 |
 |
ESTETİK sizce ne demek, ESTETİK size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: ultimate
Eklenme Tarihi: 15.03.2004 15:39 |
Estetik, insanın aklına sadece ameliyatlarıyla yer etmiş bir kelimedir. Aslı güzellik kavramını inceleyen bilim dalıdır. Kelime olarak duyum, duyulur algı anlamına gelir. Yunancada da hissetmek demektir.
(bakınız: insan, güzel, anlam, bilim, emek, ilim, kelime, aslı, demek, sade)
|
mutlu bocek
15.04.2007 23:52 |
İSLAMDA ESTETİK VE MEKÂN TASAVVURU
M.NİHAT MALKOÇ
Sanatın oluşumunda yaşama biçiminin ve inançların rolü büyüktür. Hak olsun, batıl olsun her inanç, kendisine tabi olan fertlerin maddi ve manevi hayatını şekillendirmiştir. Bunu uzak ve yakın çevremize göz atınca rahatça görebiliriz. Etrafımızdaki mimari eserlere bakınca orada yaşayan insanların inanç ve duygu coğrafyaları hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.
İnanç sistemleri belli bir estetik kaygıyı da beraberinde getiriyor. Estetik; hayatın göze ve gönle akan, görünen yüzüdür. Zira estetik, bakış açısı ve algılama biçimidir. Onun içindir ki bütün medeniyetlere bir estetik kurgu hâkimdir. İslam kültüründe estetik ‘İlm-ül Cemal’ kavramıyla karşılanır. Osmanlıca’da buna “bediiyyat” denmektedir. Bizde ve diğer İslam ülkelerinde Müslüman toplumların ürettikleri güzellikler estetiğin kapsamını teşkil eder.
Bazı kesimler İslam’ın sanata bakışını sorgulamışlar, meseleye dar çerçeveden baktıkları için de bu inancın sanata yaklaşımını yargılamışlardır. Onların en büyük kıstasları İslam’ın resim ve heykele karşı takındığı olumsuz tavırdır. Gerçekten de İslamiyet insan suretinin resmedilmesine ve heykelinin yapılmasına pek olumlu bakmamış, bunu uygun görmemiştir. Bunun en mühim sebebi ise şirke temayül riskidir. Onun içindir ki Müslümanlar arasında bu sahada yetişmiş fazla bir sanatkâr ve sanat eserleri yoktur. Sadece bunu ölçü alarak İslam’ın sanata bakışını yargılamak iyi niyetli bir yaklaşım değildir. Bu durum Müslümanların hiçbir zaman sanata kayıtsız kaldığını göstermez.
İslam her bakımdan güzellik dinidir. Allah’ın sıfatlarından birisi de ‘Cemil’dir. Aslında en büyük sanatkâr Allah’tır. Onun yarattıklarındaki sanatı hiçbir kul vücuda getirememiştir, bundan sonra da getirmeye muktedir olamayacaktır. Rabbimiz bir ayetinde mahlûkatındaki eşsiz güzelliğe dair şöyle buyurmaktadır: “Allah yarattığı her şeyi güzel yaratandır.”(Secde 32/7) Yüce Allah yarattıklarında güzelliği ve zerafeti hikmetle buluşturmuş, bu iki unsur arasında eşsiz bir bütünlük sağlamıştır. Kâinata, gökyüzüne, yeryüzüne, dağlara, denizlere, ovalara, vadilere baktığımızda, bu zerafetin, uyumun, hatta kusursuzluğun bütün boyutlarını açıkça görebiliriz.
“Allah güzeldir, güzeli sever” hadisi İslam’ın güzellik anlayışını özetlemektedir. Fakat bu inanç sistemi, güzelliği sadelikle buluşturmayı esas almıştır. İnsanoğlu yaratılışa dair sanat ve hüner arıyorsa öncelikle aynaya bakması gerekli ve yeterlidir. Çünkü gerçek sanat, insanın dışa açılan penceresi olan suretinde bütün çıplaklığıyla teşhir edilmiştir.
Her inanç sistemi kendi içinde bir bütünlük arz eder. Bünyesine zararlı gördüğü değerleri dışlar, onların yerine başka değerler koyar. İşte İslamiyet de resim ve heykeli hoş karşılamadığı için onların yerini başka sanatlarla doldurmuştur. Bunun içindir ki İslam’da ağaç ve taş oymacılığı, çini ve yazı sanatı çok gelişmiştir. Bu sahalarda eşsiz sanat eserleri ortaya konulmuştur. Neticede sanat hayatın daima merkezinde yer almıştır.
İslam dininin sanata getirdiği en büyük yenilik cami mimarisidir. İslamlığın ilk yıllarından, o zamanki haliyle günümüze gelmiş yapı mevcut değildir. Fakat İslam’ın ilk yıllarında gaye, sanat değeri olan yapılar meydana getirmek değildi. Mühim olan ibadetlerin yapılacağı asgari donanımlı mekânlar oluşturmaktı. Fakat bu anlayış ilerleyen yüzyıllarda değişmiştir. Artık sanat göstermek ihtiyaçtan öncelikli hale gelmiştir. Lakin hiçbir zaman israf bataklığına saplanılmamıştır. Çünkü israf inancımızda kesinlikle haramdır.
İslam sanatı, İslamlığın yayıldığı bütün bölgelerde yöresel üsluplarla kaynaşarak zengin örnekler ortaya koymuştur. İslam ülkelerini dolaşanlar bu coğrafyalardaki camilerin mimari özelliklerindeki üstün nitelikleri görüp onlara hayran kalırlar. Özellikle Türkiye’de Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait dini eserler orijinal figürler taşır. İslam inanç dairesinde olsalar da bazı ülkelerin sanat motifleri yerel özellikler taşır. Bu çeşitlilik ve özgünlük dağınıklık olarak görülmemiş, aksine İslam sanatının ufkunu olabildiğince genişletmiştir. İslam’ın estetik anlayışı ve mekân tasavvuru her zaman çağın ilerisinde olmuştur.
|
M.NİHAT MALKOÇ
01.03.2007 22:35 |
Estetik sözcüğü Grekçe 'aisthesis' sözünden gelir. duyum ve algı duyum ve algı anlamına gelir. Güzellik bilimi olarakta bilinen estetiği ilk kez Alexander G. baumgarten 1714-1762 yıllarında 'Aesthetica' adlı yapıtla, temellendirir, konusunu belirler ve bu bilimin sınırlarını çizer.
(bakınız: güzel, anlam, bilim, ilim, emel, lara, güzellik, algı, etik, uyum)
|
şişti
13.05.2006 13:32 |
Nisa (kadınlar) suresi:
119. 'Yemin olsun, onları saptıracağım, onları kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya mutlaka iteceğim. Onlara mutlaka emir vereceğim de davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah'ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler.' Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı yandaş edinirse açık bir hüsrana kesinlikle yuvarlanmış olacaktır.
(bakınız: kadın, şeytan, kadınlar, anlam, yara, esin, rakı, lara, ırak, emre)
|
Sahibüzzaman
24.03.2006 13:56 |
|
 |