|
|
 |
 |
|
FETHULLAH GÜLEN |
FETHULLAH GÜLEN terimi
kır kushu
tarafından 04.08.2003 tarihinde eklendi |
FETHULLAH GÜLEN sizce ne demek,
FETHULLAH GÜLEN size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
HAK DİNİ KURAN DİLİ adlı kitapta bahsedilen ayeti saptırmadan okursak anlarız meseleyi.. bazı meallerde ilim adamları bazılarında zikir ehli olarak geçen bu grup burda tevrat ve incil alimleri olarak geçiyor bahsedilen ayette Efendimizin nebiliğine inanmayan araplara söylenen birşeyler var onlara eğer Efendimizin peygamberliğine inanmıyorlarsa gidip tevrat ve incil alimlerine yani kendilerinden önce gelen kimilerinin atalarınında tabi olduğu dine mensup alimlere sorun diyor.. burda tevrat ve incil alimlerinin Efendimize tabi oldukları yani islamiyet geldikten sonra müslüman oldukları bilinirse yanlış anlama ortadan kalkar sanırım.. onlara sormaları isteniyor çünkü onların kitaplarında- bozulmamış tevrat ve incilde- Hz. Muhammed'in peygamberliği haber veriliyor..ki bahsedilen alimlerde bozulmamış kitaba tabi olanlardır elbette..bu mealde bi sapkınlık yok.. yani inanmayan araplar o zamanın TEVRAT ve İNCİL ALİMLERİNE BİLE sorsalar Efendimzin peygamber olduğu gerçeği doğrulanacaktır...ancak anlamadığım birşey var bu arkadaşın eleştirdiği meal-ki eleştirilen meal kendini ispatlamış bir mealdir- ELMALILI HAMDİ YAZIR'a ait.. FETHULLAH GÜLEN'le ne alakası var? ? ? (16.08.2007 23:03)
(bakınız: zaman, muhammed, anlam, kitap, islam, arkadaş, adam, müslüman, araplar, soru)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
önce onun kitaplarını okuyup, sohbetlerini dinleyin ondan sonra onun hakkında yorum yapın bu daha insaflıca bir şey olur en azından.anlattıklarından,yazdıklarından cımbızla çekip çıkardığınız cümlelerin öncesine ve sonrasına da bakın! ! ! (bu sözlerim narcılık dini saçmalığına inananlara...) (15.08.2007 22:08)
(bakınız: kitap, esin, yorum, lara, sonra, dinle, cümle, saçma, daha, nana)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Konuşmasında: “Patrik Hazretleri bu centilmenliği yapmışlardır.” demiştir.
Allah-u Teâlâ’nın en büyük düşmanlarından birine Hazret dediği zaman içi titreyip hiç Hazret-i Allah’tan korkmadı mı?
İmanın hiç mi eseri kalmadı, tamamen mi sukut etmiş? Siz bu ani dönüşün sebebini sorun ve araştırın. Bu sözü söylerken narcılık dini namına mı söyledi, yoksa kendisini müslüman imiş gibi mi gösterdi?
Oysa İslâm dini böyle bir dalâleti kesinlikle reddeder.
Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir Hadis-i şerifler’inde:
“Münafık adamlara ‘Efendi’ diye hitap etmeyin. Zira o, efendi denilerek büyütülecek olursa, Allah’ın sevmediğini tâzim ettiğinizden dolayı, Aziz ve Celil olan Rabbinizin gadabını celbetmiş olursunuz.” buyurmuştur. (Ebu Dâvud)
O ise bu emr-i nebevîyi hafife almış, göz göre göre Allah düşmanına Hazret demek küstahlığında bulunmuştur.
Biz de diyoruz ki, biz Hazret-i Allah ile övünüyoruz. Hazretimiz Allah’tır. O ise papaza Hazret diyor. Bizim Mevlâmız Allah, onun mevlâsı ise papaz. Biz varlığımızdan utanıyoruz, Var ile övünüyoruz. O ise varlığı ile, kalabalığı ile övünüyor.
