Nedir Bölümü Yenilendi. Sayfanın yeni şekli ile ilgili görüşlerinizi bize iletmek için buraya tıklayın.


HULKİ CEVİZOĞLU nedir? HULKİ CEVİZOĞLU kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
http://nedir.Antoloji.Com
  
Arayın :
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
 
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
HULKİ CEVİZOĞLU HULKİ CEVİZOĞLU terimi _________ tarafından 12.07.2004 tarihinde eklendi
HULKİ CEVİZOĞLU sizce ne demek,
HULKİ CEVİZOĞLU size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5
sonraki sayfa >>
Bayan bedirge Offline
bedirge
Bayan, 32
İstanbul
Zekeriya Beyaz'la uyumlarına hayran kaldığım, ATV'nin kendisine tahsis ettiği kapısı içerden açılan ve masaya oldukça yakın küçük stüdyodan bir kaç konuğunun pılı pırtıyı toplayıp görgüsüzce, programı yarısında terkettiği, buna rağmen istifini, ciddiyetini ve yüzünün rengini asla ve asla bozmayan, asli görevi konuklarını bozmak olan, Cem Uzan karşısında biraz zorlandığını düşündüğüm kaliteli şahsiyet, gazeteci, yazar, TV programcısı... (24.03.2005 06:19)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: zekeriya beyaz, cem uzan, bira, beyaz, kapı, ayıp, gazete, yazar, masa, engin)
Bay Tazmanian_De.. Offline
Tazmanian_Devil
Bay, 24
İstanbul
En iyi tartışma programını sunan, ÇOK GÜZEL CÜMLE KURUP,KONUŞTUĞU KİŞİLERİN AÇIĞI BULAN, bazı olayları aydınlatan.AYDIN BİR KİŞİDİR. (08.03.2005 14:10)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: güzel, aydın, cümle, en iyi, şile)
Bay __TALEBE__ Offline
__TALEBE__
Bay, 24
Türkiyedeki en iyi televizyonculardan birisi.
Belki de en iyisi.
(20.02.2005 18:14)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: türk, türkiye, arda, televizyon, en iyi)
Bay TemporaryPea.. Offline
TemporaryPeace
Bay, 24
İstanbul
bir fotoğrafını tişörte bastırıp, o tişörtle özgürce dolaşmak istiyorum..cumhurbaşkanlık yakışır ona (18.01.2005 21:15)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: yorum, fotoğraf)
Bay eclemif Offline
eclemif
Bay, 32
İngiltere
kasade gerek yok kesin kitabını çıkartır :)

fazla uzun konuşmaya adam gelmiyor anında kitabınızı basabilir ona göre...
(03.08.2004 15:42)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: anı, adam, esin, ada, sade, yok, bas, asabi, bil)
Bay Pari Offline
Pari
Bay, 24
Balıkesir
mükemmellik göstergesi. (03.08.2004 15:25)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan senaaa Offline
senaaa
Bayan, 29
İstanbul
Duygu küntlüğünü 24 saat online yaşayan,varlığına en fazla 3 dakıka tahammül edebildiğim kişi.. (01.08.2004 20:38)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: saat, var, bil)
Bayan niL_han Offline
niL_han
Bayan, 27
Trabzon
arkadaşlar yeterince tanıtmış beyefendiyi.. eklemem gerektiğini düşündüğüm birayrıntı var.. dış görünüş :)) keşke sakalı olmasa..ya da o sakaldan bozma her neyse.. ama programı gerçekten favorilerimde.. (31.07.2004 17:10)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: gerçek, ney, düş, anı, keşke, arkadaş, ada, ayrıntı, iyi, ten)
Bay funky_c Offline
funky_c
Bay, 23
Ankara
Yarışma programı sunmak istiyorum

Ayşe ARMAN




Ceviz Kabuğu'yla ünlenen televizyon programcısı Hulki Cevizoğlu terapide içini döktü



Hulki Cevizoğlu, beklediğim gibi çıktı. ‘‘Beton’’ gibi duran, ama hiç de öyle olmayan biri. Renklerini keşfetmek bana keyif verdi. Onunla söyleşi yapmak en az programlarını seyretmek kadar zevkliydi. O bizi 4 saat esir alıyor ama ben onu ancak bir saat esir alabildim! Bu röportajda ‘‘işini iyi yapan’’ bir adamın kişiliğine göz atacaksınız. Hazır mısınız?



Televizyonda röportaj yaparken kullandığınız ölçüler var mı? Soyunmam, öpüşmem, yatağa girmem gibi.


- Onların hiç birini yapmam tabii!


Demek istiyorum ki: Televolecileri çıkarmam, Türk toplumunun anlayışına aykırı tipleri reytingleri yüksek olsa bile çağırmam.


- Programıma Türkler'in Ermeniler'e soykırım uyguladığını söyleyen bir adamı çıkardım. Türkiye'nin genel anlayışına çok ters birisiydi Taner Akçam. Toplumsal tabuları zorlayan pek çok iş yaptım. Ama bugüne kadar reytingi yüksek insanlar gelsin de, ben popüler olayım diye hiç düşünmedim.


‘‘Şu benim programıma çıkamaz! ’’ diyeceğiniz kimse yok mu yani.


- Herkes çıkabilir, yeter ki propaganda yapmaya kalkışmasın! Şuna dikkat ederim: Hakimiyet, program sahibi olarak bende mi, karşımdakinde mi? Karşımdakindeyse iş işten geçmiş demektir, dört saat propagandasını yapar!


Kendinizi ne zamandan beri gündemdeki televizyoncu olarak değerlendiriyorsunuz?


- Gündemdeyim diye hiç düşünmedim ki ben!


‘‘Beton’’ gibi durmak zorunda mısınız? Bir tür 'kalas' hatta! Duygularınızı saklıyor musunuz yoksa onları aşmayı becerdiniz mi?


- Genelde sfenks gibisin derler, siz ‘‘beton’’u layık buldunuz! Ben mantıklı bir adamım. Beynimdeki düşünceler bana, kendisine duygusal diyen pek çok insandan daha fazla heyecan yaratabiliyor.


Çok olumsuz bir şey değil ‘‘beton’’ gibi olmak. Yüzünüzden ne hissettiğiniz pek anlaşılmıyor, pekala bu bir avantaj da olabilir.


- Ertuğrul Özkök, Ankara temsilcisiyken, ‘‘Sana sinir oluyorum’’ demişti. ‘‘Bu büroda hakkımda kim ne düşünüyorsa yüzüne bakınca anlıyorum, sen hariç! ’’ Genelde böyle söylerler.


Ama ben yüzünüze bakınca hakkımda ne düşündüğünüzü anlıyorum. İtici gelmiyorum size.


- İşte herkes öyle diyor! İnsanlar bana güveniyor. Mantık ve duygu olarak kimseyi reddetmediğim için de aramızda bir direnç oluşmuyor.


Karınızı da ekranda olduğu gibi sabırla dinliyor musunuz?


- Dinlerim. Hatta bazen öyle çok dinlerim ki, onu sinir ederim!


Sizin ‘‘Yeteeeeer! ’’ diye birileri yakalayıp anlatmak istediğiniz olmuyor mu?


- Öyle zamanlarda yazmayı tercih ediyorum. Yapmak istediklerimden biri de bu. Zamanın fazlasıyla hızlı aktığını düşünüyorum ve zaman sayacı süresini tamamlayana kadar, çok şey yapmam gerektiğini düşünüyorum. Kalıcı olmak gibi bir derdim var.


Sizi bunalıma sokmak istemem ama hayatınız çok mu düz sizin?


- İnişler, çıkışlar da yaşadım hayatımda. Daha çok mesleki alanda.


Hayatı hep iş olarak mı algılıyoruz?


- Erkekler öyle algılar.


İşten daha önemli bir şey yok değil mi!


- Bilmem, oğlum var. O çok önemli.


Karınız buna sinirlenmez mi?


- Oğlum deyince, karım da giriyor işin içine!


Pasif agresif olduğunuz söylenebilir mi?


- Bazen öfkemi içimde tutuyorum tabii. İşimle ilgili bir şeyin yolunda gitmemesi beni sinirlendiriyor.


Öyle bir imajınız var ki, hiçbir şeye şehvetle saldırmayacak gibi duruyorsunuz. Şehvetin hayatınızda hiç mi yeri yok?


- Hiçbir şeye kaptırmadım ki kendimi ben.


Çileği şehvetle sevmek, bir müzik grubuna ölmek ya da kuru fasülyeye dayanamamak söylediğim.


- Gençliğimde taze fasülyeye dayanamazdım. Ama ona da şehvetle saldırmadım!


Karşınızdaki çıldırsa bile siz aynı yüz ifadesiyle duracaksınız ya da soyunmaya başlasa.


- Soyunmuyor ama namaz kılıyorlar. Edip Yüksel canlı yayında kıldı mesela!


Hani biz Akdenizliyiz ya, bu kadar soğukkanlı olmanız çelişki değil mi?


- Akdenizli olduğumuz filan yalan. 100 Türk yalanının yüzbirincisi! Kim Akdenizli? Güney Doğu'daki çocuklar mı? Antalya sahilindeki bir grup insan belki. Biz ne İtalyanlara ne de Yunanlılara benzeriz! Olsa olsa egemen kültürün palavrası bu. Benim için bu tür kalıplar fazla bir anlam ifade etmiyor. Kendimi daha çok kuzeyli gibi görüyorum.


EVET, HERŞEYİ İSTİYORUM


Ceviz Kabuğu'ndan farklı bir televizyon programı yapmak ister misiniz?


- Yarışma programı sunmak istiyorum. Tabii Ceviz Kabuğu'nu bırakmadan. Pek çok insandan daha iyi yaparım. Şimdiki yarışmalara bilgi yarışması diyorlar ama aslında onlar birer tahmin yarışması! A şıkkı değil şunun için, B şıkkı değil şunun için, öyleyse C şıkkı diyorlar! Oysa bilgi yarışmalarında insan bildiğini pat diye söyler.


İyi de sizinle ne alakası var? Siz niye sunasınız ki?


- Benim yaptığım iş de bilgiye dayanıyor ondan. Televizyonlardaki yarışmalar, şova dönük. Oysa Türkiye'de bilen ve bilgisini sınamak isteyen pek çok insan var. Hem hazırlayan hem sunan insan olmak istiyorum. Bilgiyi test etmek için de biraz bilmek gerekiyor. Ekrandaki sunucular, ‘‘Bunun cevabını ben de bilmiyorum’’ diyor, ama insan çalışır gelir, değil mi?


Haber sunmak istiyorum deseniz anlardım!


- Onu da istiyorum.


Nasıl yani? Herşeyi mi istiyorsunuz?


- Çok geç kaldığımı söylüyorum ya, hepsini istiyorum, bir tanesini nasıl olsa yakalayacağım.


Günün birinde sizi saçları jöleli, minimalist dekorlu bir stüdyoda görmeyeceğiz değil mi?


- Müsterih olun, kesinlikle hayır!



KARADENİZLİYİM, ANLAMIYORUM



Ben Karadenizliyim anlamıyorum, ondan çok soru soruyorum diye espri yaptığım oluyor. Zaafiyetlerimin bazen üstünlük haline geldiğini de görüyorum. Anlasam sormam değil mi? Konuklarımla da program öncesi fazla diyaloğa girmemeye çalışıyorum. Meseleyi izleyenlerle birlikte anlayayım istiyorum. Hakikaten birçok şeyi de anlamıyorum! Bazen fakslar geliyor: Hulki Bey, sen anlamadın ama biz anladık diyorlar.



CENAZE TEMENNİSİ



Herşeyiniz çok belirli mi sizin, İstanbul'a gelişleriniz gidişleriniz...


- Güvenlik gerekçesiyle öyle olmamasına dikkat ediyorum. Uzun bir süredir kaygımız yoktu. Şimdi var. Ne yazık ki, devlet koruması altındayım.


Kim öldürecek ki sizi?


- Bilsem! Arabamı hanım kullanacaktı, bir gün telefon etti. ‘‘Çalışmıyor. Ne yapayım’’ dedi. ‘‘Boğdun herhalde, bir süre sonra tekrar dene’’ dedim. Meğer, dokunmaması gerekiyormuş! Adam gönderdik baktırdık, ön tarafındaki kablolor kesilmiş, uçları bir güzel soyulmuş. Polise haber verdik. ‘‘Hadi geçmiş olsun, bu bir bomba hazırlığı! ’’ dediler. Kimden şüphelendiğimi sordular. Kimseden süphelenmediğimi söyledim. Bir tarikatla ilgili programdan ötürü, Fetullah Gülen'in ismini verdim. Polis ‘‘Abi onları hiç karıştırmayalım’’ dedi. Acemiliğime geldi, ‘‘Peki’’ dedim. Sonra da devlet ‘‘Seni koruyacağız’’ dedi.


Böyle soru sorulmaz ama Allah korusun, başınıza bir şey gelirse size de Uğur Mumcu'ya yapılan muamele mi yapılacak sizce?


- Ahmet Taner Kışlalı'nın cenazesindeyim. Bir dolu siyasiyi yuhalıyorlar. Sonra baktım, bir alkış! Ortamı bozmayayım diye etrafa da fazla bakmıyorum, meğer beni alkışlıyorlarmış. Bir kadıncağız geldi büyük bir çoşkuyla, ‘‘Allah size de böyle bir cenaze nasip etsin! ’’ dedi. ‘‘Sevenleriniz çok olsun’’ demeye getiriyor ama yaşayan birine de böyle demek tuhaf oluyor.



YAZILI BASIN BENİ KEŞFEDEMEDİ



Meslekte tek ölçü işini iyi yapmak mıdır? Bu size tuhaf gelmiyor mu? Özellikle bu ülkede.


- Bir tarafta işimi yapan ben, diğer tarafta bu işi yapan insanın toplum tarafından algılanması. Kimi zaman, karşı tarafın algılamasındaki eksiklikleri anlayamıyorum! Her zaman, işimi iyi yaptım.


Sizce Türkiye'de başarıya ulaşmanın genel formülü ne? Sizinkiyle arada bir fark var mı?


- İşini doğru yapmak. Ve çalışmak. Ama Türkiye'de ne yazık ki şans faktörü, çalışmak faktörüne eşit oranda. Yani özel olarak, çabalayarak ve mutlaka o çabanın sonucunda bir şeyler elde ediliyor değil Türkiye'de! Çalışan elde ediyor, ama geç elde ediyor. Tüm bunları 26 yaşındayken yapmak isterdim. Emin Çölaşan Hürriyet'te bu işi yaparken, biz muhabirdik, röportaj yapmak istiyordum ama bir türlü fırsatını bulamıyordum. Şimdi, ‘‘Sen şöyle sorular soruyorsun’’ diyorlar ama ben bunu on sene önce de yapıyordum! Doğuştan sorgucuydum ben.


Öyleyse neden yazılı basında ‘‘beceremediniz’’ de televizyonda ‘‘becerdiniz’’?


- Demek ki yazılı basında yaptığım işi yeterli gördü o zamanki yöneticilerim.


Hata sizde miydi, sizin dışınızdaki unsurlarda mı?


- Beni farktemeyenlerde!


Kim sizi keşfetmeyen yöneticiler, parçalayalım onları!


- Parçalayamazsınız. Çünkü ikisi rahmetli oldu: Orhan Kantoğlu ve Çetin Emeç. Diğer ikisi de çok güçlü: Mehmet Ali Kışlalı ve Ertuğrul Özkök.


KÖŞE İSTİYORDUM


O yılları kayıp yıllar olarak mı değerlendiriyorsunuz?


- Hayır. Tam sayfa röportajlar yapmak istiyordum, denk düşmedi, haftada bir özel haber yapıyor ve bir şekilde tatmin oluyordum. Ama ben aslında bana ait köşe istiyordum.


Peki şöyle olmuş olamaz mı: Yazılı basın, o dönem zaten çok ciddiydi ve sizin ciddiyetiniz bir işe yaramadı! Ama şimdi televizyon çok laubali o yüzden sizin ciddiyetiniz fark ediliyor.


- Başkaları için olabilir, benim için olamaz. 15 yıla yakın gazetecilik deneyimlerinden sonra, bir Devlet Bakanı'nın basın bürosunda kapı açıldı ve Bülent Öztürkmen girdi içeri. O sırada HBB'nin genel koordinatörüydü. Neden bize televizyon programı yapmıyorsun dedi. Çok üstüne atlarmış gibi yapmadım, ölüyordum oysa ki, neden olmasın dedim. Ve programın bugünkü ismi dahil olmak üzere, formatını yazdım, yolladım. Hemen başla dedi. Ama bu bir tesadüftür! Belki de, üzerinde yoğunlaştığım bir meseleyi telepatik olarak etrafıma yaymamdan olmuştur.


Hayatınızdaki en zor dönem hangisiydi?


- Hürriyet Gazetesi'nden ayrılmam. Hayatta paranın önemi var ama o olay bana meslek hayatında paranın ikinci planda kaldığını öğretti. Fazla para kazanacağım diye Asil Nadir'in Günaydın Gazetesi'ne gittim. Hataydı. Meslekte süreklilik kısa sürede çok para kazanmaktan önemli.
(31.07.2004 16:30)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
(bakınız: aşk, allah (c.c), istanbul, insan, çile, hayat, zaman, ben, kadın, türk)
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5
sonraki sayfa >>

"HULKİ CEVİZOĞLU" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: HULKİ CEVİZOĞLU nedir? HULKİ CEVİZOĞLU kimdir?


29.08.2008 21:38:18

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Sağlık   » Çiçekçi   » Hastaneler   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim