 |
 |
KÜTÜPHANE sizce ne demek, KÜTÜPHANE size neyi çağrıştırıyor?
 |
Terimi Ekleyen: -_-
Eklenme Tarihi: 10.12.2003 18:09 |
Uzun zamandir kütüphaneye gitmemistim.... dün yilbasi tatilimin ilk günüydü ve ben ilk is olarak kütüphaneye gittim..... özlemisim gercekten......
Ilk okul ve lise yillarimda her pazar günü giderdim..... kitap kokusu gibi birsey yoktur...... bazen saatlerce kalirdim kütüphanede..... annem en iyisi yastik yorgan götür de yatiya kal bir dahaki sefer derdi....... :)
Üniversiteye baslayinca fakültenin kütüphanesinden cikamaz oldum..... eskisi gibi bizim burdaki kütüphaneye gitmiyordum...... ama su son iki yilda firsat buldukca gitmeye basladim...... iyi ki de öyle yapmisim......
(bakınız: zaman, anne, özlem, kitap, üniversite, okul, bazen, esin, saat, tatil)
|
_Ophelia_
25.12.2007 22:37 |
geçenlerde iki resim yayınlandı, iki kütüphane resmi. bir tanesi Avrupadaki bir ülkenin kütüphanesiydi, diğeri Türkiye'deki bir kütüphane. Türkiyedeki kütüphanede masaların %85'i boşken, ötekinde oturacak yer yoktu.
Halkın %90'ı müslüman ya bu ülkede ve hepsi de dinini çok sever ya (mangalda kül bırakamyacak kadar) ve bu dinin ilk emri de 'oku' dur ya herhalde bu nedenle boştur kütüphanelerimiz
(bakınız: türk, masal, neden, türkiye, müslüman, resim, hepsi, manga, halk, ırak)
|
neva34
01.04.2007 13:35 |
Kütüphane, belli bir sisteme göre tasnif edilen kitap ve benzeri materyallerin toplandığı, saklandığı, okuyucu ve araştırmacıların istifadesine sunulduğu yer.
Farsçada ev manasına gelen hane ile Arapçada kitaplar manasına gelen kütüb kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen hane-i kütüb (kitaplar evi) isim tamlamasındaki tamlama i'sinin düşmesi ve kelimelerin yer değiştirerek birleşmesinden meydana gelmiş, Kütüphane şeklinde söylenen birleşik bir isimdir. Günümüzde yeni ilmi materyallerin çeşitlenip çoğalması neticesinde ortaya çıkan, süreli yayın, grafik, sesli ve görüntülü yayınların meydana getirdiği koleksiyonlardan meydana gelen kütüphaneler de bulunmaktadır.
Bir fikir gayretinin sonucu olarak yazılmış eserleri korumak, toplamak, organize etmek, onları insanların faydalanmasına hazır hale getirmek için kurulmuş olan kütüphaneler, yapılmış ve yapılacak olan ilmi araştırmaları, zamanımızda ve gelecekteki araştırıcıların istifadesine en ucuz en çabuk ve kolay şekilde sunulmasını sağlar. Kütüphaneler eğitim ve öğretime de yardımcı olurlar.
İlkokuldan üniversite bitinceye kadar çeşitli okullarda okuyan öğrenciler, öğrencilerin yetişmesinde emek sarf eden öğretmenler ve ilmi ve teknik gelişmeleri takib eden kimseler de kütüphanelerden faydalanmaktadır.
Tarihçe
Asur, Babil ve Hitit medeniyetlerinden günümüze ulaşan ve yazı yazmak için kullanılan kil tabletler çok eski devirlerdeki kitap ve kütüphanecilikle ilgili bilgi vermektedir. Kütüphaneyle ilgili olarak yapılan araştırmalar ve kazılarda elde edilen bilgiler M.Ö. 2400 yıllarına kadar uzanmaktadır. Asur Devleti Hükümdarı Asurbanipal tarafından M.Ö. 625 yılında kurulan Ninova Kütüphanesi bilinen en eski kütüphanedir. Yapılan kazılar neticesinde elde edilen ve bu kütüphanede bulunan çivi yazısıyla yazılmış kil tabletlerden 20.000 kadarı bugün İngiltere'deki British Museum koleksiyonları arasında yer almaktadır. Son zamanlarda Irak'ta yapılan kazılar, Nippur civarında Milattan 3000 sene öncesine ait olduğu tahmin edilen zengin bir kütüphanenin enkazını ortaya çıkarmıştır. Mısır Hükümdarı S.Ptolemeus tarafından M.Ö. 3. yüzyılın ilk yarısında kurulmuş olan İskenderiye Kütüphanesi devrinin en büyük kütüphanesidir. Bu kütüphanede 700.000'e yakın papirus tomarıyla porşömen bulunuyordu. Sezar'ın M.Ö. 47'de İskenderiye'yi işgali sırasında büyük ölçüde zarar gören kütüphane M.S. 391 senesinde Mısır piskoposunun emriyle tamamen ortadan kaldırılmıştır.
M.Ö. 165'te kurulmuş olan Pergamon (Bergama) Kütüphanesi, Roma'daki Bibliotheca Ulphia ve M.S. 355'te Büyük Konstantin (Constantinus I.) in İstanbul'da kurduğu imparatorluk kütüphaneleri ilk çağların önemli kütüphaneleri arasında yer almaktadır. Ortaçağ'da manastırlarda kitap sayısı 1000'i geçmeyen küçük kütüphaneler kuruldu.
Daha önce Çinliler tarafından keşfedilen matbaa, Türkler ve Müslüman Araplar tarafından geliştirilerek kullanıldı. On beşinci yüzyıldan itibaren Avrupa'da birtakım ilmi ve teknik gelişmeler başlayınca Endülüslü Müslümanlardan matbaayı alan ve bazı baskı teknikleri geliştiren Avrupalılar kitap basımına önem verdiler. Bu sebeple kütüphaneler de yaygınlaştı. 17. ve 18. yüzyılda büyüyen özel koleksiyonlar Fransa'da Bibliotheque National, İngiltere'de British Museum, ABD'nin Washington şehrinde Kongre Kütüphanesi (Library of Congress) ve Seattle Halk Kütüphanesi gibi dünyanın en zengin kütüphaneleri ortaya çıktı. Moskova'daki Milli kütüphane hüviyetindeki Lenin Kütüphanesi ise 1917'de kuruldu. Diğer bazı ülkelerde de milli kütüphaneler ve üniversite kütüphaneleri kuruldu.
Osmanlıların ilk dönemlerinde kütüphaneler cami, medrese, imaret ve tekke gibi hayır kurumlarının bünyesinde kuruldu. Daha sonra müstakil ve düzenli kütüphaneler kurularak ilim mirası sonraki nesillere nakledildi. Vakıflar tarafından kurulan bu kütüphanelerin idare ve hizmet verme şekilleri vakıf kurucuları tarafından hazırlanan vakfiyelerde tesbit edildi. Bu vakfiyelerde yalnız vakfedilen bina gelirleri ve kitap sayısı değil çalışacak elemanların özellikleri, kütüphanenin hizmet verme süresi, kataloglama ve denetim işlerinin nasıl yapılacağı, okuyuculara nasıl davranılacağı bile tesbit edilmişti.
Osmanlılar döneminde ilk kütüphane Osman Bey zamanında İznik'te, ikincisi ise Edirne'de Lala Şahin Paşa tarafından kuruldu. Yıldırım Bayezid Han zamanında Bursa'da Eyne Subaşı Medresesinin üst katında bir kütüphane ile Eyne Subaşının Balıkesir'de yaptırdığı medresede bir kütüphane kuruldu. Fatih Sultan Mehmed Han İstanbul'u fethettikten sonra çeşitli imar faaliyetleri arasında önemli kütüphaneler yaptırdı. Ayasofya yakınında yaptırdığı ilk medresenin yanında halka açık bir kütüphane kurdurdu. Fatih Camii Külliyesi içinde yaptırdığı kütüphane, Zeyrek Camii Kütüphanesi, Eyüp Sultan Camii yanındaki kütüphaneler bu kütüphanelerin en meşhurlarıdır. Daha sonraki padişahlar tarafından İstanbul'un yanında Amasya, Edirne, Bursa, Manisa,Trabzon ve başka şehirlerde de kütüphaneler kuruldu. Topkapı Sarayı bünyesinde kurulan Saray Kütüphanesi, Ayasofya, Süleymaniye, Şehzadebaşı ve Bayezid kütüphaneleri zenginleştirilerek zamanımıza kadar gelmişlerdir.
|
Para Kazanma Hırsı
01.04.2007 13:26 |
'KÜTÜP' sözcüğü 'KİTAP' sözcüğünün çoğul halidir.. HANE ' de, ev, demektir.
Dolayısı ile, Kitapların Evi, korunduğu, muhafaza edildiği yer, KÜTÜP-HANE dir.
(bakınız: kitap, emek, demek, oğul, koru, olay, muhafaza)
|
mutlukuls
12.03.2007 12:35 |
Kütüphane dendiğinde.....aklıma yanlızca şu geliyor......
Bir grup salağın.......yanlızca ''ders çalışmak'' için gittikleri bir yer.......
oysa ki.......
kütüphane...bu değildir.........
kütüphane......bir 'bilgi'' mabedidir.........kütüphaneye gitmek ise.....bir çeşit ritüeldir.............
sırdan bir şey değildir......özen ister.........
o kendine has kokusunu duyduğunuzda ise......artık bu dünya'dan tamamen koparsınız.......
önünüzde.........sonsuz bir bilgi okyanusu durur......ve siz.....bir an önce bu sonsuz okyanusa bir damla olarak karışmak istersiniz.....
......
(bakınız: dünya, gitmek, bilgi, koku, gitme, artık, lara, tamam, alışmak, okyanus)
|
SIEGFRIED
15.02.2007 01:18 |
kaç yıl oldu gitmeyeli..10 yıl mı, belki daha fazla..kütüphane kartım cüzdanımdaki en prestijli kartımdı. kafa kağıdımdan daha mühimdi o zamanlar.
özlüyorum. özellikle de librarion lı sohbetlerde ;)
(bakınız: zaman, yorum, belki, gitme, kafa, aman, daha, librarion, özellik, özel)
|
SMYRNA*
01.12.2006 11:02 |
|
 |