Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              durmak nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
Futbol Takımları
Köyler
DURMAK DURMAK terimi not_important
tarafından 24.02.2006 tarihinde eklendi
DURMAK sizce ne demek,
DURMAK size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Bayyürüyebilmek.. Offline
yürüyebilmek...
x
ya rabbi!
ayaklarımız neden tutmaz oldu?
üstümüze çöken bu ağırlık hangi günahlarımızdan dolayı?
bu kasvet, bu dalâlet neden?

yeni bir diriliş soluğu gerek bize..
sekinetini yağdır üstümüze.. doğrulabilelim,
yürüyebilelim..

...
(26.10.2008 00:33)
(bakınız: neden, doğru, günah, lale, yeni, ayak, diriliş, erek, bile, ağır)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanarres-urras Offline
anarres-urras
x
;)) (salma hayek le kalbimden vurdun ama.. :)) (07.01.2007 01:01)
(bakınız: salma hayek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanarres-urras Offline
anarres-urras
x
ara vermek.... (26.02.2006 00:22)
(bakınız: vermek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanvianne rocher Offline
vianne rocher
Bayan
hayat yanınızdan akıp geçerken..! (25.02.2006 22:52)
(bakınız: hayat, geçer)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay.@tmac@. Offline
.@tmac@.
Bay, 33
bekleme,dinlenme. (25.02.2006 21:13)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baygrup yorum Offline
grup yorum
Bay, 31
beklemek.. (25.02.2006 20:18)
(bakınız: beklemek, emek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanEternalflame Offline
Eternalflame
Bayan
Ankara
...DURACAKSIN...

Acı, ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında, öfke, kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda, keder, yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında, duracaksın, durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine bakacaksın, sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan alaycı kargaların sesini dinleyeceksin, çiçeklerini koklayıp derin bir soluk alacaksın. Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı düşüneceksin. Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın bir zaman, “dinlenin biraz” diyeceksin.

Bir inci avcısı gibi, ta derinlere dalıp tek tek bütün istiridyeleri açarak, bir sevinç arayacaksın. Hayaller kuracaksın. Hatıralarını bir daha gözden geçireceksin. Sevdiklerini düşüneceksin ve seni sevenleri. Özlediklerini düşüneceksin ve seni özleyenleri. Teninde iz bırakanları ve senin izini taşıyan tenleri. Seni şakalarıyla güldürenleri ve senin şakalarına gülenleri. Sevinçlerini, hayallerini, hatıralarını, sevdalarını, sevişmelerini, özlemlerini, şakalarını bir bir yerleştireceksin içine, hayat denilen mucizenin sana verdiği armağanları sıkıca kucaklayacaksın. Ölüm her yandan üstüne saldırıp seni kuşattığında, tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.

Güzel bir haber gelecek belki yarın sabah. Belki bir mektup alacaksın. Sana gülümsemesini çok istediğin gülümseyecek belki sana. Serüvenci gemiciler gibi meçhul denizlerde kaybolduğunda, tam da o zaman, karanın bir gün görüneceğini düşüneceksin. Gözcünün “kara göründü” diye bağırdığını hayal edeceksin. Kara, hiç görünmese bile, hiç olmazsa neyi aradığını ve neyi kaybettiğini bileceksin, çektiğin onca fırtınanın, varmayı umduğun o umutlu hedefle mana kazandığını anlayacaksın.

Her şeyini kaybetsen de hayallerini kaybetmeyeceksin. Neyi aradığını hiç unutmayacaksın. Sevinçleri ne kadar hatırlarsan, acının derinliğini o kadar kavrayacaksın. yaşadığın ve yaşayabileceğin güzel şeyleri ne kadar çok düşünürsen öfken o kadar keskinleşecek. Karanlık inerken ışığa daha dikkatli bakacaksın. Geleceğinle arana, dibinde canavarların dolaştığı bir uçurum koyduklarında, nasıl biteceğini bilmediğin atlayışını yapmadan önce, geçmişine, sevinçlerine, hayallerine yaslanıp güç alacaksın.

Sevdiğin bir türküyü mırıldanmaktan hiç vazgeçmeyeceksin. Bir çiçek iliştireceksin yakana. Ölüm seni kuşattığında, tam da o zaman, hayatı düşüneceksin. En azgın, en ihtiraslı sevişmelerini. En çılgın hayallerini... En çağıltılı kahkahalarını...

Acı, ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında, öfke, kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda, keder, yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında, duracaksın, durup gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine bakacaksın, sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan alaycı kargaların sesini dinleyeceksin, çiçeklerini koklayıp derin bir soluk alacaksın. Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı düşüneceksin.

Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı düşüneceksin. Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın bir zaman, “dinlenin biraz” diyeceksin. Onları, şefkatle dinlendireceksin. Çünkü onlara yine ihtiyacın olacak.

A. Altan
(25.02.2006 14:33)
(bakınız: ölüm, hayat, zaman, türk, güzel, umut, deniz, özlem, sevda, hayal)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayMai Eflatun Offline
Mai Eflatun
x
stabil kalmak..ancak lamümkün.. (25.02.2006 10:30)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.

"DURMAK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2012. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: DURMAK NEDİR? durmak ne zaman?

Antoloji.com
23.05.2012 05:44:53  #.242#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Oyun  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]