|
|
 |
 |
|
JEAN DE LA FONTAİNE |
JEAN DE LA FONTAİNE terimi
pReNs_iP
tarafından 01.07.2003 tarihinde eklendi |
JEAN DE LA FONTAİNE sizce ne demek,
JEAN DE LA FONTAİNE size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x, 21 |
|
 |
|
|
 |
kölesinin kölesi olan bir efendinin kölesinin hayranı, ve anlatılarını kağıda döken yazar kişi.... çok sesli oldum (25.10.2008 19:18)
(bakınız: esin, köle, yazar, efendi, ayran, hayr, atıl, hayran, anlatı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
karıncaya 'sen ağustos böceği gibi saz çalıp gezme, kış için çalış ve yiyecek depola' diyen yazar kişi... ünlü fabl yazarı... çocukluk vazgeçilmezi... (19.10.2008 16:17)
(bakınız: çocuk, gibi, karınca, için, yazar, ünlü, çocukluk, ağustos, çalı, karı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 25 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
Bu adamın güzel bi sözü mış.
bi masalında kullanmış hatta:
Ne kadar büyük de olsa keder,
Zaman kuşunun kanatlarına biner gider. (31.05.2007 00:44)
(bakınız: zaman, büyü, güzel, masal, adam, aman, keder, asal, masa, ne kadar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x, 88 |
|
 |
|
|
 |
KARINCA VE AGUSTOS BÖCEĞİ.
ÇİN ERSİYONU
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kıs gelir. Karınca sıcacık yuvasında karni tok bir şekilde kişi geçirirken, Ağustos böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür.
FRANSA VERSİYONU
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kıs için evini, yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın çal oynasın barlarda yazı geçirir. Ve kış gelir. Karınca sıcacık yuvasında karni tok bir şekilde sıcacık kişi geçirmeye hazırlanırken kapı çalar. Bakar elinde bavulu ağustos böceği; -Ne haber aptal komsum? Kışı geçirmek için Karaib Adaları’na gidiyorum da, bir isteğin var mı sorayım dedim. Hadi bana eyvallah.
TÜRKİYE VERSİYONU
Karınca bütün yaz çalışır evini, yiyeceklerini hazır eder.Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder, vur patlasın, çal oynasın yazı geçirir.Ve kıs gelir.Karınca sıcacık yuvasında karni tok bir şekilde kişi geçirirken,ağustos böceği bir basın toplantısı düzenleyerek,
‘Etrafta onca aç ve üşüyen varken, karıncalar nasıl bir vurdumduymazlıkla sıcacık yuvalarında yasayabiliyorlar’diye olayı kamuoyunun vicdanına sunar.
–ATV, KANAL D, STAR zavallı aç ve açıktaki ağustos böceği ile karni tok sırtı pek karıncanın resimlerini yan yana yayınlayarak tarafları tartışmaya davet eder.Türkiye olayın şokunu yasamaktadır. Nerededir bu devlet? YBKD(Yeşil Böcekleri Koruma Derneği) ‘den bir temsilci Ati’deki TEKETEK programına çıkarak otuz yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin sırf yeşil renkli olmalarından kaynaklandığını anlatır.
Dünyanın en taninmiş Nobel ödüllü yazarımız Orhan PAMUK ve taninmiş aydınlarımız olayı Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye’yi kınarlar.Konu Bakanlar Kurulu’nda tartışmaya açılır ve Başbakan KANAL D ye verdiği özel demecinde ‘Daha önceki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları göz ardı edilen değerli ağustos böceği kardeşlerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yasamaları için gerekenler yapılacaktır. ” der.Diğer yandan Reha Muhtar karıncayı canlı yayına çıkararak,’Reklâmını yapmak için zavallı bir ağustos böceğinin içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun? ’ diye bir güzel haşlar.Ertesi akşam TEKE TEK’te ise ‘Ağustos böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nereye akladın, öt çabuk’diye Fatih ALTAYLI’ dan dan bir güzel dayak yer.
Karınca en sonunda çareyi yurtdışına kaçmakta bulur.Ve ağustos böceği onun evine yerleşir, yiyeceklerine konar, eşyalarının üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider.
Ve güzel ülkemizde tarafsız ve doğrucu (!) medyamız sayesinde adalet yerini bulur. (mu?)
“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”
M. Kemal ATATÜRK.....................................(alıntı*) (25.03.2007 17:41)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 20 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
Hocası,Aisopos’tur…
Filozof Aisopos. (01.01.2007 21:14)
(bakınız: filozof, hoca)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 26 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Bir dala konmuştu karga cenapları;
Ağzında bir parça peynir vardı.
Sayın tilki kokuyu almış olmalı,
Ona nağme yapmaya başladı:
“-Ooo! Karga cenapları,merhaba!
Ne kadar güzelsiniz,ne kadar şirinsiniz!
Gözüm kör olsun yalanım varsa.
Tüyleriniz gibiyse sesiniz,
Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.”
Keyfinden aklı başından gitti bay karganın.
Göstermek için güzel sesini
Açınca ağzını,düşürdü nevalesini.
Tilki kapıp onu dedi ki: “Efendiciğim,
Size güzel bir ders vereceğim:
Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir,
Bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.”
Karga şaşkın,mahcup,biraz da geç ama,
Yemin etti gayrı faka basmayacağına..*
*şu 'ooo, karga cenapları merhaba'
kısmı yok mu çok komik geldi bana..
bu metnini ilk defa gördüm.
ilkokulda böyle değildi.. (13.11.2006 13:39)
(bakınız: yalan, güzel, bira, okul, esin, koku, gibi, komik, merhaba, karga)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"JEAN DE LA FONTAİNE" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|