Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              kayseri sarıoğlan burunören köyü nedir?
Yeni Terim Ekle

Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
KAYSERİ SARIOĞLAN BURUNÖREN KÖYÜ KAYSERİ SARIOĞLAN BURUNÖREN KÖYÜ terimi
tarafından 12.10.2009 tarihinde eklendi
KAYSERİ SARIOĞLAN BURUNÖREN KÖYÜ sizce ne demek,
KAYSERİ SARIOĞLAN BURUNÖREN KÖYÜ size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
BayAntoloji Gez.. Offline
Antoloji Gezgini
0 person liked.
0 person did not like.
Burunören, Sarıoğlan

Burunören, Kayseri ilinin Sarıoğlan ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgileri Burunoren. com, ve Igdeli.de sitesinden Av. Mahmut ERDEMtarfindan alinim buraya kayit edildi.

A.Köyün adi:

Burunören adının kelime anlamını iyi anlamak için, önce bitişik olan iki kelimenin ayrı ayrı anlamlarına bakmak lazım. O zaman gerçek anlamı daha iyi anlaşılır. Bu iki kelimenin bir araya gelmesiyle oluşan ve öztürkçe olan Burun ve Ören kelimelerinin ortak adıdır. Burun kelimesi herne kadar canlıların koku olma organı olarak bilinsede, burada kara parçalarının akarsu ve denizlere olan girintilerine verilen ad anlamındadır. Viran kelimesinin Türkçe anlamı ise, ören olmuş , yıkılmış ve harabe anlamındadır. Bu iki kelimenin ortak anlamı ise; Kızılırmak içine doğru uzayan kara parçası üzerinde kurulmuş ve ören kalmış bir köy anlamında- dır. Burunören’de yaşayan köy halkının dedeleri buraya gelip yerleştkleri zaman bugünkü köyün yeri için değil, bu adı ve benzet- meyi köyün yukarısında bulunan Acerkıraç mevkindeki eski harabe ve yıkıntı köy için söylemişler. Bugün kü köy ile bu eski yerleşim yeri arasında ise takriben sekiz yüz metre mesafe vardır. Yani oradan aşağıya Kızılırmağ’a yakın bir yere yerleşmişler. Önceki tarihlerde bu yerleşim yerinde yaşamış millet ve toplumların buralara ne isim verdiğini, bundan önceki adını bilmiyoruz. Eski kayıt ve arşivlerdede rastlanmadı. Tek bilinen Cumhuriyet öncesi Osmanlı devleti zamanındaki kayıtlarda Burunören köyü’- nün adının Burunveren ve Burunviran olarakta geçtiğidir.

Osmanlı Devletinin 1530 yılında yaptırdığı tahrir defterlerinde Anadolu topraklarında bilhâssa Yörük ve bir kısım Avşar topluluk- larının ikâmet ettikleri sayılamıyacak kadar küçük yerleşim yerlerinin adının “ viran „ veya “ören „ olarak sıkça geçtiği görülmek- tedir. Bunların başında genellikle Çukurova bölğesi, Maraş, Amasya, Çorum ve Bozok sancakları bunların başda gel- mektedir. Buradan şu anlâmı çıkartmak gerekiyor. Aynı bölğelerde yaşamış bu insanlar her nere gittilerse sürüp gelen alışkınlık- larından dolayı ; o bölğenin coğrafi yapısına göre Karacaviran, Depecikviran, Alınviran, Belviran, Kesmeviran, Kızılören ve Hãcı- larviran gibi isimler vermişler. Bugün Yozgat iline bağlı Burunören adında bir köy daha vardır. Diğer taraftan asıl ilğinç yanı ise; içinde yaşayan çoklarının bilmediği ve başka yörelerde Karpınar, İğdeli, Yerlikuyu, Körkuyu, Kaleköy, Karaözü ve Burunören köyününde içinde olduğu yedi aşiretin zamanla konup bugün yaşamakta olduğu bölğeye yukarıdaki düşünce ve savı doğrular nitelikte olarak « Avşar Alanı » denilmesidir.

