En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - ergenekon
4 - başbağlar katliamı
5 - kızlar
6 - kürt
7 - fethullah gülen
8 - kabir azabı
9 - ölüm
10 - sinan aygün
11 - ergenekon destanı
12 - dabbe tül arz
13 - satanist
14 - tuana
15 - elif
16 - ebrar
17 - faşizm
18 - ayşe
19 - megaloman
20 - lol
|
 |
İSLAM sizce ne demek, İSLAM size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: rotarlı
Eklenme Tarihi: 17.08.2002 00:39 |
ALLAH katında tek din islamdır..İslam; dünya ile ahireti, toplum ile bireyi, madde ile ruhu birleştiren tek düzen olduğundan bütün çağlar için kaçınılmaz çözüm yoludur, bundan başkasının sonu hüsrandır! .. Böylece o tam bir yaşam biçimidir, bölünüp parçalanamaz; ya bütünü alınmalı veya bütünü terkedilmelidir, kitabın bir bölümüne inanıp diğer bölümüne inanmamak olmaz....
(bakınız: ölüm, dünya, namaz, kedi, yaşam, ahiret, madde, çağla, çözüm, için)
|
T3KB1R
26.06.2008 00:29 |
Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalp, tek insan haline getiren İslâmiyet olmuş. Biyolojik bir vahdet değil bu. Ne kanla ilgisi var, ne kafatasıyla. Vahdetlerin en büyüğü, en mukaddesi. ister siyah derili, ister sarı... inananlar kardeştir. Cemil Meriç.
İşte İslamı tarif eden Ustalardan biri daha.
(bakınız: insan, büyü, cemil meriç, kardeş, arda, kalp, islamiyet, siyah, kafa, ülke)
|
@Hüseyin@
15.06.2008 12:42 |
Sonsuzluğa Uzanan Hayat Yolumuz
Allah’ a, ahiret gününe ve kutlu İslam dinine iman etmiş bir insanın Namaz kılan insanları gördüğünde hele birde genç, taptaze gönüllerin namaz kıldığını gördüğünde çok sevinmesi, içinden o insanlara özenip, imkânı olsaydı da o insanlara bir hizmetinin nasip olmasını canı gönülden istemesi imandandır. Tam tersi, birde onları gördüğünde çılgına dönen, ibadetlerini karalama ve engelleme gayretine düşen, bu anlamda toplumun kafasını karıştırmaya çalışan insanların yaptığı ise kalplerinin derinliklerinde bulunan küfür sebebiyledir. Bu insanlar en kısa sürede tövbe etmeli ve imanlarını yeniden tazelemelidir. Ve en kısa sürede efendimizin bize öğrettiği gibi dinini öğrenmeye çalışmalıdır. Çünkü dünya hayatı çok kısa. Allah’ ın sevgili dostları da ölüyor. Şeytanın dostları da. Ve bizleri sonsuz bir ahiret hayatı bekliyor. Oradaki mutluluğumuz ve mutsuzluğumuz bu dünya hayatımızdaki hal ve hareketlerimize bağlı. O zaman her ne kadar üzerimize düşen görevlerimizi tam olarak yerine getiremiyorsak da kutlu İslam dininden yana tavır almalıyız. Allah’ ın kutlu emirlerini canı gönülden kabul edip gücümüzün yettiğince uygulamaya çalışmalıyız. Kendimiz tam olarak uygulayama sakta uygulamaya gayret eden insanları sevmeliyiz. Bu insanın imanının gereğidir. Üzerimize düşen görevleri yerine getiremiyoruz diye mahcup olmalı ve gözlerimiz de yaşarmalıdır. İşte bu gibi insanları da rabbimiz sever. Yani en üst basamaktan en alt basamağına kadar İslam’ ın kutlu yolunda olan herkes İnşaAllah kurtuluşa erecektir. Ama kutlu dinimizin kutlu değerlerini beğenmeyip çağdışı kabul edenler, bedevi saçmalığı diyenler. Her fırsatta değerlerimize saldırıp elinden gelen gayreti göstererek karalayıp iftiralar savuranlar. İslam ahlakının yaşanmasını istemeyip, ahlaksızlığı yaygınlaştırmaya çalışanlar, kendilerini bekleyen sonsuz ve zelil edici, insanın iliklerini yakan ateşe hazırlasınlar. Bu ise ne büyük bir felakettir. Bir insanın “ Gir şimdi ebediyen cehenneme” hitabını duyması o zamana kadar almadığı ve ondan sonrada almayacağı büyük bir haberdir. Oysa inanmış ve güçlerinin yettiğince inancının gereğini yerine getirmeye çalışan, hataları için yüce rabbimizden canı gönülden af dileyen ve imanlarını koruyabilmiş insanların; cennetin kapısında melekler tarafından karşılanıp “ Bu gün sizler Allah’ ın misafirisiniz. Buyurun cennete” demesi o zamana kadar almadığı büyük