|
|
 |
 |
|
ERZURUM |
ERZURUM terimi
nerede?
tarafından 08.07.2004 tarihinde eklendi |
ERZURUM sizce ne demek,
ERZURUM size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 28 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Erzurum'da kışın binanın saçaklarında oluşan buzları kıracaklar ve gelen geçeni uyarması için bir kişiyi de yola koyuyorlar...
yolda duran kişi birara başka bi yöne bakarken kendisine doğru birinin gelmekte olduğunu ve buzun saçaktan düşmek üzere olduğunu görünce bağırır:
-ola ola ola ola......oolâââââ... :))) (22.08.2006 23:03)
(bakınız: bira, doğru, düşmek, gelmek, için, uzun saç, başka, uzun, irin, sine)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
küçük kardeşin doğum vakti yaklaşınca Mâi almanyadan uçağa bindirilir ve erzuruma dede ve babaanne yanına gönderilir...
macera iyi güzel de almanyadan sonra varılan erzurumun ufak köyü pek de hoş gelmez ilkin..hele akabinde yaylasına da çıkılıncaa...kabuslar başlar... taş taş üstüne yığılarak yapılmış penceresiz evler.. içinde su akmaz...elektrik zaten yok.. ama tüm bunalra alışılır zamanla..nede olsa 4 yaşında bir ufak insan...
aradan 6 ay geçer ve Mâi artık almanyaya geri gönderilecektir.. havalimanında hüzünlü veda sahneleri..ve herkesin ağa diye huzurunda elpençe divan durduğu,o sert mizaçlı dedenin gözlerinde görülen yaşlar....
Mâi varır anne kucağına..ama ağzını bıçak açmamakta.. kimselerle konuşmuyor...küstü mü ne :) e kolay değil,sepetlen sen almanyadan erzuruma sonra gel bir de ne gör odanda bir ortak daha :))
alırlar Mâi yi parka götürürler,belki açılır diye... gezerken etrafa bakarken birden konuşur Mâi:
'vvıyyy gudik pisigi kovalir! ! ! '
:) (22.08.2006 15:48)
(bakınız: insan, zaman, anne, baba, güzel, gözler, hüzün, huzur, kardeş, esin)
|
|
|
|
| Bay, 26 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
iki erzurumlu trene binip istanbula geliyorlar.
otururken karşılarındaki adam çantasından muz çıkartıp yemeye başlar
erzurumlular pür dikkat seyre dalarlar. nerden bilsin muzu.
adam bakışlara dayanamaz ve iki
muz daha çıkartıp ikram eder erzurumlulara
fakat bir kurttur erzurumluların içine düşen bir türlü
cesaret edip yiyemezler.
içlerinden biri diğerine
-gardaş önce sen ye eger bir şey olursa ben bu
adamı vuracağam.
kabul etmez diğeri.
sen ye ben yiyim tartışırlar.
derken karar kılarlar birinde
dadaş muzu dişler ve tren tünele girer ve şöyle der diğerine
-gardaş gardaş sahın yeme ben kör oldum! (22.08.2006 15:37)
(bakınız: istanbul, namaz, arda, adam, dadaş, cesaret, kurt, lara, kara, bakış)
|
|
|
|
| Bay |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
bir erzurumlu saatler süren tren yolculuğunun ardından haydarpaşaya iner..bu sırada trende içtiği çaylardan midesi bulanmış ve iner inmez hemen bir çay ocağı bulup adam gibi bir çay içme niyetiyle çay söyler lakin bu çay diğerindende beter olduğundan iyice midesi bulanır..bi süre sonra gar dan bunu alan hemşerilerine eve gitmeden önce erzurumlu kahvesi var mı diye sorar ve soluğu bu kahvede alırlar..erzumlunun tavşan kanı kıtlama çayı gelir..çaydan bi yudum alır, çay tam memeleket çayı gibi olduğunu anlar rehavetle ve çayın tadıyla iyice bir gerilir ve şöyle der,
''ohh, sanki s*kiyler'' (22.08.2006 15:20)
(bakınız: kahve, arda, adam, saat, melek, gitme, gibi, emel, sonra, söyle)
|
|
|
|
| Bay, 26 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
erzurumlu bir inşaat işçisi turistik bir yerde çalışıyor
ramazanda oruçlu oruçlu
güneşin alnında
ter fırıl fırıl
arada bir bakıyorki turistler yiyor içiyor gölgelik
en sonunda dayanamıyor gidiyor yanlarına
-gardaş pah hele şu halime
dinizin gıymetin bilin (22.08.2006 14:54)
(bakınız: arda, ramazan, güneş, oruç, gölge, alim, çalı, halime, inşaat, gardaş)
|
"ERZURUM" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|