Sadece eski kuşaklarca ve genellikle aynı yıllarda Corum Alaca ve köyleri ile Yozgat’ın bir çok köylerindeki Türkmen köylülerince bilinen bu isim ne yazıkki 1960 yılından önce köyde dünyaya gelmiş olsalar dahi, bugün hemen hiç kimse ne kendi- lerinin bir Avşar, nede köylerinin bir Avşar köyü olduğunu bilmemektedirler. Bildikleri tek şey Karaözü’lü komşularımızın yaptık- ları şakalardan dolayı kendilerini aslında aynı anlama gelen Türkmen olarak tanımalarıdır. Yaşlı insanların anlatımlarından köy halkından bazıları köyün içecek suyunun olmamasından dolayıda köye Burunören adı verildiğini söyleselerde bu sav gerçekleri yansıtmamaktadır. Çünkü köyün kuruluşuna karar veren ilk kuşak, içme suyunu sorun olarak görmemişler vede o zaman yerle- şip yaşayan insan sayısıda azdır. Eğer o günlerde su sorun olsaydı ; zaten bütün köylerin boş olduğu o yıllarda başka yörelere gider ve oralara yerleşirlerdi. Buradanda anlaşılıyor ki köye verilen Burunören adının susuzlukla hiç bir ilğisi yoktur.

Doğup büyüdüğümüz Burunören köyünün ören kaldığını hemen her yaşlı kadın ve erkekten dinleyerek büyüdük vede görüp şahit olduk. İlk olarak bir kaç hane olarak gelip yerleşen bu köy; aşama aşama önce mezra daha sonra, artan nüfusuyla bir zaman sonra köy olmuş.Fakat ülkede bitmek, tükenmek bilmeyen savaşlar nedeniyle zaman içerisinde genellikle erkek nüfus yok olup gitmiş. 97 harbi olarak bildiğimiz Osmanlı - Rus savaşı sonrasındaki onu takip eden yıllarda erkeklerin ; Yemen, Filistin, Fas, Trabulus Garp savaşlarında ve arkasından başlayan Kurtuluş savaşı nedeniyle seferberlikte hepsinin şehit olup, çephelerde kalmasından dolayı, gerçektende hepsinin ocağı “ Kör„ köyleride “ Ören„ olmuş. Bu yetmiyormuş gibi bir de bunların üzerine eklenen çaresi bulunamıyan bulaşıcı hastalıklardan ölen kadın ve çocuklardan dolayı köyün nüfusu hızla azalmıştır.

1925 yılına kadar son elli - altmış yıl içerisinde Burunören köyünde yaşayan insanların çeşitli nedenlerden dolayı azalmasıyla, çok sayıda hane sahipsizlik nedeniyle yıkılıp adına uygun olarak ören olmuş; savaş sonrası Burunören çoğunluğu; kadın ve çocuk lardan oluşan kimsesizler, boynu bükükler ve çaresizlerin beraberce yaşamaya mecbur olduğu bir köy haline gelmiştir. Tarlasında, bağında, bahçesinde yaşlı erkek, dul kadın ve öksüz çocukların karınlarını doyurabilmek, yaşamak için anası, bacısı ve küçük kardeşleriyle beraber yıllarca mücadele etmişlerdir. Daha sonraki yıllarda dullar beldesi haline gelip, azalan nüfus nedeniyle bol tarla ve arazilere sahip olan Burunören köyü,peşi peşine devam eden savaşlardan kurtulup gelen veya savaştan firar edip kaçıp gelen yakın köylerdeki erkekler tarafından, babalarından kalan malları üzerinde ziraat etmek, o mülklere sahip olmak için akına uğramıştır. Bunların hepsi köylerini terk ederek evlilik yapıp içgüveği olarak evlendikleri dul kadınların babala- rından veya kocalarından kalan Burunören’deki evlerine yerleşmişler. Bu evlilikler sonuncu 1960 lı yılların başlarına kadar çoğa- lan nüfus nedeniyle yapılan bir ilkokul kafi gelmemiş, köyün çocukları ek sınıflarda veya boş köy evlerinde öğrenim görmeye mecbur olmuştu.

