Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              feminizm nedir?
Yeni Terim Ekle

Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
FEMİNİZM FEMİNİZM terimi *zaman*
tarafından 24.08.2002 tarihinde eklendi
FEMİNİZM sizce ne demek,
FEMİNİZM size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2 3
sonraki sayfa >>
Bayan``` Malina ´.. Offline
``` Malina ´´´
Bayan, 28
1 person liked.
1 person did not like.
Ne olduğu tam olarak anlaşılamamış, erkek egemen zihniyetini benimsemiş insanlar tarafından nefretle anılan, sanıldığının aksine üstünlük taslamayan, aksine eşit haklar için mücadele veren hümanist bir görüş. (01.12.2012 01:11)
(bakınız: insan, erkek, hümanist, araf, nefret, insanlar, lara, beni, lama, mani)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayErtan Duruka.. Offline
Ertan Durukan 1
Bay
İstanbul
hz.Adem babamız ile Havva anamız dünyada ilk buluştuğu zamanlarda çok mutlu olduklarını düşünüyorum.ne zaman dünyaya meyveleri gelmeye başlamış ve çoğalmışlar,o zaman ilk cinayet, kıskançlıklar,kibirler,nefretler,gücü ve en güzel eşi elde etmek gayreti gibi kötü hareket ve düşünceler kardeş olan ilk insanlarda başlayınca hz.Adem ve hz.Havva çok üzülmüşlerdir diye düşünmekteyim.insanlar kadın ve erkek olarak fiziki durum hariç her konuda eşittir.eşit olmalıdır.ancak bu zamandan başlamış zaten kötülük tohumları.bırakın kadınları erkeklerin de kaderi aynı.güç ve maddiyat hep birilerinin elinde olmuş kadın veya erkek birileri yönetmiş.bende bağıra bağıra eşitlik istiyorum.erkeklere gazı verende genelde kadın olmuştur büyütürken erkek evlatlarını savaşa bile sürmüşler sen daha güçlüsün kadınlar kurnazdır,erkekler saf. (24.04.2011 23:19)
(bakınız: insan, zaman, kadın, türk, baba, büyü, güzel, dünya, savaş, kader)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayanEnstrümantal Offline
Enstrümantal
Bayan, 28
Eskişehir
Çoğu zaman erkekler tarafından erkeklerden üstün olma, saçma sapan şeylere muhalefet olma gibi gelse de eşitlik ister bu düşünce.
Ama kayıtsız şartsız bir özgürlük istenirken gösterilen fevri hareketler aileler için olumsuzdur -tabii ki erkek için de geçerli-.
(15.08.2007 07:59)
(bakınız: zaman, özgürlük, erkek, araf, düşünce, aile, gibi, saçma, aman, eşitlik)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan_keçika pıti_ Offline
_keçika pıti_
Bayan, 25
İstanbul
FEMİNİZM NEDİR?

Kadınların, birer insan olarak tüm haklarını talep etmesi!

Erkeklere kamusal alanın –iş, spor, savaş, hükümet,- sorumluluğu verirken, kadınları ev içinde ücretsiz çalışmaya, yani köleliğe mahkum eden, aile hayatının bütün yükünü onların sırtına bindiren toplumsal işbölümünün sorgulanmasıdır.

Bir grup olarak erkeklerle diğer grup olarak kadınlar arasındaki ilişkilerin sorgulanmasıdır.

Kadınları aşağı, bağımlı, ikincil, konumda tutan bütün iktidar yapılarına, yasalara, geleneklere baş kaldırılmasıdır.

Tarihte olağanüstü gücü, cesareti ve yeteneğiyle öne çıkan kadınlara ilişkin birçok bireysel örnek vardır. Bizler bu kadınları ünlü imparatoriçeler ve kraliçeler, yiğit kadın savaşçılar, azizeler, cadılar, bilginler, şairler ve sanatçılar olarak tanıyoruz.

Kadın tarihinin şöhretleridir onlar.

Ancak hepsi de istisnai bireyler olarak sivrilmiş, büyük çoğunluğu oluşturan sıradan, ezilen, kadınların konumunu pek değiştirmemişlerdir.


Meksikalı bilgin ve şair Rahibe Juana Ines, kadınların özgürleşmesinden yüzyıllar önce yaşamış bir ‘bağımsız kadın’ modeli olarak kabul edilir. Juana, kendi dönemi için tipik bir seçim yapmıştı: evliliki koca ve çocuklar yerine manastır. Manastırda geçirdiği yaşamı boyunca, en azından Latin Amerika şiirini incelemek ve bu şiirin ilk başyapıtlarını ortaya koymak için zaman buldu. Ama bu bile ona çok görüldü; sonunda Engizisyon tarafından susturuldu.

18. yüzyıla kadar Avrupa toplumlarına hakim olan feodal sistemde krallar, büyük toprak sahipleri soylular ve ruhban sınıfı, küçük ölçekli zanaatkarları, tüccarları ve köylüleri yönetiyordu. Üretim faaliyetleri genellikle ev ortamında yakınında gerçekleştirilirdi; yani çiftlikte yada atölyelerde. Kadınlarla erkekler bir arada çalışıyorlardı, ama yaptıkları iş gibi ücretleri de farklıydı. Sonra, imalat sanayileri yayılıp kentler büyümeye başladıkça, işyerleri evden, kadınların işi erkeklerin işinden ayrıldı. İşte eve ‘ekmek getiren’ erkek ve ekonomik bakımdan bağımlı ‘ev kadını’ kavramları böyle doğdu.Sanayileşme ilerledikçe yeni toplumsal sınıflar ortaya çıktı: topraksız işçiler ve giderek gelişen kentli burjuvazi.

18. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, uluslararası aydın düşünürlerden oluşan bir grup, feodal toplumda kralların, Kilise’nin ve soyluların miras aldığı imtiyazlara dayalı zorbalığı sorgulamaya, buna karşı çıkmaya başlamıştı. Bu durumu eleştiren aydınlar, kralların ‘TANRISAL HAKLARI’ ının ‘İNSAN HAKLARI’ nı çıkardılar. Onlar, yeni ve büyümekte olan orta sınıfın sesi olmuşlardı. İlerlemeye açık, eskiyip kemikleşmiş ve kokuşmuş feodal hiyerarşi içindeki eşitsizliklerden bezmiş bir sınıftı bu. İşte bu ortamda kadınlarda kendi eşitsizliklerine ilişkin sorular ortaya atıp erkeklerin ev içindeki zorbalığını sorgulamaya başladılar.

Bu sırada, Manş’ın öbür yakasındaki İngiltere’de, güçlü iradesiyle dikkati çeken isyankar bir küçük kız yetişmekteydi. Gün gelecek, erkeklerin bu bencilce softalığına meydan okuyacaktı. Mary Wollstonecraft (1759 – 1797) Mary, hayatın tümüyle tadını çıkarmaya, ona aktif bir biçimde katılmaya kararlıydı. Tek başına geçimini sağlayıp kendi kendini yetiştirme mücadelesi veren bağımsız bir kadını bekleyen engelleri ise kişisel deneyimlerinden acı bir şekilde öğrenmişti.1789’da Fransız Devrimi patlak verdi. Bunun etkisiyle İngiletere’deki politik ortam da giderek ısınmaya başlamıştı. Mary de kolları sıvayıp 300 sayfalık ünlü incelemesini kaleme aldı: A Vindication Of The Right Of Woman (1792, Kadın Hakları Savunusu) .İngilizce ile diğer Bat dillerinde “erkek” ile “insan” anlamına gelen sözcükler aynıdır (Türkçedeki “adam” da böyle düşünülebilir) . Buradaki “insan hakları” da “erkek hakları” olarak okunabilir. Nitekim insan hakları kavramının kökeni, zümre ve sınıf farkı gözetmeksizin bütün yetişkin erkeklerin yurttaşlık haklarından eşit biçimde yararlanması düşüncesine dayanır. Wollstoncraft, buna karşılık olarak “kadın hakları” düşüncesini ortaya atmıştır. Aydınlanma düşünceleri ilk kez düşünceleri bu kitapta kadınların durumuna uyarlanmış oluyordu. Piyasaya çıkar çıkmaz kapışılan kitap, modern feminizmin de temeli oldu.
Mary, tam da kadınların eşitlik adına eyleme geçmekten alıkoyan en önemli engele parmak basmıştı: aile içi zorbalık! Kadınların politik haklardan yoksun bırakılması bir zorbalıktı bir zorbalıktı. Evlilikte kadının parasal bakımdan erkeğe bağımlı olması ise “yasal fahişelik” idi.
