BUGÜNKÜ GAZETELER
 Cumhuriyet  Fanatik  Fotomaç  Habertürk  Milliyet  Posta  Sabah  Taraf  Vatan  Zaman  Tüm Gazeteler
Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              keloğlan kimdir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
Futbol Takımları
Köyler
KELOĞLAN KELOĞLAN terimi Dehşet
tarafından 18.01.2003 tarihinde eklendi
KELOĞLAN sizce ne demek,
KELOĞLAN size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3
Bayanelena1986 Offline
elena1986
Bayan, 25
Ankara
mr grey senin hayat felsefen bana kelolanın felsefesini hatırlattı. ;)
bi yakınlıınıs varmı? mesela saçlarınıs varmı?
(26.08.2006 22:25)
(bakınız: hayat, felsefe, esin, seni, sela, meselâ)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay-sufaya- Offline
-sufaya-
Bay, 30
Ankara
ah keloğlan..
idolümsün benim
annem hep bakkala tuz almaya gönderiyor
ve ben hep tuz alıp geliyorum
sen ki keloğlan keleşoğlan
anan göndermiş çarşıya tuz al diye
sen kız alıp dönmüşsün..
vaay bee.. ne yürek ama
(24.08.2006 14:29)
(bakınız: anne, yorum, bakkal, beni, çarşı, maya, oğlan, ermiş, idol, annem)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baythalese Offline
thalese
Bay, 35
İstanbul
yaa arkadaş..o kadar elimizde hollywood'luk malzemeler var ki...! (07.01.2005 22:35)
(bakınız: arkadaş, emel)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baydilsiz Offline
dilsiz
x
Ankara
KELOĞLAN VE SİHİRLİ TAS

Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş.
Çok söylemesi günahmış.
Evvel zaman içinde bir Keloğlan varmış. İh-
tiyar ve yoksul annesi, bu biricik oğlunu 'Keloğlum,
keleş oğlum' diye severmiş.
Günlerden bir gün Keloğlan annesinden izin
alıp batik tutmaya gitmiş. Belki bir kaç batik yaka-
larım. Anacığımla pişirir, yeriz. Aç karnımızı do-
yururuz' diye düşünüyormuş.

Irmağın kenarına gelip oltasını salmış. Öğleye doğru kocaman bir balık tutmuş. Pulları gümüş gibi parlak, gözleri cam gibi aydınlık, güzel mi güzel bir balıkmış bu...
Keloğlan balığın pullarını kazımış, karnını yarıp temizlemek istemiş. Bir de ne görsün! Balığın karnı içinde kocaman bir tas durmuyor mu? Keloğlan bir sevinmiş, bir sevinmiş ki sormayın. 'Hem balığı götürürüm anama, hem tası' demiş.

Tası su ile doldurup balığı yıkamak istemiş. Birden inanılmayacak bir şey olmuş. Tastan boşalttığı sular altın olarak akıyormuş yere. Keloğlan çok şaşırmış. Bir kaç kere denemiş, hep altın akıyormuş tastan. 'Bu, sihirli bir tas galiba. Hemen anama haber vereyim' demiş. Evlerine koşmuş.

Sihirli tasa küpler dolusu suyu doldurup doldurup boşaltmış. Suyu boşalan küplere de altınları biriktirmiş. Artık ülke hükümdarı bile onun yanında fakir sayılırmış...
Keloğlan günler sonra büyük bir saray yaptırıp oraya taşınmış. Kendisine hizmetçiler tutmuş. Sevdiği ve istediği her şeyi alıyor, en güzel yemekleri yiyormuş. Sonunda altınlarının çokluğu onu şımartmaya başlamış.

Gereksiz masraflara, lüzumsuz harcamalara girişmiş. 'Oğlum bu işin sonu kötü olabilir' diye öğüt vermeye çalışan anasını bile dinlememiş.

'Sihirli tas elimde, ne istersem yapabilirim...' diyormuş.


Keloğlan'ın böyle kendini beğenmesi, şımarması ve hırsa kapılması, insanların ona duyduğu sevgiyi azaltmış.

Herkes 'Eski hali bundan daha iyiydi. Gözünü hırs bürüdü Keloğlan'ın' demeye başlamış.

Keloğlan bir gün daha çok altın elde etmek için, sihirli tasını eline alıp ırmağın kenarına gelmiş. 'Suyu tükenecek değil ya, bir saray da buraya yaptırayım. ' demiş. Gurur ve kibirle tasını suya daldırmış. Kıyıda biriken altınlar hırsını artırıyormuş. Daha hızlı daha hızlı daldırmaya başlamış tası. Artık altınlardan başka bir şey düşünmüyormuş. Birden tas elinden kayıp suya düşmüş. Keloğlan onu tutmak için eğilince kendisi de ırmağa yuvarlanmış. Yüzme bilmediği için hızla akan ırmakta nerdeyse boğulacakmış. Binbir güçlükle kenara çıkmış. Kendisi suda çırpınıp dururken, biriktirdiği altınları da hırsızlar çalıp götürmüşler.

Artık tası bulmanın da imkanı kalmadığından ağlaya ağlaya annesinin yanına dönmüş. Başına gelenleri anlatmış. Yaşlı kadın:

- Üzülme yavrum, demiş. Hay'dan gelen Hû'ya gider. Zaten, sen o tası alnının teri, elinin emeği ile kazanmamıştın. Üstelik zenginlik seni iyice şımartmıştı. Böylesi daha iyi oldu. Hiç olmazsa kendini başkalarından üstün görme hastalığından kurtulursun.'

Keloğlan bu sözlerle teselli bulmuş. Anasına hak vermiş.

O günden sonra da Sihirli Tası bir daha hiç anmamış.

YAZAN: AHMET EFE
(15.03.2003 20:16)
(bakınız: aşk, allah (c.c), insan, sevgi, çile, zaman, anne, kadın, sen, büyü)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
<< önceki sayfa
Sayfa: 1 2 3

"KELOĞLAN" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2012. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: KELOĞLAN KİMDİR? keloğlan kimdir?

Antoloji.com
24.05.2012 09:56:56  #.242#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Oyun  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]