Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              kuyruklu yıldız nedir?
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
KUYRUKLU YILDIZ KUYRUKLU YILDIZ terimi pReNs_iP
tarafından 01.07.2003 tarihinde eklendi
KUYRUKLU YILDIZ sizce ne demek,
KUYRUKLU YILDIZ size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
BayansPring_ Offline
sPring_
Bayan, 34
Antalya
0 person liked.
1 person did not like.
Ahhh bir zamanlar Halley Kuyruklu yıldızı wardı dünyaya çarpacagı söylenen sonra dinazorların yaşadıgı döneme döneğiz gibi tezlerin üretildigi dönem :))

birde şarkısı wardı bunun Eurovizyona katılmıştık :))
(16.08.2004 23:50)
(bakınız: zaman, dünya, din, zor, son, gibi, dün, ısı)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayarthas.. Offline
arthas..
Bay, 33
Çanakkale
Kuyruklu bir yıldız gibi...
Yoksun...
Yok…
Yani hiç kalbin atmamış…
Yani hiç nefes almamış…
Yani hiç
varolmamış gibi…
Masal gibi…
Bir varmış…
Bir yokmuş…
Varmış...

Yokmuş...
YOK….

Gözlerimin seni ilk gördüğü andan, son gördüğü ana kadar
olan zaman dilimini, beynimin en kalın duvarları arasına hapsettim. Sadece güzel
şeyleri ayıklamadan, kendime saklamadan, fazlalıklarını budayıp eksikliklerini
tamamlamadan.. Nasıl yaşandıysa öyle, işime geldiği gibi değil... olduğu gibi,
yaşandığı gibi… Kim silebilir? Kim yok edebilir? Ölüm mü? ..

Tanıştığımız ilk
günleri hatırlıyorum... Kavurucu sıcaklar altında, genç insanların sağa sola
savurduğu o elektriği... Gözlerdeki puslu bakışları... Arayışları,
bekleyişleri... Kaçamak gülüşleri, anlık göz temaslarını... Kafamızın üstünde
esen kavak yelleri bile o ateşi söndüremiyordu değil mi? .. Benden kaçışların...
Kovalayışlarım... Bir yıldız kayması kadar kısa bakışların; yakalanınca yüzünde
beliren pembelik... Başını nereye sokamayacağını bilemezdin; kalbini kime
vereceğini bilemediğin gibi... Bana teslim olmak ister gibi ama bunu
kabullenemeyişinin sözleri geliyor aklıma şimdi... “fazla yaklaşıp
kovulmaktansa, uzakta durup çağrılmak daha iyidir.” Oysaki her bakışımın, her
sözümün, her yürek atışımın seni çağırdığını bilseydin... Bildin ama zaman aldı,
bildin ama gittin... Göz görür yürek severmiş... “Sen benim gözümle yüreğimle
gördüğüm, sen benim gözümle yüreğimle sevdiğim olur musun? ! ” dedim. Oldun...
Oldun ama zaman aldı... Oldun ama gittin...

Ölüm ne kadar insafsız...
Göğsümde keskin bir acının her türlü şiddetini yaşattı bana, varolmaktan
yokolmak zamanına geçişin... Hala da yaşatıyor değişik şiddetlerde... Artık
“sensiz” bir hayatın başladığı ilk saniye anladım, durmadan söylediğin o
cümlenin anlamını... “Her zaman kıyametin arifesindeymiş gibi yaşamalı insan
Ben yapamadım bunu... Şimdi hergün kıyametin ta kendisini yaşıyorum. Şimdi şimdi
anlıyorum; en güzel anlarda bile içinde taşıdığın sıkıntıyı... En yüksek
kahkahanın bile içinde sakladığın buruk tebessümü... Kendinden kaçışlarını,
insanlardan –benden bile- saklanışlarını... Neden insanların, bana acıyarak
baktıklarını... Neden kendini şeffaf ama geçilmez bir duvarın arkasında
tuttuğunu... En muhteşem duyguların içinde bile, en acı verenlerinden birer
damla bulunduruşunu... Neyin önünden kaçtın? Neyin arkasından kovaladın? Hepsini
anladım; sen ölünce...

“İnsan ölümlü bir mahluktur.”

Neler düşündün,
neler geçti aklından? Herkesin bildiği, benim aşktan kararmış gözümün görmediği
bu “yokoluş” gerçeğini... Neden? ? ? Neyi istedin? .. Üzülmemi mi, Üzülmememi mi? ..
“Acıların en acısı kendi kendimize çektirdiğimizdir! ”... İşte seni yokeden de
buymuş, anladım... Sen beni de yanında sürükledin. Nereye gidersem gideyim,
nerede olursam olayım, senin ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini
biliyorum. Gözlerimi kapayıp, sadece bedenimi alıp, geleceğe yürüyemiyorum...
Affet... Dünyanın hangi penceresinden bakarsam bakayım, hep aynı manzara... Hep
sen... Nerdesin benim küçük mucizem? Hadi gelip kapıyı çalsana! .. Hadi kokunu
burnuma, yüzünü elime dayasana...”