•
Uhud savaşının son safhaları idi. Yetmiş kadar şehid verilmiş, bir çok mücahid ağır yaralar almış, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise takatsiz kalmıştı. Uhud dağındaki kayalığa çıkıp orada dinlenmek istiyordu. Fakat çok yorgun ve bitkin bir halde olduğu için yürümeye takati yoktu.
Talha bin Ubeydullah -radiyallahu anh- hemen yere çöktü, sırtına alarak kayalığa kadar çıkardı.
Ashab-ı kiram Resulullah Aleyhisselâm’ı görünce sevindiler, etrafında toplanınca üzüntüleri dinmişti.
Müslümanların Uhud kayalığına çıktığını gören Ebu Süfyan da bir takım müşriklerle başka bir yoldan üst tarafa çıkıp ansızın üzerlerine hücum etmek istedi. Müslümanlar üzerlerine taş atarak müşriklerin dağa çıkmasına mani oldular.
Ebu Süfyan Resulullah Aleyhisselâm’ın sağ olup olmadığı hakkındaki şüphesini gidermek için müslümanlara karşı üç kere “İçinizde Muhammed var mı, sağ mı? ” diye bağırdı. Resulullah Aleyhisselâm cevap verilmemesini söyledi. Ebu Süfyan “Ebu Bekir sağ mı, Ömer sağ mı? ” diye üç kere tekrarladı. Karşılık verilmeyince, ordusuna dönerek “Hepsi ölmüş! ” dedi. Sevindiler.
Hazret-i Ömer -radiyallahu anh- dayanamayıp “Ey Allah’ın düşmanı! Vallahi yalan söylüyorsun! ” dedi. Ashab da bunu tekrarladı. Ebu Süfyan “Bizim Uzzâ putumuz var, sizin yok! ” diye seslendi. Resulullah Aleyhisselâm ashabına “Buna cevap vermeyecek misiniz? ” buyurdu. “Ne diyelim? ” dediler. “Allah bizim sahibimizdir. Sizin sahibiniz ve Mevlânız yoktur deyiniz.” buyurdu. Onlar da bunu aynen söylediler.
Bizim mevlamız var, biz Hazret-i Allah ile övünüyoruz.
Sizinle bizim aramızda Hakk ile bâtıl berzahı var. Biz Hakk’a uyarız ve Hakk’ı tarif ederiz. Hazret-i Allah ve Resulullah ile övünürüz. Siz ise; bâtıla uyarsınız. Hazretiniz olan papazı tarif etmeye, halka sevdirmeye, bütün müslümanlara küfrü hoş göstermeye çalışırsınız. Hazret-i Allah’ın düşmanını taltif eder, karşısında eğilir büzülürsünüz. Aynaya bakarsanız kendinizi görürsünüz. Zira bu fotoğraflar içinizi dışarıya aksettiriyor. Siz hâlâ müslümanmış gibi görünmeye mi çalışıyorsunuz? Bu perde altında müslümanları soyup yolmuyor musunuz? Bilmeyenler sizin hâlâ müslüman yetiştirdiğinizi zannediyor. Oysa sizin kendi kurduğunuz dininiz için çalıştığınızı çok az kişi biliyor. Siz küfre hizmet etmiyor musunuz? Dininizi kurmuşsunuz, narcı yetiştirmiyor musunuz? Körpe dimağları zehirlemek ve küfre sokabilmek için yurtlar açıp, pansiyonlar kurmadınız mı? Bu vesile ile bir taraftan küfre kaydırıyor, diğer taraftan da bu çalışmaları büyük bir hizmet gibi göstererek, halkın paralarını rahat rahat yemiyor musunuz? (15.08.2007 18:58)
(bakınız: zaman, anne, para, büyü, yalan, muhammed, savaş, ayna, islam, adam)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
f.gülen Allah,ın ayetlerini hiçe sayan,bazı ayetleri degiştiren[örnek.nahl suresi ayet 43] de ehli zikre sorun bilmiyorsanız kısmının yerine tevrat ve incil alimine sorun ibaresini koyandır.Delil.HAK DİNİ KURAN DİLİ kitabının 5.nci cildi.zaman gazetesinin verdigi kitap. (15.08.2007 18:52)
(bakınız: zaman, deli, kitap, zaman gazetesi, esin, soru, ayetler, incil, alim, gazete)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 21 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
İİman ve Küfür Berzahı:
Merakla sorulan bir soru:
“Fethullah bunlarla dostluğu yani küfrü hoş görmeyi Narcılık dininin namına mı yapıyor, yoksa kendisini müslümanmış gibi mi göstermeye çalışıyor? ”
Böyle bir sapıtmayı İslâm dini reddeder. “O onlardandır” der. O halde bunun açığa çıkması lâzımdır. Narcılık dini namına yaptığını belirtmesi ve ilân etmesi gerekiyor.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde babalar ve oğullar dahi olsa, küfrü imana tercih ettiklerinde, onlarla dostluktan menederek şöyle buyurmuştur:
“Ey iman edenler! Küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin.
Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zâlimlerdir.” (Tevbe: 23)
Yani, başkaları şöyle dursun öz babalarınızı, öz kardeşlerinizi bile, kâfirliği müminliğe tercih ettikleri takdirde dost edinmeyin, küfre yardımcı olmayın.
Allah-u Teâlâ bu gibi kimseleri Âyet-i kerime’sinde “Müminler yerine kâfirleri dost edinmek” sıfatı ile vasıflandırmıştır:
“Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah’a aittir.” (Nisâ: 139)
Allah-u Teâlâ böyle buyurduğu halde şu duruma bir bakın!
Bu Âyet-i kerime onların iç durumlarını ne kadar güzel beyan ediyor!
Allah-u Teâlâ’nın izzet vermediği kimseler hiç bir şekilde şerefli olamazlar. O müminleri şerefli kılmıştır. Şu halde kâfirlerin dostluğundan şeref beklemek ne kadar terstir!
Allah-u Teâlâ değil onlarla dost olmayı, onlarla oturup kalkmayı bile yasaklamaktadır:
“O size kitap’ta şunu indirdi:
Allah’ın âyetlerine küfredildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir söze geçmedikçe yanlarında oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz.
Doğrusu Allah münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (Nisâ: 140)
Onlarla aralarında hiç bir fark kalmayacaktır. Çünkü kişi sevdiği ile beraberdir. Dünyada hemhal oldukları gibi cehennemde de beraber bulunacaklardır.
Allah-u Teâlâ Kur’an-ı kerim’inde yahudi ve hıristiyanların, aralarında hüküm vermek üzere Allah’ın kitab’ına çağrıldıkları zaman yüz çevirip geri döndüklerini beyan buyurmaktadır. Bu yüz çevirip geri dönüşlerinin sebebi, onların Allah-u Teâlâ’nın aziz edici, zelil edici, mülkün sahibi, her şeye kâdir olduğunu kabul etmeyişleridir.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde şöyle duâ etmemizi emir buyurmaktadır:
“De ki: Ey mülkün gerçek sahibi Allah’ım! Sen mülkü kime dilersen ona verirsin, kimden dilersen ondan alırsın. Kime dilersen ona izzet verirsin, yükseltirsin. Kime dilersen ona zillet verirsin, alçaltırsın. Hayır senin elindedir. Sen her şeye kadirsin.” (Âl-i imran: 26)
Âyet-i kerime’de şöyle buyuruluyor:
“Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! ” (Ahzab: 48)
Bu Âyet-i kerime hakkında Elmalılı Hamdi Yazır Efendi tefsirinde şöyle söylemektedir:
“Dâvet görevini yerine getirirken onlara dost gibi görünmek, alçaktan almak, tebliğde yumuşak davranmak yasaklanıyor. Yasaklama ve uzlaştırma, abartı ile onları heyecana getirmek için mânâ ‘İtaat etme! ’ biçiminde olumsuz ifade edilmiş ve Allah’ın emirlerini tebliğde bir nebze hoşgörü, kâfirlere ve münâfıklara itaat etmek mânâsında olduğu anlatılmıştır.” (15.08.2007 00:49)
(bakınız: dost, zaman, baba, güzel, dünya, cehennem, gerçek, hoşgörü, kitap, kardeş)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
