|
|
 |
 |
|
İSTİKLAL MARŞI |
İSTİKLAL MARŞI terimi
-_-
tarafından 11.01.2003 tarihinde eklendi |
İSTİKLAL MARŞI sizce ne demek,
İSTİKLAL MARŞI size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bayan, 58 |
| Kayseri |
 |
|
|
 |
Bastığın yerleri ^^toprak^^ diyerek geçme, tanı!
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kelimeler Mehmet Akif Ersoy' un usta ellerinde nakış olup işlenmiş, onur gurur kaynağımız.
^^ İstiklâl Marşımız, ateşte açmış bir çiçektir.^^ (13.03.2007 20:21)
(bakınız: dünya, mehmet akif ersoy, cennet, ayna, vatan, çiçek, kelime, toprak, kelimeler, eller)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Bir milletin esarete, cahilliğe ve köleliğe başkadırısıdır... Özgürlüğünün ifadesidir...Allah bir daha bize, istiklal marşının yeniden yazılmasını göstermesin... (12.03.2007 23:08)
(bakınız: cahil, esin, yazı, millet, yeni, köle, daha, kadı, esaret, başka)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 72 |
|
 |
|
|
 |
mehmet akif ersoy'un en mükemmel şiiri....bundan daha iyi bi milli marş olamazdı diye düşünüyorum...12 mart 1921 de bu şiiri TBMM kabul etmiş... (12.03.2007 21:47)
(bakınız: şiir, mehmet akif ersoy, yorum, mehmet, lama, daha, mükemmel, mehmet akif, marş, tbmm)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 38 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
İSTİKLAL MARŞI VE AKİF'İN ONURLU DURUŞU
M.NİHAT MALKOÇ
Milli marşlar milletlerin bağımsızlık hareketlerini anlatan destan niteliğindeki eserlerdir. Onlar kalemle değil, ruhla yazılır. Bu marşlar milletleri bir ve beraber tutar. Yeni nesillerin ruhu bu marşların maneviyatından beslenir. Nitekim öyle de olmuştur. Türk gençleri bu marşın verdiği heyecanla düşman güçlerini büyük bir cesaretle bertaraf etmişlerdir.
Bir zamanlar 'Hasta Adam' olarak nitelendirilen ve şer güçler tarafından paylaşılmaya çalışılan Osmanlı, bir daha hasta yatağından kalkamamış, onun ruhundan ve küllerinden yepyeni bir Cumhuriyet doğmuştur. Eşi ve benzeri olmayan bu coğrafyada milletimiz adeta emsalsiz bir diriliş destanı yazmıştır. İnsanlarımız canavarlaşan bir medeniyete karşı ölüm kalım mücadelesi vermiştir. Bu mücadelede İstiklal Marşı'mız itici bir rol oynamıştır. Bu marşta ileri sürülen irade hayatın temel dinamiği olmuştur. Bu güçle bütün engeller aşılmıştır. O yıllarda yurdumuzun durumu hiç de iç açıcı değildi. Bu durumu şöyle tasvir edebiliriz:
3 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılır. 1920 yazı içinde ülke topraklarının büyük bir bölümü işgal altındadır. Ankara düzenli bir ordu kurma çalışmaları içindedir. İstanbul Hükümeti Mondros Ateşkes hükümleri gereğince orduyu terhis etmiştir. Yeni bir ordu kurma çalışmalarında ise sayısız güçlüklerle karşılaşılmaktadır.
Meclis hükümeti yeni bir ordu kurarken bu orduyu ayakta tutacak, ona moral verecek güçleri de harekete geçirme çabasındadır. Yayınlanan gazeteler halkı işgal güçlerine karşı direnmeye, birlik olmaya, cesaret vermeye uğraşmaktadırlar. Gazete ve dergilerden önemli bir bölümü hükümet tarafından satın alınarak cephelere yönlendirilmekte, mitingler düzenlemekte ve camilerde vaazlar verilmektedir. İstiklal Marşı da halkın ve ordunun moral gücünü yükselteceği düşünülerek o zamanlar gündeme getirilmiştir.
O yıllarda Kurtuluş Savaşı olanca hızıyla devam ediyordu. Henüz bağımsız olmamıştık; fakat bağımsızlığa dair inancımız dipdiriydi. İstiklal Marşı bu zor günlerimizde milletimize ruh ve heyecan kazandırdı. Türkiye Cumhuriyeti'nin milli marşı olarak kabul edilen ve okurken hepimizi heyecanlandıran İstiklal Marşı'nın öyküsünü sanırım bilmeyeniniz yoktur. Bilindiği gibi İstiklal Marşı bir yarışma neticesinde seçildi. Maarif Vekâleti 1921'de bir güfte yarışması düzenledi. Bu yarışmanın duyurusunu dikkatinize sunmak istiyorum:
'Şairlerimizin dikkatine: Milletimizin dâhili ve harici İstiklâl uğruna girişmiş olduğu mücadeleyi ifade ve terennüm için bir İstiklâl Marşı, Umur-u Maarif Vekâleti Celilesi'nce müsabakaya vazedilmiştir. İşbu müsabaka, 23 Kanun-u evvel sene 36 tarihine kadar olup bir heyet-i edebiye tarafından, gönderilen eserler arasından intihap edilecektir ve kabul edilen eserin güftesi için beş yüz lira mükâfat verilecektir. Ve yine lâakal beş yüz lira tahsis edilecek olan beste için bilahare ayrıca bir müsabaka açılacaktır. Bütün müracaatlar Ankara'da Büyük Millet Meclisi Maarif Vekâleti'ne yapılacaktır.'
Yukarıdaki duyuruyu okuyanlar eline kâğıdı kalemi alarak o zor dönemlerdeki milli duyguları terennüm etmeye başladılar. Bu hususta da adeta bir seferberlik havası yaşandı. Bu yarışmaya 724 şiir katıldı. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif; Maarif Vekâleti Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine Kahraman Ordumuza adadığı şiirini yarışmaya soktu. TBMM'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda Mehmet Akif'in şiiri oybirliğiyle milli marş olarak kabul edildi.
Bu güzide marşın bestesi de bir yarışma neticesinde belirlenmiştir. Bunda da asıl gaye en güzeli elde etmekti. Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 müzik adamı katıldı. 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu.
Takdir edersiniz ki İstiklal Marşı'nın tılsımlı bir manası ve ruhu vardır. Milletimizin hemen her ferdi onun atmosferine girince kendinde bambaşka bir güç ve inanç bulmaktadır; adeta başkalaşmaktadır. Büyük küçük hemen her yaştan öğrencimiz onu büyük bir zevk ve iştiyakla kısa zamanda ezberlemektedir. Benim yedi yaşındaki kızım Gülşah da bir hafta gibi kısa bir sürede bu marşın on kıtasını da ezberlemiş, bu arzusu beni ve çevremizdekileri çok şaşırtmıştır. Demek ki İstiklal Marşı bildiğimiz şiirlerden değildir. Çünkü onun her kelimesi büyük bir inançla ve titizlikle seçilmiştir. Bu marş çoraklaşan ruhlarımızı yeşertmiştir.
İstiklal Marşı şairi Akif'in hayatı her bakımdan bizlere örnek teşkil edecek niteliktedir. Onun İstiklal Marşı yarışması sırasındaki kararlı ve şahsiyetli duruşu gençlerimize aşılanmalıdır. Bunu başarabilirsek pırlanta gibi bir nesil yetiştirmiş oluruz. Akif bu nesle 'Asım'ın Nesli' diyordu. Bu ülke ancak böyle bir nesille düzlüğe çıkabilir. Geleceğimiz bu nesille aydınlık ufuklara açılacaktır. Akif'in dediği gibi Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin. Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olsun. (08.03.2007 23:36)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay |
|
 |
|
|
 |
M.Akif Ersoyun Türk Milletine Armağan Ettiği Muhteşem Eser...
T.C Vatandaşı Birinin Bu Marşı Okurken İçininin Sızlamaması Mümkün Değildir.
Ben Ezelden Beridir Hür Yaşadım Hür Yaşarım,
Hangi Çlgın Bana Zincir Vuracakmış? Şaşarım! (04.11.2006 13:56)
(bakınız: türk, vatan, oyun, millet, yaşar, lama, inci, için, incir, mama)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 20 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
bağıra bağıra gözyaşlarıyla coşkyla söylediğim marş...
basayev_34@hotmail.com (27.10.2006 23:27)
(bakınız: söyle, marş, hotmail)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"İSTİKLAL MARŞI" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|