Burunören köyü savaş sonrası ençok nüfusu 1965 yılında barındırmıştır. Nüfus sayımına göre 397 kişi olan bu sayı , otuzbeş yıl sonra sadece 93 kişidir, fakat daha sonraki yıllarda Burunören köyü fakir halkın başka yerlere iş bulup çalışmak için köyü terk etmesi neticesinde ne yazıkki yine adına uygun bi r şekilde ören kimliğine bürünmüştür. Hani bir atasözümüz varyaa.... KARGAYA YAVRUSU ŞAHİN GİBİDİR diye. Adı Ören' de olsa, viran'da olsa orası bizim köyümüz.

B. KÖYE iLK YERLEŞEN KABiLELER : Moğal’ların baskısı ve ağır verğilerinden aşırı derecede sıkılan Oğuz’ ların Avşar olarak bilinen Türkmen boyları, son olarak yaşadıkları bölgelerden, ellerindeki tek sermeyeleri olan develeri, koyunları ve keçileri ile Asya topraklarından ayrılıp başka diyarlara gidip oralarda yaşamlarını istediği gibi serbestce sürdürmek amacıyla ayrıldılar. İlk durakları olan Horasan ve çevre- sinde uzun yıllar yaşayan bu Avşar topluluğu, oradada huzurlarının kaçması üzerine göç kararı aldılar. XI. yüz yılın sonlarına doğru ilki olmak üzere Anadolu’ya Türk boyları akın akın göç etmeye başladı ve 13.yy. da da devam etti.

Anadolu ’ya akın eden, önü arkası kesilmeyen Selçuklu Türklerinin içinde her boydan topluluklar aşiretler vardı. İşte ikinci dönemde gelip daha önceden gelerek kendilerine yer, yurt, bark edinerek yaşamlarını sürdüren, aşiret beylerine ve obasına komşu olan boylarda vardı. İkinci dönemdeki göçler ile gelen Kutbeg Avşarları olarak bilinen boylardan birisi de bunların içindeydi ve Hamed uşaklarıda bu Avşar boylarındandır.

Hamed; Kuzey Suriye toprakları içerisinde Haleb bölgesindeki Tell - Zivan ve Tell Şammar bölgesinde yaşarken, oba içerisinde çok genç yaşlarda olmasına rağmen, gücü ve yeteneğini değerlendiren aşiretin ileri gelenleri tarafından obanın başına getirilen bir Türkmen başı, bir oba beyidir. Adından kısa zamanda söz ettiren Hamed Kutbeyi Avşar çemaattın- dan bir bey olup ; Hamed ve onun aşiretine yaşadıkları o yörelerde Hamed oğulları manasında Hamed Uşağı denilmiş.

Hamed ve uşakları 11. yüzyılların sonlarına doğru Anadolu’ya göç edip, önce Halep daha sonra Maraş çevresinde göçer olarak yaşayan Türkmen boylarındandır. Yaşadıkları o bölgelerde Avşar’ lar olarak tanınırla r. Antakya, Halep, Gaziantep Elbistan çevresinde iki yüz yıldan fazla yaşamışlar ve zaman içerisinde yarı yerleşik olarak bir hayat sürdürerek o bölgede çok geniş toprak ve fazla nüfusa sahip olmuşlardır. Üç yüz yıla yakın bir zaman içinde göçer olarak yaşamlarını sürdü- ren Hamed uşakları ; yaşadıkları yıllarda bölğe topraklarında hüküm süren, önce Eyübi’lerin daha sonra Dulkadır oğulları Beyliği , Mısır’ daki Memlük Türk Devleti ve Osmanlı devletinin idaresi altında yaşamışlardır. Bir yaşam tarzı olan göçerlerin, göçleri esnasında geçtikleri bölgelerdeki, bağ - bahçe ve ekili tarlalara verdikleri zararları önlemek amacı ile Osmanlı devletinin bölgeye gönderdikleri vali gibi devlet yöneticilerinin önlem olarak, çıkardıkları iskân yasaları karşısında diğerleri gibi Hamed’in uşakları ve torunlarıda diğer Türkmen aşiretleri gibi yerleşmek zorunda kaldılar.

