HRİSTİYANLIK nedir? HRİSTİYANLIK kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
http://nedir.Antoloji.Com
  
Arayın :
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
 
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
- denizler imp.. (62)
- zeki kayahan.. (81)
- emperyalizm (89)
- zebani (14)
- menzil sulta.. (33)
- lâ havle (9)
- tandır (5)
- 13. havari (13)
- safi (4)
- şevval (18)
- ceza (119)
- elfida (45)
- badi (9)
- brezilya diz.. (8)
- aslı (49)
- don juan (13)
- asi (11)
- ali kınık (8)
- andıç (27)
- vildan (5)
HRİSTİYANLIK HRİSTİYANLIK terimi Eceli Gelen Fare tarafından 28.09.2002 tarihinde eklendi
HRİSTİYANLIK sizce ne demek,
HRİSTİYANLIK size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>
Bay Mâi Eflatun Offline
Mâi Eflatun
x
Pavlus'un mimarı olduğu din.

sorun biraz..sorgulayın rica ederim...

niçin hz. isa hayattayken kendi dininin kitabını yazmamış da bu vazife pavlusa kalmış? hz isa öldükten sonra(onların inancına göre) dirilmiş pavlusa 40 gün süreyle öğütler vermiş ve pavlus efendi de bunları bizlere naklederek dinlerini inşaa etmiştir? ? ...

niçin hz. isa arâmîce konuşurken incil ibranicedir?
(15.04.2008 23:41)
(bakınız: hayat, bira, soru, incil, öğüt, sonra, dinle, inci, dinler, için)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay Bilal87 Offline
Bilal87
Bay, 21
İstanbul
'Hıristiyanlar tarihten gelen haçlı zihniyetini, barbarlığını, kinini, katliam ve işkencelerini günümüzde Irak'ta, Afganistan'da ve daha birçok yerde sürdürürken, Papa'nın bu açıklamaları yeni katliamların, savaşların habercisidir.

Papa'nın Peygamber'imize hakareti, İslâm'ı akıl dışı din diye ilân etmesi, iftira ve yalanlara hakikati örtmeye çalışması köhne karanlık ortaçağ zihniyetinin tezahürüdür. Bugünün papazları aynı papazlar!

'Aklını kilisenin kapısında bırak içeri öyle gir.' sözünü kilise amentüsü haline getiren bu papa ve papazlar böylece akıl almaz vicdana sığmaz işlerine karışılmasını, konuşulmasını engellemek isterler.

1) Üç ilâh olur mu? İnsandan Allah olur mu? Bundan büyük akılsızlık olur mu? Papazları ilâhlaştıran da siz değil misiniz?

2) Cennet-i âlâ satılır mı? Kimin malını kime satıyorsun? Bundan büyük ahmaklık olur mu?

3) Yeni doğan çocukların vaftiz edilmeyenlerini cehehneme gönderiyorsunuz. Böyle bağnazlık, böyle vahşilik olur mu?

4) Yüzyıllardır yaptığınız insanlık dışı katliamları hangi vicdana sığdırdınız? 6 milyon endülüslü müslümanı, Sicilya'yı, Kudüs'ü, Amerikalı yerlileri, Bosnayı nasıl izah edeceksiniz? Bu akıl işi değildir.

5) Kilisenin gelirlerinin çoğalması için yaptığınız entrikaları, kendi papazlarınız açıklıyor. Her türlü gayr-i meşru işin altından kilise ve papazlar çıkmaktadır.

Siz din adamı mısınız, mafya mısınız
(10.08.2007 03:07)
(bakınız: insan, büyü, yalan, bugün, mafya, çocuk, akıl, savaş, cennet, tarih)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay yürüyebilmek.. Offline
yürüyebilmek...
x
hristiyanlık,
“kilise buzdolabı”na koyulan bir cenazeye dönüşmüş
aktivitesini yitirmiş...
batılılar hristiyanlığın doğurduğu boşluğu doldurmak,
kitleleri ayakta tutabilmek ve yönlendirebilmek için
yeni hedefler ve ideolojiler, modern ilahlar
arayışındalar... sonuç.. ortaya çıka(rıla) n
bir çok beşeri sistem ve bir çok uydurma din...
“bakınız; “ deyip örnek vermek konuyu ziyadesiyle uzatacaktır
geçelim…
(21.03.2007 13:13)
(bakınız: esin, bilmek, lise, yeni, kilise, doğu, bakınız, ideoloji, vermek, arayış)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay Risale_i_NUR.. Offline
Risale_i_NUR_talebesi
x
Isparta
Şimdi ki Hıristiyanlık, asli hüviyet ve mahiyetinden uzaklaşıp,
tahrif edildiğinden; “Baba, oğul, ruhu-l Kudüs” üçlemesi ile
bir nevi şirke benzer sakat bir inanç görünümündedir.

