 |
 |
HASTA sizce ne demek, HASTA size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: bad_time_stories
Eklenme Tarihi: 04.01.2005 08:43 |
'Kanadalı Bir Gelinin Türkiye Anıları'
(İş Bankası Y., 2003) kitabı, Türklere ilişkin renkli anılar ve usta işi gözlemlerle dolu...
Tıp Bayramı vesilesiyle, bu ilginç kitaptan özellikle sağlık ve hasta yakınlarıyla ilgili bölümleri (ss: 184-186) sizlerle paylaşacağım:
***
Bir Türk atasözünü aktararak başlıyor Eyuboğlu: 'Hekimden sorma, çekenden sor'.
Hastaların gerçekten de böyle yaptıklarını söylüyor: 'Türkler, tamamen de haksız olmayarak, hastanelerden nefret ederler' diyor: 'Hastaneden ne kadar uzak kalırlarsa o kadar mutlu olurlar. Ne yazık ki onlar için en küçük rahatsızlık ölümle eşanlamlıdır. En önemli hastalık nedenlerinden biri soğuk almak, öteki de 'ceryanda kalmak'tır. Hastalanınca ya midelerini ya bağırsaklarını ya da kafalarını üşütürler.'
***
Peki hasta olan Türk ne yapar?
İşte Eyuboğlu'nun gözlemi: 'Büyük bir eş dost, akraba, komşu kalabalığı hemen harekete geçer. Kısa sürede kesin teşhis konarak, o hastalık hakkında tüm bilgiler toplanmaya başlanır. Hastalığın tanımı yapılır. Ön belirtileri, adı saptanır; kullanılacak ilaçlar temin edilir.'
Tabii bunlar hastanın durumunu daha da kötüleştirmekten başka işe yaramaz. Sonunda doktora gitmek kaçınılmaz hale gelince, tekrar aynı mekanizma devreye girer. Yine Eyuboğlu'na bağlanıyoruz:
'Bu kez de başvurulacak doktorun adının saptanmasına çalışırlar. Meslekten birinin fikrine başvurmaktan özellikle kaçınırlar. Tecrübeli birine yanlışlıkla danışılırsa, onun tavsiyesine katiyen uyulmaz. Nihayet büyük çekişmeler sonunda tespit olunan uzmanın adı, eldeki kâğıtlara yazılı olarak yollara düşülür. Çünkü artık, o hastalık her ne ise, hastanın hayatını tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Bu kez de hasta yakınları sekreterin verdiği randevuya itibar etmeyerek, bizzat doktorun derhal meseleye el koymasını isterler. Çok ürkmüş, hatta korkmuş olan hasta, sonunda o anlı şanlı otoritenin huzuruna, eli ayağı titreyerek çıkar.'
***
Bitmedi. Doktor teşhis koyup ilaç yazdıktan sonra da 'hasta yakınları lobisi' devreye girer. Hasta çıkışta ablukaya alınır. Uzman doktorun 'okunmayan el yazısı' çözülüp itirazlar dillendirilir.
Veee 'Bu, işi bilmiyor' diye derhal yeni doktor arayışına girişilir.
'Bütün fertleri farmakoloji ve tıp dalında doğuştan yetişmiş bir toplumda başka ne yapılabilir ki' diye soruyor Eyuboğlu...
Haksız mı?
(bakınız: ölüm, dost, hayat, türk, büyü, gitmek, gerçek, özlem, kitap, anlam)
|
-__CALİMEROOOO__-
22.03.2007 17:49 |
Ruhsal hastalıkların yanında fiziksel hastalıkların benim nazarımda grip kadar değeri bile yoktur......(yinede allah göstermesin)
Manen hasta olmanın en büyük belirtisi, hastanın hastalığını kabullenmemesi...
Bknz: Bakmaz kıçının samsağına, çıkar yolun tümseğine...:Pp
(bakınız: büyü, esin, beni, değer, fizik, hastalık, yine, eğer, nazar, grip)
|
sincap__34
16.01.2007 12:38 |
Saatler yanıbaşımdan süzülüp gitmiş sessizce,
Başımda isyan yelleri,beynim kaçmak için tepinmekte,
Tenimdeki yangın mevsim normalllerinin üstünde,
Ruhum bedenimin şerrine tutulmuş,derman beklemekte.
(bakınız: beklemek, saat, emek, kaçmak, eller, isyan, sessiz, mevsim, için, yangın)
|
[eSpeRanZa]
27.12.2006 14:54 |
hastalar olacak ki.............biz halimize şükredelim............. :))
(bakınız: deli, alim)
|
SIEGFRIED
20.12.2006 17:41 |
|
 |