Burunören’de Hamed, Emir Hoca ve Göçer Alioğullarının atası olan Hamed’ in dedelerinin 15. yy. da yerleşik düzene geçtikleri görülmektedir. Hamed kardeşleri ve yakınları yer , yurt ve bark edindikten sonrada koyun keçi gibi küçük baş hayvan sayısını azaltıp, develeri ile taşımacılık yapmaya başladılar. Emir Hoca ve Göçer Alioğullarının geçim kaynağı böylece güneyden kuzeye develeri ile mal taşımakla ve satmakla başladı. Bu taşımacılık aynı zamanda gelecek yıllarda Hamed Uşakları' nın yaşam- larını sürdürüp, tohumlarInI yeşertecek yerleri ve yurtlarıda belirlemeye yardımcı oldu. Fakat Avrupa’da ve Anadoludaki hız- lı değişim ve gelişmelere uyum sağlayamayan halk arasında, idare ve yönetime karşı toplumsal olayların bir türlü sonu gelmiyordu. Bu aşiret mensubları her ne kadar olayların içine girip, aktif olarak katılmamış olsalarda, olaylar onlarıda etkile- mişti.

Anadolu’nun her tarafında ceryan eden olayları bastırmak için, Osman lı yönetiminin giriştiği katliamlar karşısında aynı kandan olan bu aşiretin insanlarınıda etkilemiştir. Dahası Anadolu’ya ilk gelip yerleşen Türkmen’ler ile sonradan göç gelenler arasında ihtilaflar çıkmıştır. Çeşitli nedenlerle başlayan ve başlatılan bu olaylardan biriside Burunören’deki Emir’ler sülâlesinin ve çevre aşiret köylerin göç nedeni olarak gösterdiği Kuğu kızın hikâyesidir.

Çevre köylerdeki aşiret mensuplarınında aynı anlatım ve ifadelerine göre yönetim bakımından Osmanlı devletine bağlı olan Halep Hamovası’nda, başka bir aşiret beyinin çok güzel bir kızı varmış. Bu kızla evlenmek isteyen gençler arasında çıkan kavga kısa zamanda büyüyüp genişlemiş. Kavgaya büyüklerinde girmesiyle silahlar çekilmiş ve Kuğu kız için çıkan çatışmada bir kaç kişi silahla vurularak öldürülmüş. Ölen hanği taraftan bilinmez ama bugün köye ilk gelip yerleşen Emir’ler sülâlesi ve aşirettin diğer mensupları çareyi orayı terk etmekte bulmuş. Çatışmaya katılan Avşar aşireti yüzlerce koyunları, malları ve develeriyle Halep’den göç etmişler.

Yaşadıkları bölğede Hamed uşağı olarak bilinen Göçer Ali oğulları ile kardeşi Emir Hoca karısı ve üç oğlu ile diğer sülâlelerle beraber Gaziantep üzerinden Maraş’a oradanda konup göçerek Kayseri il sınırlarına girer. Geçtikleri yerlerde konaklayarak ilerleyen Avşar - Türkmen aşiretinden olan bu aile, beraber göç ettikleri diğer sülâlelerden aileler ile beraber göçün kış mevsi- mine rastlamasından dolayı, göç Karahıdırlı denilen köye gelip yerleşmişler ve 40 ile 70 yıl kadar orada yaşamışlar. Fakat bazı nedenlerden dolayı oradaki Avşarlarla araları açılması üzerine barınamayan Hamed Uşakları bir ilkbahar sabahı oradan hareket edip, bugün kü Burunören köyü topraklarına gelir ve yerleşirler. Aşiretten bazı aileler o zamanlar tamamen boş olan bugün aşiretler dediğimiz ; çevre köylere yerleşirken, Emir Hoca, kardeşi Göçer Ali ile Burunören’e yerleşmek için ilk kazmayı 1720 li yıllarda oğullarından Emir Ali - Hamed – Maça İbrahim ile beraber vurmuşlar.

Develerinin yemesi için Kızılırmak yatağındaki alabildiğine büyüyen yılğın ağaçlarını, boş kullanılmayan uçsuz bucaksız tarla- lardaki kanğal ve kertivan dikenlerinin hevesine, içmek için suyu olmamasına rağmen Burunören köyünü diğer çevre köylere nazaran yerleşmek için en uygun yer olarak seçen Emir Hoca ve kardeşi Ali ilk yıllarda göçer yaşamayı dener. Fakat daha sonraki yıllarda kendisi için ev, sürü koyunları için ağıl ve malları için büyük ahırlar ile develerin barınması için develikler yapa- rak yerleşmişler. Bu sülâleden Hamed’in oğlarından Ali’nin adı Antakya ve Gaziantep iline bağlı Kilis’in köylerinde Göçer Alioğul- ları olarak tanınırken, diğer oğlu Emir Burunören’e yerleştikten sonra Emir’ler olarak tanınmış ve yaşadıkları yerlerde, birer sülâle oluşturmuşlardır..

