|
|
 |
 |
|
EYLÜL |
EYLÜL terimi
gaydirigubbakcemil
tarafından 08.04.2004 tarihinde eklendi |
EYLÜL sizce ne demek,
EYLÜL size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
bu eylül akşamında
bütün duygularımı
bi cımbızla aldırmak istiyorum.. (17.09.2006 14:00)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: yorum, duygu, akşam)
|
|
|
|
| x |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Mapusun içinde
Sabahın üçünde
Gözlerinde yangınlar vardı
Üç duvar bir kapıya
Sığmayan umutlardı
Ankara'nın kalbinde
Patlayacak volkandı
Geldiler can almaya
Tükendiler vurdukça
Korktular kıydıkça
Çoğalan hayatlardan
Gecenin içinde
Sabahın üçünde
Ankara'yı ateşler sardı
(Yüreğime kurşunlar yağdı)
Toprağın uykudan
Uyandığı bir andı
Gidenlerin ardından
Soluksuz bir sabahtı
Sesleri soluğuydu
Doruğuydu kavganın
Yaşamın onuruydu
Muştusuydu yarının
Düştüler birer birer
Dillerinde yeminler
Direnerek ölümü
Yeneceğiz dediler
Söz - Müzik: Grup Yorum (15.09.2006 10:43)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: ölüm, hayat, gece, gözler, uyku, umut, müzik, ankara, yaşam, arda)
|
|
|
|
| Bay, 38 |
| Mersin |
 |
|
|
 |
bütün doğa,hüznün farklı tonlarına bürünür. mavi gök,kurşuni bir hal alıp yer,yer siyaha dönerken,güneş azalan gücüyle, yorgun bir şekilde yeryüzüne ulaşmaya çalışır…denizin eski debdebesi kalmamıştır,asude bir hal alıp,sürekli küçük çiçeklemeler üretir.akköpükleri taşıyan dalgalar, usulca kumsalı yalayıp,geri dönerler... ağaçlardan dökülen yapraklar,rüzgar eşliğinde yer değiştirirek,ortama garip bir sessizlik ve yalnızlık duygusu salar…
doğadaki bu değişimler ruhuma yansır. içimi kara bir hüzün kaplar. ne kadar karşı koymaya çalışssamda,baş edemem.hüznün kollarına bırakırım kendimi.olur olmaz şeyler düşünmeye başlarım,nasıl olduğunu anlayamadığım tutku yüklü bir özlem gelip, boğazıma yapışır,neyi-kimi özlediğimi bilmeden çıldırasıya özlerim.saçmalama,deyip sakinleşirim.özlem duygusuyla baş ettiğimi düşündüğüm an, esen rüzgarla içim ürperir, ruhuma yalnızlığımı fısıldar,yarım kalan aşklarım düşer aklıma, hüznüm katmerlenir. yerimde duramayıp, amok koşucuları gibi arkamda küçük çaplı bir toz bulutu oluşturarak, dağlara doğru koşmaya başlarım. nefesim kesilir,küçük bir limon ağacının dibine uzanıp,nabız atışlarımı dinlerim. limon kokusu aklımı başımdan alır, bitmiş aşklarım düşer aklıma,taş kesilip,susarım.her şey hüzün yüklü,biraz içip kendime gelmeliyim...gevşiyorum. hiçbir şey düşünmemeye çalışıyorum,ne mümkün,bu seferde hayali aşklar kurguluyorum! kimi-neyi istiyorum? dellendim,kesin dellendim.sızıyorum,gecenin kör saatinde yataktan fırlayıp,yalnızlığımla yüzleşmeye çalışıyorum,zor oluyor.uzaktan bekçi düdüklerinin kesik kesik sesleri geliyor,güneyden bir yıldız hızla torosların zirvesine kayıp,sönüyor.eylül gecesinin hüznünü yırtacak bir mesaj olup olmadığını kontrol etmek için cep telefonuma bakıyorum…gün ağarıyor..bir boşvermişlik saplanıyor,akışına bırak,zorlama,diyor…
eylül,edilgen,karamsar bir ruh haliyle geçiyor.usuma turgut uyar’ın nefis dizeleri geliyor:
“tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
sonbahar geldi hüzün …
sevgim acıyor
kimi sevsem
kim beni sevse…”
not: içimden bir ses”ne yazıyorsun”diyor.”eylül’ü”diyorum.”kırık,dökük duygularını,klişeleşmiş kelimelerle terennüm edip durmuşsun,
boşver,sil”diyor.”boşver”diyorum… (11.09.2006 11:06)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: sevgi, yalnızlık, gece, deniz, hüzün, bahar, özlem, mavi, hayal, bira)
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
BENİMLE EYLÜL
Yaraşır bilirim sonbahara gam:
Geçerim bir hayel gibi kenardan
Sahilde sorarım böyle bir akşam
Rüzgarı sulardan, seni rüzgardan
Ey siyah saçlı kız, mevsimin kızı
Unutmuş kayalar maceramızı...
Ruhuna yayılır derin bir sızı
Sahilde gezen her bahtiyardan.
...Karanlık, neşesiz bir sonbahardı,
Dalgalar kenardan seni sorardıarardı
Duydumki ağlıyan bir seda vardı:
Geçmişsin, anladım, sen bu yoldan! (05.09.2006 08:06)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: bahar, arda, yara, rüzgar, karanlık, gibi, siyah, neşe, akşam, beni)
|
|
|
|
| Bay, 67 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
EYLÜL'ün duası...
Yazılmış şiirlerin pek çoğu, yazılmışsa Nisan’a...
Bir o kadarı da yazılmıştır...yazılmıştır bil sana...
Eylül! sen ne hoş, ne güzel, ne tatlı, ne ılık bir ay’sın! ..
Tanrı emretmiş, demiş sanki, “insanın içini baysın! ”
Yumuşak, güneşli, dingin! bir Sonbahar ki pırıl-pırıl...
Gel de sevme Eylül’ü...hadi sevmede, beğenme darıl...
Ben doğmuşum, ben! 26’sında, Eylül benim ay’ım...
Her ay Eylül olsa...12 ay! hep Eylül’le olayım...
Nisan’da sevdiğimin ay’ı! Dünya’ya geldiği aydır...
Benliğim O’na kuldur, köledir! .. gönlüm ise saraydır! ..
Ne mutlu ki O Bahar! ..İlkbahar, çiçek çiçek bahardır...
Bende Eylül’le gelen serinlik, sonra yağmur ve kar’dır...
Yeşeren yapraktır O! ..bir dal’dır! O açan bir çiçektir! ..
O’nda can bulur canlı...ya insan ya da börtü – böcektir...
O 4 bense 9’um! hayattır O! ..can’dır! ..bense ölüm...
Bilirsin! öyle olmasa gülüm, ben ki çoktan ölürüm
Eylül’ün duasıdır var olman Nisan! ..cıvıltılarla...
Sen sağol! dileğim bu, sen yaşa! yetinirim bu kâr’la... (02.09.2006 20:19)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: ölüm, insan, hayat, şiir, güzel, dünya, yağmur, bahar, tanrı, çiçek)
|
|
|
|
| Bayan, 48 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
EYLÜL RÜBAİ
eylüle girdim eylüle girdim
her ömrün bir eylülü vardır
onca yaşadım
şimdi bildim
MURATHAN MUNGAN (02.09.2006 18:54)
|
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
(bakınız: şimdi, murathan mungan, murat, lüle)
|
"EYLÜL" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|