En Popüler:
1 - erotik film
2 - porntube
3 - gerdek gecesi
4 - çıplak kadınlar şubatı
5 - kızlar
6 - kürt
7 - elif
8 - öss tercihleri
9 - agarta
10 - dabbe tül arz
11 - esra
12 - şarkılar
13 - ergenekon
14 - kübra
15 - tuana
16 - büyü
17 - 6. filo
18 - bedia akartürk
19 - dejavu
20 - ceren
|
 |
ELİF sizce ne demek, ELİF size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: -_-
Eklenme Tarihi: 10.01.2003 14:33 |
Elif deyince T3KB1R çizgi aklıma geliyor..bir ucu gökte, bir ucu yerde olan...
(bakınız: çizgi, ince)
|
T3KB1R
07.06.2008 23:34 |
Elif ilk demek, benim icin tek demek, güzellik demek, evlat demek, aci demek, özlem demek, gözyasim demek, hasretligim demek, bebek demek, yavru demek, olamayan elecek demek, aglayamadan gidis demek, kizim demek, ay parcam dmek, can özüm demek, tek varligim ve tek yoklugum demek. Sevdigim demek, hava demek, deniz demek, toprak demek, hersey elif demek benim icin. Elif benim kizim demek
(bakınız: güzel, deniz, hasret, özlem, bebek, emek, toprak, demek, güzellik, beni)
|
MiSs AnEmOn
06.06.2008 20:37 |
…………..
/ dostum, “elif” olmayı dilemişim sanırım bir vakt-i seherde, bir cesaretle….zor(luğunu) bilmemişim o zamanlarda; dilemişim..
yar’ın huzurunda bir “elif” misali durabilmeyi dilemişim;
oysa şimdilerde dizlerimin bağı çözülür; diz çökerim..
be’ye meylederim; “başlasın bu cümle artık! ” derken yine “elif” misali kalıveririm bir bir’in huzurunda..
yine zorlukla, yalnızca, yalın-ca…/
“elif” olmak zor imiş!
ama her elif’in yanında akvâ olan’ın yardımı, yar’lığı var imiş! !
dostum, bilir misin “elif “ olmaya talip olmak nedir,
bilir misin insan nasıl “elif” olur?
dilersin o’ndan sadece o’nun yar-lığını, dilenirsin…
o’nun kucağından başka mekanlar sana soğuk gelir,
üşürsün bir ağustos sıcağında..yürüdüğün yollar sana yabancı gelir;
bildik mekanlar sıkar seni..
tanımadığın sîmalar sana âşina gelir,
tanımadığın kişiler senin niyazına girer; tanıdıkların ise yabancı
nazarlarla bakarlar sana. hikmetine eremediğin hallerle örülür hayatın;
susmayı seversin; sükûtu seversin;
sükûtu hal edinenleri seversin…
dostum, bilir misin, “elif” bağlanmaz kendisinden sonraki harfe…
sadece kendinden önceki harfe bağlanır; en önceki’ne belki de..
sen, dünyana sonradan girenlere sıkıca bağlandığın vakit “elif” olmaz adın..sanırsın ki o zaman üzerindeki zorluklar kalkacak;
ama herkes yüklenir üzerine..
yardımsız yar’lar doluşur dünyana..
”yardımıyla gelen yar” gitti diye…
aklımın al(a) madığı hallerin eteğinde gezinir dururum;
belki aklım acziyetiyle susabilmeyi öğrenir diye..
başımı tâ yüreğime kadar eğer, dinlerim o kısık fısıltıyı şimdilerde…
…yüreğim dünyadaki kimsenin isminde titremez; bu belki de lütuftur,
yar’dandır … bu, belki de “elif “olmanın gereğidir.
/Allahu a’lem…/
“elif” olmayı dileten de “var”imiş dostum;
“yar” olmayı dileyen imiş…..
(bakınız: dost, insan, hayat, zaman, nedir, dünya, şimdi, huzur, arda, cesaret)
|
elif_56
21.05.2008 15:52 |
BE
Elif karanlıkta oturuyordu..bir Be bulsa açılacaktı yolu..Ama sırdı Be..Elifse sırrın varlığını bile bilmiyordu..