bir müjdedir. Ve o anda yaşadığı sevinci tarif etmekse mümkün değildir. Çünkü sıkıntılarla dolu dünya hayatının sonunda, birde oraya kadar gelirken mahşer yerinde çektiği sıkıntılarla birlikte cehenneme giden insanları ve çektiği azapları görüp çok korktuğu için sonsuz bir ferahlığa ve sevince erişmiştir… İşte bu yazıyı yazmamın sebebi, siz sevgili insanlarımın ve kendimin de bu sonsuz sevince kavuşmasını canı gönülden istemem sebebiyledir! Sizleri çok seviyorum ve sizler için her şeyin en iyisini istiyorum. Ve bizleri yüce rabbime emanet ediyorum. Zira o kendisine emanet edilenleri zayi etmez. Vesileler ve sebepler yaratıp sonsuzluğa uzanan hayat yollarını ilahi nurları ile aydınlatıp emniyet içinde cennete ulaşmalarını sağlar. O zaman Kuranı Kerim i çok iyi öğrenip inceleyelim. Efendimiz bu ilahi mesajı nasıl anlayıp uygulamış? İslam alimleri nasıl yorumlamış? Çok iyi araştıralım. Son nefesimizi verinceye kadar bunu yapma fırsatımız var. Bunu çok iyi değerlendirelim. Bu anlamda canı gönülden başarılar diliyorum. Sevgi, saygı ve en içten dualarım ile!
Ahmet Namaz
(bakınız: dost, insan, sevgi, hayat, zaman, büyü, dünya, gözler, namaz, sevgili)
|
Hurma Kütüğü
27.01.2008 12:24 |
***Ümmeti Muhammed' in Veli' leri***
Benim ümmetimin Veli’ leri İsrail oğullarının peygamberleri gibidir. İsrail oğullarının peygamberlerine verilen mucizeler ümmetimin Veli’ lerine keramet olarak verildi! ” Hadisi Şerif. Bazı insanların hadisleri inkâr ederek, Veli’ leri ve kerametlerini inkâr etmeleri din düşmanlığının başka bir boyutudur! Amaç insanları Allah dostlarından uzaklaştırıp kötü emellerine alet etmektir! Çünkü Allah dostlarının verdiği Kuranı Kerim terbiyesine sahip insanları çeşitli yalanlar ile kandırıp, nefislere hitap eden sömürü ve ahlaksızlık düzenine alet etmeleri mümkün değildir. Bu nedenle din düşmanlarının ve Şeytanın ilk ve en büyük düşmanları ümmeti Muhammed’ in Veli’ leridir! Peki Veli’ leri nasıl tanıyabiliriz? Zira şeytanın dostlarından da keramet benzeri istidraç denen olaylar zuhur etmektedir! O zaman Veli’ leri nasıl anlayacağız? Onlar Kuran ahlakına sahiptirler, güzel ahlaklı, efendimizin sünnetine bağlı ve dini görevlerini en iyi şekilde yerine getiren, geçmişte eğer hataları var ise çok tövbe edip o hatalarını telafi etmeye çalışan çok gayretli insanlardır! Zaten bu Veli’ ler başka bir Veli tarafından yetiştirildiğinden icazet denilen bir belgeye sahiptir. Yani hocası tarafından insanlara İslam’ ı anlatmak ile görevlendirilmiştir. Silsile itibariyle efendimize bağlıdırlar! Çünkü efendimiz Miraç’ a çıktığında kendisine öğretilen şeylerin % 60 ını herkese öğretmesi emredildi. Zira bu kısımın herkes tarafından bilinmesi zorunlu idi! % 30 unun ise efendimizin istediği kimselere öğretilmesi istendi. Geriye kalan kısım için ise rabbimiz şöyle buyurdu “ Bunları ise kimseye öğretme, gerekirse ben onları bazı kullarıma kendim öğretirim” İşte bu nedenledir ki Veli’ lerin yolu böyle gizli ilimlere sahip bir öğretim sistemidir. Sadece ehil olan insanlara icazet verilir bu yolda. Sahtekâr kimselere asla icazet verilmez. Bu nedenle Veli’ leri tanımanın en önemli yolu Kuranı Kerim in canlı bir örneği olup olmadığı ile alakalıdır. Örneğin onlar İslam ahlakının yaygınlaşması konusunda çok gayretlidirler! İslam’ a yapılan en küçük saldırı bile onları çok fazla rahatsız eder. Demek ki onları tanımanın en önemli yollarından biride İslam’ a olan düşkünlükleridir! Birde böyle kimselere Şeytanın ve dostlarının saldırıları çok olur. Nerede ahlaksız, hortumcu, alkolik, hırsız, terörist ve yalancı insanların azgınları varsa onlara saldırırlar. Karalama ve iftira kampanyaları ile insanlığı onlardan uzaklaştırmaya çalışırlar. Zira bu Veli’ lerin yetiştirdiği Kuran ahlakına sahip insanların bulunduğu toplumda rahat rahat ahlaksızlık yapamayıp insanlığı sömüremeyeceklerdir! Bazen üveysi dediğimiz Bizzat, vesilesiz yüce rabbimizin yetiştirdiği Veli’ lerde vardır. Veysel Karani örneğinde olduğu gibi. Onlarda insanları Hakikatlere ve İslam’ a davet ederler. Halka devamlı nasihatlerde bulunurlar. Ama bunların ellerinde insanları eğitmek için bir belge yoktur. Yanlız bir belgeye sahip olan Veli’ ler bu gibi insanların farkına vardığında onların da Veli olduğunu bilir ve destek verirler. Ama bazıları hiç kimse tarafından bilinmezler. Hatta bazen kendileri bile bilmezler! İşte bu paylaştığım bilgiler dahilinde dikkatli olmalıyız. Her şey yüce rabbimiz için! Ayeti Kerimede belirtildiği gibi “ Deki, benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin rabbi olan Allah içindir” Allah a emanet olun. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum tüm insanlığa. Rabbimiz bizleri doğru yoluna ulaştırıp yolunda ayaklarımızı sabit kılsın! Hidayete erdirdikten sonra tekrar sapıklığa düşürmesin!
Ahmet Namaz
(bakınız: ölüm, dost, insan, sevgi, hayat, zaman, yalan, büyü, güzel, namaz)
|
Hurma Kütüğü
23.01.2008 12:36 |
Çok Önemli Bir Paylaşım
Sizinle bu sefer çok önemli bir anımı paylaşacağım. Bir gün arkadaşlarımdan birisi, bir hoca efendinin şöyle söylediğini bana anlattı. Günde yüz tane müslüman ölüyorsa en az % 96 sı imanlarını kaybetmiş olarak bu dünyadan göçüyormuş! Bu beni çok etkilemişti! Nasıl olurda müslüman olduğu halde insanlarımız imanlarını kaybederek akın akın sonsuz cehennem azabının içine düşerdi? İlk fırsatta o hoca efendiyi ziyarete gittim! Beni çok iyi karşıladı. Karşısında otururken sorumu sorayım diye düşündüm. Ama utandım. “Hocam bir sohbetinizde şunu söylemişsiniz, bana açıklarmısınız? ” Diyemedim. Tabiî ki bunda da bir hikmet vardı! Ben sorumu utanıp soramayacağımda, hoca efendi de bunu anlayıp sorumu cevaplayarak bazı şeyleri ispat etmeye çalışacaktı. Yoksa nereden biliyorsunuz? Soruma muhatap olacaktı! Utanıp sorumu soramadım! Mübarek nurlu gözleri ile gözlerime bakarak “ Maalesef pek çoğu imansız olarak ölüyor” diye cevap verdi! Evet ben bunu daha önceden de biliyordum. Bazı Veli’ ler Allah’ ın izni ile kalplerden geçenleri biliyorlardı! Sonra aklıma iki büyük liderimiz geldi. Kendi ilmim ışığında değerlendirdiğimde onlarında imansız olarak gittiğini tahmin ediyordum. Onları da sorayım diye düşündüm. Ama yine utanıp soramadım. Mübarek yine gözlerimin içine bakarak “ Maalesef onlarda kurtaramadı imanlarını” diye cevap verdi. O gün oradan alacağımı almıştım. Demek ki sadece dünya hayatını göz önüne alarak manevi değerlerini görmezlikten gelenler imanlarını kurtaramıyordu. Hem dünya hayatını hem de ahiret hayatını birlikte kafa kafaya götürmemiz gerekiyordu. Dünya hayatımız için çalışırken bir taraftan da ahiretteki dünyamızı kurmaya çalışmalıydık! Şimdi düşünüyorum da aydınlık yalanları ile açılıp saçılan kadınlarımız Günde bir kere bile lailaheillallah demek aklına gelmeyen, dinimizin kutlu değerlerini çağdışı kabul eden zihniyete sahip insanlarımız ne büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır! Hâlbuki demokratik Cumhuriyetimizin bizlere sunduğu barış, sevgi, adalet, merhamet ve güzel ahlak gibi evrensel değerlerin baraklaştırıldığı ortamı çok iyi değerlendirip sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzu başarılarla doldurmalıyız. Doldurmalıyız ki bu dünya hayatımızdaki imtihanımızı başarıyla tamamlayıp ölümümüzden sonraki sonsuz hayatımızda sonsuz saadeti yakalayalım. Bu anlamda siz sevgili dostlarıma başarılar diliyorum. İnşaAllah elimizdeki fırsatı en iyi şekilde değerlendirip dinimizi doğru şekilde öğreniriz. Ve öğrendiklerimizi gücümüzün yettiğince uygulamaya çalışarak sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzda emin adımlarla yürürüz!