Yazdıklarını buldum... Üzgünüm benden
istediklerini yapamam! ”Üzülme, bana kızma, acıma, hayatını mahvetme,
güzellikleri hatırla, ölümü unut! ”... Sana, yaşanmış her şeyi bu kadar boş
kıldıran nedir? Her zamanki gibi kendini ifade edemeyişin mi yoksa ölümü sindire
sindire kabullenişin mi? .. Biliyorum ki yine, yazmak istediğin binlerce
kelimenin arasından bunları seçişin, sadece ve sadece hayata vermek istemediğin
hesaptan kaynaklanıyor... Ben seni, kendi aleminde, şu anda varolduğun yokluk
halinde -benden istediğin gibi- mutlu mesut yaşamaya bırakamam! .. Merhaba ile
elveda deyişinin arasındaki zaman diliminde sıkışıp kalmana izin veremem! .. Bu
haksızlık! ! ! Benden çaldığın güzellikleri geri istiyorum! .. Benden çaldığın,
kıyametin arifesindeymiş gibi yaşamam gereken her günü geri istiyorum! Ne
kalleşçeydi bu gidiş... Bana balonlarımı verip eline iğnelerini aldın...


Kuyruklu bir yıldız gibi geçtin hayatımdan... Pırıltılarını sağa sola
savurarak, yüz yılda bir gelen ve bir daha görmek için bir ömrün yetmediği bir
yıldız gibi... Kısa ama harika bir zaman dilimine beni de dahil ettin... Şimdi
senin için üzülmememi ve unutmamı mı istiyorsun? Her zaman beni güldürürdün ama
bir ölü olarak bunu hala yapabilmen çok ilginç... Neresinden bakarsan bak iğrenç
haldeyim. Ben bu durumdan polyanna’nın bile bir mutluluk kırıntısı bulup
çıkaracağını sanmıyorum... Tüm hayatı bir sis bulutu arasından seyrediyor,
dinliyorum... Arasıra o bulutun içine girip güneşi bulmak istiyorum ama
korkuyorum inan, ya o da beni bırakıp giderse? .. Hayata karşı kahramanca
savaşamıyorum artık, gücüm yok! .. Bir kez kabullenebilsem senin yokolduğun
gerçeğini… Yapamıyorum... Eksikler, yaşanmamışlar, her güzel şeyin arkasına
saklanmış o iğrenç gerçek... Yapmaya tatmaya vakit bulamadığım her şey beni
rahat bırakmıyor... Kızgınlığımın sebebi bu işte... Eğer karanlığa doğru yola
çıkacağını bilseydim, her günü kıyametin arifesindeymiş gibi yaşardım ben! Kabul
edemiyorum bu gerçeği...

“insan ölümlü bir mahluktur.”

Hücreler
dokuları, dokular organları, organlar sistemleri, sistemler organizmayı
oluşturur. Kalp atmıyor, ciğer solumuyorsa, insan ölüdür... Sen ölüsün...


Yoksun...
VARSIN...
Yani kalbin atmasa da...
Yani nefes almasan da...

Yani masal gibi...
Bir varmış bir yokmuş diye başlayan,
Kötü başlasa da
iyi biten,
İnsanların dilinde, kitapların sayfalarında,
dünya döndükçe,
ağızdan ağıza...
unutulmayan masallar gibi...
kuyruklu bir yıldız
gibi...
yüz yılda bir gelip pırıltılarını savuran
kısa anlık mutluluklar
yaşatıp,
kaybolup karanlığa giden...
uzaklara ışıklarını saçan
ve benim
bir daha göremeyeceğimi bildiğim halde
beklediğim özlediğim...
o bir avuç
pırıltıya ömrümü harcadığım bir yıldız gibi...
KUYRUKLU BİR YILDIZ GİBİ...
(06.06.2004 13:38)
(bakınız: aşk, ölüm, insan, hayat, zaman, ben, mutluluk, nedir, sen, güzel)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayasir yolcusu Offline
asir yolcusu
Bay, 35
İzmir
bilim adamlarının gözlemleri sonucu bu yıldızın(halley kuyruklu yıldızı) 76 yılda bir dünya etrafında seyir yaptığı öğreniliyor, yani dünyaya 76 yılda bir yaklaşıyor.deyir yönü doğudan batıya doğrudur.
işin ilginç yanı ise bu kuyruklu yıldızın her dünyaya yaklaşmasında insanlık için önemli bir olayın vuku bulmasıdır.
mesela 1453 yılında geçtiğinde bilindiği gibi istanbul ecdadımız tarafından fethediliyor.bu yıldız en son 1986 yılında dünya tarafından görülmüştür.tabiki 1986 senesinde de insanlık için önemli olay vuku bulmuştur.bilenler biliyor....
(01.07.2003 14:28)
(bakınız: istanbul, insan, sen, dünya, özlem, araf, anı, ada, adam, bilim)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan_gölge_ Offline
_gölge_
Bayan, 34
İstanbul
2012' de dünyaya bir kuyruklu yıldız çarpması bekleniyor...
Bilim adamları bunun için ne yapıyor?
Kocaman bir atom bombası..
(01.07.2003 04:17)
(bakınız: dünya, ada, adam, bilim, atom bombası, ilim, bilim adamları, cam, çin, atom)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.

"KUYRUKLU YILDIZ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: KUYRUKLU YILDIZ NEDİR? kuyruklu yıldız ne zaman?

Antoloji.com
02.09.2014 12:15:04  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]