)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayYalçın Taşde.. Offline
Yalçın Taşdemir
x
Neyi çağrıştırdığından ziyade merak ettiğim; dinlerin bazı sorulara verdiği cevaplar vardır, genellikle kabul gören, her ne kadar uyutucu bir etkisinin olduğunu düşünsem de sonuç olarak uyursanız acı çekmezsiniz, dolayısıyla acıya yakın insanların bazı kavramlara kendilerini bağlamalarını tam olarak doğru bulmasam da hak vermemek için bir sebep yok gibi, fakat bu uyku hali çoğu zaman gerçeklerden kaçma halidir.(-hak vermemek pek de elde değildir- bunu tekrar hatırlatıyorum) ör/ bir din; sakat bir insana hayatı hakkında bir yorum getirir ve onu uyutabilir-bu noktada kişiye kızmasam da- sonuç olarak bu bir uyku halidir yani yaşamak değilidir, böyle bir kişi için; Bu inancını terk edebilmesi ya da uykudan uyanabilmesi -ki uyanırsa acı çekme ihtimali vardır- için daha önceki yorumlarda -tanrı-yı kabul edip yeryüzünde herhangi bir şekilde elinin olmadığı tezini savunan(ki ben de bunu savunuyorum) kişilerden bu kişiyi uyandırmak için verecekleri cevabı bekliyorum. Acı çektirmeden (acı çekmemenin bir yolu yok derseniz, ozaman Tanrı için iyi sıfatlar kullanan arkadaşlardan bu sıfatlar için uygun bir açıklama bekliyorum. şimdiden teşekkürler. cevap veren olursa sevinirim. (05.03.2011 09:45)
(bakınız: insan, hayat, zaman, uyku, gerçek, yaşamak, şimdi, tanrı, yaşam, soru)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayErkan Cremat.. Offline
Erkan Crematory
Bay, 31
Türkiye
din adı altında o veya bu şekilde yüzyıllardan beri insanların birbirlerini kesmelerinden gına gelmiş insan modelinin seçtiği yoldur.merhametini ve insanlığını başkalarına kullandırtmadan tanrıyı kalbinde bulmaya çalışan varlıktır.türkiyede deist olmak zordur müslüman değilim dediğinde insanlar diğer kutsal dinlere inandığını düşünür deist deyince garipserler birçoğuda anlamaz daha da zoru bunu onlara açıklamaktır.her dinin içinde barındırdığı banaz, yobaz, gerizekalı, akıl yürütmeye üşenen varlıklarından tiksinirler. asla dinlere karşı bir düşmalıkları yoktur. kin beslemezler.deist olan kişi ahlaklı olmak için ya da iyilik yapmak için dine ihtiyaç duymaz.dua edebilecek insanlardır dine inanmazlar sadece, tanrılarına dua edebilirler.düşünülen üzere hem dinsiz hem imansız değildirler.iyi bir insan olmanın,dinsel bir dayatma olmadanda olabiliceğinin kanıtı kişilerdir.genelde düzene saygılı,aklı başında,düşünen,merak eden ve sevilen insanlardır. not: evet deistim (12.10.2010 02:17)
(bakınız: insan, türk, anlam, deli, akıl, tanrı, türkiye, ahlak, saygı, arda)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2 3 4 5 10
sonraki sayfa >>

"DEİST" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: DEİST NEDİR? deist ne zaman?

Antoloji.com
23.10.2014 08:54:58  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]