|
|
 |
 |
|
EDİP CANSEVER |
EDİP CANSEVER terimi
josefK
tarafından 25.06.2003 tarihinde eklendi |
EDİP CANSEVER sizce ne demek,
EDİP CANSEVER size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'.....Sular insanlar gibi geçiyor aklımdan
Mavi aklımdan
Sordular-anımsıyorum-
Bir gün
Neyle örtülürmüş ki su
Suyla demiştim -elbette suyla-
Ya yaşam
Bir başka yaşamla, bir başka, bir başka, bir başka
Oysa bütün yaşamlar bitti
İlkyazlar ve bütün başlangıçlar
Sular
İnsanlar gibi duruyor aklımda. ' (17.12.2011 00:59)
(bakınız: insan, yaşam, mavi, yorum, insanlar, gibi, bir gün, ordu, bitti, oysa)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
..........
Her şey o kadar dokunaklı ki
Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
Dağınık, renksiz bir mozayık gibiysem
Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı
Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.
........ (04.02.2010 23:20)
(bakınız: dünya, ayna, eylül, bazen, arda, yalnız, lara, gibi, telefon, duvar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 25 |
|
 |
|
|
 |
infilak (29.08.2009 22:51)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
“ Yalnızlık bile bir insanla bağlantılıdır” der Edip Cansever…
Yoğun bir şiir işçiliği ile sadece şiire adanmış bir hayatın içinde yüzlerce ürün vermiştir…
Yerçekimli karanfili, Mendilimde Kan Seslerindeki meşhur ahmet abisi ile hatırlanır…
Şiiri, insanın özüne ve anadolunun zengin coğrafyasına uzanan bir yolculuktur…
Türk şiiri en özgün kalemlerinden birini kaybettiğinde, sevenleri ve İstanbul “ölüm sen en güzelsin bu saatlerde” diye seslenen bir şairi uğurlar …
rahmet o’na… (28.02.2009 02:28)
(bakınız: ölüm, istanbul, insan, hayat, şiir, yalnızlık, türk, güzel, yalnız, şair)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 39 |
| Yunanistan |
 |
|
|
 |
'Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.' demissin ya Edip agbi..Bende sana soruyorum güzelim, bir mendil iki kere niye kanar...
Okudugun siirler, gezdigin sehirler, öptügün kadinlar gül kokuyor, gül kokuyorsun edip agbi, bir de amansiz acimasiz kokuyorsun........ (27.03.2008 20:36)
(bakınız: güzel, soru, yorum, ahmet, ilim, koku, aman, sana, niye, mendil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 35 |
|
 |
|
|
 |
İNFİLAK
Ben gidince hüzünler bırakırım
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.
Bazan da bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek ister
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır oseninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl gözgözeyiz ansızın infilak. (21.10.2007 21:59)
(bakınız: zaman, kadın, sevmek, hüzün, kadınlar, arda, adam, bira, rakı, uzak)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
İkinci Yeni akımının en kendine has örneklerini vermiştir. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi yayınlarda şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bırakmıştır.. Anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir tarzı vardır. imgeler herşey olsa da düşünceyi göz ardı etmedi..
hatta 'cümleyi parçaladınız,mahvettiniz' diyen bir zata 'ne güzel cümleye kimliğini geri verdik 'diyecek kadar hazırcevap ve inanandır..
cemal süreyya'nın deyişiyle'yeşil saten gömleğinin yakası geniş zamanlara açılan şair'..
çağrılmayan yakup
Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup
Bunu kendine üç kere söyledi
Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar
O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım
Ben, yani Yakup, her türlü çagrılmanın olağan şekli
Daha hiç çağrılmadım
Biri olsun 'Yakup! ' diye seslenmedi hiç
Yakup!
Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım
Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim
Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım
Sonra bir güzel yıkanayım da.
Ben size demedim mi.
Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum
Sanki böyle niye ben oradan geliyorum
Telaslı, aç gözlü kurbağalara
Bakmaktan
Bilmiyorum
Bilmiyorum, bilmiyorum
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup
Bazen karıştırıyorum.
Bazen karıştırıyorum ya, çok uzun bir gündü
Sonra bu çok uzun günün sıcak bir günü
Kediler kırmızı alevler halinde koşuyordu
Onlar işte hep boyuna koşuyordu
Birileri çıkıyordu ordan burdan
Hiç çıkmamak halinde ve olgun
Birileri çıkıyordu
Geceden kalma bir lamba yanıyordu, açık
Bir pencerenin sokağa doğru içinde
Bu uyum korkunçtur Yakup!
Yakubun olması korkunçluğudur bu
Dünyanın insana doğru içinde
Yakup, Yakup!
Burdayım, yani ben.. evet, geliyorum
Lambayı söndürmesinler, geliyorum
Siz bütün lambaları yakın, evet
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? hayır, Yakup
Bazen karıştırıyorum.
Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben, iyi ya
Durduğum bir gündü, diyorum, bütün ilgiler sizin olsun
Her türlü bir şeyler sizin olsun, ben artık
Hep böyle istiyorum, ayıp degil ya
Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
Bir gündü ve yaş (18.08.2007 10:03)
(bakınız: insan, şiir, zaman, gece, dünya, güzel, umut, anlam, korku, kedi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Manisa |
 |
|
|
 |
yerleştir bu sevdayı her yerine/yüzünde ter olan su damlacıklarının kaynağına yerleştir... (26.03.2007 01:56)
(bakınız: ayna, sevda, damla, ağın, dayı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
| Manisa |
 |
|
|
 |
hatıralarının peşinden koşan insanları,buruk bir gülümsemeyi,derin bir hüznü... (26.03.2007 01:53)
(bakınız: insan, insanlar, gülümse, hatıralar, gülümseme, gülüm, derin, buruk, uruk, deri)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"EDİP CANSEVER" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|