Mary’nin A Vincication Of The Right Of Woman’da (1792) dile getirdiği etkileyici çağrının yankısı yüzyıllar boyunca sürdü. Onun erkek ve kadın davranışının değerlendirilmesinde çifte standarta son verilmesi, kadınlara bağımsız çalışma, eğitim, yurttaşlık ve politik faaliyet hakları tanınması yönündeki talepleri, günümüzde de feminizmin esasını oluşturur.
Kadınların büyük çoğunluğu açısından, bunlara ulaşmak için daha alınacak çok yol vardır. Mary, kadınlığın sonradan yapılandırılmış bir şey olduğunu savunmuştur: kadınlar da erkeklerle eşit olarak gelir dünyaya, ama onlara, boyun eğmeleri, zayıf olmaları, budalaca davranmaları öğretilir. “Erkeğin oyuncağı olarak yetiştirilir kadın. Onun çıngırağıdır ve erkeğin canı ne zaman eğlence çekerse kulaklarının dibinde şıngırdamak zorundadır.”
Evin ekmeğini kazanan kocalar ile eve kapatılmış karıları aralarındaki işbölümü de lanetleniyordu. “…kuşlar gibi kafese kapatılmışlar. Doğrudur, uğraşıp didinmelerine gerek kalmadan ekmek ve üst baş sağlanıyor kendilerine; ama onlar da bunun karşılığını sağlıkları, hürriyetleri ve haysiyetleriyle ödüyorlar.”
Mary, evrensel nitelikte karma eğitimi ve kadınların zanaatlarla mesleklerle çalışma hakkını savunma: “Kadınlar da şifa dağıtma sanatında ustalaşıp, hemşire olmanın yanı sıra hekimlik yapabilirler. Daha düzenli bir eğitim alacak olurlarsa, politika alanında ve her türlü ticaret dalında da yetişebilirler. Hekim olarak çalışabilecek, bir çiftliği düzene sokabilecek, bir dükkanı işletebilecek ve başı eğik dolaşmaktansa kendi işinin efendisi olarak başını dik tutabilecekken, ne kadar çok kadının hayatı böyle harcanıp gidiyor biliyor musunuz? ”
Mary Wollstoncraft yalnız değildi. Fransız Devrimi, sadece bireysel olarak değil, toplumsal düzeyde de eski koşullardan kurtulmaları için bir şans sağladı kadınlara.
Parisli işçi kadınlar, tarihte ilk kez kendi işlerini kendileri görmek üzere kolları sıvadılar. Ekim 1798’de, Kurucu Meclis’teki beyler yeni Fransız Anayasası üzerine derin tartışmalara dalmışken, ‘sans–culottes’ kadınlar -çamaşırcılar, terziler, hizmetçiler, atölye işçileri, işçi karıları- yiyecek bulamamaktan şikayetçiydi. Ekmeğin ucuzlatılması talebiyle 6.000 kadar kadın, Paris Belediye Binası’na yürüyordu. Öfkeliydiler ve ‘HAYIR’ ı yanıt olarak kabul edecek duruma değildiler!
“Kadınlar uyanın!
Bugün, aklın sesi bütün evrende yankılanmaktadır: Haklarınızı bilin!
Doğanın güçlü imparatorluğu, önyargıyla, fanatiklikle, batıl inançlar ve yalanlarla kuşatılmış değildir artık.
Boş üstünlük iddialarının karşısına, bütün cesaretinizle aklıngücünü çıkartın, birleşin!
Ey kadınlar!
Hele bir bütün kişilik gücünüzü bir araya toplayın, göreceksiniz o kendini beğenmiş erkeklerin halini. Ayaklarınıza kapanıp ayaklarınıza kapanıp aşk dilenmeyi bırakacak, Yüce Varlık’ın hazinelerini sizinle paylaşmaktan onur duyacaklardır o zaman.”

19 Temmuz 1848’de, Seneca Falls’da Wesleyici mezhebe bağlı küçük şapelde sabah saat 10’dan itibaren yüz kadar kadın toplandı.
Alınan karar;
KADINLARA OY HAKKI İÇİN BİZZAT KAMPANYA YÜRÜTMELİLER! !
“ Evli erkeklerin karılarına uyguladığı şiddeti ve evlilik içi tecavüzü lanetliyoruz! ”

“ Şiddet ve sarhoşluğun boşanma gerekçesi sayılmasını talep ediyouz! ”
Çok zordu işleri... Az sayıda dinleyici önünde konuşmak için çok uzun yollar kat ediyor, çoğu zaman düşmanlık ve kötü muameleyle karşılaşıyorlardı.

Önceki yüzyıllarda kadınlar, genellikle babalarına ya da kocalarına bağımlı olarak evde, çiftlikte veya belli bir zanaat alanında faaliyet gösteren atölyelerle aile işletmelerinde çalışıyorlardı. Yeni kurulan fabrikalarda ise kızlar, ana-babalarının kısıtlamalarından uzak, kalabalık gruplar halinde hep birlikte çalışmaya başladılar
-üstelik ilk kez her hafta ücretleri ellerine veriliyordu. Yine de fabrika kızları azınlıktaydı. Zamanın çalışan kadınlarının çoğu evlerde hizmetçilik yapıyor, işverenlerinin sıkı denetimi ve baskısı altında yaşıyorlardı. Çalışma saatleri fabrika işçilerininkinden daha uzun olduğu halde onlardan az ücret alıyorlardı. Kadınların çalıştığı işlerin hepsi de güvenceden yoksun ve düzensizdi, üstelik ücret her zaman erkeklerinkinden düşüktü. Kadınların meslek sahibi olması ve eğitim alması katı biçimde engelleniyordu. Bir kadının ekonomik ve toplumsal olarak hayatını kurtarma açısından en büyük ümidi, evlilikti.
19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, doru dürüst eğitim alamamış, mürebbiyelik dışında çalışma hakkından yoksun bırakılmış ve yurttaşlık hakları yadsınmış bekar orta sınıf kadınlarından bir ‘ordu’ meydana gelmişti. Gerçi bunların durumu işçi sınıfından kadınlara göre çok daha iyiydi, ama kendilerini tutsak eden ekonomik zincirlerin, erkek egemenliğinin ideolojik örsünde dövüldüğünü anlamışlardı artık. Yine de Britanyalı feministler, ancak üç kuşak sonra kazanacaklardı en temel kadın haklarını: eğitim görme, kendi gelirinin sahibi olma ve oy kullanma hakkıydı bunlar.
1911’de zafer, uzanıp tutuverecek kadar yakın görünüyordu artık. Başbakan Asquith (mülk sahibi) kadınlara oy hakkı tanınmasını öngören bir tasarıyı Parlamento’ya sunma sözü vermişti.
1912’de, yeni kralın taç giyme töreninden sonra, bir manevrayla tasarı reddedildi. İçişleri Bakanlığı, Savaş Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Odası, Hazine ve Ulusal Liberaller Kulübü’nün camı çerçevesi indirildi. Batı Yakası’nın her yerinde mağazaların vitrinleri parçalandı. Yüzlerce feminist gözaltına alındı. Açlık greviyle protesto ederek karşılık verdiklerinde ise ağızlarına boru sokulup zorla beslemeye başladılar: Bir tür oral tecavüzdü bu. Kamuoyu bu işkenceye karşı sesini yükseltmeye başlayınca, Liberal hükümet “Kedi-Fare Yasası”nı çıkardı.açlık gervindeki kadınlar, durumları ağırlaşıncaya serbest bırakılacak, toparlanınca tekrar içeri alınacaklardı. Devlet feministlere karşı şiddetin dozunu arttırdıkça feministler onlara karşı daha fazla şiddet uygulama kararı aldılar. İşçi militanlığı da doruğa ulaşmıştı. 1911’de rıhtım ve nakliye işçilerinin greviyle bütün ülkede hayat durdu. Thames’in hemen güneyindeki Bermondsey’de bir gıda fabrikasında grev yapan kadın işçilere, yöredeki diğer fabrika ve atölyelerden 15.000 kişinin daha katılmasıyla Southwark Park’ta büyük bir miting düzenlendi. Göstericiler, daha iyi ücret ve tabii oy hakkı talep ediyorlardı! Altı ay sonra Birinci Dünya Savaşı başlamıştı...Bu kadınlar şimdi makine ve silah fabrikalarında ‘erkek işleri’nde çalıştırılıyor, üstelik kendilerine erkeklerle aynı ücret ödeniyordu. Savaşın zayıf düşürdüğü Britanya hükümeti, daha ne kadınlar saldırıya geçmeden pes etti. 1918’de, yaşı 30’un üzerinde olan kadınlar oy hakkına kavuştular! ! !
Hindistan’da kadın hakları için kampanya yürütenler, kızların eğitim hakkı, ülkenin kendi kendini yönetmesi ve oy hakkı için mücadele ediyorlardı. 1918’de Hindistan Kadınlar Birliği, Genel Vali nezdinde lobicilik faaliyetleri yürüterek talepleri için baskı yapmak üzere Britanya’da da bir delegasyon gönderdi. O kuşağın Sankrit dilinde yazan bilginleri içinde en tanınmıştı Pandita Ramabai (1858 – 1922) , KADINLARIN DİNSEL YASASI adında feminist bir Hinduizm incelemsi kaleme aldı. Yirmi dört yaşındayken bir kız çocuğuyla dul kalan yazar, bütün ülkeyi dolaşıp Mahila Samaj adı altında birçok kadın örgütü kurdu. Ayrıca Hindistan Ulusal Kongresi içinde etkili olan feministlerden biriydi.
Endonezya’da, bir yüksek devlet görevlisinin kızı olan Radden Ajen Kartini (1879 – 1904) , çokkarılığa, zorla evlenmeye ve sömürgecilerin baskısına karşı sesini yükseltti, ayrıca kadınların eğitim hakkını savundu. Kurduğu kız okulunun 120 öğrencisi vardı. Ama Kartini, 25 yaşında çocuğu doğururken trajik biçimde öldü.

Japonya’da öncü feminist Kişido Tokişo (1863 – 1901) . 19. yüzyılda kadın haklarıve oy hakkı için düzenlenen kampanyaların başını çekiyordu. Feminist aydınlardan oluşan SEİTOSÇA grubu, SEİTO (1911 – 1916) adında bir dergi çıkartarak çağdaş kültür, evlilik, kadın hakları ev oy hakkı konusunda makaleler yayınladı. Kadınlara oy hakkı amacıyla ilk kampanya 1917’de düzenlendi.

Çin’de Tan JJunying 1911’de Pekin’de Çinli Subrajetler Derneği’ni kurdu. Ayrıca ulusal meclis oturumları kitleler halinde katılan kadın göstericilere önderlik etti.

Avusturalya’da kadınlar saha 1909’da oy hakkını kazanmıştı (ancak Avusturalya yerlisi kadınlar1967’ye kadar bu haktan mahrum kaldı) . 1909’da kurulan Avusutralya Politik Kadın Birliği eşit ücret ve eşit haklar talebiyle kampanyalar düzenledi.

Brezilya Kadınların İlerlemesi Federasyonu, 1922’de Bretha Lutz tarafından kuruldu ve 1932’de kadınların oy hakkını kazanmasına öncülük etti. Birinci

Arjantin’de 1910’da Birinci Uluslararası Feminist Kongre’si toplandı. 1918’de bu ülkede Ulusal Feminist Parti kuruldu ve 11.000 üyesi olan Kadın Hakları Örgütü 1919’dan itibaren oy hakkı için kampanya yürüttü.
(13.03.2007 19:50)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan__Candyy__ Offline
__Candyy__
Bayan, 30
Ankara
1– Ortaçağ Avrupası'nda genelde kadın insan mı değil mi tartışması yapılmaktaydı.
2– Luther 'kadınların dünyaya çocuk getirmekten başka bir faydası yoktur' demektedir.
3– İngiliz kadın araştırmacı Karen Armstrong bazı azizlerin şu sözlerini nakleder: ‘Tanrı'nın size olan cezası bu çağda da devam ediyor. İlahi kanunu ilk terkedensiniz. O erkeği baştan çıkarandır.’
4-mitoloji de bile zeus’un erkeklerden ibaret olan bir topluma ceza olarak kadının gönderildiği biliniyor
misogamistlik güç hakimiyet gibi kavramlar erkeklere atfedilirken feminizmin çıkması isabet olmuş.
Kadında kendinde olmayanı isteriz
Hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz
(NFK.) .
(03.02.2007 01:38)
(bakınız: insan, kadın, dünya, çocuk, ceza, hasret, tanrı, kadınlar, erkek, emek)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayansekizortalih.. Offline
sekizortaliharitametoddefteri
Bayan, 28
İstanbul
Erkekler yaslanir, Kadinlarsa degisir!
- johann Wolfgang Von Goethe -
(18.01.2007 21:57)
(bakınız: erkek, johann wolfgang von goethe, aslan, asla, ekler, erkekler)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysincap__34 Offline
sincap__34
Bay, 33
Tayland
Türk kadınlarının! ! ! Dışardan (batıdan) destek almadıkları müddetçe , gerçekleştiremiyecekleri bir akım...

Gerçekleştirmeye çalıştıkları zaman ise, bavulunu hazırlayıp gözlerindeki mor menekşeler ile annesinin evine gitmesine sebep olan bir 'çarpık' görüş..
(09.11.2006 09:59)
(bakınız: zaman, anne, kadın, türk, gözler, gerçek, kadınlar, arda, irem, esin)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayTevser Offline
Tevser
Bay, 46
Muğla
Adem havva'yı cennetten çıkarırken; Bak sevgilim,hızla değişen bir zamanda yaşıyoruz demiş.Feminizm'in çıkacağını tahmin edebilseydi acaba havva'yı o zaman da cennetten çıkarırmıydı.? (25.10.2006 23:54)
(bakınız: sevgi, zaman, sevgili, cennet, adem, ilim, sevgilim, acaba, aman, havva)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanagramaya Offline
agramaya
Bayan, 31
İstanbul
1- Hiç evlenmedim çünkü gerek yoktu.
Evimde bir kocanin yerini doldurabilen üç hayvan besliyorum:
Her sabah hirlayan bir köpek,
bütün gün küfür eden bir papagan,
geceleri geç gelen bir kedi... (Marie Corelli)

2- Sahsen, yirmi dördüne kadar 'dogru' adama rastlamadiysa, bir genç kizin sansli olduğunu düsünüyorum... Deborah Kerr (Women's Wit and Wisdom)

3- Evlenmek isterim, çünkü bir erkegin her gece benimle birlikte uyumaya kanunen mecbur olmasi fikri hosuma gidiyor. Carrie Snow

4- Hayir Annecigim, Bay Dogru ile henüz tanismadım...
Fakat, Bay Cimri, Bay Kaba ve Bay Evli ile tanistim...

5- Soru: Erkekler esit bir iliskiyi nasil tanimlar?
Cevap: Siz pisirirsiniz = erkek yer,
Siz temizlersiniz = erkek kirletir,
Siz ütülersiniz = erkek burusturur.

6- Bir erkekle her konuda konusabilirsiniz. O anlamayacaktir, ama yine de konusabilirsiniz. Anonim

7- Erkeklerin en sık yasadigi hayal kirikligi, bir kadinin da beyne sahip olduğunu fark etmeleridir... Margaret Mitchell (Rüzgar Gibi Geçti)

8- Kadinların hatalari vardir. Erkeklerin ise sadece iki tane hatasi vardir: Bütün söyledikleri ve bütün yaptiklari. Anonim

9- Ne zaman aksam yemegine geç kalsa, onun ya beni aldattigini yada sokakta ölü olarak yattigini düsünür, hep ikincisi için dua ederim. Judith Viorst (Women's Wit and Wisdom)

10- KÖTÜYDÜ SANSÜRLEDİM

11- Bir erkek evliligi düsündügünde, korktugu sey, kendini bir kadina baglamak degil, kendini digerlerinden ayirmaktir. Helen Rowland

12- Kendinize, 'onda ne bulmustum? ' diye sordugunuzda onda buldugunuz seyin sadece sizin hayal gücünüzün bir ürünü oldugunu fark edeceksiniz. Allie Walmsley
(19.10.2006 01:56)
(bakınız: zaman, anne, gece, anlam, kedi, erkek, soru, hayal, adam, yorum)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baydesvisagesde.. Offline
desvisagesdesfigüres
Bay, 39
İzmir
erkek bulana kadar her kadın feministtir........hehehe..... (13.10.2006 23:23)
(bakınız: kadın, erkek, feminist, adın, kadı, ulan, kadar)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2 3
sonraki sayfa >>

"FEMİNİZM" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: FEMİNİZM NEDİR? feminizm ne zaman?

Antoloji.com
20.12.2014 07:45:38  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]