En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - başbağlar katliamı
4 - kızlar
5 - ergenekon
6 - kürt
7 - sinan aygün
8 - dabbe tül arz
9 - tuana
10 - fethullah gülen
11 - elif
12 - esra
13 - kabir azabı
14 - deniz gezmiş
15 - ergenekon destanı
16 - büşra
17 - ölüm
18 - atilla
19 - arda
20 - elfida
|
 |
GENÇLİK sizce ne demek, GENÇLİK size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: DAHA HIZLI DAHA ÖFKELİ
Eklenme Tarihi: 05.09.2002 15:28 |
Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...
'Zaman bendedir ve mekân bana emanettir! ' şuurunda bir gençlik...
Devlet ve milletinin büyük çapa ermiş yedi asırlık hayatında ilk ikibuçuk asrını aşk, vecd, fetih ve hakimiyetle süsleyici; üç asrını kaba softa ve ham yobaz elinde kenetleyici; son bir asrını Allahın, Kur'ân'ında 'belhüm adal' dediği hayvandan aşağı taklitçilere kaptırıcı; en son yarım asrını da İşgâl ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, Türkü madde plânında kurtardıktan sonra ruh plânında helâk edici tam dört devre bulunduğunu gören... Bu devreleri, yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önündedimdik bekleyen bir gençlik...
Gökleri çökertecek ve yeni kurbağa diliyle bütün 'dikey'leri 'yatay' hale getirecek bir nida kopararak 'mukaddes emaneti ne yaptınız? ' diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik...
Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, öcünün dâvacısı bir gençlik...
Halka değil, Hakka inanan; meclisinin duvarında 'Hakimiyet Hakkındır' düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bulan bir gençlik...
N.F.K.
gençliğe hitabe den alıntıdır..
(bakınız: çile, hayat, zaman, türk, para, büyü, gerçek, hasret, şimdi, kene)
|
T3KB1R
02.07.2008 22:23 |
hazırdaki bir parmak balın,sabredilerek elde edilecek olan bir kavanoz baldan daha cazip olduğu,hislerin hakimiyetindeki yaşam dönemi.
bir de kıssa:
'kosova savaşı sonrası harp meydanını dezen 1.Murad (Hüdavendigar) hayıflanarak:'ya hu,bunların hepsi de genç adamlar! ..'der yanındaki gün görmüş vezirine.
vezir,anlamlı bir tebessümle:'efendim,aralarında yaşlılar olsaydı,akıbetleri bu mu olurdu? ! ..'
(bakınız: savaş, yaşam, anlam, adam, hepsi, sonra, tebessüm, efendim, damla, daha)
|
1299osmanlı
12.04.2008 20:33 |
Arkadaşlar beni öldürün! .
Benim yerime;
hyperactiv, görev bilincine ve
mesuliyet duygusuna sahip bir
genç yetiştirin! .
Benim yerime; günün 24 saati, her saatin 60
dakikası, her dakikanın 60 saniyesi Allah'ı düşünen bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
Allah için yaşayan, iyiliği emreden,
kötülüğü yasaklayan bir
genç yetiştirin! .
Benim yerime;
kapı kapı dolaşıp Allah'ı anlatan,
davasını anlatan, yılmadan
yıkılmadan koşan bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
ailesine, akrabalarına, komşularına, is
arkadaşlarına, tüm çevresine Allah’ı anlatan ve
bununla da yetinmeyip, deniz ötesi, okyanus ötesi diyarlara gidip
davasını anlatan bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
namazını tam ve doğru kılan, teheccüd
ve evvabin namazını
kaçırmayan bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
geceleri Allah'a dua dua yalvaran,
seccadesini göz yaşları ile
yıkayan bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
haram nedir bilmeyen, virdini dilinden
eksik etmeyen bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
işinde çok iyi olan bol rızık kazanan
ve kazandığının tamamını
Allah yolunda harcayan bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
az ile yetinen, kirada oturan
bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
Allah'ı, Resulullah'ı ve davasını;
annesinden, babasından, ailesinden, çocuğundan çok seven bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
Kurban denince, her şeyini kurban eden,
o da yetmeyince kendini
kurban eden bir genç yetiştirin! .
benim yerime gazetem, dergim, bursum,
himmetim diyen
bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
cömert olan bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
'Biz nice hayvanlar yarattık
rızıklarını yanlarında taşımazlar'
ayetini anladığını,
kazandığını biriktirmeyip dağıtarak gösteren
bir genç yetiştirin! .
