|
|
 |
 |
|
DOST |
DOST terimi
Antoloji Yetkilisi
tarafından 01.05.2001 tarihinde eklendi |
DOST sizce ne demek,
DOST size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
| Artvin |
 |
|
|
 |
bilinirki, dost acı der ama doğruyu der...
birinden bir olumsuzluk duyarsın hakkında hani...hani yanar yıkılırsın.kızarsın..bin türlü tilki dolaşır kafanın içinde..şeytan ha babam dürtükler durur..hani hemen yüzleştirme yoluna gidersin doğrumu diye..işte öyle zamanlarda kendiyle savaşa girmeli insan....
savaşı eğer kararlı kararlar verdirebilirse insana,o kişi hakkında garantiliyse ve savaşı kendi içinde kazanmışsa işte o zaman sormalı NEDEN diye..
ve alınacak vevap zaten bilinendir.. dost bilinen de hala dosttur... (08.06.2007 15:11)
(bakınız: insan, zaman, baba, şeytan, savaş, neden, arda, doğru, babam, kara)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 17 |
|
 |
|
|
 |
.'ALLAH'ım Sen Beni Dostumun Şerrinden Koru Ben Düşmanımla Başa Çıkarım! ' (06.06.2007 18:58)
(bakınız: beni, düşman, rind, karı, koru, allah)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 48 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
bulunması çok zor arıyorum bulan varsa tıklasın (03.06.2007 21:46)
(bakınız: yorum, ulan)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
dost dilinden tatlı bal bulamadım
.. (02.06.2007 13:24)
(bakınız: lama, adım, tatlı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 22 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
herkesi sen dost mu sandın ol ağyar olur (30.05.2007 20:58)
(bakınız: ağyar, herkes, olur)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
..um Efendim..
Dost kime derler..? (25.05.2007 07:15)
(bakınız: efendim, efendi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 20 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
belki de birçoğunuzun bildiği bir alıntıyı buraya eklemek istiyorum:
Terentius, 'Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim' demiş, yitirdiği bir dostunun ardından.
Nasıl bir insandan bahseder Terentius?
Karşısında zavallı gibi görünmekten korkmadığımız, bizi değiştirmeye değil zenginleştirmeye çalışan, yargılayan değil, kendimizi sorgulamamıza yardımcı olan biri midir yitirilen? Sabahın 3'ünde çaldığımız kapısını açtığında, tek kelime etmeden kollarına atılıp ağlayabileceğimiz bir insan mıdır? Terentius'un acısını bu şekilde dillendiren?
Nedenlerini merak etse de, göz yaşlarımızın dinmesini bekleyecek kadar anlayışlı, titrek sesimiz ve telaşlı cümlelerimizi sükunetle dinleyecek kadar sabırlı, acımızın bir kısmını kendine yük edinecek kadar cömert ve yürekli insanlar mıdır dost diye seçtiklerimiz?
Sadece sohbeti değil, sessizliği de sıkıcı olmayan; yalnızlığımızı unutmak için varlığı, eksikliğini hissetmemiz için yokluğu kafi gelen insanlara mı dostum deriz?
Başımıza gelen güzel bir şeyin coşkusu yüreğimize sığmadığında, saate aldırmayıp telefona sarıldığımız ve karşımızdaki uykulu sese 'Kulaklarına inanamayacaksın! ' diye bağırdığımızda, 'Sabahı bekleyemez miydin? ' demeyen biri midir gerçek bir dost?
Güzel bir film izlediğimizde, keşke O da olsaydı dediğimiz, okuduğumuz bir kitaptan bahsedebildiğimiz ve en mahrem sırlarımızı anlattıktan sonra rahatça uykuya dalabildiğimiz bir sırdaş mıdır yoksa?
Konuşurken gözlerimizi kaçırmadığımız, kendimizi saklamadığımız ve yüzümüze en acı gerçekleri haykırırken bile darılmadığımız yalnızlığımız mıdır dost dediğimiz insanlar?
Ne bileyim, aynı fikirde olmasak da uzlaşabildiğimiz, köprüleri atmadan da tartışabildiğimiz, her savaştan birlikte ve biraz daha güçlenmiş bağlarla çıktığımız insanlar mıdır dost payesi verdiklerimiz?
Tanıdığımızı sanırken, daha keşfedilmeyi bekleyen nice el değmemiş duygular ve düşünceler taşıdığını gördüğümüz; sürekli bizi şaşırtan kendimiz midir onlarda sevdiğimiz?
Aristo haklı mıdır; 'Dostluk bir ruhun iki ayrı bedende yaşamasıdır' derken ve Terentius, başka bir bedende toprağa verdiği ruhunun yaşını mı tutmaktadır?
Paylaştığı her şeye ölüm de mi dahildir?
Acaba, neyi kaybedeceğini, dostu ölmeden önce fark etmiş midir?
Ya biz; her şeyi paylaşmanın, iddialı ve gerçek dışı geldiği günümüzde, sahip miyiz gerçek bir dosta?
Ya da adımızın önüne dost sıfatı koyan insanlar var mıdır hayatımızda?
Yoksa kendimizi sevmeyi başaramadığımızdan, şaşırıyor muyuz bizi sevdiğini söyleyen birinin varlığına, inanamıyor muyuz yanımızda kalmasına ve uzaklaştırıyor muyuz içten içe bizi sevmesini istediğimiz insanı kendimizden?
Ve bir gün, bir el daha kayıp gittiğinde avuçlarımızdan, kendi mezarımızın başında ağlayacağımızı biliyor muyuz?
İş işten geçmeden önce teşekkür edebiliyor muyuz sevdiğimize, hiç değilse bizi sevdiği için... (24.05.2007 08:42)
(bakınız: ölüm, insan, hayat, güzel, gözler, uyku, gerçek, unutmak, savaş, kitap)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 88 |
|
 |
|
|
 |
'Hadi bir gönüldeşten gıda ver gönlüne; yürü devleti devlet sahibinden ara.'....................................................................................(*) (22.05.2007 18:46)
(bakınız: gönül, devlet, ............................)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"DOST" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|