ben fethullah gülen hakkında olumsuz şeyler yazanlara bi soru sormak istiyorum ya bu adam bu kadar korkunç biriyse yazdığı kitaplar ne oluyor yani kitaplarının içeriğine baktığınızda bi müslümana çok yararlı olabilecek bilgiler görüyorsunuz yada sohbetlerini dinlediğinizde gerçekten çok güzel şeyler anlatıyor yine bir müslüman için çok yararlı ve anlamlı şeyler... ama yazılanlara baktığımda fethullah gülen müslüman düşmanı çok kötü bir insan... şimdi ben okuyup dinlediklerime mi inanayım, yoksa şu şöyle demiş bu böyle demiş diye iddia edenlere mi? ? ? merak ettiğim birşey daha var ben hikmet çetinkaya vs.. gibi insanların dediğine yazdığına çizdiğine anlattığına neden inanayım onların dürüst insanlar olduğunun kanıtı var mı fethullah gülene iftira atmadığının kanıtı var mı... burda birkaç insanın yazdığı kitaplar anlattığı şeyler fethullah gülenin kötü biri olduğuna delil olarak gösteriliyor bende fethullah gülenin bizzat yazdığı kitapları bu söylenenlerin kesinlikle yalan olduğuna delil olarak gösteriyorum o zaman.. o insanın kitaplarından herhangi birini bir defa okuyan veya bir sohbetini dinleyen bu yazılanların büyük bir yalan olduğunu anlar zaten... ama anlamak istemeyenler bu insanı karalamaya devam ederler elbette... onlar ne kadar okusalar da ne kadar dinleseler de boş... (14.08.2007 23:05)
(bakınız: insan, zaman, büyü, yalan, güzel, korku, deli, gerçek, şimdi, anlam)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
-DİKKAT,ÖNEMLİDİR,LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUNUZ-
'İngiliz Farmasonluğu'nun Yahudi kolu olan B'nai Brith'in etkisi altındaki ADL(Anti-Defamatiom League) 1913 yılında kurulmuştur.
ADL adeta,Amerikan mafyasının halkla ilişkiler bürosu gibidir.Kurdukları 'Denizaşırı Yatırımcılar Servisi'adlı şirketle milletlerarası silah ve uyuşturucu kaçakçılığı,kirli parayı aklma gibi işleri yürütmektedir.
İşgal altındaki Filistin topraklarında ve Kudüs'ün Hristiyan ve Müslüman bölgelerinde geniş arazilerim kanunsuz alım-satımının ortaya çıkarıldığı emlak skandalını da yine işin içinde ADL nin varlığını ortaya koyuyor.
ADL Amerika içinde FBI kanallı muhtelif operasyonlarla ilişkisini sürdürdü.FBI ise Kongre tarafından suçlandığı zaman suçu daima ADL'nin üzerina attı.ADL'nin bilinen cinayetleri şunlardır:15 Ağustos 1985'te Kafkasyalı Müslüman lider Tscherim Sobzocov evinin önünde bombalı saldırı sonucu öldürüldü....Musevi iken Hak din olan İslam'a dönüş yapan Prof.İsmail Recai Faruki ve eşi 1985'in Ramazan'ında sabaha karşı evlerinde bıçaklanarak öldürüldüler...Gandhi ve Palme suikastlerinin arkasında da ADL'yi görmekteyiz.
İsrail Devleti kurulduğundan beri ADL,İsrail gizli servisi mossad'la hususi ilişkilerini daima sürdürmüş,İsrail mafyasıyla da yakın bağlantılar kurmuştur.ADL-Sharon grubu ihtilaflı bölgelerde satın aldıkları evlerde militan Yahudiler'i yetiştirdiler...'BU SATIRLARI 20 KASIM 1998 TARİHLİ ZAMAN GAZETESİNDEN OKUYABİLİRSİNİZ.
Gelelim 10 Mart 1998 günkü aynı Zaman gazetesinin 'Diyalog çabaları devam ediyor' başlıklı ve Selçuk Gültaşlı imzalı haberine:
'3 gündür Türkiye'de bulunan Yahudi Liderler heyeti,Başbakan Yılmaz,Orgeneral Çevik Bir,TBMM Başkanı Çetin ve Dışişleri Bakanı Cem'den sonra Fethullah Gülen'le görüştü...55 Yahudi örgütünü temsilen Türkiye'de bulunan 59 kişilik(AYÖBK) Amerikan Yahudi Örgütler Başkanları Konferansı Heyeti,Fethullah Gülen'in Türkiye'deki ve yurtıdışındaki çabalarını önümüzdeki yüzyılın 'Barış Asrı' olması açısından önemsedikleri ve sözkonusu projeye büyük ilgi duyduklarını belirttiler.
Görüşmede Gülen'in ABD'nin en etkili Yhudi lobisi olan ADL'nin teklifiyel hazırladığı 'hoşgörü ve diyalogla ilgili kitap' da gündeme geldi.Gülen,İngilizce olarak hazırlanan kitap üzerindeki çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu,bittiğinde insanların hizmetine sunacağını söyledi.Kitap,ADL tarafından basılarak dünyanın dört bir yanında dağıtılacak...'
-VE BOMBA 2-
Nakşibendi tarikatına yakınlığı ile bilinen Kadir Mısıroğlu'nun kalmem aldığı 'Gurbet içinde gurbet' adlı kitabın 190.sayfasında Hilmi Türkmen'den şunları naklediyordu:
'....O zaman İzmir'in Kestanepazarı'ndaki Kur'an-ı Kerim Kursu'nun idarecilerini tanıyordum.O'nu çocuk okutmak üzere oraya yerleştirdim.Beş on gün sonra halini hatırını sormak için oraya uğradığımda,başbaşa bir kimseyle fiskos ettiğine rasgeldim.Konuştuğu adam,beni görünce yaydan çıkmış ok gibi fırlayıp kaçtı.Kendisine 'Bu kimdir? ' diye sorduğumda 'Bir talebe velisi! ..'diye cevap verdi.
Bu söz doğru değildir,tahkikatım da bunu göstermiştirBu adam böyle bir karşılaşmadan beş-altı ay evvel bana müftülük makamına gelmiş be MİT'ci hüvviyetini gösterdikten sonra benimleaçıkça bir meseleyi konuşmak istediğini söylemişti.Söylediği söz şuydu:
Bizim teşkilat (MİT'i kastediyor) Müslümanlar'ın M.Kemal Paşa'ya menfi bir tavır almasından rahatsızdır.İstiyoruz ki bu münafereti giderelim.Sen en büyük dini cemaatlardan biri olan Süleymancı cemaati içinde söz sahibi bir kimsesin.Sizin cemaatte M.Kemal Paşa hakkında deccal ithamında bulunulmakta ve ağza alınmayacak sözler söylenmektedir.Sen bunu düzeltebilirsin.Bunu yaptığın takdirde bizden ne istersen iste.Seni Diyanet İşleri Başkanı yapalım....
Kendisine yanlış kapı çaldığını,benim bahsettiği cemaat içinde böyle bir şey yapacak güzüm olmadığını,bunu ancak Kemal Kaçar beyinm yapacağını söylediğimdeikna olmadı ve:
Sen bilirsin.Biz seni seçmiştik.Anlaşılan sen bunu yapmak istemiyorsun.Amma biz bu işin peşini bırakmayacağız.Bu işi birisini bularak muhakkak yapacağız...diyerek ayrılmıştı.Şimdi anlıyordum ki buldukları adam Fethullah Gülen'di.Fakat o sıralarda Fethullah Gülen sapı silik bir adamdı.Bunu nasıl becerebilecekti! ? ..İşi takip ettim,MİT güdümlü olarak nasıl nafiz bir mevkiiye getirildiğine safha safha şahit oldum.'
25 Ocak 2006 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Hikmet Çetinkaya,kendisine bir Cumhuriyet okurunun telefon ettiğini söylüyor,konuşmayı şöyle aktarıyordu:
'Erzurum'da Komünizmle Mücadele Derneğinde başkanlık yapan Fethullah Gülen'in kontgerillayla ilişkisini neden araştırmıyorsunuz?
Bu soruya yanıt veremedim.
Birden 26 yıl önceye gittim...
Fethullah Gülen o tarihte aranıyor ve bir türlü yakalanamıyordu.1981 yılında Isparta-Burdur yolunda yakalandı.Ancak gözaltına alınmadan serbest bırakıldı.
Ardından neler oldu?
Kenan Evren ve arkadaşları Fethullah Gülen'le iliişki kurdu,iki kurmay albay bir tuğgeneral Gülen'le pazarlık yaptı...
Pazarlıktan sonra Fethullah Gülen ve arkadaşları,Mehmet Kutlular'ın liderliğini yaptığı Nurcu grubundan koptu...
Ve 1982 Anayasasını Fethullah Gülen ve arkadaşları destekleme karaı aldılar...
Fethullah Gülen 8 yıldır ABD'de yaşıyor,CIA denetiminde okullar açıyor...'
Hikmet Çetinoğlu'nun anlattıklarının ötesinde,Mısıroğlu sıkıyönetim döneminde Gülen'in aranmasının da danışıklı dövüş olduğunu anlatıyordu:
'Adalet eski bakanı İsmail Müftüoğlu'na Fethulah Gülen'in duvar ilanlarıyla arandığı hengamda onun adamlarından biri gelerek; 'Siz eski bir bakansınız! ...İzmir DGM bizim hocamız için yakalama kararı çıkarmış.Fotoğrafı,aranan bir cani gibi duvarlara asılmış.Lütfen İzmir'e kadar gidip de bu meseleyi halletseniz olmaz mı? 'ricasında bulunmuşlar.O da bu maksatla İzmir'e gitmiş.Bassavcıyı ziyaret etmiş.Odasında albay rütbesinde bir misafir bulunduğundan meseleyi açamayıp havadan sudan konuşarak albayın çıkıp gitmesini beklemiş.Fakat vakit ilerlediği halde o bir türlü kalkıp gitmiyormuş.Bundan dolayı istemeye istemeye meramını açıklayınca, o Albay söze karışarak:
İsmail Bey! Siz eski bir bakansınız bu işleri bilmeniz lazım! Beni galiba tanıyamadınız.Siz Eskişehirde Kadir Mısıroğlu'nun avukatlığını yaparken ben o mahkemede yüzbaşı rütbesiyle hakimdim.Adım,Kerim Günday,buraya kadar boşuna zahmet etmişsiniz.Bu yalandan bir karardır,Fethullah efendiyi kimsenin aradığı yoktur.Yakalama kararının da ona bir zararı dokunacak değildir...demiş.
Trabzonda bulunduğumda bir sohbette bu vakayı anlattığımda hazırda bulunanlar arasında Yaşar Hoca(Ocak) :
Kadir Bey,sen yurtdışındayken bizim arkadaşlardan bir polis evrak imzalattırmak için gittiği Tümen kumandanının nezdinde Fethullah Efendi'yi görmüş.Gelip anlattı.O sırada hoca aranıyordu.Ben polise inanmadım.Yanlış görmüş olabileceğini söylemiştim.Demek ki doğruymuş...diye beni teyit etti.
Bu demektir ki Fethullah Gülen etrafındaki gizli ve aşikar gerçeklker bu derece korkunçtur.Bunu şifai olarak ilk müessir bir surette ifşa etmiş olan bir arkadaşımızın(Teşkilatın bütün kıdemli üst kademelerince çok iyi tanınan Kuyumcu Saadettin Çetin Bey'in) kendisi Fethullah Gülen'e en büyük hizmetleri ifa etmiş bir kimse olduğu halde cesedi parçalanmış olarak bir yol kenarında bulunmuştur.Sadece bunu hatırlamak,bu sahada gerçeği beyan etmenin ne ağır bir bedeli olabileceğini anlamaya kafidir sanırız...
Şimdi bir düşünün Fethullah Efendi kimdir,ne iş yapar?
KAYNAK:MUSA’NIN ÇOCUKLARI TAYYİP VE EMİNE(TOGAN YAYINLARI)
Selametle... (14.08.2007 01:04)
(bakınız: insan, elif, zaman, türk, para, büyü, dünya, deniz, mafya, ramazan)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"FETHULLAH GÜLEN" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|