Benim yerime;
aç gezen, çok gezen bir genç
Yetiştirin! .
Benim yerime;
Allah dostları zulüm altında iken tatil yapmayan,
eğlenceye gitmeyen,
televizyon seyretmeyen,
………
Bir genç yetistirin! ..
Benim yerime;
Allah dostu bir genç yetistirin! .
……………….
Alıntı
(bakınız: dost, anne, gece, baba, nedir, deniz, namaz, arkadaş, yara, esin)
|
elif_56
15.09.2007 09:48 |
Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz?
Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam ediyorsunuz.
Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.»
Bediüzzaman hz.
(bakınız: zaman, yalan, akıl, vatan, ahlak, kardeş, belki, renkler, lara, sonra)
|
fertrn
31.03.2007 20:55 |
İMAN VE İRFAN NESLİ
M.NİHAT MALKOÇ
Genç demek enerjik, dinamik, aksiyoner, yiğit, korkusuz, açık sözlü, vefakâr, fedakâr ve şeffaf insan demektir. Onların bu hususiyetleri “delikanlı” sıfatıyla tavsif edilmeleri için yeterli bir sebeptir. Kanları kaynayan ve hata yapmaya meyilli olan bu güruhu disipline etmek büyüklerin vazifesidir. Bunu yapmazsak uç noktalara kaymalarına sebep olabiliriz.
Çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönemdir gençlik… Ömrün ilkbaharıdır bu dönem… Fakat manevi sorumlulukların da başlangıcıdır. Gençlik bir ülkenin geleceği ve ümit kaynağıdır. Onun varlığı itici güçtür, fakat bir o kadar da risktir. Onları inanç akidelerimiz etrafında yetiştirebilirsek mesele yoktur. Lakin bir de yoldan çıkmaya görsünler, toparlamak sanıldığı kadar kolay olmaz. Onun için gençliği iyi şekillendirmek mecburiyetindeyiz.
Gençlik bireyin bedenen ve ruhen hızlı geliştiği dönemdir. Beden gelişimiyle ruh gelişimi muvazeneli yürümezse sıkıntılar baş gösterir. Dinçlik, zindelik, çeviklik, aktiflik, canlılık, heyecanlılık, delikanlılık, yiğitlik, mertlik, duygusallık, hızlılık, acelecilik, acemilik, tecrübesizlik bu dönemin en belirgin özelliklerindendir. Bunlar yerine göre olumlu, yerine göre olumsuz hasletlerdir. Mühim olan, hayatın bu en sorunlu olan devresinde bireyin sosyal ve psikolojik dünyasını kırıp dökmeden, olumsuz davranışları olumluya dönüştürmektir.
Günümüz dünyasında ve Türkiye’de gençlik adeta akrep kıskacına alınmıştır. Her köşe başında açılan gayya kuyuları gençliğin manevra kabiliyetini ve hareket sahasını kısıtlamaktadır. Onları bu kör kuyulara düşmekten kurtaracak yegâne kılavuz imanla yoğrulmuş, fenle cilalanmış iyi bir eğitimdir. Basiret nazarlarını eşyaya yoğunlaştıranlar yanılmaktan azade olurlar. Vahiyle süslenmiş aklın nuruyla hareket edenler, zorlu kavşaklarda kör istikametlere sapmazlar. Kalple bütünleşen akıl, onları uçurumlara yuvarlanmaktan korur.
