MADIMAK OTELİ nedir? MADIMAK OTELİ kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
  Nedir Ana Sayfası
  Son 24 Saat
  Yazdıklarım
  Yeni Terim Ekle
TERİM ARA:
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
  Tüm Terimler


En Popüler:
1 - erotik film
2 - gerdek gecesi
3 - ergenekon
4 - başbağlar katliamı
5 - kızlar
6 - kürt
7 - elif
8 - kabir azabı
9 - fethullah gülen
10 - ergenekon destanı
11 - tuana
12 - sinan aygün
13 - ölüm
14 - dabbe tül arz
15 - ayşe
16 - esra
17 - satanist
18 - faşizm
19 - ebrar
20 - lâhika


MADIMAK OTELİ MADIMAK OTELİ ile ilgili haberler >>
MADIMAK OTELİ ile ilgili şiirler >>
MADIMAK OTELİ sizce ne demek, MADIMAK OTELİ size neyi çağrıştırıyor?
Terimi Ekleyen: araz akçora
Eklenme Tarihi: 29.07.2004 12:30
Sayfa: 1 2 3 4 5 10
sonraki sayfa >>

KATLİAM.....ötesi var mı? ...
(bakınız: katliam)
guzelterekeme
03.07.2008 20:19

sivastaki canlar ile başbağlardaki canlar...
kurşun aynı, tetik aynı, el aynı, alev aynı.
ağlayan alevi anne, sünni anne.
kahkahayı basan yine aynı.
nerde mi, yine aynı karanlık salonda. ellerinde yine viski.
yaşasın iktidar günlerimiz...
yaşasın kasamızdaki ikibin beşyüz euromuz.
yaşasın gizli odalarımız.
diyen aynı yüzler. aynı salonda.
ağlayan madımak, ağlayan başbağlar.
ağlayan anadolu.
ağlayan huzur.
ağlayan ülkem.
(bakınız: anne, alevi, huzur, arda, karanlık, anadolu, eller, kara, sivas, ülke)
leylunehar
03.07.2008 17:31

madımak oteli bana sadece faşizmin vahşetini çağrıştırıyor
(bakınız: faşizm, ağrı, sade, sadece, çağrı, adım, madımak, otel)
kalbim dinamit kuyusu
02.07.2008 20:33

BUGÜN 2 TEMMUZ O KORKUNÇ BARBAR OLAYIN YAŞANDIĞI O KANLI GÜN.
O OTELİ YAKANLAR DA BUNA İZİN VERİP SEYİRCİ KALANLAR DA İNSAN DEĞİLLERDİ.YANDI OTUZ YEDİ CAN,BEDENLERİ YANDI BELKİ AMA ANILARIYLA SONSUZA KADAR YAŞAYACAKLAR.
MADIMAK OTELİ DEYİNCE SADECE BARBARLIK GELİYOR AKLIMA.
20.YÜZYILDA BÖYLESİ BİR BARBARLIĞIN YAŞANMASI ÜZÜNTÜ VERİCİ.
SÖYLENECEK TEK CÜMLE;
KALSIN BİZM DAVAMIZ DİVANA KALSIN
(bakınız: insan, bugün, korku, belki, sade, söyle, cümle, sadece, sonsuz, dava)
PEACE İN THE WORLD
02.07.2008 13:19

bu gün günaydın..yarın,kimler sevdiklerine günaydın diyemeyecek?
2 temmuz 93 yangın yeriydi sivas.
onlar candılar,bi grup yobaz tarafından yandılar..
insanlık yanıyorken,aydınlandılar mı?
yada bu vahşeti içlerine çekip,kendilerini haklı çıkaracak nedenler mi aradılar..?
hiç bir din,hiç bir hukuk,hiç bir vicdan onları haklı bulmaya yetmez..
bu yüzden unutmadık! unutmayacağız! unutturmayacağız!
bu unutmayış kinimizden değil,çorumlar maraşlar,madımaklar tekrar tekrar yaşanmasın diyedir.

Yüzlerce ev ve işyerinin yakılıp yıkıldığı ve yağmalandığı, resmi kayıtlara göre 113 kişinin öldüğü, binlerce kişinin yaralandığı Maraş Katliamı yıllarca belleklerden silinmeyecek. Alevi-Sünni-Kürt-Türk vatandaşların birlikte yaşadığı olayların öncesinde Maraş’ta gerek sivil, gerekse resmi faşistlerce geliştirilen ve halkları birbirine kırdırmak için yapılan bir sürü oyuna tanık olduk. Katliam belirtileri ilk Malatya’da ortaya çıktı ve denendi bunun için.
Malatya belediye başkanı olan Hamit Fendoğlu posta ile gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu gelini ve iki torunu ile birlikte yaşamını yitirdiler. Devamında Pazarcık CHP İlçe Başkanı Memiş Özdal’a bombalı paket gönderildi. Ancak paketi açmayan Özdal ölümden kıl payı kurtuldu.Yapılan araştırmalar sonucu patlayıcı maddelerin Nükleer Araştırma Merkezi’nden alındığı ortaya çıktı ve kuruluş kapatıldı, yöneticileri hakkında soruşturma başlatıldı.
Maraş katliamından önce, Alevilerin yoğun olarak yaşadığı, başta Yörükselim olmak üzere, Mağaralı, Serintepe, Dumlupınar ve Sakarya mahallerinde Alevi ve solcu vatandaşların evleri kırmızı boyayla işaretlendi. Bu katliamın daha önceden planlandığının en somut göstergesidir.

Avni Arbaş, Maraş Katliamı, 1979
19 Aralık 1978’de Maraş’ta Çiçek Sineması’nın, o sırada gösterilen Cüneyt Arkın’ın oynadığı “Güneş Ne Zaman Doğacak” filmi bahane edilerek Ökkeş Kenger (Şendiller) ve bazı faşistlerce bombalanmasıyla olayların startı verildi. Kendi yaptıkları bu olay üzerine sinemayı komünistlerin bombaladığı propagandaları yapıldı. Kendi attıkları bombaya “misilleme” olarak Endüstri Meslek Lisesi’nde öğretmenlik yapan TÖB-DER üyesi iki demokrat öğretmeni katlettiler. Yine Yörükselim Mahallesi’nde bir kahveye önce patlayıcı madde atıp daha sonra makinalı tüfeklerle tarayıp, kırmızı renkli bir arabayla kaçtılar.
Gece saat 21:00 sıralarında yapılan bu saldırıda 77 yaşındaki Alevi Kijo Dede yaşamını yitirdi. Doğan Dağ (30) isimli sol eğilimli bir ilkokul öğretmeni de elinden yaralandı. Bu olaylara kadar da sürekli komünistlerin camiyi bastığı, camiyi bombaladığı türünden bir sürü aslı astarı olmayan propagandalar yaptılar.
23 Aralık’ta Kijo Dede için büyük bir cenaze töreni düzenlendi. 12 bin insanın katılımıyla mezarlığa doğru yürüyüşe geçen kitleye daha bir kilometre gitmeden sataşmalar ve taş atmalar başladı. Ulucami ve belediye civarına gelindiğinde kitlenin üzerine apartmanlardan sandalyeler, briketler, kaleden taşlar silahlar, camiden takunyalara varıncaya kadar her şey atıldı. Bu saldırılardan dolayı daha fazla ilerleyemeyen kitle geriye dönmek istedi ama her taraf çevrilmişti. O dönemde Maraş’ta görev yapan POL-DER üyesi polisler kısıtlı imkanlarına rağmen çemberi yarıp kitlenin tekrar Yörükselim Mahallesi’ne dönebilmesi için çok çabaladı. Mahalleye döndükten sonra birçok insan yaralanmıştı. Gidebilenler evlerine gittiler, diğerleri mahallede kaldılar. Artık gece silah sesleri geliyordu. Camilerden yapılan anonslarda olaylarda komünistler ve Aleviler tarafından öldürülenler için toplanılması ve intikam alınması isteniyordu.
Gelişmelerden tedirgin olan Alevi ve solcu vatandaşlar CHP ve diğer sol partiler, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile birlikte vali, emniyet müdürü ve jandarma alay komutanı ile görüşerek tedbir alınmasını istediler. Ancak yetkililerin “Biz büyük bir devletiz, bütün önlemler alınacak, herkes rahat olsun, gereken her şey yapılmıştır, herkes bundan emin olabilir” sözlerinin söylendiği sırada silah sesleri gelmeye devam ediyordu. Sabaha kadar da susmadı. Sivil faşistler saldırıya geçtiler. Yörükselim Mahallesi’ne her taraftan saldırıyorlardı. Herkes sokaktaydı. Karşımızdaki yoldan üzerimize mermi yağıyordu. Bir tarafı askeriye olan Devlet Hastanesi yolunda yüzlerce kişi ellerinde sopalar, demirler, baltalar, kılıçlar ve silahlarla saldırıya geçtiler. Ellerindeki MHP bayraklarını sallıyor, “Komünistlere ölüm! Alevilere Ölüm! Komünistler Moskova’ya! Milliyetçi Türkiye! ” diye bağırıyorlardı. O sırada yanımızdan geçen tankı durdurduk, üzerinde Türk bayrağı asılıydı, içinden çıkan subaya sorduğumuzda, “Sizler evinize gidin, biz sizi koruyacağız” dedi. Ama ne biz evlerimize gidebildik, ne de onlar bizi korudu.
Artık her taraftan silah sesleri, dinamitler ve çeşitli patlayıcı sesleri geliyordu. Mahallenin dışındaki evlerin birçoğunu ateşe verdiler, yağmaladılar, evlerini terk etmeyenleri kılıçlarla, silahlarla öldürdüler. Ancak evini bırakarak mahallenin orta bölgelerine doğru gelen kişiler hayatını kurtarabildi. Saldırılar bütün gün ve gece devam etti, kimse uyumuyor, herkes devletin görevlilerinin gelip kendilerini kurtarmasını bekliyordu. Tabii kimse gelmedi. Devlet ortalıkta görünmüyordu. Dönemin İçişleri Bakanı CHP’li İrfan Özaydınlı gece televizyonda yaptığı konuşmada her şeyin devletin kontrolünde olduğunu söylüyordu. Ne kontrol ama! Yine aynı bakan katliamın solcuların tahrikleri sonucu çıkmış olduğunu söyledi ve MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş ile görüşerek alınacak önlemleri konuştu. Maraş’taki katliamı yerinde incelemek üzere gelen devlet erkanı ise ülkücüler tarafından Maraş’a sokulmadı, şehrin girişinde silahlı saldırıya uğradı. Dönemin Sağlık Bakanı Mete Tan da karayoluyla Maraş’a giderken Türkoğlu ilçesi yakınında silahlı ve taşlı saldırıya maruz kaldı.
Saldırılar sadece mahallelere değil Sağlık Müdürlüğü binası, YSE binası, Çarşı Karakolu vs. gibi yerlere de yapıldı. Askerlere sığınanlar askerlerin elinden alınarak öldürüldü. Sağlık ocaklarına, hastanelere getirilenler yine ülkücüler tarafından silahlarla taranarak öldürüldü. Ambulans şoförleri, yaralıları hastaneye taşımaya çalışan kişiler, saldırıya uğradı, öldürüldü. İnsanlar evlerinde diri diri yakıldı. Kadınlara tecavüz edildi. Çocukların kafaları koparıldı. Birçok Alevi ve solcu olduğu bilinen köye saldırılar yapıldı.

