En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - ergenekon
4 - sinan aygün
5 - kürt
6 - kızlar
7 - başbağlar katliamı
8 - deniz gezmiş
9 - ayşe
10 - aşk
11 - jitem
12 - ölüm
13 - elif
14 - dabbe tül arz
15 - aleyna
16 - ebrar
17 - faşizm
18 - sevgi
19 - art (avrasya) televizyonu
20 - havin
|
 |
DERSİM sizce ne demek, DERSİM size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: 01anemon
Eklenme Tarihi: 01.04.2004 11:25 |
DERSİM VE ALEVİLİK
Hz. Ali evlatlarından, İmam Cafer-i Sadık tarafından tertip edilen alevilik, miladi 11.ci yüzyılda, Arabistan'dan Caferi mezhebi adı ile Horasan Kürdistanına ve İran'a sirayet etmiş ve Horasan Kürt aşiretleri arasında kuvvetle cereyan eylemiştir. Daha sonra, Abbasilerle, Emevilerin şiddetli kavgaları sırasında; çok büyük kürt serdarı olan Eba Müslümi Horasani, miladi 800 tarihinde Emevileri tart etmiş ise de; bilahare Abbasi halifesi Ebu Caferi Mansurun sarayında öldürülmüştü. Bu kürt serdarının mahiyetindeki bazı seyit başlarında bulanan kürt halifeleriyle ve bir takım kürt mutasavvufları bunlarla iş birliği yapmışlardı. Bu hadise üzerine alevilik propagandası geniş bir coğrafyada yayılmaya başlamıştı. Bu devirde; yine bir takım kürt aşiretleri beraberlerinde seyit denilen halifeler mevcut olduğu halde Horasan'dan hicret ederek Dersim'e gelmişlerdi. 700 hicri tarihinde Dersim'e gelen bu aşiretlerden başlıcaları: Şeyh Hasanan, Babamansur, Kureyşan, Hormekan, İzolan, Sadyan, Karsanan ve Millan idiler. Bu aşiretler Horasan'dan Dersim'e geldiklerinde, tamamen zaza diliyle konuşurlardı. Bu sebeple Dersim'de diğer seyitlere nazaran, bu güne kadar Baba Mansur ve Kureyşan seyitleri alevilik Gülbengini selis ve pek eski zaza diliyle telkin ederler ve asla Türkçe konuşamazlar.
Horasan'dan Dersim'e gelen bu aşiretler ve halifeleri, Dersim kürtleri arasında aleviliği neşretmeye başlamışlardı. Dersim'de Eba Müslimi Horasani ehli keramet sayılarak kitabı tevatüren okunmaktadır. Bununla beraber, Hazreti Ali evlatlarınan 8. imam olan İmam Rıza'nın neslinden Hacı Bektaş Veli de, 680 hicride Emevilerin tazyikinden dolayı horasandan Orta-Anadolu'ya iltica etmek üzere Erzincan'dan geçmiş ve Dersim kürtlerine kendi tarafından bazı halifeler göndermişti. Bu halifeler de, Dersim'de intişar etmekte olan aleviliği Bektaşilik ünvanıyla adlandırmak için propagandaya başlamışlardı. 737 H. de Hacı Baktaş Veli Anadolu'da Hakka yürüdü. Dersim'deki halifelerinin faaliyet sahaları da kısaldı.
Safavi imparatorluğunun resmi mezhebi olan Şia'lık da, bazı kürt mutasavvufları vasıtasıyla muslihane bir surette Dersim kürtleri arasına sızmıştı ki, bu da; Alevilik demekti. Şu halde, esas Zerdeşt akidesinde bulunan Dersim kürtleri, bir taraftan Horasan'dan Dersim'e hicret eden kürt -alevi-zaza aşiretleri mutasavvufları vasıtasıyla aleviliğe, bir taraftan Hacı Bektaş Veli halifeleri marifetiyle bektaşiliğe ve Safavi mutasavvufları delaletiyle de, Şialığa mütemail olmak üzere muhtelif akidelere malik olmuşlardı. 736 H. de, Dersim'de bulunan Horasanlı kürt halifelerden Bamasura ile Kureyş, Alaeddin Selçuki tarafından ve daha sonra Sultan Orhan ve Murat taraflarından halifelik unvanı aldılar. Dersim aşiretlerinden birçokları bilhassa Lolan ve Çarek aşiretleri bu halifelere mürit oldular ve bu vesile ile Dersim aşiretleri arasında Bektaşi ve Şialığa nispetten: Horasan aleviliği üstünlüğünü muhafaza etti. Bu hal Yavuz Sultan Selim zamanına kadar devam ederek, bu devirde, bu akide müntesibi Kürtlere Kızılbaş denildi. Şialık, İran akidesine pek yakın olması hasabiyle, Safavilere taraftar bulunmaları göz önünde tutularak, bir çok kürtler - Dersim'in dağlık kısmını müstesna- Yavuz'un imhasına uğradılar.
Kürdistan Tarihinde Dersim adlı kitaptan alıntı yapılmıştır. Dr. Vet. M.Nuri Dersimi
Değerli dostlar, kitabın içinde özellikle Baba Mansur ve Kureyşan aşiretlerinden söz edilmektedir. Bu iki büyük aşiretin Seyitlerinin ne kadar çok nüfuzlu kişiler olduğunu vurgulamaktadır. Yukarıda kitabın dilini değiştirmeden aynen aktardım. Umarım faydalı bilgiler sunmuşumdur. Bazı konularda belki itirazlar olabilir, ancak genel olarak doğru tespitler var olduğuna inanıyorum.
Saygılar sunarım.
C.T. Güneyliche
|
Güneyliche
13.06.2008 23:52 |
Kürtlerden bir kısmı; (Der) kapı, (Sim) gümüş anlamında olduğu için, Dersim kelimesini Gümüş kapı diye tabir ederler.
Milattan altı asır önce, Yunan tarih ve coğrafyacılarının Dersim havalisine Daranis adını verdikleri malum olduğu gibi, Dara'nın Bisitun kitabelerinden bu havaliye Zuza adı verilmiş olması ve Zuza tabirinin Dersim ve havalisinde konuşulan Kürtçe lehçeye alem olan Zaza kelimesine benzemesi dikkati çeker.
Dersim'in batı hududuna yerleşmiş olan Koçan aşireti, (Dersim) tabirini Kürdistan kapısı anlamında tefsir ederek, kendilerini de, cengaverliklerine istinaden bu kapının muhafızı sayarlar.
Alel'a da halkın telakisine göre ise, Dersim demek Kürdistan demektir. Bu sebeple, başka bir memleketten Dersim'e döndüklerinde 'Kürdistan'a geldik' dedikleri gibi, birini hariçten Dersim'e davetlerinde, 'Kürdistan'a geliniz! ' ve 'Kürdistan'ı görünüz! ' derler.
Bu yazdığım yazı Dr.Vet. M.Nuri Dersimi'nin Kürdistan Tarihinde Dersim adlı eserinden 1. Sayifede yer almaktadır. Bu konuda Dilan yayınlarının affına sığınarak yazıdan alıntı yaptığım için kusuruma bakmasınlar..Değerli arkadalara bilgi olarak sunmak istedim..C.T.
(bakınız: kürt, aliye, zaza, anlam, tarih, bilgi, kürtçe, esin, alara, emek)
|
Güneyliche
13.06.2008 20:40 |
dersim ne midir? ? ?
....
dersim düzgün babadır
dersim munzurdur
dersim seyit rızadır
dersim alişerdir zarifedir
dersim agaucedir
dersim laç deresidir
dersim xızırdır seyhu sendir
dersim ali bogazıdır
hozattır nazimiyedir pertektir.........
vah dersim vahhhh kimler gitmediki senin yolunaaaa
vah dersim vah bakma burada dar sokaklar arasında araba gürültüleri arasında kaldığımıza bakma taksimde beyoğlunda bakırköyde tuzlada olduğumuza gönlümüz seninle carpmazta
selam sana
selam sana
(bakınız: baba, gitme, selam, sela, arife, ders, seni, bakırköy, beyoğlu, araba)
|
komando_62
04.08.2007 15:52 |
adına bunca şarkı yazıldığı için mi çok şey ifade eder dersim yoksa çok şey ifade ettiği için mi adına bunca şarkı yazılmıştır?
yani ki;
fuzuli leyla ve mecnun hikayesini böyle güzel anlatmasaydı yine aynı leyla ve mecnun olur muydu aynı hikaye içinde?
adı kızıldere olduğu için mi derenin adı ahire kaldı yoksa adı ahire kalasıca olduğu için mi adı kızıldere oldu?
necip fazıl çilesiyle üstad olduğu için mi onca çile çekti yoksa onca çile çektiği için mi üstad oldu?
.......................işte böyle birsürü alakasız örnek
hayatın bize kendiliğinden sundukları mıdır kalıplar yoksa bizim kalıplarımızı hayat mı kabullenir? ? ? ? ? ? ? ? ? ?
