|
|
 |
 |
|
GEÇİŞ |
GEÇİŞ terimi
mahalle
tarafından 21.06.2006 tarihinde eklendi |
GEÇİŞ sizce ne demek,
GEÇİŞ size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
'Noble Dina' (05.04.2012 22:40)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
La Création du Munde (Dünyanın Yaratılışı) Bale Müziği, Op.81
Milhaud'nun, Blaise Cendrars'ın (1887-1961) Afrika efsanelerinden esinli librettosu üzerine 17 solo çalgı (altı tahta üfleme çalgı, alto saksafon, dört metal üfleme çalgı, piyano, vurma çalgı, iki keman, viyolonsel ve kontrbas) için bestelediği, koreografisini ünlü İsveçli dansçı Jean Börlin'in (1893-1930) , dekorlarını ünlü Fransız kübist ressam Fernand Léger'nin (1881-1955) Louvre müzesindeki Babil-Asur figürlerinden esinlenerek yaptığı bale ilk kez 25 Ekim 1923'te Rolf de Maré İsveç Balesi tarafından Théatre des Champs Elyées'de sahnelendi...
Ballet Nègre (Zenci Balesi) adıyla tanınan eserde Milhaud, cazı ciddi bir müzikal form olarak, 1924'teki Gershwin'in Rhapsodie in Blue'sundan önce değerlendiren ilk besteci olmuştu... Özellikle karmaşık caz ritmini, özgürce ama ustaca kullanılan senkoplu melodilerle ezgiselliği vurgulayarak, güçlü kontrpuanla, küçük orkestraya karşın zengin orkestrasyonla blues'ları da içeren müzikle sergilemişti... Milhaud 1920'de Damdaki Öküz temsili için gittiği Londra'da, Bill Arnold ve topluluğundan ilk kez caz dinlemiş, dönüşünde arkadaşları Jean Wiener ve Clément Doucet ile Amerika'dan bulabildikleri blues ve ragtime'ları çalmışlardı... 1923'te de, gittiği Amerika'da Harlem'de otantik caz ile ilgilenerek müziğini hazırlarken Harlem'deki 17 kişilik toplulukları örnek almış, orkestrada viyola yerine saksafona görev vermişti... (31.10.2010 21:22)
(bakınız: dünya, müzik, araf, arkadaş, yara, amerika, esin, aşık, öküz, zenci)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Beş bölümlü bale, perde açılmadan çalınan ve eserin tümünde kullanılan 2/2'lik ölçüde, sakin havada, orta hızda (Modéré) çalınan bir saksofon solosunu içeren uvertürle başlar... 1.Bölüm (Yaratılıştan önceki kaos) , orijinal librettoda 'Tohu-bohu avant la création' (Yaratılıştan önce tohu-bohu) olarak adlandırılır... Ortada, birbiri üstüne yığılı insan kümesi hareketsiz durmaktadır... Üç tanrı figürü: Nzame, Mebere ve Nkwa adlı yaratılış erkekleri bu yığının çevresinde, çabuk tempolu bir caz figürünün büyülü tınısı eşliğinde tartışarak dolaşır... (13.11.2009 18:06)
(bakınız: ölüm, insan, büyü, tanrı, erkek, yara, esin, lara, kaos, ölçü)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
2.Bölümde (Bitkilerin ve hayvanların uyanışı) , sakin tempoda flütün solosu ve obuanın blues ezgisi önem kazanır... Ortadaki insan kütlesi şiddetli sıçrayışlarla harekete başlar... Yaratılışın başlaması bir ağacın yavaş yavaş büyümesi, tohumunu toprağa düşürmesiyle yeni bir ağacın oluşumunu çizer... Ağacın yaprakları yere değince yeniden şekillenir, titrer ve hayvan olur... Havada bir fil asılıdır; ağır bir kaplumbağa ve ustaca davranan bir yengeç geçer... Yukarıda maymunlar tırmanmaktadır... Sahne her yaratığın oluşumunda biraz daha aydınlanır... (03.11.2009 20:30)
(bakınız: ölüm, insan, büyü, yara, bira, aydın, hayvan, kaplumbağa, usta, lama)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
3. Bölüm (Hayvan dansları, insanın doğuşu) çabuk tempoda, değişken senkoplu melodilerle yansıtılır... Her yaratık bir kadın ya da erkek dansçı tarafından canlandırılmakta, sırası gelen sahnenin ortasında oluşumunun safhalarını sergilemektedir... Yaratıklar sonra üç tanrı figürü çevresine katılır... Üç figür yeniden hareketlenince ortalık daha da aydınlanır ve ortadaki insan kitlesi senkoplu dans ritmiyle canlanır... Her şey hareket halindedir: Dev bir bacak görünür, herkes titrer... Karmakarışık bir kafa görünür, herkes heyecanla ellerini yukarı kaldırır: Erkek ve kadının yaratılışıdır bu! İkisi birbirini görür ve - obuanın blues varyasyonu ile - yüzlerini birbirine dönerler... (28.10.2009 19:33)
(bakınız: ölüm, insan, kadın, tanrı, erkek, araf, yara, esin, emek, lenin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
4. Bölüm (İki insanın vahşi dansı) çok çabuk tempoda, ostinato basın temel motifi eşliğinde önce klarinetlerle, sonra obua ve saksafon sololarıyla renklenir... Kadın ve erkek bu çılgınca dansa başlayınca, o zamana kadar şekillenmemiş tüm yaratıklar canlanır ve bu ilkel dansa katılır... Sonunda şeytan karakterli, kadın-erkek karışımı N'guil'ler, kötü fetişler, tehdit edici fenalıklar da dönmeye başlar... (14.10.2009 21:41)
(bakınız: ölüm, insan, zaman, kadın, şeytan, erkek, yara, nato, emel, dans)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
5. Bölümde (Sakinleşme, gerilimin azalışı) , sakin tempoda önceki bölümlerin motifleri tematik şekilde tekrar belirir... Kadın ve erkek birbirine sarılmıştır... Çevrede dans eden yaratıklar da sakinleşir, hepsi kendi yolunu izleyecektir... Ancak kadın ve erkek öpüşür: Aşk yaratılmıştır ve -metindeki-, insanları 'bir dalga gibi taşıyacaktır' sözlerini simgeleyen müzik duyulur; 15 dakikayı ancak geçen süresine karşın, çağdaş müziğiyle, avantgard (öncü) desenleriyle ve deneysel (experimental) koreografisiyle modern insanı etkileyen eser bu simgeyle sona erer... Milhaud bu bale müziğini bir Orkestra Süiti (Op.81a) olarak da düzenlemiştir... (29.09.2009 18:54)
(bakınız: ölüm, insan, kadın, müzik, erkek, yara, esin, insanlar, ilim, lara)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
...
NATO, BM, AB, NAFTA; IMF, DÜNYA BANKASI, çok uluslu Batılı şirketler, Dolar, Avro ve diğer paralar ile her türlü finansal kağıtla bütün bağ ve bağlantılarını bir an önce koparıp, acilen stratejik ihtiyaçlarını (gıda, ilaç, yakıt, tohum, silah, mühimmat gibi) yeteri kadar depolayabilen ülkeler bu hengâmede yaşama şansı yüksek ülkeler olacaktır...
... (15.09.2009 18:21)
(bakınız: para, dünya, yaşam, nato, amed, gibi, şans, yeter, kağıt, ülke)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
...
'Serbest piyasa' üzerine çekilen neo-liberal söylevlerin nihayete erdiği; yani iflas edip, karaya oturduğu bir güzergâhta yol alan kriz gerçeğinin ortaya koyduğu çok önemli bir şeyi de Ergin Yıldızoğlu şöyle dillendiriyor: 'Bilmem farkında mısınız? Kapitalizm, piyasa serbest de olsa (1920'ler 30'lar) , düzenleniyor da olsa (1950'ler ve 60'lar) eninde sonunda krize giriyor... Ve hep aynı şarkı: Düzenlenmişse, serbestlik isteyen çığlıklar atıyorsunuz, serbest ise düzenleme, devlet müdahalesi istiyorsunuz...
Beyler, dediğim gibi sorun piyasada değil, hatta sermayede de değil... Sorun bunların gereksinimlerine uymayan insanda... İnsanlar olmasa serbest piyasa da kapitalizm de gerçekten mükemmel sistemler... Ancak insanlardan vazgeçmek söz konusu değil, en iyisi insanların özelliklerine uyumlu, onlara öncelik veren yeni bir sistem düşünmek...'
... (01.12.2008 22:09)
(bakınız: insan, gerçek, kapitalizm, arda, soru, devlet, vazgeçmek, insanlar, yıldız, düşünmek)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
...
Emperyalizm, dünyayı yönetmek adına kendi sistemini teklif edendir... Sistem, yani hayatın her alanında, eşya ve hadiselerin nasıl yönlendirileceği suâlinin kendi içinde tezatsız bir bütün hâlinde cevabını verebilme iddiâsı... Emperyalizmin asıl gücü de bu sistem teklifinden gelmektedir... İki kutuplu dünyada yaşanan soğuk savaş, aslında Batı mahreçli emperyalistler arasında yaşanan bir sistemler savaşıydı... Neticesinde kazanan Batı'nın Batı'sı (Mutlak Batı) oldu ve Batı'nın Doğu'su belli bir süre Mutlak Batı'ya teslim olmak durumunda kaldı... Şimdilerde ise yeniden bir silkiniş hamlesi yapıyor görünse de buradaki asıl saik Doğu'nun Batı'ya karşı açtığı bayrakta aranmalı ve Rusya'ya cesaret ve güç verenin, imkân sağlayanın Doğu'nun Batı'ya karşı açmış olduğu bayrak olduğu, Rusya'nın Batı'ya bir alternatif teklif etmediği görülmeli... Evet, Rusya Batı'ya, hem pratikte hem de teoride bir alternatif teklif etmiyor, edemiyor... Sadece Müslümanların Batı'ya karşı açmış olduğu cephe saikiyle dünyada oluşan müsait iklim ve şartların kendisine sağladıklarına istinaden bir aksiyona girişmeye teşebbüs ediyor gözükmekte... Alternatif teklif edemediği hâlde böyle bir iç hesaplaşmaya girişmeleri ise neticesinde yine İslâm âlemine, kurtuluş savaşçılarına yarayacağı aşikâr... Tabi bir sistem teklif edenin İslâm âlemi olduğunu gören ve kabul eden için, bu yarayışın mânâları daha da aşikar...
... (14.11.2008 22:16)
(bakınız: hayat, dünya, şimdi, hadise, savaş, emperyalizm, islam, müslüman, cesaret, bayrak)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"GEÇİŞ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|