|
|
 |
 |
|
KÜRESELLEŞME |
KÜRESELLEŞME terimi
hersey_degisir
tarafından 04.06.2001 tarihinde eklendi |
KÜRESELLEŞME sizce ne demek,
KÜRESELLEŞME size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Küreselleşme
Bir
Emperyalist
Projedir
Çünkü
Adalete
Dayanmıyor
Güce
Ve
Küfre
Dayanıyor
İnkâra
Ve
Zulme
Referansı
Zulüm
Olan
Bir
Düşünce
İnsanlığın
Felaketini
Hazırlar... (25.11.2007 23:01)
(bakınız: insan, adalet, düşünce, kara, çünkü, zulüm, inkar, eşme, felaket, proje)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 89 |
|
 |
|
|
 |
masonların kafasından geçen.....
sınırların kaldırıldığı.....dinlerin ve ulusların yok edildiği bir dünya..... (11.11.2006 22:19)
(bakınız: dünya, mason, kafa, dinle, dinler, onlar, masonlar, sınırlar, ulus, sınır)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 89 |
|
 |
|
|
 |
yahudi...mason.....komplosu.....
tek amaç.......milletleri yok etmektir..... (11.11.2006 22:05)
(bakınız: mason, yahudi, millet, amaç, ille, illet)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 38 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
KÜRESELLEŞME YAYGARALARI
M.NİHAT MALKOÇ
Dünya teknolojik ve sosyal anlamda büyüse de iletişim ve bütünleşme açısından küçülüyor. Artık bazıları dünyayı modern ve büyük bir köy olarak tanımlıyor. Bunda da haksız değiller. Çünkü dünyada hızla sosyal bütünleşmeye doğru gidiliyor. Bu bütünleşme huzursuzlukları da beraberinde getiriyor.
Ülkeler arasında giderek gelişen ekonomik, siyasî, sosyal, kültürel ilişkilerin ve devletler arasındaki bağımlılığın artması küreselleşmeye zemin hazırladı. Özellikle ekonomik bütünleşme küresel bir dünyanın eşiğine getirdi bizi. Artık tek başına hüküm vermek ve kendi kabuğuna çekilmek geçer akçe değil modern dünya için. Lâkin benliğini koruyarak bu halkaya dâhil olunmalıdır.
Küreselleşmenin yeni bir sömürü sistemini hayata geçirdiğini söyleyenlerin temel aldığı görüşlerin tutarlılığı tartışılabilir; ama bu tezler de yabana atılmamalıdır. Bu kavramın gerçekte kapitalizmin renk değiştirmesi ve sevimli gösterilmesi olduğu hükmünü ileri sürenler de vardır. Hatta bunu politik bir tercih olarak algılayanlar da az değil. Tutarsızlıklar ve görecelikler bu noktada başlamaktadır zaten.
Gelir dağılımındaki dengesizlikler ve paylaşımın adilce gerçekleştirilememesi toplumsal rahatsızlıkların temelini teşkil ediyor. Böyle bir sistemde insanın huzur bulmasını beklemek boş bir hayaldir. Adı ne olursa olsun insana kıymet vermeyen ve insanı temel almayan anlayışlar üzerine bina edilen sistemler taraftar bulamazlar; bulsalar bile kalıcı olamazlar. Çünkü esas olan, bir avuç azınlığın değil, kitlelerin refahıdır. Küreselleşen dünya bunu sağlamaktan çok uzaktır.
Küreselleşen dünyada kalifiye insan gücüne duyulan ihtiyaç her zamankinden fazladır. Çünkü yeniliklerin kalıcılığı ve gelişimi bu potansiyelin varlığına endekslidir. Sıradan insanları hazır yiyici olarak gören ve onlara düşman gözüyle bakan bugünkü anlayış, insanı insan olduğu için değil, fayda ürettiği için dikkate almaktadır. Bu görüş nerden bakarsan tutarsızdır; insanî değildir.
Modern dünyanın insana bakışı temelden sakattır. Yeni dünya düzeni insanları ideal bir tüketici olup olmamaları yönüyle değerlendirmektedir. Tüketicilik teşvik edilmekte, bu da pazarların canlanmasına zemin hazırlamaktadır. Günümüz sistemlerinde tüketici olduğun kadar varsın ve o oranda itibarlısın. Bu anlayışın temsilcileri yoksul kitleleri kambur olarak görmekte, onlara farklı ve aşağılayıcı bir gözle bakmaktadır. Küreselciler dünyayı bir avuç zenginin çiftliğine dönüştürmenin peşindedir.
Günümüzde insanın itibarını maalesef markalar belirlemektedir. ‘Markaların adamı, adamların markası’ anlayışı hâkim durumda. Statüleri markalar belirliyor artık. Markalara bağlı bireyler yetiştiren ve onlara sadakatleri ölçüsünde kıymet biçen sistem, kendisinin dışında hareket edenleri ‘ötekiler’ diye nitelendirerek dışlamaktadır. Bu tutum, huzuru dinamitlemek için yeter de artar da…
Dünya ekonomisi hiçbir zamanda ve zeminde günümüzdeki kadar tekelleşmemişti. Bugünkü dünya, az sayıdaki büyük şirketin egemenliği altındadır. Tekeller her geçen gün büyümekte ve semirmektedir. Onlar büyüdükçe sıradan insanların direnci azalmaktadır. Meselâ General Motors ve Ford Company’nin toplam gelirleri tüm orta ve güney Afrika’nın gayri safi yurtiçi hâsılasını aşmaktadır. Gıdacı ve perakendeci WalMat şirketinin ekonomisi İsrail, Polonya ve Yunanistan’ı içeren pek çok ülkeden daha büyüktür. Böyle bir dünya ekonomisinde insanların bağımsızlıkları ve tutunabilme güçleri her geçen gün azalmaktadır.
İstatistiklere göre sadece Boeing ve Airbus şirketleri, sivil amaçlı uçak üretiminin yüzde 95’ini gerçekleştirmektedir. Bugün küresel kahve üretiminin yüzde 80’ini iki, tütün endüstrisinin yüzde 87’sini dört şirket kontrol etmektedir. Uluslararası şirketler, ayrıca, dünyanın endüstriyel kapasitesinin, teknik bilgisinin çoğuna (tüm dünyadaki teknoloji ve patentlerin yüzde 90’ına) sahiptirler.
Çokuluslu şirketler ekonomi üzerindeki kontrollerini ve ağırlıklarını olağanüstü boyutlarda arttırmışlardır. Örneğin Mitsubishi şirketi, onu dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi olan Endonezya’dan daha büyük yapan birleşik bir ekonomik faaliyeti sürdürmektedir. Mitsubishi grubunu oluşturan firmalar roketten şişeye kadar her şeyi üretmektedir. Şirketin yıllık toplam geliri 175 milyar doları geçmektedir. Mitsubishi Bank 820 milyar dolarlık varlığıyla dünyanın en büyük bankalarındandır.
Emperyalizmle birlikte sermaye her geçen gün daha da merkezileşmektedir. Kıyasıya rekabet, kıskançlıkları ve haset duygularını beraberinde getirmektedir. İnsanı amaç değil, araç olarak gören bu düşünce, her tavrını ‘insana rağmen’ gerçekleştirmektedir.
Aslında dünyayı politikacıların yönettiği söylense de bu gerçekte doğru değildir. Dünyayı büyük sermaye sahipleri yönetmektedir. Onların bir dediği iki edilmemektedir. Sermayeyi ülkelerine çekmek isteyen siyasiler, tekelleşen şirketlerin önünde kırk takla atmaktadır. Bu bize küreselleşmenin ve kapitalizmin acı hediyesidir. Bu zehiri her geçen gün içmekteyiz. İçtikçe de şuurumuzu, millî ve manevî benliğimizi parça parça yitirmekteyiz. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Küreselleşme yaygaraları bizi bizden koparan bir tuzaktır. Bu tuzağa düşülmemelidir.
(16.07.2006 13:34)
(bakınız: insan, hayat, zaman, büyü, dünya, ağlamak, bugün, gerçek, anlam, huzur)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 33 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
kizdirdik hamidoyu.. (05.05.2006 23:38)
(bakınız: hamido)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 22 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
lol (25.04.2006 23:10)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 33 |
| İzmir |
 |
|
|
 |
ögrenmen uzun sürmüs..olsun..bu da bir basari..tebrikler....yinede cok özel bir söz degil...o yüzden ingilizcesine gerek yoktu bence...ne dersin cakobo.. (25.04.2006 21:43)
(bakınız: esin, bence, ingilizce, yine, ders, ersin, olsun, uzun, özel, tebrikler)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 22 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
son araştırmalar küresellesmenin ortak yenilikleri konusunda gözle görülür kantıtlar getirdi.insan kaynakları için iyi tasarlanmış yeni bilimsel projeleri her zaman önemsiyorum..(arkadaşlar birisi herkesi, kendi gibi mal zannediyo) . anti(hakettin kusura bakma) (23.04.2006 21:25)
(bakınız: insan, zaman, anne, ayna, arkadaş, bilim, yorum, ilim, gibi, yeni)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"KÜRESELLEŞME" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|