Türk şiirinin tartışmasız en büyük isimlerinden biri olan Üstad Necip Fazıl Kısakürek özlediği gençliği “Gençliğe Hitabe” isimli veciz yazısında şöyle dillendiriyordu:
“Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında “Hâkimiyet Hakk’ındır” düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik…“Kim var? ” diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert “ben varım! ” cevabını verici, her ferdi “benim olmadığım yerde kimse yoktur! ” fikrini besleyici bir dava ahlakına kaynak bir gençlik…
Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı, çıkartma kâğıdı şehri, müzahrefat(süprüntü) kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi, mümin zindanı mâbedi, temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldığı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik…
Tek cümleyle, Allah’ın, kâinatı yüzü suyu hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezayı bütün yıldızlarıyla manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak ve O’ndan başka hiçbir tutamak, dayanak, sığınak tanımayacak ve O’nun düşmanlarını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir gençlik…”
Müslüman gençlik inançlı, şuurlu, ahlaklı, iffetli, emin, sadık, basiretli, şahsiyetli, medeni, fedakâr, sorumluluk sahibi, hizmet ehli, kültürlü, adaletli, bilgice donanımlı, edepli ve ibadetlerine düşkün olmalıdır. Böyle bir gençlik geleceğe güven ve umut taşır. Merhum Mehmet Akif bu özelliklerle mücehhez gençliğe “Asım’ın Nesli” diyordu. Bu nesil Çanakkale’de yedi düvele karşı ölüm kalım mücadelesi vermişti. Onlar ki ömrün henüz taze baharında tomurcuk gül gibi yaşamak dururken ölümün kollarına atmışlardı kendilerini. Akif bu imanlı ve irfanlı nesli Safahat’taki altın yaldızlı dizelerinde şöyle nitelendiriyordu:
“Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek”
Gençlik ömrün en zevkli ve unutulmaz çağıdır. Bu dönemde kendimizi güçlü ve zinde hissederiz. Duygularımız aklımıza galebe çalar. Büyüklerin sözleri ve nasihatleri fazla itibara alınmaz. Zordur gençlerin dilinden ve hâlinden anlamak… Tüm bu zorluklara rağmen onları şefkat kanatlarımızın altına almaya gayret etmeliyiz. Gelecek nesillerimizi maddi ve manevi ilimlerle tam donanımlı yetiştirmeliyiz. Onların ruhlarını üstün ideallerle doldurabilirsek, başıboş adımlarına hedefler tayin edebilirsek gelecekten endişelenmek anlamsızdır.
İbadetler gençlikte daha değerlidir. Nefsanî arzuların yoğunlaştığı bu dönemde Allah korkusuyla günahlardan uzak durma gayreti içerisinde olan genci Allah da korur. Peygamberimiz, Allah’ın (arşının) gölgesinden başka hiçbir gölgenin olmadığı o günde yedi sınıf insanın Allah’ın gölgesinde gölgeleneceğini haber vermiştir. Bu hadiste ilk olarak “adaletli yönetici”, ikinci sırada da “Rabbine ibadetle yetişen genç” zikredilmektedir. Başka rivayetlerde ise “Allah, gençliğini Allah’a itaatle geçiren genci sever”; “Allah tevbe eden genci sever” buyrulmaktadır. Gencin sabrı ve tahammülü her şeyden kıymetlidir.
Dünyada emrimize verilen zaman nimeti iyi kullanılmalıdır. Akıllı insan vaktini hayırlı işlerle geçirir. Çünkü bize bu ömrü bahşeden Allah, günümüzü neyin peşinde geçirdiğimizi soracaktır. Resulullah bunu bir mübarek sözünde şöyle ifade ediyor: “Kıyamet günü Âdemoğlu şu beş şeyden sorgulanmadıkça Rabbinin huzurunda (sorgudan) kurtulamayacaktır: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından, bildiğiyle ne denli amel ettiğinden…”
Günümüzde gençlik hiç de iyi bir görüntü çizmemektedir. Küçüklerin büyüklere saygısı ve hürmeti tükenme noktasındadır. Gençler, anne baba dâhil, yaşlı kesimi bir yük olarak görmektedir. Oysa Efendimiz bir hadisinde şöyle buyuruyor: “Yaşından dolayı bir ihtiyara ikramda bulunan genç için, Allah Teala ikram edecek kimseler hazırlar.”
Günümüz gençliği gününü gün etmenin peşindedir. Bunun için hemen her türlü maceraya atılıp, risklerle dolu bir hayatı tercih etmektedirler. Eğlence ve oyun hayatın merkezinde yer almaktadır. Damarlarda deli kan dolaşmaktadır. Sinelerde dava ve inanç şuuru yer etmemektedir. Dünyaya geliş gayesi hakkıyla bilinmemektedir.
Günümüzde gençler evlenmeye karşı soğuk durmakta, günübirlik ilişkilerle oyalanıp şehvet bataklığında debelenmektedirler. Kitle iletişim araçları körpe zihinleri bulandırdıkça bulandırmaktadır. Secdede olması gereken alınlar diskolarda kan tere batıp yaratılış gayesinden uzakta, kirli bir hayatın gölgesinde günahlara batmaktadır. Böylelikle neslin devamı da tehlikeye girmektedir. Bu çürümüşlüğe de modern ve Batılı hayat denmektedir. Böyle hareket edenlere ilerici denirken, aksini düşünenlere gerici yaftası yapıştırılmaktadır. Gözler yalan bağcıklarıyla sıkıca bağlanmaktadır. Oysa Peygamberimiz öyle düşünmüyor, bu hususta şöyle diyor: “Ey gençler topluluğu! Evlenmeye gücü yetenler derhal evlensin! Zira bu, gözü haramdan korur, ırzı muhafaza eder. Gücü yetmeyenler ise oruç tutsun! Çünkü onun için o şehevi arzuyu gidericidir.”
Gençliğin nasıl yetiştirileceği hususunda da modelimiz Hz. Muhammed(sav) ’dir. O öncelikle bir fert olarak yaşadığı mübarek bir hayatla bize iyi bir örnek teşkil etmektedir. Onun muazzez sahabeleri gösterdikleri fedakârlıklarla ve yaşadıkları örnek hayatlarla nurlu abideler olarak bize ışık tutmaktadırlar. Onların atmosferinde soluklanırsak cennetin en mutena köşelerinde yerimizi alarak bolca rızıklanırız. Bunda tereddüt ve şüphe yoktur.
Aslında dikenlerden arınmış, güle sevdalı bir gençlik yetiştirmek bizim elimizde… Ne ekersek onu biçeriz şüphesiz… Gençlerimizi Kur’an ikliminde soluklandırabilirsek onlara ruhları genişleten ebedilik iksiri sunmuş oluruz. Akif’in ideal olarak sunduğu Asım’ın nesli ile Tevfik Fikret’in oğlunun başını çektiği Haluk’un nesli iki zıt kutuptur. Saflar açık ve sarihtir. İsteyen Asım’ın, isteyen Haluk’un neslinin yanında yer alır. Asım’ın nesli ebedilik iksiriyle ufuklara çengel atarken, Haluk’un nesli alev topuyla oynayarak kendini ateşe atmıştır.
Geleceğini geçmişin potasında yoğurmuş bir nesli özlüyoruz. Davasını şevk ve arzuyla sırtlamış, yorulma nedir bilmeyen, yolunu ta ruhlara şekil verilirken bellemiş, sözünün arkasında durmayı şeref addetmiş, kılavuzunu hakikat ikliminden seçmiş, Batı’nın ithal fikirlerini boşamış, sesi göğün yedinci katında yankılanan, surda mukaddes gedikler açan, kahpe rüzgârlara karşı yelkenlisini namus bilip koruyan, küfrü ve taklitçiliği patlamaya hazır el bombası hükmünde gören, yüzde yüz yerli malı bir gençlik bekliyor ve istiyoruz. Gayretimiz bu neslin inşası içindir. Bu binada bir tuğlası olanlara ne mutlu! ...
|
M.NİHAT MALKOÇ
25.03.2007 01:39 |
Zamanı sadece kendi ömründen ibaret bir süreç olarak gören. ' benden sonrası tufan ' diyenlere sözüm... Bir çıkar yol olmalı; gençleri, dolayısı ile dünyayı kazanmalı...Büyüklerin, bizim birinci görevimiz bizden küçüklere örnek olmak...Bilinçli gençlik yetiştirmek...Hem kendini, hem milletini, tüm insanlığı, yaradılan her şeyi sevebilen, potansiyelini ortaya koyabilen, düşünen, araştıran, uygulayan, sorgulayan, çalışkan gençler olmalarına destek olmak...Sorgulamalı, ders çıkarmalı...Biz bilinci aşılamalı...
(bakınız: insan, zaman, büyü, dünya, yara, sade, lara, sonra, millet, sadece)
|
9 canlı kedi
07.02.2007 02:15 |
bazen kendi geçmiş küçük yaşlarımızı anlatırken kullandığımız kelime..
bazen de zamane gençlerinin hepsini birden ifade etmek için söyleriz..ah bu gençlik! meselâ... ;)
ancak ruhumun bir yelkeni var ki.. onu ne zaman rüzgara açsam, sürükler gençliğin denizlerine...
velhâsılı gençlik her dem bizde var olan ama kullanımı insandan insana değişiklik gösteren bir olgudur efendim...
(bakınız: insan, zaman, deniz, bazen, rüzgar, kelime, hepsi, geçmiş, söyle, sela)
|
Mai Eflatun
08.01.2007 22:14 |
|
 |