Hamed diye bilinen ve bu sülâleye adı verilen asıl kişinin, kaç kardeşi olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, Burunören’e kadar gelip adını duyuran iki oğlundan biri olan Emir adındaki, Emir Hoca adı ile tanınan oğlu ve yine kendi adı ile tanınan Hamed’ dir. Bizce tanınmayan diğer evlatları büyük bir ihtimalle, bu göçte ayrı olarak başka yörelere gidip yerleşmiş, oralarda yaşamlarını sürdürürlerken, Burunören köyü gibi örenler üzerine başka köylerin ilk temellerini atan sülâleler olmuşlardır. Burunören köyüne ilk yerleşen Hamed Uşaklarından Emir Hoca ve göçer Ali oğullarıdır. Onları takiben güneydoğudan beraberce göç edip gelen ve önce Karpınar köyüne yerleşip daha sonra Burunören’e gelen Abdil ve Topaloğulları diye bilinen aynı sülâleden iki aileyle Hamdi oğulları gelip yerleşmiştir.

Onlardan başka aslen Erzurum'lu olup önce Emlek bölğesindeki Alakilise köyüne oradan Burunören köyüne gelip uzun yıllar yaşamış olup; Rehim ağa denilen bir kişinin varlığı ortaya çıkmaktadır. Bu şahısın aynı zamanda bugün Burunören'lilerin Değirmen ocağı dedikleri yerde bir değirmeni varmış. Bu kişi orada değirmencilik yaptığı veya yaptırdığı bu nedenle de o mıntıkaya değirmen ocağı denilmiştir. Killik de denilen yerdeki bir çok tarla onun tapulu malı olarak görülmektedir. Konalğa denilen yere ve Kesdoğan suyunun aktığı o yerde değirmen olması ve Yahyalı Burunören ve diğer bazı köylerden getirdikleri buğdayların burada üğütüldüğü bir gerçek.

1800 lü yılların ilk başlarında köye sonradan göç gelen Oğuz'ların Bayat boyuna bağlı Ağcalu cemaatından bir kaç aile önce İğdeli köyüne oradan da göçerek Burunviran köyüne gelip yerleşmişlerdir. Burunören'de büyük bir sülale oluşturan bu sülale Ağcalılar olarak bilinmektedir.

Diğer taraftan köye 1918 yılında gelen Arif İnce'de bugün aile ve nüfüs bakımdan köyde çoğunluk oluşturmaktadır.

Hamed Uşaklarından Emir’in Burunören’de yaşayan insanların atası ve dedesi olan üç oğlu oldugu bilinmektedir. Köye ilk yerleşen köy halkı onların torunlarıdır. Köydeki bir takım insanlar kendi dedelerini asıl, soylu veya köye ilk önce gelip kazma vuran, diğerlerini sonradan gelenler olarak niteleyip tanımlaya dursunlar; bu insanların köyde Abdiloğulları ve Topaloğul- ları haricindeki sülaleden olan kimselerin aynı babadan aynı anadan olan oğulları olduğu gayet açıktır.

1 - GÖÇER ALİ SÜLALESİ :

1 - GÖÇER ALİ SÜLALESİ :

Sülale büyüğünün Adı veya lakabı Burunören"de soyadları : Emirler - Mahmutlar sülalesi Doğan Kaye"in Uşagı : Musa Kağ- Irızan Kağ Ergül Albazoğlu Süleyman Yıldız ve Ekici"ler Mulla İsmail Kocaer

2 - HAMEDLER SÜLALESİ :

Sülale Büyüğünün Adı veya lakabı Burunören"deki Soyadları : Hamed Ali Çinkaya, Erdogan ve Yılmaz' lar Topal Hüseyin Karasungur İmir Mamo Demir Hüseyin Algu Hamed Mehmed Ünal"lar Hasan Göktaş - Taşkın Ali - Yaşayan nesli yok. Eyüp Koç - Şahin

3 - MAÇA OĞULLARI :

Sülale Büyügünün Adı veya lakabı : Burunören"de Soyadları : Küçük İsmail - Ugur Urumlu Ali - Mayıllar Arıca Bektaş Kavak , Coşkun

KÖYE SONRADAN GELİP YERLEŞEN SÜLALELER :

Sülale Adları : Diğer tanım adları : Burunören"de Soyadları Topaloğulları Çorumlu ' lar Özdemir ve Serçe Hamdi oğullar Çerkez' in Uşağı Görgülü"ler Kethüda Oğulları Ağcalı ' lar Korkmaz , İnce, Şahin , Akça, Şimşek

B Geçmişi hakkında bilgileri

Burunören köyünün ilk temelini atan Hamed Uşağı yaşadıkları bölğelerde sürekli değişen beyliklerin nedeniyle sayılamayacak kadar, beylik ve devletlerin idaresi altında yaşamışlardır. O neden le olayı yerleşimden sonra ele almak daha yerinde olur. Osmanlı dönemi zamanlarında Burunören köyü Kayseri’ye yakın olmasına karşın idari bakımdan devamlı olarak Kayseri ’ye bağlı kalmamış. Malatya, Sivas eyaletleri ve Kayseri baş şehirleri ile Osmanlı dilinde nai-b adı veri- len valiler arasında çeşitli tarihlerde el değiştirilerek idare edile gelmiştir. Uzun yıllar Ermeni’lerin yoğunlukla yaşadıkları ve başşehri Sivas’a bağlı Gemerek’teki Ermeni beylerinin yönetimine bağlı olarak kalmış Burunören köyü.

1299 yılında Dulkadıroğullarının idaresine giren bölğe 1515 yılında bu beyliğin idaresine son verilmesi ile Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’dan sonrada Sivas’ın güneyinde Divriği, Şarkışla, Kangal, ve Gürün ile sınırları çizilen bölğe içerisinde Yeni -il kurulmuştur. Bu sınırlar içerisinde kalan bölğelerde Yeni - il kazası Türkmenleri, Dulkadirli ve Halep Türkmenlerine mensup olan cemaatlar yaşamaktaydılar. Bu Türkmenler aynı zamanda Üsküdar Türkmenleri olara kta tanınmaktaydı. Halep Türkmenleri olarak bilinen Burunören köyünün ilk sakinleri yaşadıkları bölğenin coğrafi yapısına göre kendilerine idari bakımdan en yakın olan ve Aziziye diye bilinen bugün Sivas iline bağlı bulunan Şarkışla’ya bağ- lanmışlardır. Daha sonra yönetim sisteminde yapılanmaya gidilmesi üzerine verği denetimlerini artırmak istiyen yöne- tim tarafından Hamidiye olarak bilinen Kayseri’ye bağlı kazası Bünyan’ın idari sorumluluğu altına verilmiştir.

Bünyan’ın kaza olması köylüye devlet daireleri biraz yaklaşmış olsada, gidip gelecek vasıta olmadığı için 55 Km ye yakın bu yolu kağnılarla, atla eşeklerle gidip gelmeyi mecburi olmadıkları müttetce kimse gidip gelmemiş. O nedenle her doğan çocuk nüfus kayıtlarına o yıllarda en az 5- 10 yaş küçük yazdırılmış. Sanki o gün veya o hafta yeni doğmuş gibi. Bu durum zamanla çeşitli sorunlara yol açmıştır. Daha sonra 1 Nisan 1960 yılında Büyük Millet Meclisi Türkiye’ de yaşanan bu gibi sorunları gidermek için idari sistemlerde yaptığı bir değişiklikle Sarıoğlan’ı ilçe olarak belirlemiş ve köyümüz Burunören idari bakımdan buraya bağlanmıştır. Meclisin yerinde bu kararı köylüyü sevindirmiştir. Çünkü devlet dairelerinde işleri olan herkes istediği zaman 10 Km uzaklıktaki ilçeye istediği zaman rahatlıkla gidip gelebilmektedir.