Olaylar sonucu sanık ifadelerinde, tanık beyanlarında, devletin güvenlik görevlilerinin raporlarında, basının olaylara ilişkin haber ve fotoğraflarında, olayla ilgili Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde görülen davanın gerekçeli kararında katliamı planlayıp uygulayanlar olarak MHP, Ülkücü Gençlik Derneği ve MİSK gibi yasal parti ve kuruluşlar ile ETKO, Kontrgerilla gibi illegal örgütlerin adı geçmekteydi.
Ayrıca katliamdan önce Maraş’a gelen birçok tanıdık isim de vardı. Bunlardan bazıları Haluk Kırcı, Ünal Ağaoğlu gibi birçok cinayetten sorumlu namlı faşistlerdi. Binlerce kişinin yaralandığı, 113 kişinin hayatını kaybettiği, 600 ev ve 300 işyerinin yakıldığı, tahrip edildiği olayların ardından Adana, Maraş, Antep, Adıyaman ve Hatay illerinde Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesi’nde 1979 Haziranında 804 sanık hakkında dava açıldı. 8 Ağustos 1980 günü sonuçlanan davada 29 sanık hakkında ölüm cezası verilirken 7 kişi de müebbet hapse mahkum oldu. 379 sanık beraat ederken, diğer sanıklar çeşitli cezalara çarptırıldı. Ancak Yargıtay kararı bozdu ve ardından yeniden yargılama başladı, bu yargılama sonucunda 12 Eylül askeri cuntasının da araya girmesiyle, davanın seyri değişti. Olayların Alevilerin ve solcuların ağır tahriklerinden kaynaklandığı sonucuna varıldı, tutuklu sanıklar tahliye edildi, en ağır ceza olan idam cezaları azaldı, hafif cezalarla ve beraat kararlarıyla dava bitirildi. Yine faşist darbeciler Maraş’ın sorumlularını değil, yakınlarını kaybedenleri, mağdurları gözaltına aldı, işkence yaptı, yargıladı ve son derece ağır cezalara mahkum etti. Yani Türkiye’deki “ilahi adalet” bir kez daha görevini yaptı.
Maraş Katliamı bu yanıyla sıkıyönetime ve ardından da 12 Eylül faşist darbesine giden yolu açtı. Katliamı MHP’li, ÜGD’li faşistler ve resmi faşistler birlikte gerçekleştirdi. Katliamın sorumluları olan faşist çeteler ödüllendirilirken, mağdur olan Aleviler, solcular ve devrimciler cezalandırıldı. Devrimcilere ve sosyalistlere yönelik sıkıyönetim terörü başlatıldı.
Maraş olayları ile başlayan ve sıkıyönetimle birlikte 12 Eylül cuntasına kadar gelişen olaylarda amacın Maraş’taki solcuları, Alevileri katletmek, göçe zorlamaktan ibaret olmadığı, grevlerin, direnişlerin, işçi sınıfının, emekçilerin, özgürlük ve eşitlik mücadelesi verenlerin mücadelesini ezmek olduğu kısa sürede görüldü.
fezamm.
01.07.2008 08:11

islamiyeti kullanarak,ülkemizi bölmek isteyen dış ve iç güçlerin istediklerinin olduğunu gösteren en belirgin olaydır..
36 aydın yandı,öldü,öldürüldü..
bu yüzden daha bir karanlığa battık,
fakındayız değil mi 2 temmuz 1993'den beri?
(bakınız: islam, ölmek, aydın, islamiyet, kara, 2 temmuz 1993, ülke, daha, temmuz, ülkemiz)
phaloe
03.05.2008 00:13

20. yy.lın ve türkiyenin kara lekesi! ! !
(bakınız: türk, türkiye, kara, yeni, leke)
voltada_söylenen_türkü
28.01.2008 20:18

madımak olayı aydınlatılmak yerine üzerine perde çekilmek istenen bir olay... suçlu suçsuz insanları toplayıp götürüp sonrada siyasetle alakasız insanları senelerce mahkum edecek kadar karanlık... yangından kurtulanlar,kışkırtmalar,davullar,zurnalar,cuma namazı,o dönemin şartları ve sosyal ortamı,hapishanedekiler tüm bunlar bu olayın karanlığında uçuşan kelimeler...
(bakınız: insan, namaz, karanlık, kelime, insanlar, kelimeler, kurt, aydın, cuma, siyaset)
yuici
22.01.2008 02:22

İNSANİ DUYGULARIYLA SİVASIN YOLUNU TUTMUŞ AYDINLARIMIZIN,İNSANİ DUYGULARINI YİTİRMİŞ YOZ KÖHNE FİKİRLİ BEYİNLERİN DİRİ DİRİ YAKARAK KATLETTİKLERİ VE ACILARI HİÇBİR ZAMAN AZALMAYACAKKEN YERİNE KEBAP SALONU AÇILMASI KARARININ VERİLDİĞİ CÜMLELERİN ANLAMINI YİTİRDİĞİ AYDINLIĞIN VE KARDEŞLİĞİN İNTİHAR ETTİĞİ YER...
SUSTUM.......MADIMAK SUSTUN...
(bakınız: insan, zaman, intihar, anlam, kardeş, duygu, aydın, beyin, kara, sivas)
AZE...
01.11.2007 00:17

Sayfa: 1 2 3 4 5 10
sonraki sayfa >>

       
 
             
 
               
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: MADIMAK OTELİ nedir? MADIMAK OTELİ kimdir?


05.07.2008 14:43:41
» Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim