En Popüler:
1 - erotik film
2 - porntube
3 - gerdek gecesi
4 - çıplak kadınlar şubatı
5 - kızlar
6 - bedia akartürk
7 - agarta
8 - kürt
9 - elif
10 - dabbe tül arz
11 - ergenekon
12 - öss tercihleri
13 - 6. filo
14 - esra
15 - lol
16 - kübra
17 - dejavu
18 - tuana
19 - büyü
20 - anlam
|
 |
FETHULLAH GÜLEN sizce ne demek, FETHULLAH GÜLEN size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: kır kushu
Eklenme Tarihi: 04.08.2003 20:13 |
İlâh edindikleri adamın daha evvel de Papa’ya gönderdiği mektup tetkik edildiğinde;
“Papa 6. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan dinler arası diyalog için Papalık konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz.” sözünden hıristiyan, yahudi yakınlaşması ile Papa misyonuna hizmet ettiği görülmektedir.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde ise;
“Allah’ın gadap ettiği bir toplulukla dostluk kuranları görmedin mi? Onlar ne sizdendir, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.” (Mücadele: 14)
Bu Âyet-i kerime’yi inkâr etmekte ki, küfrünü ilân etmekte ki, kaynağı nereden aldı? Bu küfür değil midir?
Bunlar kaynağı görüldüğü üzere küfürden alıyorlar.
Onlarla öyle bir dostluk kurdu ki Vatikan’a kadar gitti ve devamlı olarak hoşgörü, diyalog adı altında hıristiyan ve yahudileri müslümanlara dost olarak tanıttı.
Hakk Celle ve Alâ Hazretleri Kelâm-ı kadim’inde:
“Birbirine hasım iki zümre.” (Hacc: 19)
Âyet-i kerime’si ile inananlarla inanmayanları ayırmıştır. Hâl böyle olunca bir müminin kâfirleri ve münafıkları dost edinmesi kesinlikle yasaklanmıştır.
Allah-u Teâlâ’nın koyduğu hüküm ve hudut budur. Bunu inkâr ediyorlar, bu hududu kaldırıyorlar. Bu küfür değil midir?
Hem de alenen küfürdür. Bu Âyet-i kerime’leri inkârdır.
İlâh edindikleri adam daha evvel de hıristiyan papazları, yahudi hahamları ile hoşgörü toplantıları yaparak “Keşke her köşeye bir hoşgörü vakfı kursak da herkes hoşgörü soluklasa.” dedi.
Âyet-i kerime’lerde şöyle buyuruluyor:
“Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki, şeref ve kudret tamamen Allah’a aittir.” (Nisa: 139)
“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Allah’ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz? ” (Nisa: 144)
Şimdi onlara soralım. İlâh edindikleri adam:
Yahudi hahamları ve hıristiyan papazları ile hoşgörü toplantıları yapmakla bu Âyet-i kerime’leri hiçe saydığından, nefsini ilâh edindiğinden bu hakikatı inkâr etmiştir. Bu küfür değil midir? Peki siz bunun kaynağını nereden aldınız?
“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin; babaları, oğulları, kardeşleri veya akrabaları da olsa, Allah’a ve Peygamber’ine muhalefet eden kimselere sevgi beslediklerini göremezsin.” (Mücâdele: 22)
Gerçek iman budur. Bu, İslâm dinine göredir.
Günümüzde kâfirden daha tehlikeli olan münafıklar içten türedi, iman kalesini içten yıkmaya başladılar. Bunlar diğerlerinden daha tehlikelidirler. Çünkü kâfirin hedefi var, bunların hedefi yok. Bu sapıtıcı imamlar sûret-i haktan göründüler, hepsi de müslümanları kurdukları dinlerine ayrı ayrı dâvet ettiler.
Nitekim bu tehlikeyi gören Bediüzzaman Hazretleri buyururlar ki:
“Bana ızdırap veren, yalnız İslâm’ın mâruz kaldığı tehlikelerdir. Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi. Onun için mukavemet kolaydı. Şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt gövdenin içine girdi, şimdi mukavemet güçleşti. Korkarım ki cemiyetin bünyesi buna dayanamaz. Çünkü düşmanı sezemez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder. Cemiyetin basiret gözü böyle körleşirse iman kalesi tehlikededir. İşte benim ızdırabım, yegâne ızdırabım budur. Yoksa şahsımın maruz kaldığı zahmet ve meşakkatleri düşünmeye vaktim bile yoktur. Keşke bunun bin misli meşakkate maruz kalsam da iman kalesinin istikbâli selâmet olsa.” (Bediüzzaman Said Nursi: Eşref Edip; sh. 16)
Uyan be kardeş! Bu feryat senin içindir. Senin imanın için feryat ediyor. Dost ve düşmanını tanı artık! Koyun postuna bürünen kurtlardan sakın artık!
Bu mübarek zât nasıl da bu münafıklıkları görmüş ve ne kadar üzülmüş. Artık bu feryadın karşısında uyanmanız lâzım.
Uyan be kardeş! Düşmanını tanı! Bunlar daha evvel de kazancınızı aldılar, kanlarınızı emdiler, sizi imanınızdan ettiler.
Bir bak, ipin ucu kimin elinde! Küfür diyarından kumanda ediyor, küffara yaranmak için peşkeş çekiyor. Din-i İslâm’dan ve güzel vatanımızdan seni mahrum etmek için çalışıyor.
Dinini, imanını, güzel vatanını kurtarman için; bombasını keşfet artık ve başına patlat.
(bakınız: dost, sevgi, zaman, anne, para, baba, bediüzzaman said nursi, büyü, yalan, güzel)
|
Bilal87
28.08.2007 05:18 |
Ben yazilarimi hakikat sitesinden alirim beyanlar ayet ve hadistir zerre kadar imani olan ibret almaldir kimseye de dusmanligim yoktur karabuklu sen de dahil lutfen iftirayi birakalim ic ve dis dusmanlarmizi
bilelim vatansiz iman imansiz vatan muhafaza edilmez
www.hakikat.com da tum bu dusmanlarin ic yuzu ayet ve hadislerin isigi altinda beyan edilmistir
Siz sanirim baska dine mensupsunuz o da fetttullahcilik fettullahcilik dinine gore haklisiniz ben de islam dinine gore sizin dininiz size olsun en buyuk dusman olarak nefsiniz size yeter Ayet ve hadisler muhatabamiz degil demek ben artik islam dininden degil demek oluyor kendi beyaninizla kendi icyuzunuz ortaya konulmus sana yazilarim hakikat sitesinden alirim dendigi halde yalancilikla sucluyorsun sen de ispatlamak zorundasin bunu Alim ilmiyle cahil kufruyle cevap verir sasirmamak gerekir
(bakınız: yalan, vatan, islam, cahil, bira, esin, emek, iman, hadis, hata)
|
Bilal87
28.08.2007 05:04 |
İmam-ı Rabbani nasıl bir alimse Fethullah Gülen'de bir alimdir... İnsanlara kitabımız Kuran'ı ve hadisleri açıklamaya çalışıyor yanlızca.. Ve müslümanların her dönemde böyle rehberlere,alimlere ihtiyacı vardır.. zamanında İmam-ı Rabbani, bundan kısa bir zaman önce Bediüzzaman Hazretleri şimdi ise Fethullah Gülen Hocaefendi.. müslümanlık başkalarına iftira atmak, onların dine olan saygısını bilip bilmeden kendine göre yorumlamak değildir.. beğenmediğin Fethullah Gülen'den asla insanlara karşı -o insanların inandığı ne olursa olsun- hakaret içerikli bir yargı duyamazsın.. Buda kalite farkı sanırım...