Oysa gelmesi gerekiyordu Be,nin geleneksel metinlere göre..Gelmesi ve ayağına düşmesi Elif,in..
Elif soracaktı ona..niye geldin?
Seni açıklamak için diyecekti Be..
Her şey böyle olacaktı, yol bulup Elif akacaktı..ama Elif Be,yi bilmiyordu..
Kayalıklar üzerine kurulu, her dem karanlık bir kentti Elif,in yaşadığı..Dışarıdaki dünyadan kalın surlarla ayrılmıştı..Bambaşka bir alemdi..Büyük kapıları vardı..Ve kapılar yaradılışın zihninde açılmak ve kapanmak için tasarlanmıştı..velakin bu kentte..kapılar asla açılmazdı..hep kapanırdı..hep kapanırdı..gelişi olurduda..gidişi olmazdı! ..
Sonra 'onlar' vardı..
onlar bu kentin sakinleri..
Onlar karanlıkta otururlar..ve çok bilmişliklerinin sıkıcılığıyla sadece akıldılar..
Bir örnek siyah cüppelerinin içinde..hep şimdiki zamandılar..hep bir andılar..hep aynıydılar..
Elif bütün dünyayı karanlıktan..bütün insanlarıda onlardan ibaret sanıyordu..
Karanlığı bu kadarla kalsa..oda karanlığa katılacak..bir su çiçeği gibi havuzun bir kıyısından öbür kıyısına vurup duracaktı..
Oyunun içinde yada dışında..ama mutlaka oyunculardan biri olacaktı..öyle yada böyle oyalanacaktı..
Ama yaradılışın yazgısı gibi..Elifte farklıydı onlardan..Elif başkaydı..Lakin bir kez olsun bilmeyenlerin bilgisizliğiyle..bilmiyordu..bilmiyordu kendi farkını..çünkü Elif,in şuuru yoktu..
Korkmakla sabretmenin farkını bilmeden..sabrını korku..korkusunuda sabır zannediyordu..
Ancak bir rüya Elif,e haber getirebilirdi..
Ama görülmesi gereken rüya henüz görülmemişti..
vakit vardı..ve henüz erkendi..
vakti zamanı geldi..rüya manadan evvel..bir gün 'Be'nin rüyası geldi..
Kurumuş bir 'sabır sarmaşığı'..
içi pervaz vurmuş, kendi çoktan uçmaya durmuş, kalbi artık hazır olduğunda..Elif 'Be'yi hissetti..
Bir his..
bir köprü üzerinden ağır ağır yürüyerek karşı tarafa geçmiş gibi..
yada bir köprünün altından çok sular akmış gibi..
bir kanat dokunmuş..bir rüzgar esmişte..gecenin bir vaktinde uyanıp pencereden karşılara bakmış gibi..hiç kimsenin duymadığı bir şeyi duymuş gibi..
sanki büyük bir katta ol denmişte..kader gerçekleşmiş gibi..
Onu henüz görmemişti ama..dönülebilir olandan geriye dönmenin mümkün olmadığını gördüğünde Elif..histen..manaya geçti..'Be' yi önce mana olarak tanıdı..sonrada onun 'Be' olduğunu anladı..ve bir an geldiki..ellerinin tam üzerindeki '
Be'yi farketti..iki damarının bileğinde yaptığı 'Be' yi..Avcunun tam içindeki çizgilerin çizdiği 'Be'yi..dağılan saçlarını alnına kaldırmak için elini alnına götürdüğünde,..kendi elinin kendi alnına yazdığı'Be'yi..
Her yan 'Be' idi şimdi..her şey Be..
Be, ye bağlanınca Elif..Elifliğini bildi..
Her şeyi Be ile tefsir etti..
Dünya dediğin bir yol hikayesi..boşver geçsindi..
Be, ye yol verince..sır sır olmaktan çıktı..aşikar oldu..eski halinde kalmanın imkanı yok..Elif,in yolu açıldı..
Onlar aynıydı gerçi..dört bir yan karanlıktı hala ama..hava, toprak..ateş, su..ağır gelirken üzerine..Elif,e artık karanlığın tehdidi azdı..simsiyah cüppesini çıkarıp geçti şehrin kapılarından..Ne ahidler bozdu da..yüzünü dışarıya döndü Elif..ilk adımı attı..artık manasını bildiği ile karşılaşmanın zamanıydı..
Gözleri kamaştı ilkin hiç birşey göremedi..Dışarısı önce bahardı..derin..mavi..ve güzel bir ırmaktı..
suydu..ışıktı..kokuydu..sarmaşıktı..
gözleri alışınca yavaş yavaş Elif,in..birde baktıki..hiç birşey yabancı değil..her şey tanıdıktı..
Ağacın gölgesinde bir fidan gibiydi Be..Narindi, inceydi..şendi..masum..derin..düşünceliydi..
Sensin..dedi Elif..tanıdım seni..Senmisin..
Benim dedi Be..sesi yumuşaktı..munisti..
Be çok güzeldi..
ama güzelliğinin farkınad değildi..bu yüzden..lekesiz ve temizdi..
Omuzlarına mavi bir hırka attı Be..Elif,in..sonra tutup onu..sağ yeninden öptü..
canın tene değmesi gibi..tanıdıkça tanıdı Elif Be,yi..hiç bir hayal kırıklığı, yürek hacminde hiç bir sekme yoktu..hem..şimdiye kadar kim Elif,i hırkasının sağ yeninden öpmüştü ki? ! ..
Elif..bir tek Be yi biliyordu şimdi..ilk kelime olarak..aşk yazdı..Be,nin hafrleri yetti arttı..
adını koyunca Elif..gerisi kendiliğinden tamamlandı..
Bir gökyüzü..Be..onun altında
bir ırmak..üzerinde Be..
Bir Elif..Birde Be..
sonra Be nin öğretmesiyle..suya ışığa boğulmuş bu dünyanın bütün kelimelerini öğrendi..iyi bir öğrenciydi Elif..ve öyle bir zaman geldiki..Elif,in kelimelerinin sayısı..Be,nin bildiklerine erişti..
Gün ışığı yettiği kadar..yetmediği yerde yolun iki tarafına camdan kandiller yaktılar..alınlarının üzerine portakal çiçeklerinden taçlar..sol ayak bileklerine yasemenlerden bilezik taktılar..saçları arkaadn tek örgü..yumuşak kıvrımlı giysilerin içinde bedenlerini rüzgara bıraktılar..dayanamadılar beyaz köpüklerin arasına atıldılar..su yıldızları..ayaklarının altında çakıltaşı yaraları..ipeksi kum..ondurucu yağmurlar bulutlar..
burda yağarken bile yağmurlar ırmaktı..son..ucunda herşey saftı..şeffaftı..suydu..ışıktı..ve ikiside çocuktu..
O kadar sevdiki Elif Be..yi..kıyamete kadar hiç bir kadının hiç bir erkeği bu kadar sevemiyeceğinden emindi..
Elif kimi böyle sevebilirdi? ..
Nasıl sevdiyse..öylede sevildiğini zannetti..
Ama kim bilirdi..nereden bilsindi..?
nedeni nasılı yok bunun..değilmiki her şeyle her şey arasında incecik bir çizgi..
bir yok kıvrımı..sapak noktası..
inanç bir an..dönüş bir an..fark ediş bir an..
onları gördü uzaktan..
Be, yi ve diğerini adını bilmediğini..
sırtında güneş rengi alev rengi ateş bir giysi..saçlarının arasında su damlalarından bir taç..ateş ve su..aynı anda..
aynı ağaca sırtlarını yaslamışlar..başlarını birbirlerinin omuzuna bırakmışlardı..
ağaç sarmıştı onları dallarıyla yapraklarıyla..
o kadar güzellerdiki..Elif,in bile içi titredi..
Ama..kendi güzelliğinin farkındaydı şimdi Be..
Yasak meyve..şuur hali..
Farkındalık..güzelliğin suç hikayesi..
Bir bilmekle..suça dönüşmüştü Be,nin güzelliği..
her şey susmuş onları dinliyordu..kulak kesilmişti kuşlar, ırmak ve bulut..
sesini duydu Elif Be,nin
Be..ona aşkını anlatıyordu..
kendi sözcükleri bile olmadığını farketti Elif Be,nin..
ona aşkını Elifin kendine öğrettikleriyle anlatıyordu..
önce ne olduğunu anlayamadı Elif..
Bu olanla hoş bir geçim içinde geçinilir sandı..
can evinden vurulmuştuda..
yara sıcaktı henüz..acımıyordu..
sanki bir sırça bin parçaya bölünmüşte binide yerlere saçılmış gibi..
bir avuç altın tozu rüzgarda savrulmuş gibi..
bir daha asla eskisi gibi olamayacakmış gibi..
bir büyük boşlukta çığlık kopmuş gibi..
çığlığı atan görünürde yokmuş gibi..
bir uçurumdan düşerken..kolundan yakalayan el..uçurumun kendisine dönüşmüş gibi..
uçuruma düşmüşte..öylece hareketsiz kalmış gibi..
dünya bitmiş..ve arkası ölüm gibi..
ölmedi..
ölemedi..
taşıdı Elif..
taşıdıkçada ağırlaştı..
artık olan olmuştuda..içine nasıl sığdıracaktı..
nasıl hazmedip sindirecekti..
bir daha toplanması mümkün olmayan şekilde kırıldı Elif,in içinin kayığı..
Mutsuzdu..
üstelik korkuyordu..
yürüyüp geçecekti üzerindende..
gitse..gidebileceği yer yoktu..
duramadı Elif..sığamadı..gitti..yinede gitti..
bir başka suyun..bir koca okyonusun tam kenarında bir kumsal evine yerleşti..
Deniz bir ilerledi..bir geri çekildi..
evi bir kıyıda kaldı Elif,in..bir suyun içinde..
Elif dalgaları hiç bu kadar yakından görmemişti..bu kumsalı..bu uğultuyu..bu yağmuru..denize yağışını..yıldızların uzanıpta tutabileceği kadar yakın oluşunu..
oysa ne yıldızları tutmaya takati vardı Elif,in..nede denizin sonunu getirmeye..
sustu..hep arka odalara kaçtı..kimselere görünmedi..kimseleri görmedi..
yüzlerce düşünce battıda Elifin içine..kimseye çevirmedi..hep kendi içine çevirdi gözlerini..
Aşkın belası, aşkla hesaplaşmaya kalkması..bir aşkta aşkın yorumunu yapması..ne olup bittiğini anlamak istemesi..Elif,in girdabı oldu..
anlasaydıda ah..ölü balık gibi kıyıya vurup durmasaydı..
Tanrım..dedi..kalp bilgimi arttırki..ne oldum anlayayım..anlarsam belki dayanırım..
ne kalp bilgisi arttı..ne başına geleni anladı..çözdükçe düğümlendi Elifçik..anlamaya çalıştıkça boğuldu..
Aşkıyla yüzleşipte içinden çıkamayınca..aşkın kavram olarak kusurlu olduğuna karar verdi..yaradışıltan mücrimdi aşk duygusu..aşkı yalanlamaktan başka hükmü kalmıyordu..
Ama Elif aşkı yalanlayıncada..geriye bir tek karanlık kalıyordu..
Elif,inde artık karanlığa tahammülü yoktu..
karanlık bir oturursa yüreğinin orta yerine..
onada yaşamak denmezdi..
acıydı karanlığı taşımakta..
taşınamayan aşkın acısı olsundu..
acıyla savruldu ve iki değirmen taşının arasındaki buğdaya benzedi en fazla..
savunmasız..
iki büklüm savrulurken bile..isyansız..
bir taşın kanaması gibi ağır ve sessiz kanadı durdu Elif..
bir karar tutturamadı..zaten kalbi ona sormadı..kimi zaman yeni baştan sevdi kimi zaman nefret etti..
halden hale geçti..
şekilden şekile girdi..
Aşk onuda kendisine benzetti..
günler geçti geceler geçtide..hiç bir şey değişmedi..
hani zaman her şeyin ilacıydı? ..
hani gözden ırak olan gönülden ırak olurdu?
hani aşk bile olsa eninde sonunda biterdi? ..
bitmedi..
ölemedide..
sürünüp gitti..
bir eşikki Elif önünde çakılıp kalmış..
bir eşikki..ne ileri gidebiliyor ne geri..
ne yükselebiliyor ne düşebiliyor..
başka çıkış aradı..
bulamadı Elif..
Sanki bütün yollar Be,ye çıkıyordu..
bir daha Be katılsa kendisine..öfkesi sular gibi durulacaktı biliyordu..
belki dedi herşey eskisi gibi olur..bir açık kapı bıraktı..
oda kendiliğinden kapandı..
değmezmiş demek istedide..diyemedi..
Tanrım demek istedide..Tanrım diyemedi..
değip değmediğini bile bilemedi..
dönerim zannettide bir adım dönemedi..
bütün bu kararsızlığının arasında bir kerecik dışarı baksa..görecekti başına gelenin herkesin başına gelenle aynı olduğunu..
dahası aşkın abes yüzünün insanı aniden vurduğunu
ne kadar abesti aşkın yüzü..
dahası ne kadar yüzü vardı
Aşkın bir yüzü..
Aşkın iki yüzü..
Aşkın yüzsüzlüğü..
Vefa..
ihanet
Ahd..
hepsi birbirine karışıyordu..
uğrunda ahitler bozulan..ahde vefasızlık ediyordu..
Tanrım dedi..nolur yanılsaydım..
Bildi Aşkın acılığını..
Acı kendi içindeydi..aşkın tarafsızlığını..
Ne büyüktü vaad..toprak ne kadar küçüktü..
gördü..okyonusun kıyısında gelgitler arasında gördüki..
kusurlu olan Be idi..
Bir Elif,i tefsir edemeyen Be..
Bir Elif,i çekemeyen Be..
öyle ağırdıki üzerine yıkılan mana..artık hallerini bilindik kelimelerle ifade edemedi..
bir acıydıki kelamda..bu halin karşılığı yoktu Elif,te acıdan başka..
bundan sonrası dedi..derin denizlerin yalnızlığı olsun..
hesabım bu dünyaya sığmadı..öteki tarafa kalsın..
eylemsiz..
düşünüp durdu Elif..eylemsiz..
o kadar yitik..
çok zaman geçince çıktı denizin kenarındaki evinden..
ayak bilekleri ıslandı..
gitti karanlık kentin kapısına dayandı..
giydiği kapkara giysileri hala çıkardığı yerde duruyordu..
önce portakal çiçeklerinden yapılmış tacını çıkardı başından..
sonra bir kaç deniz kabuğunun üzerine çözdü saçlarının örgülerini..
sonra büzgülü ve beyaz giysileri sıyırdı, döktü ayaklarının dibine..
sol ayak bileğindeki yasemen bileziği çözdü..
en son sandaletleri..
cübbesini usulca geçirdi sırtına..
başlığını çekti..
indirdi gözlerinin üstüne..
demir kapıdan girince kimse yadırgamadı varlığını..
sanki hiç gitmemişti..ve herkes döneceğini biliyordu..
kente doğru adımını atarken..
'Hiç olmazsa karanlık samimi, çünkü tek rengi var onun' dedi..
(Alıntı_ Nazan Bekiroğlu)
|
Su_hande
16.05.2008 10:50 |
Elif olmak zordur
Çünkü elif olmak
Yuvarlak bir dünyada dik durmanın
Dik ve önde
Belki acıyla
Ama vazgeçmeden durmanın
Dünya ne kadar dönerse dönsün
Olduğu yerde kalmanın adıdır elif olmak
Kaç silah varsa elife çevrilir
Elif hep olduğu yerdedir
Silahlar patladığında ilk vurulan eliftir
Zordur elif olmak
Elif olmak hep vurulmaktır
Elif olmak yalnızca elif olmaktır
Ne B, ne T, ne S
Elif
Yalnızca elif
Elif demeden hiçbir şey denilemez
Ben elif dedim
Artık her şeyi söyleyebilirim
MEVLANA İDRİS in bu güzel şiirini hatırladım
(bakınız: şiir, güzel, dünya, mevlana, yalnız, belki, artık, ordu, söyle, çünkü)
|
leyyam
14.05.2008 23:52 |
|
 |