(bakınız: çile, hayat, güzel, leyla, esin, fuzuli, hikaye, şarkı, üstad, yazı)
|
eyyamse
29.06.2007 22:56 |
Şu dersimin dağları vay lelele vay
Şu dersimin dağları vay
Şu dersimin dağları vay lelele vay
Şu dersimin dağları vay
Yiğitlerin odağı vay lelele vay
Yiğitlerin odağı vay
Yiğitlerin odağı vay lelele vay
Yiğitlerin odağı vay
Güne durmuştu gece vay lelele vay
Canlar pusuya düşünce
Güne durmuştu gece vay lelele vay
Canlar pusuya düşünce
Yırtılıyordu sessizlik lelele vay
Gerillanın mermisiyle
Yırtılıyordu sessizlik lelele vay
Gerillanın mermisiyle
Dağlarının ılık yeri vay lelele vay
Kavgamızda yol alıyor
Dağlarını ılık yeri vay lelele vay
Kavgamızda yol alıyor
Dersimde doğan güneş vay lelele vay
Caniklerde çoğalıyor
Dersimde doğan güneş vay lelel vay
Toroslarda çoğalıyor
Ölmedi onlar yaşıyor lelele vay
Ölmedi onlar yaşıyor
Ölmedi onlar yaşıyor lelele vay
Ölmedi onlar yaşıyor
Bir türküdür dersim dağlarında le vay
Onikiler çoğalıyor
Bir türküdür dersim dağlarında le vay
Gerillalar savaşıyor
Bir türkünün dersim dağlarında le vay
Gerillalar savaşıyor
grup yorumun çok güzel bir şarkısı...özellkle şarkının başlangıç kısmı..
(bakınız: türk, gece, güzel, savaş, türkü, arda, sessizlik, grup yorum, yorum, güneş)
|
yaşamakhızlıbirölmebiçimidir
10.03.2007 00:52 |
DERSİME GELİNCE;
· Munzur Irmağının kaynağını oluşturan ve 40 gözden oluşan Munzur Gözelerini görmeden, bu eşsiz manzara karşısında doğayla baş başa olup dinlenmeden ve bir tas su içmeden,
· Sadece Munzur Suyunda yetişen, bu suya özgü Kırmızı Benekli Alabalık yemeden,
· Pülümür dağlarında yetişen birbirinden enfes kokulara sahip çok sayıda değişik çiçeklerden arıların almış olduğu özlerle yaptıkları 'Pülümür Balı'nı tatmadan,
· Munzur Milli Parkı Vadisinde bulunan dağlarda tamamen doğal ortamında kendi başına yetişen dertlere derman tek dişli 'Ovacık Sarımsağı'nı yemeden,
· Tunceli-Pülümür yolu üzerinde bulunan Zağge Şelalesinde durup bir yanda Pülümür Suyu ve bir yanda da şelaleden akan suyun sesi ile doğayla baş başa bir ortamda piknik yapmadan,
· Tunceli-Pülümür yolu üzerinde hemen yolun kenarında bulunan 'Ağlayan Kayalar'ın yanı başında bir hatıra fotoğrafı çektirmeden,
· Tunceli'nin yüksek dağlarındaki otlaklarda yetişen değişik otlarla beslenen hayvanların sütünden yapılan Türkiye'de meşhur dağ kokulu 'Şavak Peyniri'ni almadan,
· Metrelerce yüksekten dökülen suların oluşturduğu şelale manzarasının güzelliği ve sizi saran serinliği içerisinde kavurma yemeden,
· Munzur Vadisi Milli Parkını gezerken, bu alan içerisinde yer alan ve 43'ü sadece Munzur Dağlarına özgü 227 endemik bitki türünü görüp fotoğrafını çekmeden,
· Munzur Vadisi Milli Park alanı sınırları içerisinde özgürce yaşayan çengel boynuzlu dağ keçilerinin gezerken ya da akşam üzeri Munzur Irmağından su içmeye indikleri saatlerde görüntülemeden,
· Hepsi bir diğerinden ilginç olan koç heykeli şeklindeki mezar taşlarını ve bu taşlar üzerinde bulunan ve o mezarda yatan kişinin özelliklerini anlatan figürleri fotoğraflarla belgelendirmeden,
· Keban Baraj Gölünde motorla gezinti yapıp, balık avlamadan ve bu gölde yüzmeden,
· Bugün bir ada da bulunan Pertek Kalesinin sizi kucaklayan yapısı içerisinde doruklarına çıkıp geçmişi selamlamadan,
· Çemişgezek'te ki 'İn Delikleri'ni gezmeden
..........sakın Dersimden ayrılmayın
(bakınız: çile, türk, güzel, bugün, deli, ayna, türkiye, arda, okul, esin)
|
BEN!... ANADOLU
20.01.2007 15:24 |
|
 |