Burada amaç insanlara karşı kötü zanda bulunup kınamak değil. Bilakis çok kıymetli insanlarımızı bu büyük tehlikeye karşı uyarmaktır. Çok cevaplar aldım. Evet gaybı Allah bilir ama Allah ın bildirdiği Veli ler de Allah ın izni ile bilir. Örneğin Kuranı Kerimde Hızır as ve Süleyman as kıssalarında bu tür olaylara işaret vardır. Arife tarif gerekmez. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum kıymetli tüm insanlarımıza. Allah a emanet olun!
ALINTI...Yüzbinlerce insanımıza gönderilmiş toplu bir mesajdır!
(bakınız: ölüm, dost, insan, sevgi, hayat, kadın, yalan, büyü, güzel, dünya)
|
Özgür*Ruh
22.01.2008 17:40 |
hadd-i zatında, bütün semavi dinlerin muhtevası aynıdır. fakat, insanoğlu, zaman-ı ademden beri halden hale geçtiği ve seviyesi bi nevi terakki ettiği için, semavi dinlerin muhtevası ise, mevcut insanların idrakine uygun bi şekilde nâzil olmuştur.
gele gele, insanoğlu; en son, tek bir öğretmenden, tek bir makamdan ders alacak seviye ve kapasiteye geldiği için, alemlere rahmet olarak son peygamber gönderilmiştir. getirdiği din ise, çok ihatalı (geniş) , çok ulvi (semavatı da içine alabilecek bir yükseklikte) ve çok hakkaniyetlidir (içinde abes bişey yoktur) . ve bütün geçmiş semavi dinleri tasdik edip onların zengin bir haritası gibidir.
(bakınız: insan, zaman, öğretmen, mavi, adem, ahmet, peygamber, insanlar, hata, gibi)
|
pertew
04.01.2008 15:28 |
ferahlık..
(bakınız: ferah)
|
ZeNaB
29.12.2007 00:00 |
Son zamanlarda Türkiye' de İslâm güçlendi diye güzel ülkemizi
terk etmek istiyenler, şunu iyi bilmelidir! Kuranı Kerim de
' Kafirler ve münafıklar istemesede Allah nurunu tamamlamak
istiyor' diye buyuruluyor! Ayrıca Peygamber efendimiz Muhammed (as)
pekçok hadisinde İslam ın ahirzamanda (içinde bulunduğumuz şu zamanda)
çok güçleneceğine dair müjdeleri var! Tüm dünyada İslam güçlenince
bu insanlar Ay' a mı çıkacaklar? Şimdi diyeceklerki ' Biz İslam güçlendiği
için değil, İslam' cılar güçlendiği için Türkiye' yi terk edeceğiz' Şunu iyi
bilmeliki Türkiye de hakiki İslam' ı İslamcı denilen insanlar uygulamaya çalışmaktadır!
İslam' ın güçlenmesini hazmedemeyen insanlarınki diet İslam dır. Yani sulandırılmışından.
Hani şu zinanın yasak olmadığı, kadınların açık saçık giyinmesinin teşvik edildiği,
alkollü içkilerin ve kumarın yasak olmadığı vede bizzat teşvik edildiği. Hakiki İslami
değerlerin kınanıp yasaklandığı diet İslam! Bu tür İslam kendisine tabi olanların
karınlarını ahirette çok felaket ağrıtır! Bu anlamda 'hakiki İslam ı nasıl öğreneceğiz? '
diye soranlara; Ömer Nasuhi Bilmen in Büyük İslam İlmihali ni tavsiye ediyorum.
Ayrıca Elmalılı Hamdi yazır ın Kuranı Kerim tefsirini incelemeyi de ihmal etmeyin!
Sonsuzluğa uzanan hayat yolumuzun başarılarla dolu olması dileği ile! Bayramınız kutlu olsun.
Sevgi ve saygılarım ile! ***Allah a emanet olun! ***
Bu bir toplu mesajdır. Binlerce kişiye gönderiyorum. Şahsi değildir!
(bakınız: insan, sevgi, hayat, zaman, kadın, türk, büyü, güzel, dünya, şimdi)
|
Ağlayan Karanfiller
19.12.2007 19:49 |
|
 |