İsa aleyhisselamı Allah’ın oğlu kabul ettiklerinden
ruhani reisleri de bu iştirake dâhil ederek esbaba
hakiki tesir veriyorlar.

Ulûhiyeti tevhitten uzaklaştırıp bu şekilde
şümullendiriyorlar, İsa aleyhisselamı hâşâ Allah’ın oğlu,
ruhbanları da Allah’ın yerdeki vekilleri ve gölgeleri
kabul ediyorlar. Sebeplere bu derece tesir verilen
bir dinin mensupları da gurur ve enaniyetlerini
koruyarak mutaassıp bir dindar olabiliyorlar.

İslamiyet’te ise Peygamber Allah’ın kulu ve elçisidir.
Kulluk şuurunda inkişaf edildikçe tevazu ve mahviyette artar.
Gurur ve enaniyet inkişaf ettikçe kulluk şuurundan uzaklaşılır.
(17.03.2007 10:29)
(bakınız: baba, şimdi, islam, yara, uzak, peygamber, selam, gurur, islamiyet, inanç)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay salihsdemir Offline
salihsdemir
Bay, 18
Ordu
Müslümanlıktan önce inen İslam dinidir.
Kendini bilmez birkaç kişinin çıkarları yüzünden yüzlerce birbirinden bağımsız incil çıkmıştır, bir süre sonra üçleme yi icat etmişller baya bi sonra da Barnaba incilini yok sayarak birbiriyle çelişkili 4 incili seçmişlerdir.


Allah kendini bilen Hristiyanlara doğru yolu göstersin İnşAllah.
(19.02.2007 18:50)
(bakınız: islam, yara, müslüman, doğru, incil, lara, çelişki, sonra, ersin, inci)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay Bilal87 Offline
Bilal87
Bay, 21
İstanbul
İlahi Kitap Kuran-ı Kerim
ve Bugünkü İncil:

Kur’an-ı kerim son peygamber Hazret-i Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında Allah tarafından kendisine indirilmiş ve kayda geçirilmiştir. Daha sonra müslümanlar tarafından çoğaltılarak yayılmıştır. Bugün yeryüzündeki milyonlarca Kur’an-ı kerim nüshası arasında hiçbir harf farkı dahi yoktur. Kur’an-ı kerim’e iftira atarak eksikliğini iddia edenler dahi ikinci bir nüsha gösterememektedirler. Zira böyle bir şey söz konusu bile değildir. Nitekim Almanlar 2. Dünya Savaşı yıllarında çeşitli yüzyıllarda yazılmış binlerce nüshayı karşılaştırmışlar ve farklı bir Kur’an bulamamışlardır. İlk yıllardaki Kur’an ile bugünkü Kur’an nüshalarının aynı olduğunu rapor etmişlerdir.

Oysa bugünkü İncil dört farklı kişinin kaleminden çıkmadır. Ve daha saklanan birçok İncil nüshalardan bahsedilir. İçinde Hazret-i Allah’a ve İsa Aleyhisselâm’a ait olmayan beyanlar, kişilerin hikâyeleri, mektupları ilave edilmiştir. Bu sebeple tenakuzlar, çelişkiler sayılamayacak kadar çoktur.

Protestan papazı (Ordained Methodist Minister) C. Leslie Mitton Jesus: The Pact Behind the Faith (William B. Eerdmans Publishing Company Grand Rapids, Michigan, 1974 U.S.A, sh: 10) isimli kitabında şunları rapor ediyor:

“İsa’ya saygıyla itibar edenler arasında bile, Kilisenin onun Tanrı’nın eşsiz oğlu olduğu iddiasını ciddiye almayan, fakat onu çok harikulade bir insan olarak değerlendiren pek çok insan vardır. Kitab-ı Mukaddes bile artık her sözü gerçekten doğru olan bir Tanrısal kitap olarak kabul görmemektedir, fakat diğer insanlar kadar hataya ve cehalete maruz kalabilen insanlar tarafından üretilmiş bir yazılar koleksiyonu olarak itibar görmektedir. ‘İsa hakkında neyi bilebiliriz? ’ sorusuna cevap olarak basit bir şekilde, Kilisenin resmi öğretisini veya ayet sözlerini aktarmak artık mümkün değildir. Çünkü hemen ardından daha fazla sorular yöneltilmektedir. ‘Kilisenin veya Kitab-ı Mukaddes’in öğrettiği şeylerin güvenilir olduğunu nasıl bilebiliriz’ İsa hakkındaki İncil kayıtları ne dereceye kadar gerçek addedilebilir, ya da ne dereceye kadar dindar İncil yazıcılarının hayal gücü tarafından değiştirilmiştir ve süslenmiştir ve hatta yaratılmıştır? ”

Fransız Katolik papazı Roguet’in itiraflarını ise Prof. Dr. Maurice Bucaille’in kaleminden okuyalım:

“İncil okuyucularının pek çoğu İncil’lerdeki belirli bazı itirafların manaları hakkında düşündükleri zaman utanırlar, hatta yüzleri de kızarır. Bu durum onlar çeşitli İncil’lerde aynı olayı anlatan değişik rivayetleri karşılaştırdıkları zaman da gerçekleşir. Bu gözlem papaz Roguet tarafından, yazdığı İncil’lere giriş isimli eserde açıklanmıştır. Haftalık bir Katolik dergisinde uzun yıllar (dini konularda) huzursuz okurlara cevap vermekle kazandığı geniş tecrübeyle, onların (Kitab-ı Mukaddes’den) okumuş oldukları şeylerden ne kadar çok endişelendiklerini ölçebilmektedir. Ona müracaat edenler geniş yelpazede sosyal ve kültürel kesimlerdendir. Papaz Roguet, onların anlaşılması güç, kavranamaz, hatta çelişkili veya skandallı olarak tanımlanan metinler hakkında açıklama talebinde olduklarını belirtmektedir.... Bu tespit hayli yakın bir tarihe aittir. Papaz Roguet’in kitabı 1973’de yayınlandı. Pek uzun olmayan bir zamana kadar Hıristiyanların çoğunluğu İncil’lerin sadece ayinlerde okunduğu veya vaazlarda yorumlandığı kadarını biliyordu. Protestanlar hariç, İncil’lerin tamamını okumak adet değildi....Şunda hiç kuşku yok ki, İncil’lerin tamamının okunması Hiristiyanları rahatsız edecek gibidir.” (The Bible, The Kur’an and Science, sh: 61, Paris)

Görüldüğü gibi İncil tahrif edilmiştir. Akıl yürüten bir hıristiyanın şüphe ve kararsızlığa düşmemesi mümkün değildir. Bu sebeple kimi hıristiyan teologlar İsa Aleyhisselâm’a indirilmiş bir kitap olmadığını, İncil’in İsevî taraftarlarca kaleme alındığını söylemek zorunda kalmışlardır. İslâm inancına göre ise Hazret-i Allah dört büyük kitap göndermiştir. Bunlar Zebur, Tevrat, İncil ve Kur’an’dır.

Ey hıristiyan! İlahi özelliği tahrif edilmiş bir kitaba iman mümkün müdür? Böyle bir kitap üzerine bina edilen bir inancın ilâhi olduğunu kabul etmek mümkün müdür? Ahir zaman peygamberi Muhammed Aleyhisselâm’ı hangi delile dayanarak inkâr ediyorsunuz. Halbuki o İsa Aleyhisselâm’ı yüceltmiş ve olması gerektiği gibi bütün inananlara tanıtmıştır.



Son Peygamber Muhammed Aleyhisselâm’ın
İncil’de Haber Verilmesi:

Allah-u Teâlâ tarafından Hazret-i İsa Aleyhisselâm’a verilen İncil’in asılları, daha sonraları insan sözü ile karıştırılıp tahrif edilmesine rağmen şu anda mevcut olan nüshalarda Peygamberimiz Muhammed Mustafa -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in geleceğine dair bazı işaretlere rastlanmaktadır.

“Bununla beraber ben size hakikati söylüyorum; benim gitmem sizin için hayırlıdır. Çünkü gitmezsem Tecellici size gelmez. Fakat gidersem onu size gönderirim. Ve o geldiği zaman günah için ve hüküm için dünyayı ilzam edecektir.” (Yuhanna: 16/7-8)

“Size söyleyecek daha çok şeyim var, fakat şimdi dayanamazsınız. Ama o Hakikat ruhu gelince, size her hakikate yol gösterecek, çünkü kendiliğinden söylemeyecektir. Fakat her ne işitirse söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir.” (Yuhanna: 16/12-13)

“Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutarsınız ben de babaya yalvaracağım ve O size başka bir tecellici, hakikat ruhunu, verecektir; ta ki, daima sizinle beraber olsun.” (Yuhanna: 14/15-16)

“Fakat benim ismimle babanın göndereceği tecellici, ruhul-kudüs, O size her şeyi öğretecek ve size söylediği herşeyi hatırınıza getirecektir.” (Yuhanna: 14/26)

“Babadan size göndereceğim tecellici, babadan çıkan hakikat ruhu, geldiği zaman, benim için o şehâdet edecektir.” (Yuhanna: 15/26)

Bunlar İsa Aleyhisselâm’ın hıristiyanların bugün ellerinde bulunan İncil’deki bizzat kendi ifadeleridir. İsâ Aleyhisselâm yakınlarına kendinden çok daha faziletli bir peygamberin geleceğini ve ona iman etmeleri gerektiğini bildiriyor. Aynı zamanda onun fazilet ve meziyetinin yüksek olduğunu haber veriyor.

İsâ Aleyhisselâm onun hakkında böyle buyururken, Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de onun hakkında şöyle buyuruyorlar:

“İnsanlar arasında Meryem oğlu İsa’ya dünyada ve ahirette en yakın olan benim. Bütün peygamberler kardeştir, bir babanın ayrı kadınlardan doğmuş evlatları gibidir. Dinleri birdir.” (Buhârî, Tecrid-i sarih: 1403)

Yani birbirlerini tasdik eden, birbirlerini doğrulayan, birbirlerini metheden ve Hazret-i Allah’ın yanındaki yüksek âli derecelerini belirten bir hitaptır.

İsa’nın, geleceğini haber verdiği Yunanca Paraklit ile, Latince Paraklitos, Arapça tam olarak Ahmed kelimesinin karşılığıdır. Bundan da maksat, bizim Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’dır.

Paraklit lafzı hıristiyanlarca “Hamdedici” veya “Kurtarıcı” anlamında kullanılmaktadır ve bu lafız “İnsanları küfürden kurtaran” Peygamberimize uygun düşmektedir.

Matta İncili’nin ve Luka İncili’nin “Göklerin melekûtunun yakın olduğu” şeklindeki ifadeleri (Matta: 13/31-32) Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm içindir.

“Göklerin melekûtu, bir adamın alıp tarlasına ektiği bir hardal tanesine benzer. O tane ki, bütün tohumların gerçi en küçüğüdür; fakat büyüyünce, sebzelerden daha büyüktür ve ağaç olur; şöyle ki, göğün kuşları gelip onun dallarında yerleşirler.” (Matta: 13/31-32)

Çünkü son nebi Muhammed Aleyhisselâm’ın getirdiği İslâm, bidayette zayıftı fakat daha sonra çok kuvvetli hale gelmiştir.

İsa Aleyhisselâm Hazret-i Allah’ın indinde çok âlî bir peygamberdir. Allah-u Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri onları çok sevdirdiği için onlar da seviyorlar. Yani bizim Enbiyâ-i İzam Hazerâtına sonsuz bir sevgi ile bağlılığımız ve onların fazilet ve meziyetini ortaya koymada kuvve-i beşeriyenin haricinde durumumuz var. Zira o peygamberdir.

“Ey İsrâiloğulları! Doğrusu ben, benden önce gelmiş Tevrat’ı tasdik edip doğrulayan, benden sonra gelecek ve ismi Ahmed olacak bir peygamberi müjdeleyen Allah’ın size gönderilmiş bir peygamberiyim.” (Saf: 6)

İşte buradan da anlaşılıyor ki birbirlerine karşı bağlılıkları, muhabbetleri, kaynaşmaları artmış, kardeşliğin özü husule gelmiştir. Aynı zamanda Muhammed Aleyhisselâm, İsa Aleyhisselâm’ın bütün sır ve esrarını Hazret-i Allah’ın izni ve emri ile hiç kimseden çekinmeden açık açık arzedecektir.

“O beni taziz edecektir. Çünkü benimkinden alacak ve size bildirecektir.” (Yuhanna: 16/14)

Gerçekten demek istiyor ki:

“Allah-u Teâlâ’nın bana bahşettiği birçok fazilet ve meziyetler var. Ben size bunları açıklamayacağım. Amma benim size duyurmadığımı, benim içyüzümü size olduğu gibi arzedecek. Allah-u Teâlâ’nın bana bahşettiklerini o size ifşa edecek.”

Bu sebepledir ki, ehl-i kitap âlimlerinden bazıları, beklenen peygamber geliverince hemen iman ettiler.

“Kendilerine kitap verdiklerimiz (Peygamber’i) , kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlara gelince, onlar iman etmezler.” (En’am: 20)

Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm İsa Aleyhisselâm’ın yeryüzüne tekrar geleceğini haber vermiştir:

“Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki; çok sürmez Meryem oğlu İsa âdil bir hakem olarak inecek, haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizye vergisini kaldıracak ve mal o kadar çoğalacak ki, onu kabul eden kimse bulunmayacaktır.” (Buhâri, Tecrid-i sarih: 1018)

“Vallahi Meryem oğlu İsa âdil bir hakem olarak mutlaka inecek ve haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizye vergisini kaldıracak, genç dişi develer başıboş bırakılarak onlara rağbet edilmeyecek, bütün düşmanlıklar, küsüşmeler ve hasetlikler muhakkak surette kalkacak.

(İsa Aleyhisselâm) İnsanları mala dâvet edecek, fakat malı hiç kimse kabul etmeyecektir.” (Müslim: 155)



İsâ Aleyhisselâm İsrâiloğulları peygamberlerinin sonuncusudur.

Kendi zamanına kadar gelen dini hayatı tazelemiş, kendisinden sonra gelecek olan Ahmed-i Muhtar’ı açıkça ismiyle duyurmuş, fikir ve kanaatleri Hâtem-ül enbiyâ Muhammed Aleyhisselâm’a meylettirmiştir.

İsâ Aleyhisselâm’ın Tevrat’ı tasdik etmesi, haber verme itibariyledir. Zira Tevrat’ta hem İsâ Aleyhisselâm’a hem de son peygamber Muhammed Aleyhisselâm’a dair haberler vardı. Bu sebepledir ki İsâ Aleyhisselâm, Ahmed Aleyhisselâm’ın gelmesinin yakın olduğunu müjdelemek suretiyle bu husustaki haberlerin doğru olduğunu ispatlamıştır.

Ahmed; Allah-u Teâlâ’nın en çok methini yapan kişi mânâsına geldiği gibi, en çok methedilen veya kullar arasında en çok övülen kişi mânâsına da gelir.

Tevrat’ta İsâ Aleyhisselâm’ın gönderilmesine dair verilen müjde, onun gelişiyle gerçekleşmiş oldu. Muhammed Aleyhisselâm’ın geleceğine dair Tevrat’ın verdiği müjdeyi İsâ Aleyhisselâm tasdik ederek onun geleceğini müjdelemiş ve onun öncüsü olduğunu belirtmişti.

Bu, İsâ Aleyhisselâm’ın peygamberlik vazifelerinden birisi idi.

Ne gariptir ki; böyle söylediği halde, İsrâiloğulları’nın çoğu onu dinlemediği gibi, hıristiyanlardan birçoğu da bu hakikati gizlediler, tevil ve tahrif ettiler.

Yahudiler bir peygamberin geleceğini beklemekteydiler. Bu peygamberin kendilerinden olmasını istiyorlardı. Hıristiyan rahiplerinin birçoğu da yeni gelecek peygamberi bekleşmekteydiler.

Kendi kitaplarında müjdelenen peygamber, İsmail Aleyhisselâm’ın soyundan geliverince; çeşitli hilelerle, ithamlarla, düşmanlıklarla muhalefet ettiler.

Âyet-i kerime’nin devamında şöyle buyuruluyor:

“Müjdelenen peygamber onlara delillerle mucizelerle gelince ‘Bu apaçık bir sihirdir.’ dediler.” (Saf: 6)

Gerek yahudiler gerek hıristiyanlar Hazret-i Allah’a iman ederek değil de kendi arzularına uyarak bu peygamberin kendi nesillerinden gönderilmesini bekliyorlardı.

Vaktaki İsmail Aleyhisselâm’ın neslinden gönderildi. Onun apaçık bir peygamber olduğunu hakkıyla bildikleri halde yüz çevirdiler ve inkâra kalktılar.

İşte ırkçılığın insanlara bu kadar zararı ve tahribatı oluyor, ebedi azaba maruz bırakıyor. Gerek yahudi gerekse hıristiyanlardan ancak iman edenler kurtulmuştur.

Ey yahudi ve hıristiyanlar!

Siz bugün de Allah’ın huzurunda bulunduğunuzu düşününüz. Elinizi vicdanınıza koyup bir düşünürseniz o peygamber henüz bize gelmedi diyemezsiniz. Fetret devrinde kalanlar gibi bir mazeret göstermeye de kalkışamazsınız.

Allah-u Teâlâ size bütün hakikatleri açıklayan bir peygamber gönderdi. Siz bunu duydunuz ve bildiniz. Şimdi ne yüzle itiraz ediyorsunuz? Siz ilâhî hükmü arkaya attınız, nefsinizin arzusunu ilâh edindiniz. Kendi azabınızı kendi eliniz ve kendi isteğinizle bile bile hazırlamış oldunuz.
(11.01.2007 21:20)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan katarina dev.. Offline
katarina devborf
Bayan, 25
Hiç kimsenin bu din doğrudur yada yanlıştır demeye hakkı yok. Herkes istediğine inanmakta özgürdür ve saygı duyulmalıdır. Saçma sapan demek neyin nesi? ? ? ? Şüphesiz ki bir son olacak ve sonrasında herkes kendi inancının doğru mu yanlış mı olduğunu öğrenecek. Burada bunu belirlemeye çalışmanın ne anlamı var ki? (06.11.2006 10:09)
(bakınız: anlam, saygı, doğru, emek, şüphe, demek, inanmak, sonra, saçma, seni)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay k.kasım Offline
k.kasım
Bay, 35
İstanbul
kafası karışık inanç....üçleme ne kutsal ruh ne isa ne? ? ? ? (21.09.2006 21:00)
(bakınız: inanç, ışık, kafa, kutsal, karışık)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay kötü kedi şe.. Offline
kötü kedi şerro
Bay, 21
İstanbul
diyelimki biri hristyan olmak istese neye inanacağını tam olarak bilemez ortodokslar ayrı katolikler ayrı inanıyor peki neye inanacak ne söylediklerini kendileride tam bilmiyor 3 tane varmış onlar tekmiş sonra yine 3 tane oluyorlar peki tekse neden üçüne inanıyorlar ben küçükken icatları hep batının yaptığını sanırdım onların gelişmiş olduğunu görür hayrete düşerdim ama büyüyünce anladımki çoğu hristiyan ülkesinin insanları dinlerine bağlı değil çoğu ahlak ve medeniyet yönünden gelişememiş zaten 18. 19, yüzyıla kadarda icatları hep müslümanlar yapmış en hızlı yayılan din islammış, en fazla müslümanlar varmış 1000 yıldan uzun bir süre dinlerine bağlı hristyanların ne denli sapıttıklarını tarihteki ortaçağ avrupasını okuduğumda gördüm daha sonra hristyanların yaptıklarını kurdukları sömürge imparatorluklarını dünyayı yaşanmayacak bir hale getirdiklerini sadece kendileri için yaşadıklarını kuranda bilim hakkında yazanların ortaya çıkmasıyla zaten güven artıyor kaptan guesto atlas okyanusuyla akdenizin birbirine kavuşmadığın keşfetti bunun 1400 sene önce yazılan kuranda yazdığını öğrendiğinde müslüman oldu, bir fransız bilim adamı fravunun cesedini binlarce yıl sonra bulduğunda bunun kutanda yazdığını öğrendiğinde müslüman oldu daha neyin tartışmasını yapıyorlar anlamıyorum kuranda yazan böyle şeylere bir açıklık getiremiyorlar ama incil önceden doğru bir kitaptı sonradan tahrif edildiğinde önceden gelen doğru şeyler yazıyor olabilir (11.09.2006 16:06)
(bakınız: insan, para, büyü, dünya, deniz, anlam, kitap, ahlak, neden, tarih)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>

"HRİSTİYANLIK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: HRİSTİYANLIK nedir? HRİSTİYANLIK kimdir?


08.09.2008 05:46:21

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim