|
|
 |
 |
|
GÜNLÜK |
GÜNLÜK terimi
renan
tarafından 19.11.2004 tarihinde eklendi |
GÜNLÜK sizce ne demek,
GÜNLÜK size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
kelimeler sırtlamaya yanaşmadığından beri..... dertlerimi sevincimi hüznümü acımı keyfimi mutluluğumu..... yazmıyorum..... (26.09.2007 19:43)
(bakınız: yorum, kelime, kelimeler, dert, sevi, lama, maya, inci)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
varmıdır acep benide günlüğüne yazan biri...bi günlüğünede olsa bi günlüğe konu olmuşmuyuzdur.... (23.09.2007 15:44)
(bakınız: beni, ünlü, uyuz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 26 |
| Yunanistan |
 |
|
|
 |
Liquidambar orientalis (05.09.2007 12:02)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 20 |
| Romanya |
 |
|
|
 |
çok saçma olan bişey (05.09.2007 11:40)
(bakınız: saçma)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
|
 |
|
|
 |
düzenli bir şekilde yazmanın azim, aşk gerektirdiği defter. aksi takdirde büyük heveslerle başlanır ancak bir süre sonra günlük olayların arasında kaybolup gider bu günlükler. bir günlüğün içeriği ne olmalıdır sorusunun cevabı tabi ki yazan şahsın seçimine bağlı olarak değişir ama bence dış dünyayı anlatmaktansa iç dünyayı anlatmak daha yararlıdır. eğer kendinizi dinlemeye niyetiniz ve cesaretiniz varsa, günlük gerçekten çok faydalı olup, görmediğiniz göremediğiniz veya görmek istemediğiniz bir çok şeyi farketmenize yardımcı olabilir (01.09.2007 10:09)
(bakınız: büyü, dünya, gerçek, yara, soru, cesaret, görmek, lara, bence, sonra)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 28 |
|
 |
|
|
 |
hayat suya yazi yazmaya benziyor aslinda. an yasaniyor ve geciyor, ayni nehirde iki kere yikanamiyor, yasadiklarimizi sonradan, yasadigimiz anda hissettiklerimizle hatirlayamiyoruz. iste gunluk bu derdi biraz olsun cozmemize, hayatlarimizin nasil da katman katman oldugunu sonradan gormemize yarayan kisisel bir kayit tutma aracidir. faydalidir, zihin acar, insanin kendisiyle barismasini kolaylastirir (01.09.2007 10:09)
(bakınız: insan, hayat, bira, yara, sonra, nehir, maya, olsun, kola, zihin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 66 |
| Balıkesir |
 |
|
|
 |
üstünden gün geçmemiş anlamında
günlük sütlerimiz,
günlük yumurtalarımız
birde
günlük kesim piliçlerimizle... (30.07.2007 23:04)
(bakınız: anlam, yumurta, ünlü, umur)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 30 |
|
 |
|
|
 |
'berlin'de hiçbir sokakta yatmadım. günbatımını ve tan vaktini gördüm, ama ikisi arasında kendime hep gidecek bir yer buldum. yalnızca yoksulluk ya da kötülüğün, şehri kendilerine karanlıktan gün ağarana kadar dolaşılacak bir manzaraya dönüştürdüğü insanlar, ancak onlar şehrin benden esirgenmiş bilgisine sahip. benim her zaman gidebileceğim bir yer vardı...
berlin günlüğü'nden
şehir üzerine
walter benjamin'
doğrusu çılgın olmalıyım. vakaınüvisler gibi sözcüklerin peşine düşüyorum. harap bir halde ve umursayarak varsayılmayı. oysa ki biliyorum benden geriye kalacak olan yalnızca buğu. neden o halde keşmekeşe sürükleniyorum. bilmiyorum. 'son bakışta aşk' gibi. tarih üzerine, insan üzerine ve onun alabildiğine karanlığı üzerine yazıyorum. bir yanım tanrının ipine sıkı sıkıya sarılırken heyhat bir yanım olanca direniyor. tanrıya direnen aciz insan. evet ben çöle alışık olmayan bedeviyim. ve asla şehri terkedemeyen göçebe. ruhumun kuyusunda salıncaklar, attarlar, seyyar satıcılar, menekşe sevicileri, ustalar, çıraklar, vapurlar, düdükler, iskemleler, çaylar, şaraplar, dumura uğramış yüzler, yalınayaklılar. çıplaklar, var.
yüzüme yapışmış kürt bir peygamber, öyleyse hangi dille çağıracak insanlığı ve hangi general unutulmuş insanlığını yüzüne sürecek, susturacak beni. doğrusu bilmiyorum, bir şeye doğru gidiyoruz. bir şeyin acıya benzer tadına doğru gidiyoruz.gideceğimiz hiçbir yer yokken bile gidiyoruz. zamanı ve onun getirdiklerini hiçe sayarak 'yüzümdeki kuyu' gayya, bilmiyorum. bunca yıl neyin peşinden sürüklendim? varsayımlarla, kırmızı bir biçime bürünmüş kızlarla, adonisle venüsle nereye sürüklendim.
kimin umurunda, yaşıyoruz, şiirin derinliğinde kürt, uzamında türkçe. ben bunun diliyim. acının bilindik ustası değil ama kaçınılmaz olana sürüklenen, acının dili. evet bir adamın acısından gireceğim içeri. dağlı bir tavırla.
walter'in trajedisi. nietzche'nin trajedisi, rimbaud'un trajedisi, nilgün marmara'nın hölderlin'nin, kaçınılmaz olarak dostoyevski'nin trajedisi. tüm bu trajedileri yüklenerek yürüyorum. dağlı bir tavırla.
gidecek bir yeri olmayan peygamber, yunus'un içinde zikirle meşgulken aslında trajedinin acısını yüzüne biriktiriyor değil miydi? ya yahya'nın sabrı. ve müthiş güveni tanrıya. bedeli ikiye bölünmek olsa bile! evet ki o ağaç kovuğuna saklanırken onu farkeden düşmanlarının testeresinin ilk hamlesinde 'ah' çekince. tanrı'nın ey yahya yoksa bana güvenmiyor musun sorusundan sonraki sessiz ölümü. evet bir yandan trajedi bir yandan umut birikiyor her sabah gözbebeklerime.
walter ki ispanya fransa sınırında intihar ederek göçebeliğini bütün insanlığa duyurmamış mıydı? kaçış ve umudun birleşiminde artık onun ne ırkı ne de dini önemli değildi. insanın saf biçimidir mazlum oluş. merhameti yadsıyamayız bu yüzden. bir efendi köle ilişkisi içerisinde değil elbette bu merhamet. sadece acının dilinden anlamak. acının diline ustaca bir saygı.
ölüme en büyük reddiyedir intihar. hayata da. ikisinin ortasına da. hepsine de hepsine de. intiharı kutsuyor değilim ama gerek zwaig'in eşiyle birlikte intiharı gerekse heine'nin sevgilisi ile intiharı iktidar olana bir büyük eylem değil midir. reddedebilirim ben ey biçimsiz tanrılar sizi. gelin ölü'mü parçalayın...
dağlı bir tavırla yüzümde kürt bir peygamber. dilini unutmuş. kekeme. biçimli, ustalıklı bir acıyı dillendiriyor. artık şehir içime ve dışıma nasıl hükmedebilir.
evet yılların yıllara eklenmesiyle işte böyle keder yükleniyoruz. büyüyor içimizde hiç açmamış çiçek. karanlık bir ustanın eline düşüyor akşam. bütün doğu yolları mayınlarla döşeniyor. bu yüzden sevimsiz bir göç yaşıyoruz batıya doğru. içten dışa merhametle kutsanarak...
ey el değmemiş tanrı
al beni.
mehmet şah erincik
haziran sıkıntısı 2007 (10.06.2007 17:48)
(bakınız: ölüm, kürt, dost, insan, sevgi, hayat, zaman, şiir, türk, büyü)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Her ne kadar -pek cok sey gibi- 'ithal' bir kültür olsa da, günlük tutmanin güzel ve önemli yanlari cok.
Özellikle ilk genclik döneminde heves edilir günlük yazmaya. Biraz ögretmenlerin vesilesiyle, biraz da genclige atilan adimlarin heyacaniyla...
Güzel bir aliskanlik; yalniz yasadiklarinizi unutmamakla kalmiyor, kendi kisisel gelisim tarihinizi de seyredebilme imkanini bulmus oluyorsunuz. Kendi kritiginizi kendi ellerinizle hazirlamis oluyorsunuz/ kendi aynaninizi kendi yüzünüze tutuyorsunuz.
Önemli aliskanlik, hergün olmasa da sikca yazmakla yazi dilinizi gelistirmis oluyorsunuz ki bu da ilerki yillarda düsüncelerinizi/kisiliginizi yaziya dökme becerisini de gelistirmis oluyor (e mutlaka okumakla birlikte) .
Ha bir de Antoloji`nin Nedir Bölümü`nü günlük gibi kullananlar var, onlar farkli bir durum arz ediyor.
:) (29.01.2007 22:35)
(bakınız: ölüm, nedir, güzel, ayna, tarih, bira, arda, okumak, yazmak, isim)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"GÜNLÜK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|