(bakınız: insan, zaman, şimdi, saygı, müslüman, yorum, hadis, insanlar, lara, iftira)
|
tu_uba
25.08.2007 21:44 |
Evet “haya imandandır.”Ama sen nedense bana sefil ve itibarsız derken haya etmiyosun.Hatta daha da ileri gidip benim imansızlığıma karar veriyosun.Ama ben hani şu itibar etmediğim hadis ve ayetlere binaen sana böyle bir yakıştıma yapmicam.Peygamber Efendimize iftira atıyosun derken bile utanmıyosun.Ben artık böyle birisini zaten muhatap olarak almam.Bence sen de artık kendi işine bak,yazdıklarında beni muhatap alma.Selametle…
(bakınız: neden, ayetler, iman, hadis, peygamber, hata, selam, artık, bence, lara)
|
pınar61
25.08.2007 15:51 |
İmam-ı Rabbani -kuddise sırruh- Hazretleri Mektubat adlı eserinin 163. Mektub’unda kâfirlere itaat eden, hoşgörü ile bakan, hatta “Hazret” diyenlere çok ağır cevap veriyor ve buyuruyor ki:
“...
İslâm ve küfür birbirinin zıddıdır, bir arada olamazlar. Ta kıyamete kadar, hatta kıyamette dahi. Bunlardan birini isbat etmek, diğerini kaldırmaktır. Birini ağırlamak, diğerini küçük düşürmektir.
Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, Peygamber’ine hitaben şöyle buyurdu:
“Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münâfıklarla cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne kötüdür! ” (Tevbe: 73)
Sübhan Allah, en güzel huyla sıfatlanan Resul’üne “Küffarla cihad et ve onlara sert davran.” emrini verdiğine göre, bundan bilinir ki; onlara sert çıkmak en güzel huylar arasındadır.
İslâm dininin izzet bulması küfrün ve küfür ehlinin zelil düşmesindedir. Buna göre bir kimse, küfür ehlini ağırlarsa İslâm ehlini zelil düşürmüş olur.
Kâfirleri ağırlamak yalnız onlara tazim edip baş köşeye oturtmak değildir. Onları meclislere almak, onlarla sohbet etmek, onların dili ile konuşmak gibi hareketler dahi onları ağırlamaktır. Asıl uygun olanı; köpekleri uzaklaştırır gibi onları uzaklaştırmaktır.
Eğer onlarla alâka peyda etmek, dünya işlerine ait zaruretler icabı ise... başka türlü de olmuyorsa... o zaman uygun olan, ancak zaruret mikdarı onlarla olmaktır. Bu arada onları bir şey yerine koymamaya ve kendilerine lüzumsuz yere iltifatta bulunmamaya riayet etmelidir.
Ama İslâm’ın kemali, böyle bir garazı dahi tamamen terk edip onlara iltifat etmemek ve onlarla karışıp durmamaktır. Zira noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah, onları (yani küfür ehlini) , Kelâm-ı Mecid’inde zâtının ve Resul’ünün düşmanı olarak tanıttı:
“Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Oysa onlar size gelen hakkı inkâr etmişlerdir.” (Mümtehine: 1)
“Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil’e ve Mikâil’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.” (Bakara: 98)
Allah’ın ve Allah’ın Resul’ünün düşmanı olan kimselerle karışık durmak, cinayetlerin en büyüklerindendir.
Bu düşmanlarla karışık durmanın, onlarla arkadaşlık etmenin en azından zararı; Şer’i hükümlerin icrasındaki kuvvette zaaf ve gevşeklik hâsıl olmasıdır. Bundan başka, onlarla olan arkadaşlığı dolayısıyle küfre sebep olacak şeylerden kaçınmaya utanır. Böyle bir zarar, cidden büyüktür. Kaldı ki, Allah’ın düşmanlığını, Resul’ünün düşmanlığını çeker.
Böyle bir uygunsuz insan sanır ki, kendisi müslümanlardandır; Allah’a ve Resul’üne imanı vardır. Ama bilmez ki, bu gibi kötü ameller kendisinden İslâm devletini giderir.
Nefislerimizin ve kötü amellerimizin şerrinden Allah’a sığınırız.
Bir şiir:
‘Kendini hem âlim, hem din adamı sanır,
Dinle bütün ilgisi böyle sanmasıdır.’
Bu din düşmanı mel’unların işi İslâm’ı istihzaya ve müslümanları maskaralığa almaktır. Aynı zamanda onlar, eğer bir fırsatını bulsalar bizi İslâm dininden çıkaracaklar ve hepimizi öldüreceklerdir.
Müslümanlara yakışan utanıp hamiyet sahibi olmaktır. Zira Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurdu:
‘Hayâ imandandır.’
Hamiyet-i İslâmiye zaruridir. Baştaki emir sahiplerine düşer ki; daima bu hizlana düşen kimselerin baş kaldırmalarına fırsat vermeyeler.
.....
İslâm devletinin husülünün alâmeti: Küfür ehline buğzedip onları kerih görmektir.
Allah-u Teâlâ Kelâm-ı Mecid’inde onları “Necis” diye isimlendirdi:
“Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir necis (pislik) tir.” (Tevbe: 28)
Bir başka Âyet-i kerime’de ise onlara “Murdar” ismini verdi.
“Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır.” (Tevbe: 95)
Eğer o kâfirleri böyle görmüş olsalardı, hiç şüphe yok ki, onlarla arkadaşlık etmekten kaçınır ve onlarla oturmayı kerih görürlerdi.
Herhangi bir şeyde bu düşmanlara müracaat etmek, onların reyi ve hükmü ile iş tutmak, kendilerini tam mânâsıyla ağırlamaktır. Bunlardan himmet talep edip onları bir vesile bilenin hali n’olur ki? ”
Gördüğünüz gibi İmam-ı Rabbani -kuddise sırruh- Hazretleri bunların içyüzünü ne güzel tarif buyuruyorlar.
Pinar ayet ve hadislere itibarin yok bari bu zata kulak ver itibarin olsun
(bakınız: dost, insan, zaman, şiir, büyü, güzel, dünya, cehennem, hoşgörü, islam)
|
Bilal87
25.08.2007 04:29 |
Gülen ve Papa Birlikteliği.
Hoca efendinin, papa ile beraberliğini değerlendirirken,
ölçü birilerinin şahsi ve garazkar hisleri olmamalı.
Ölçümüz İslamdır, Efendimiz' in (s.a.v.) uygulamalarıdır.
İslam tarihinde ise, bu tür birlikteliklerin binlerce örneklerini
görüyoruz. Mescid-i nebeviye ye gelen Hristriyanlara
peygamber efendimiz (s.a.v) âyin yapmalarına müsaade ediyor
ve onları ayin yapmaları için yalnız bırakıyordu.
Efendimiz (s.a.v) her fırsatta onlarla bir araya gelmeye çalışıyor.
Bırakalım gayr-ı müslimleri, müşriklerle dahi bir araya
gelmenin en küçük fırsatlarını dahi değerlendiriyor ve
nihayet hudeybiye antlaşması tamamen müslümanların
aleyhinde olduğu halde, iletişim ve diyaloğa kapı açar
ümidiyle kabul ediyor.
Bir kısım sahabe efendilerimiz,
böyle bir antlaşmayı kabul etmek istemiyorlar.
Fakat Peygamberimiz (s.a.v)
vahyin dışına çıkamayacağını
ifade edince yatışıyorlar.
İslam'ın mesajını, islam olmayanlara nasıl götüreceğiz.
Tokalaşmayacaksın, selam vermeyeceksin,
evine, iş yerine gitmeyeceksin,
sana gelmesine müsaade etmeyeceksin,
iletişim ve diyalogun bütün kapılarını kapatacaksın
ve sonra da islam evrensel bir dindir,
herkese hitap eder diyeceksin.
Böyle bir anlayış, evrensel bir din ve insanların
ebedi hayatınının kurtulmasına vesile olan islamın,
evrenden soyutlanması demektir..
(www.sorularlarisaleinur.com)
(bakınız: insan, hayat, islam, tarih, müslüman, soru, esin, rakı, yalnız, emek)
|
pınar61
24.08.2007 10:52 |
|
 |