Kültür

Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgiler: Burunören köyü yörede beş alevi-türkmen köylerden bir dir. karözü köyü alevi olmasina nazaran, türk köyüdür am türkmen değildir.Bu beşköyler "Aşret" Köylerin olarak bilinir. Burunören köyünde bir çok halk ozanlari ve yazar var:

Coğrafya

Kayseri iline 70 km, Sarıoğlan ilçesine 10 km uzaklıktadır.

İklim

Köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir.

Nüfus

: 1955 1965 yılı Nüfus Sayımı 1970 Yili Sayimi 1985 yılı Nüfus Sayımı 1990 yılı nüfus sayımı 2000 yılı nüfus sayımı Nüfustaki azalma

Burunören 318 397 328 154 93 68 - 329 İğdeli 521 159 129 83 - 438 Kaleköy 314 299 251 116 96 123 - 176 Karpınar 446 197 132 84 - 362 Yerlikuyu 359 212 134 118 - 241 Karaözü 1722 1765 2. 598 + 876

yukarıdaki verilen nüfus sayımı neticelerindende anlaşılacağı üzere Burunören köyü nüfusunda son 35 yıl içerisinde göçler nedeni ile % 76,6 oranında azalma olmuştur. Diğer köylerdede neticeler hemen hemen aynıdır.

Burunören köyü Cumhuriyet dönemi öncesi, diğer yörelerde olduğu gibi Voyvodaların ve Kethüdaların aksine, adları “Kağ olarak geçen ve bugün Muhtar olarak bilinen kişiler tarafından idare edilerek gelmiştir. Çünkü köyün temelini oluşturan asıl kişiler ve köy halkı aynı sülâleden olması ve köyün küçük bir yerleşim yeri olması dolayısı ile her hareketlerinin kolayca yukarıya aksetmemesi için kendi kendilerini idare edip yönetmeyi daha uygun bulmuşlardır. Çünkü yukarıda sözü geçen voyvoda ve Kethüdalar devlet destekli ve onaylI olmasından dolayı, halk arasında pek ihtibar görmemekteydi. Köyde genellikle Emirler sülâlesinden Emir hocanın evlatları en fazla bu görevde bulunmuşlar. Bunlar; Musa Kağ , Zülfikar Kağ, Mustafa Kağ, Rızvan Kağdır. Diğer kabilelerden Mehmet Kağ, Hamza Kağ, Veli Kağda Osmanlı dönemi yıllarında köyde muhtarlık görevi yapanlardan bazılarıdır.

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa, Kum ocagina dayalıdır. Köyün ekonomisi yurtiçi ve yurtdişindan çalişan Insanlardan oluşmakt dir.

Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Türkiyede Cumhuriyetin ilânı ve idari sistemde yapılan değişiklikler ile Kağların yerini köylü tarafından seçilen ve adına Muhtar denilen kişiler almıştır. Cumhuriyetin ilânından önce ve sonra köyde Muhtarlık yapan kişiler ve hizmet yılları :

Muhtarın Adı Soyadı : Hizmet Yılları : Hizmet Süreleri : Musa Kağ ? .? Zülfikar Kağ ? .? Rızvan Kağ .? ? Mustafa Kağ .? .? Mehmet Kağ .? .? Hamza Kağ .? .? Veli Korkmaz 1938 Hüseyin Şahin 1929 1950 20 Mahmut Doğan 19.. ..? Zülfikar Doğan 1950 1954 4 Yusuf Korkmaz 1954 1960 6 Seveket Şahin 1960 6 ay Durmus Seçkin 1960 1963 3 Duran Şahin 1963 1968 5 Şevket Şahin 1965 1978 13 Hacı Veli Kavak 1978 1982 5 Mehmet Ekici 1984 1989 5 Hüseyin Şahin - 1989 - Devam ediyor .

Altyapı bilgileri

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Dış bağlantılar

* Yerelnet

(13.10.2009 09:26)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.

"KAYSERİ SARIOĞLAN BURUNÖREN KÖYÜ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: KAYSERİ SARIOĞLAN BURUNÖREN KÖYÜ NEDİR? kayseri sarıoğlan burunören köyü ne zaman?

Antoloji.com
26.11.2014 14:34:19  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]