|
|
 |
 |
|
KANSER |
KANSER terimi
*zaman*
tarafından 16.01.2003 tarihinde eklendi |
KANSER sizce ne demek,
KANSER size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| Bay, 38 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
KANSER CİNAYETLERİ
M.NİHAT MALKOÇ
Günümüzde hastalıklar arttı. Eskiden bu kadar çeşitli hastalıklar yoktu. Çünkü her şey doğaldı. Artık ne yediğimiz gıdalar, ne de soluklandığımız hava doğaldır. Hormonsuz meyve ve sebze bulmak nerdeyse mümkün değildir. Onun içindir ki çocuklar doğar doğmaz hastalanıyor. Hatta bazıları hasta doğuyor. Oysa eskiden insanlar köylerde yaşardı. Doğal gıdalarla beslenirdi. Yayla peynirini yer, buz gibi suyu içerdi. Nerde o günler? Stres sağlığımızı tehdit ediyor. Bunalımlar içerisinde zaman öldürüyoruz. Hayatından memnun olan pek az… Bugünlerde şehirlerde hapis hayatı yaşıyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi tabiî değil.
Çağımız hastalıklarla boğuşma çağı... Bu çağın en büyük ve en tehlikeli hastalığı da şüphesiz ki kanserdir. Son yıllarda tüm yurtta, özellikle de Karadeniz’de büyük kanser vakaları patlaması var. Özellikle Çernobil faciasından sonra bu hastalık aldı başını gidiyor. Her ne kadar yetkililer Çernobil’i kanserle ilişkilendirmiyorsa da bu doğru değildir. Bizim etkili ve yetkililer bu gibi bilgileri hep örtbas etmişlerdir.
Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebepleri üzerinde çalışılsa da pek çok konu hâlâ belirsizliğini korumaktadır. Ülkemizde 1970’li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında dördüncü sırada yer alan kanser, son yıllarda kalbe dayalı hastalıklarından sonra ikinci sıraya yükseldi.
Kanser, vücut hücrelerinin bir hastalığıdır. Normalde, tüm hücreler sistemli ve denetimli bir şekilde bölünür ve kendi kendilerini yenilerler. Kanserde bu olay denetim dışı kalır, hücreler kontrolsüzce bölünerek tümör tabir edilen bir yumru oluşturur veya lösemilerde olduğu gibi çok fazla miktarda lökosit(akyuvar) hücresi ürer. Onkologlara göre kanserin sebepleri evresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, virüsler gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler. Vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir. Erişkinlerde her yıl 100 bin nüfus için 150-300 kişi kansere yakalanır. Ülkemizde her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığı tahmin edilir. Fakat bu sayı son yıllarda katlanarak artmıştır. Resmi istatistikler gerçekleri yansıtmamaktadır.
Kanser olan kişiler için düşünülen ilk tedavi kemoterapi(kimyasal tedavi) ve radyoterapidir. Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için anti-kanser (sitotoksik) ilaçların kullanılmasıdır. Kemoterapi, kimyasal madde(ilaç) ve tedavi kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Bu tedavide mevcut bulunan yaklaşık kırk değişik ilaçtan seçilen bir veya birkaç ilaç uygulanır. Kemoterapi, kanser tedavisinde, tek başına veya cerrahi işlemle ve radyoterapi(ışın tedavisi) ile birlikte uygulanabilir. Maalesef kemoterapi ilaçları vücuttaki normal hücreleri de etkileyebilir ve kimi zaman hoş olmayan yan etkilere yol açabilirler.
Son yıllarda kemoterapi konusu iyiden iyiye tartışılmaya başlandı. Faydasından çok zararının olduğunu söyleyen doktorlar çıktı. Ben doktor olmadığım için bu konuda yorum yapamayacağım. Sizlere bununla alakalı yazılmış bir kitaptan söz edeceğim. “Kanser Cinayetleri” adını taşıyan kitap Yaşar Gören tarafından kaleme alınmış. Ozan Yayıncılık tarafından yayınlanmış. Kitap 272 sayfadan meydana geliyor. Kitapta kanser tedavisiyle ilgili çok enteresan konulara değiniliyor. Bunları okuyunca insanın tüyleri diken diken oluyor. Kendisi tıp doktoru filan değil. O bir gazeteci… En mühimi de bir kanser mağduru. Eşinin meme kanseri olması yüzünden bu konuya eğilir olmuş. Yazar, kitabıyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Bu kitap; her şeyden önce, kanserden korunmak amacıyla belirlenmiş doğru beslenme yöntemleri ve alternatif tedavi biçimlerini ortaya koymakla birlikte; alternatif tedaviye övgü kitabı değildir. Kitapta bulunan verilerin tek amacı; Dr. Ivan Illich’in 'Ölüm, acı ve hastalık insan olmanın bir parçasıdır ve kültürler insanlara bu üç sorunla baş etmenin yollarını öğretir.' sözünden yola çıkarak, insanın bu doğal süreçlerini müthiş rant(getirim) mekanizmaları ve bir endüstri haline getiren, aslında çok da karmaşık ve pahalı olmayan tedavi yöntemlerini insanlardan gizleyerek kendi kasalarını doldurmanın peşinde olan, ulusal ve uluslararası 'şebeke'leri deşifre etmektir.
Eşimin kansere yakalanmasıyla birlikte bu hastalık hakkında çok şey öğrendim. Ve benim bildiklerimi kamuoyu da bilsin anlayışıyla her şeyi yazıya döktüm. Ben, tıp kitabı yazmadım. Tıp suçlarını yazdım. Kanser suçlarını yazdım. ‘Kanser Cinayetleri’ adlı kitabım, tıbbî polisiye sayılabilir. Bu kitap kendi türünün ilk örneğidir. Yazdıklarım tamamen belgelidir. Yorum yoluyla inkârı mümkün değildir. Eleştiri getirenler, çapları yetiyorsa belgeleri çürütsünler de görelim.
Evet, ben bu kitapta açık şekilde söylüyorum: Kanser hastalarını, kanser değil, kanser tedavisi öldürüyor. Kemoterapi öldürüyor, radyoterapi öldürüyor. Kanser hastalarına da yakınlarına da şunu söylüyorum: Bu tedavilerle ömrünüz uzamıyor, tersine kısalıyor. Bu tedavilere hiç başlamayın. Başlamışsanız derhal bırakın. O hastaneden hemen çıkıp evinize dönün. Çünkü geri dönüş mümkün değildir. Kemoterapi ve radyoterapinin öyle yan etkileri var ki, hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmaz. Birkaç yıl yaşasanız bile kısır kalırsınız. Bir daha çocuğunuz olmaz. Kalbiniz, karaciğeriniz, böbrekleriniz, akciğerleriniz, kemik iliğiniz tahrip olur. Kemoterapi ya öldürür, ya da sakat bırakır.”
Mağdur gazeteci-yazar böyle diyor. Bu konuda benim de kanaatim alternatif tedavi yöntemlerine başvurmanın isabetli olacağı yönündedir. Çünkü ilaçlar da bitkilerden yapılıyor; sonra bir sürü katkı maddeleriyle zenginleştiriyorlar. Oysa doğal yoldan bitkisel tedaviye yönelirsek belki de daha güzel neticeler alınacaktır. Ben şahsen doktorlarımıza güveniyorum. Fakat Yaşar Gören’in sözlerinin de yabana atılmamasını istiyorum. Allah bizleri bu dehşetli hastalığın şerrinden korusun. Aman ha! ... Sağlığınızı ihmal etmeyin. Sağlıklı ve huzurlu günler sizlerin olsun. (16.07.2006 13:33)
(bakınız: ölüm, insan, çile, hayat, zaman, büyü, bugün, deniz, gerçek, çocuk)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
kanser ALLAH tarafından kula verilen bir hastalıktır.kul her ne kadar suçu kendinde bulsada.doğuştan olanlarda var.ALLAH şifası olmayan bir dert vermez insana.kanser olan bir insan hiç bir zaman şikayette bulunmasın.dua ile kanseri atlatan çok kişi var.ALLAHA dua et.şifa iste.muhakkak geçecektir.işte kanserin ilacı bu.tıbbi ilaçlar sadece vesiledir hastalığın geçmesi için. (04.06.2006 01:39)
(bakınız: insan, zaman, arda, araf, dert, sade, hasta, hastalık, sadece, doğu)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Usaya ucup aya bayrak dikebiliyorus, dir dügmeye bazip binlerce insan öldüre biliyorus, insana sarar veren madeler (sigara, icki, esrar) ürete biliyorus ama kansere karsi bisey yapamiyorus. neden? cünkü yapmak istemiyorus....kanserli olmaza ilaclar nasil satilacak, para nasil yapilacak? ? (02.06.2006 21:32)
(bakınız: insan, para, esra, sigara, neden, bayrak, esrar, kars, eren, asil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 47 |
| Yalova |
 |
|
|
 |
kalleş,adi şerefsiz,sinsi,aşağılık hastalık, gözyaşlarıyla beslenen canavar,doğmamış çocuğun bile katili.. (21.05.2006 23:32)
(bakınız: hasta, hastalık, şerefsiz, şeref, canavar, sinsi, bile, ılık, katil, kalleş)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 33 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
hala care bulunamamıs olması bence tamamen yalan,kapitalist sistem kar amaclı calısır,iyileşen hasta kayıp müşteridir.bir cerrah arkadasım 20 yıl sonra kanser yuzunden kadınların memelerinin kesilip alındıgını duyan yeni doktorların kapitalizmi lanetleyecegini söyledi.xacer kardesimede gecmiş olsun demekle yetinebiliyorum maalesef,karadeniz deki faciayıda kapitalist devlet örtbas etmiştir,cernobil kazasının gercek etkilerini hepimiz yeni göruyoruz. (05.12.2005 02:11)
(bakınız: kadın, yalan, deniz, kadınlar, kapitalizm, yorum, devlet, emek, demek, emel)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
kanserin ne demek olduğunu bilmiyorum aslında.ama eğer bir karadenizliyseniz;
kanser ölüm demektir,gencecik dul kadınlar,kundakta öksüz yetim çocuklar demektir,kaybedilen kardeş,anne,babadır
ve
kanser kazım koyuncular demektir.10,20,30 yaşında kazım koyuncular.
bana göre kanser az bulunan kıytırık bi kanser türü yüzünden ne içkisi ne sigarası olan 39 yaşındaki dayımı kanser kurban vermekdir. ve kanser her öksürdüğümde acaba kansermiyim diye koşmaktır
hayatnız boyunca
kesik kesik öksürmemeniz
dileğiyle (03.10.2005 20:38)
(bakınız: ölüm, hayat, kadın, anne, baba, sigara, deniz, kazım koyuncu, çocuk, kadınlar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 23 |
|
 |
|
|
 |
Sadece pençesi altına aldığı kişiyi değil bir aileyi yıkmayı başarabiliyor... Kanser sadece bir hastalık değil... İnsana çok şeyi gösteriyor.. Mesela umut. Umudun hiçbirzaman kaybedilmediğini... Ve güçlü olmayı. Dimdik ayakta olmayı....
İnanç... Eğer inanç varsada olayın %50si bitiyor..... (14.08.2005 00:47)
(bakınız: insan, zaman, umut, aile, sade, inanç, hasta, sela, hastalık, eğer)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"KANSER" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|