İLİM nedir? İLİM kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
  Nedir Ana Sayfası
  Son 24 Saat
  Yazdıklarım
  Yeni Terim Ekle
TERİM ARA:
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
  Tüm Terimler
 


En Popüler:
1 - erotik film
2 - youporn.com
3 - fadime şahin
4 - porntube
5 - gerdek gecesi
6 - çıplak kadınlar şubatı
7 - kürt isimleri
8 - elif
9 - teyzem
10 - dabbe tül arz
11 - hüzünbaz sevişmeler
12 - esra
13 - kürt
14 - ensest
15 - nakşibendi tarikatı
16 - tuana
17 - aşk
18 - irem
19 - bayburt
20 - ebrar


İLİM İLİM ile ilgili haberler >>
İLİM ile ilgili şiirler >>
İLİM sizce ne demek, İLİM size neyi çağrıştırıyor?
Terimi Ekleyen: maznun1
Eklenme Tarihi: 15.02.2003 03:08
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5 6

bilimle karıştırılmamalı..bilim kitaptır....ilimse hayat...
ilim bilmek kendin bilmektir...
(bakınız: hayat, din, kitap, bilim, bil)
siyaha_elveda
24.02.2004 11:01

İlim öğrenmek kadın erkeğe farzdır.
(bakınız: kadın, kadı)
Bakiniz
12.01.2004 12:28

www.muslimheritage.com
(İngilizce Sayfa, Türkçesi yapılmaya çalışılıyor)

1000 yıllık kayıp tarihi -> müslümanlığın, günümüzün bilim, sanat, teknoloji ve medeniyetine katkılarını ve bu etkileşimli zamanda müslümanların vasiyetini keşfetmeniz dileğiyle.
(bakınız: zaman, türk, sanat, bilim, müslüman, dil, teknoloji, türkçe, ingilizce, ana)
eclemif
03.12.2003 16:09

Bir saat ilim istemek, bir gece ibadet etmekten daha hayrlıdır. Ve bir gün ilim istemek, üç ay nafile oruç tutmaktan daha iyidir.

(Hadis-i Şerif) Kaynak: İbn Abbas

Öncelikle, bu hadiste ibadeti bırakın demiyor, daha hayırlıdır diyor. Aradaki nüansı çarptırmak çok yanlış yorumlara neden olabilir...

İlim ikiye ayrılır:

1- Halk İlimi: İnsanlığa faydalı olabilecek her türlü faaliyete denir. (Örneğin; öğretmenlik, doktorluk, mühendislik, v.s…)

2- Hakk İlimi: a) İlm-i Kiffaye.
b) İlm-i Ayn ya da İlm-i Nafi (İlm-i Hal) .

a) İlm-i Kiffaye: Hadis İlmi, Fıkıh İlmi, Siyer İlmi: Öğrenilmesi farz olmayan ancak öğrenildiği takdirde Müslüman’ı alim yoluna soktuğu için tavsiye edilen ilimdir.
b) İlm-i Ayn, İlm-i Nafi, İlm-i Hal: İslam’ın gerektirdiği ibadetlerle ilgili ilimdir ki her Müslüman’ın öğrenmesi farzdır.

Hadis’lerde ilim tavsiye edilirken bazılarına İlm-i Ayn, bazılarına da İlm-i Kiffaye tavsiye edilmiştir.

Yani kısaca alim, İslam’ın temel taşlarıyla A’dan Z’ye herşeyi ile ilim yapmış, öğrenmiş ama herşeyden önemlisi de öğrendiği ilimi uygulamış olan kişiye denir.
(bakınız: insan, gece, ayna, öğretmen, neden, islam, müslüman, yol, yorum, ada)
eclemif
08.07.2003 17:18

İlim Çin’de de olsa isteyiniz. Çünkü ilmi istemek her Müslüman’a farzdır. Melekler ilim isteyene, onun isteklerinden memnun oldukları cihetle, kanatlarını gererler.

Kaynak: Enes bin Malik
______________________________

Bu ve bundan sonraki ilim üzerine olan Hadis’lerle yer vermeye çalışacağım;

Allah’ın İlmi, Hz. Adem’e Allah(c.c.) tarafından bizzat bildiriliyor ve ondan sonra gelen Hakk Peygamberler bu ilmi taşıyor. Ta ki Peygamber Efendimiz’e gelene kadar... Bu Hakk Peygamberler bu ilmi kavimlerine bildiriyorlar ama çoğu zaman kavimler yani topluluklar nefsine yenik düşerek bu ilmi öldürmeye ya da ortadan kaldırmaya veya en kötüsü bozmaya çalışıyorlar. Ama Hakk tarafından Peygamberler vasıtasıyle gelen gerçek ilim eksiksiz ve bid’atsız olarak Peygamberimiz’e kadar geliyor.

Peygamberimiz hepinizin malumları olduğu üzere ümmidir (okuma ve yazması yoktur) . İlk gelen Ayet-i Kerime vechile (İkre bismi Rabbike) okuması istenmiştir. Şunu anlıyoruz ki İslam ilime oldukça önem veren bir dindir ve cehaletle uzun yıllar şavaşmıştır.

İslam, aynı zamanda bir nakil dinidir. Bu zamana gelene kadar birtakım İslam Alimlerinden nakledilmiştir. İslam Alimleri Sahabe’den ve Ashab’dan, onlar Peygamberimiz’den, Peygamber Efendimiz Cebrail A.S.’dan, Cebrail A.S. da Hakk Teala’dan bu dini nakletmişir.

Hakk Teala -> Cebrail A.S. -> Hz. Muhammed (S.A.V.) -> Ashab-ı Kiram, Sahabe -> İslam Alimleri -> Avam-ı Nas

Bu dinin bir özelliği de; insan aklının, insan şuurunun eremeyeceği bir kanaldan gelmiş olmasıdır. Her ne kadar yıllardır “Öğrendiğimiz her bilgiyi akıl süzgecinden geçirin” deniliyorsa da; İslam’ın akıl süzgecine konulması mümkün değildir. Bid’atsız olarak İslam, aklın alamayacağı geniş bir ilime, geniş bir bilgiye sahiptir. Akıl süzgecinden geçirin denilen, gerçek İslam içerisinden bid’atları elememiz içindir.

Demek ki İslam cehaletle, cahillikle, bilgisizlikle, ilimsizlikle mücadele etmiş bir dindir. Peygamberimiz, zamanında dini eğitime, okuma yazmaya çok önem vermiştir. Pek çok savaşta; ama bilhassa Bedir Savaşında,10 Müslüman’a okuma yazma öğreten her esir serbest bırakılmıştır. O, İslamiyet’e karşı savaşan İslam düşmanı bile olsa, okuma yazma öğrettiği için serbest bırakmıştır.

Bu ne zamana kadar sürmüştür? … Ashab’dan ve Sahabi’den sonra sayıları gittikçe artan İslam Alimleri, ilimlerini aktaracak öğrenciler yetiştirmeye çalışırken, maalesef bağnazca düşünen bir takım toplumlar ya da insanlar tarafından hunharca öldürülmüş, ilimleri katledilmiş, öğrencileri yok edilmiş, medreseleri dağıtılmış; dolayısıyla İslam Alimleri üzerinde kara bir bulut uzun yıllar kendini göstermiştir. Böylece Müslüman’lar sahibi oldukları bilgilerinm çoğunu yitirmişlerdir. Ne yazık ki neticede bugün ayıklamak zorunda olduğunuz bid’atlarla, o dönemden bu döneme kadar gelinmiştir.

Ancak bir müddet sonra alimlerimizin çalışmaları batının alimlerini desteklendiğini görülünce, tekrar alimlerimiz baştacı edilmeye başlanmıtır. Aslında o büyük alimlerimiz sayıca bugün çok olsaydı ya da onların ilimlerini çoğunu gerçek halleriyle bugün temin edilebilseydik; belki bugün ateist dediğimiz, inançsız (dinsiz) dediğimiz ya da teşevvüş (inanç olarak boşlukta) durumunda olan insanların bulunması çok fazla sayıda olmazdı. İslam tarihi yine en parlak dönemini yaşardı bile diyebiliriz.

Bir Hadis-i Şerif'te bahseldiği gibi; eğer toplum olarak kişiler kötüye giderse, Hakk Teala alimleri ilimleri ile birlikte kabzediyor. Yine de O’nun bağışlayıcı, affedici yönünün tecellisi ile, İslam Alimlerimin az da olsa bazı kitapları, net olarak, bozulmadan hala mevcuttur. Bugüne kadar onlardan parlayan ışıklarla insanlar İslam’ı gereğince yerine getirmeye çalışmaktadırlar.
(bakınız: allah (c.c), ateist, insan, zaman, büyü, acı, din, gerçek, muhammed, akıl)
eclemif
18.06.2003 03:05

ilim, Çin'de de olsa gidiniz..
Hazreti Muhammed.. (umarım yanlış hatırlamıyorum)
(bakınız: din, muhammed, yorum, çin)
Gök Tengri
16.05.2003 23:06

Hakk (=gerçeklik) tutkusu olamayanların ilme (= bilgi) sevgi ve saygısı olamaz. İlme sahip çıkılmayan yerde de adaletin sağlanması mümkün değildir. Adaletin olmadığı yerde de nizam olması mumkün değildir. Hakk, ilm ve adl kavramnlarini işte böyle birbirine sıkı sıkaya bağlı kavramlar olarak algılıyoruz.

Bilgi (ilm) .->>>>>>>> Adalet (=adl)
...../\..............................\/
Gerçeklik (= hakk) .......Mizan (= denge, nizam)

(Sekil 1.1 Hakk, ilm ve adl kavramlari arasindaki baglantilar)

İslam’da ilmin çok değerli bir kazanç olduğu aşağıdaki ayetlerden açıkça anlaşılmaktadır:
3/18,22/54,6/80,7/89,65/12,20/114,35/028

İslam’da bilgiye, öğrenmeye ve düşünmeye verilen önem, aslında insana verilen önemin göstergesidir. Hz. Peygamber(s.a.) Kur’an vasıtasıyla müslamanlara ilmin önemini, öğrenmeyi ve düşünmeyi öğretmiştir, müslümanlarda miladi 8-12 yüzyıllarda matematik, tıp, fizik, kimya ve astronominin temeli sayılabilicek çalışmalarla hristiyan ve yahudilere tabiat hakkında nasıl düşünüleceğini öğretmişlerdir. Ancak ne yazik ki, daha sonradan müslümanlar kendi geliştirdikleri araştırma metodolojisini(sistamatik deney, gözlem ve ölçme sonuclarının matematikle ifadelendirilmesini) kendileri terk etmeye başlamışlardır. Bu ihmal onların kavram sistemindeki bazı bozulmalara paralel olarak oraya çıkmıştır.

Bu tür bozulmadan ilk etkilenen kavramlardan biri ilm kavramı olmuşutur. İslam tarihinde ilm kelimesi, yaklaşık 11. yuzyilda kelamcılar tarafından “ilmud-din” (= din ilmi) şeklinde bir isim tamlaması içinde kullanılmaya başlanmıştır. Buradan hareketle daha sonraları ilm kavramı, “din ilmi” ve “dünya ilmi” şeklinde kesin bir bölünmeye kadar gitmiştir. Halbuki böyle bir isim tamlamasını ne Ku’randa ne hadislerde göremiyoruz. Böylece, Kur’andaki bütünleyici ve birleştirici ilm kavramına karşılık bügün biz ikiye bölünmüş bir ilm kavramına sahip duruma gelmiş bulunuyoruz.

Bu bölünmüş ilm kavramının sonucu olarak laiklik, yani “din ve dünya işlerini birbirinden ayırma” İslam tarihinde 12. yuzyılda müslümanların düşünce ve eğitim hayatına girmeye başlamıştır. Bunun sonucu olarak da felsefe, fizik, kimya, astronomi, matematik ve biyoloji gibi araştırma konuları, din ilmi olmadığı gerekçesiyle, medereselerin eğitim programı dışında bırakılmıştır. Ne gariptir ki, bu kavramsal bölünmeyi yapan ve savunan kelamcılar BU YOLLA ISLAM’A HİZMET ETTİKLERİNİ SANMIŞLARDIR. Ancak yetiştirdikleri müslüman insan tipi, Allah’ın yarattığı şeyleri nasıl yaratmış, şekillendirmiş, duzenlemiş ve oluşuturmuş olduğu gibi konularla, yani özet olarak gerçekliğin onemli bir kısmıyla ilgilenmeyen bir insan tipi olmuştur.

Müslümanlar eğer yeryüzünde Allah’ın kulları gibi davranmak istiyorlarsa her şeyden önce 'ilm' kavramını kendi aslı boyutları içinde görmelidirler. Sonra da bilgisizliğe karşı bir kampanya, hatta savaş ilan etmelidirler. Ancak bu savaş ezberlemeye yönelik değil, arastırmaya, öğrenmeye ve düşünmeye yonelik olmalıdır. Şu halde şimdi ilk görev yeniden bakmayı, görmeyi, oğrenmeyi ve düşünmeyi öğrenmek olmalıdır.

Kaynak:
Şakir KOCABAŞ “İslam’da Bilginin Temelleri”.1997, Iz Yayıncılık. S.14-20.
(bakınız: allah (c.c), insan, sevgi, hayat, para, dünya, din, laiklik, gerçek, ney)
eclemif
15.02.2003 05:58

<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3 4 5 6

       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: İLİM nedir? İLİM kimdir?


08.08.2008 21:47:32

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » Çiçekçi   » Sağlık   » Hastaneler   » Hastane

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim