Şiir Antoloji.comKitap ŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResim Antoloji.comForum NedirÜyeler Antoloji.comGruplar Antoloji.com Mesajlarım
 
 
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
                              masonluk kimdir?
Yeni Terim Ekle

Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
  Kişiler
 Genel
 Yaşam
 Edebiyat
 Güncel
 Toplum
 Bilim
 Din
 Müzik
 Tarih
 Cinsel
 TV Dizileri
 Atasözleri
 Deyimler
 Filmler
Futbol Takımları
Köyler
MASONLUK MASONLUK terimi weezer
tarafından 14.03.2004 tarihinde eklendi
MASONLUK sizce ne demek,
MASONLUK size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2 3 4
sonraki sayfa >>
BayŞeyh Şamilin.. Offline
Şeyh Şamilin Torunları
Bay, 33
Ankara
10 person liked.
10 person did not like.
Daha çok Yahudilik temelleri üzerine dayalı, millî ve manevî değerleri bozmak gayesiyle kurulmuş, idealleri çok gizli; fakat örgütleri açık bir teşkilattır. Eski Mısır'dan alınmış bazı sembollerle birlikte, Yahudi tarih, din ve sembolleriyle çok yakın bir bağlantısı vardır.

1877 Mason Locaları Genel Toplantısında üyelerin yeminlerini kutsal kitaplar üzerine değil, namus üzerine yapmaları kararlaştırıldı. Masonların 1900'de bir toplantıda aldıkları kararla ilgili zabıtların 102. sayfasında, (Dindarlara ve mabetlere galip gelmek kâfi değildir, asıl maksadımız dinleri yok etmektir) yazılıdır. Bu yönleriyle komünistlere çok benzerler. Masonlar, komünist ülkelerde komünist olarak, kapitalist ülkelerde kapitalist olarak çalışırlar. Yani bulundukları yerin rengini alırlar.

Masonlar, İslâmiyet'i mason localarının direktiflerine uygun olarak anlatan din kitapları, Kur'an-ı kerim tefsirleri, ilmihaller yazdırdıkları gibi, bu kimselere, 'büyük İslâm âlimi, müctehid, müceddid' gibi isimleri yakıştırarak Müslümanları gerçek İslâmiyet'ten uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Cemaleddin Efgani, Muhammed Abduh, Reşit Rıza gibi kimseler, bunun önemli misalini teşkil ederler. Les Franco-Maçons kitabında bunlar övülerek, 127. sayfasında, (Mısır'da kurulan mason localarının başına Cemaleddin Efgani ve ondan sonra Muhammed Abduh getirildi. Bunlar Müslümanlar arasında masonluğun yayılmasına çok yardım ettiler) denilmektedir. Bu üç masonla çömezleri, mezhepleri yıkmak için çok önemli faaliyetler göstermişlerdir. Mezhepsiz Mevdudi de, İskoç masonydu.

Osmanlının son döneminde, İttihatçılar, Musa Kazım ve Ürgüplü Mustafa Hayri efendi gibi masonları Şeyhülislam yaparak, bunlar vasıtasıyla dinde reform yapmaya çalışmışlardır. Bunlara, diş dolgusu gusle mani değil dedirtmişler ve milleti cünüp gezdirmişlerdir.

Masonluğun gizlilikle ilgili genel prensibi özetle şöyledir:
(Masonluk kendini her yerde hissettirmeli; her yere hâkim olmaya çalışmalı; fakat hiç bir yerde görünmemelidir.)

Dünyada en yaygın olan mason kulüpleri, Rotary ve Lions'tur. Zengin, devlet adamı, bilim adamı gibi şöhret ve itibar sahibi veya ileride mevki ve makam kazanabilecekleri tercih edip üye kaydederler.

Kadın erkek eşitliğini savunmalarına rağmen, kendileri kesinlikle bir kadını, mason üye yapmamışlardır. Son zamanlarda, bu intibaı yıkmak için, telefon sekreterliği gibi görünen yerlere kadınlar almışlardır. Bu kadınlar, içeride olan gizli toplantılardan kesinlikle haberdar olamazlar. (Rehber Ansiklopedisi, F. Bilgiler)
(20.02.2009 14:05)
(bakınız: zaman, kadın, aliye, komünist, para, büyü, dünya, gerçek, osmanlı, kadınlar)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayzulcenahayn Offline
zulcenahayn
x
Hempher diyor ki; Büyük Britanyamız çok genişdir. Güneş, denizleri üzerinde doğduğu gibi, yine bu denizlerin üzerinde batar. Devletimiz, Hindistân, Çin ve Ortadoğudaki sömürgelerinde nisbeten za’îfdir. Bu memleketler, tam ma’nâsı ile idâremizin altında değildir. Fekat, buralarda çok faal ve başarılı bir politika tatbîk ediyoruz. Hepsi elimize geçmek üzeredir. Burada iki şey mühimdir:
1- Elimize geçmiş yerleri elimizde tutmağa çalışmak,

2- Elimize geçmemiş yerleri ele geçirmeğe çalışmak.

Müstemlekeler [sömürgeler] nâzırlığı, bu iki vazîfeyi îfâ etmek üzere, bu devletlerin her biri için, birer komisyon teşkil etmişdir. Müstemlekeler nâzırlığında vazîfeye başlayınca, Nâzır bana i’timâd etdi ve Doğu Hindistân şirketinde bir vazîfe verdi. Bu, zâhirde bir ticâret şirketi idi. Fekat asl vazîfesi, Hindistânın büyük ve geniş topraklarına hâkim olmanın yollarını araşdırmakdı.
Hükûmetimizin, Hindistân için hiç endişesi yokdu. Zîrâ Hindistân, değişik milletlere, ayrı dillere ve zıd çıkarlara sâhib bir ülkeydi. Çinden de pek korkumuz yokdu. Çünki, Çine hâkim olan Budizm ve Konfüçyüs dinlerinin canlanmasından korkulmuyordu. Zîrâ bunlar, hayâtla hiç alâkalanmayan, iki ölü din idi. Binâenaleyh, bu iki ülke halkında vatan sevgisinin olması, çok uzak bir şeydi. Bu iki ülke, biz İngiltere hükûmetini râhatsız etmiyordu. Fekat, ilerde olabilecek hâdiseleri de gözümüzden ırak etmiyorduk. Binâenaleyh, bu ülkelerde tefrika, cehâlet ve fakîrlik, hattâ sârî hastalıkları yaymak için, uzun va’deli plânlar yapıyorduk. Bu iki ülke halkının âdetlerini taklîd ederek, niyyetlerimizi râhatça gizliyebiliyorduk.
İslâm memleketleri son derece râhatımızı bozuyordu. Hepsi de, lehimize olmak üzere, Hasta Adamla [Osmânlı devletini kasd ediyor] bir kaç anlaşma yapmışdık. Müstemlekeler nâzırlığının tecribeli adamları, bu hastanın bir asrdan az bir zemân zarfında can vereceğini söylüyorlardı. Ayrıca, Îrân hükûmeti ile de, gizlice bir kaç anlaşma yapmış ve bu iki ülkeye, mason yapdığımız, devlet adamlarını yerleşdirmişdik. Rüşvet, kötü idâre ve din bilgisi noksan idârecilerin, güzel kadınlarla meşgûl olup, vazîfelerini unutması, bu iki ülkenin belini kırdı. Fekat, bütün bunlara rağmen, şu sayacağım sebeblerden dolayı, yapdıklarımızın beklediğimiz netîceyi vermemesinden endîşe ediyorduk:

- Müslimânlar, İslâma son derece bağlıdırlar. Her bir müslimân, papaz ve râhiplerin hıristiyânlığa bağlılıkları kadar, hattâ dahâ fazla, İslâma bağlıdır. Bilindiği gibi, papaz ve râhiplerin canı çıkar da, hıristiyanlıkları çıkmaz. Müslimânların en tehlükelileri de, Îrândaki şî’îlerdir. Çünki onlar, şî’î olmıyanları kâfir ve necs bilirler. Hıristiyanlar, şî’îlerin nazarında, kokmuş pislik gibidir. Tabîatiyle, insan bütün gücüyle pisliği atmaya gayret eder. Bir sefer şî’înin birine şunu sordum: (Hıristiyanlara niye böyle bakıyorsunuz?) Aldığım cevâb şuydu: (İslâm Peygamberi, çok hakîm bir zât idi. Kâfirleri böyle ma’nevî bir baskı altına almış ki, onların doğru yolu bulmasına ve Allahın dîni olan İslâma girmesine sebeb olsun. Nitekim devlet de, bir insanı tehlükeli bulunca, onu itâat edinceye kadar, maddî bir baskı altında tutar. Sözünü etdiğim necâset, maddî değil, ma’nevî bir baskı olup, hıristiyanlara da hâs değildir, sünnîlere ve bütün kâfirlere şâmildir. Hattâ, bizim eski Îrânlı mecûsîler bile, şî’îlerin nazarında necsdirler.)

Ona dedim ki: (Güzel! Sünnîler ve hıristiyanlar da Allaha, Peygamberlere ve kıyâmet gününe inanırlar, niye necs olsunlar?) Cevâben dedi ki: (İki şeyden dolayı necsdirler: Birincisi, hazret-i Muhammedi hâşâ yalancılıkla ithâm ederler[1]. Biz de, bu çirkin ithâm karşısında (Sana eziyet verene sen de eziyet edebilirsin) sözü mûcibince, onlara (Siz necssiniz) diyoruz. İkincisi ise, hıristiyanlar, Allahın Peygamberlerine kötü isnâdlarda bulunurlar. Meselâ, Îsâ aleyhisselâm içki içerdi, mel’ûn olduğu için çarmıha gerildi, derler.)

Ben dehşet içinde adama dedim ki: (Hıristiyanlar böyle demezler.) O ise: (Hayır sen bilmiyorsun, (Kitâb-ı mukaddes) de böyle yazılıdır) , dedi. Ben susdum, zîrâ adam, ikinci husûsda olmasa bile, birincisinde haklıydı. Münâkaşayı uzatmak istemedim. Çünki, islâmî kıyâfetde olduğum hâlde, benden şübhelenebilirlerdi. Bu sebeb ile, dâimâ münâkaşalardan uzak duruyordum.

2- İslâmiyyet, bir zemânlar, idâre ve hüküm dîni idi. Müslimânlar da, azîzdi. Bu efendi insanlara, şimdi siz kölesiniz demek zordur. İslâm târîhini kötüleyip, müslimânlara, bir zemânlar elde etdiğiniz izzet ve i’tibâr, ba’zı şartlar îcâbıydı. O günler gitdi, bir dahâ geri dönmez, dememiz de mümkin değildir.

3- Osmânlı ve Îrânlıların, yapdıklarımızın farkına vararak, plânlarımızı bozup te’sîrsiz hâle getirmelerinden çok endişe ediyorduk. Gerçi, bu iki devlet büyük ölçüde za’îflemişdir. Fekat, mal, silâh ve hüküm sâhibi, merkezî bir hükümetin oluşu, bizim emîn olmamıza mâni’ oluyordu.

4- İslâm âlimlerinden son derece râhatsızdık. Çünki, İstanbul ve El-ezher âlimleri, Irâk âlimleri, Şâm âlimleri, emellerimizin önünde aşılmaz engellerdi. Zîrâ onlar, dünyânın geçici zevk ve zînetlerine karşı, Kur’ân-ı kerîmin va’d etdiği Cennete girmeğe hâzırlanan ve kendi prensiplerinden kıl kadar ta’vîz vermiyen kişilerdi. Halk onlara tâbi’ oluyor, Sultân bile onlardan korkuyordu. Sünnîler, şî’îler kadar âlimlere bağlı değildi. Zîrâ, şî’îler kitâb okumuyor, sâdece âlimleri tanıyor, Sultâna gereken ihtimâmı göstermiyorlardı. Sünnîler ise, çok kitâb okuyor, âlimleri ve Sultânı tutuyorlardı.

Bu hâl karşısında, bir çok toplantılar yapdık. Fekat, maalesef, her seferinde önümüzde yolun kapalı olduğunu gördük. Câsûslarımızdan gelen raporlar, hep hayâl kırıcı, konferansların sonuçları da sıfır idi. Lâkin, yine de ümmidsizliğe kapılmıyorduk. Çünki, biz, derin nefes almağı ve sabr etmeği âdet edinmişizdir.

Bir toplantımıza, Nâzırın kendisi, en büyük papazlar ve bir kaç da mütehassıs [uzman] katılmışdı. Yirmi kişiydik. Üç sâatden fazla süren bu toplantıda, hiçbir netîceye varılamadı. Fekat, bir papaz şöyle dedi: (Râhatsız olmayın! Çünki, hıristiyanlık, ancak üçyüz sene zulm çekdikden sonra yayıldı. Umulur ki Mesîh, gayb âleminden bize nazar edip, üçyüz sene sonra da olsa, kâfirleri [Müslimânları kasdediyor] merkezlerinden çıkarmağı nasîb eder. Biz kuvvetli bir îmân ve uzun bir sabrla silâhlanmalıyız! Hükmü elimize geçirebilmek için, bütün vâsıtaları elde edip, bütün yolları denemeliyiz. Hıristiyanlığı, Muhammedîlerin arasında yaymağa çalışmalıyız. Asrlar sonra da, netîceye varabilirsek, çok iyidir. Zîrâ, babalar çocukları için çalışırlar.)

Müstemlekeler nâzırlığında, İngilterenin yanısıra, Fransa ve Rusyadan da, diplomat ve din adamlarının katıldığı bir konferans yapıldı. Çok şanslıydım. Nâzır ile aramız iyi olduğu için, ben de katılmışdım. Konferansda, müslimânları parçalayıp, İspanya gibi, dinlerinden çıkararak îmâna getirmenin [Hıristiyanlaşdırmanın] hesâbları yapıldı. Fekat, varılan netîceler istenildiği gibi değildi. Ben, o konferansdaki bütün konuşmaları (İlâ meleküt-il-Mesîh) ismli kitâbımda yazdım.

Derinlere kök salmış büyük bir ağacı, kurutup, söküp atmak zordur. Fekat, biz zorlukları kolaylaşdırıp, yenmeliyiz. Hıristiyanlık, yayılmak için gelmişdir. Bunu, Mesîh efendimiz bize va’d etmişdir. Muhammede, doğu ve batı âleminin içinde bulunduğu kötü şartlar yardımcı olmuşdur. O kötü şartlar gidince, berâberindeki belâları da [İslâmı kasdediyor] götürdü. Bugün memnûniyyet ile durumun temâmen değişdiğini müşâhede ediyoruz. Nezâretimizin ve diğer hıristiyan hükümetlerin büyük gayret ve çalışmaları netîcesinde, müslimânlar gerilemeğe başladı. Hıristiyanlar ise, kuvvetleniyorlar. Uzun asrlar boyunca gayb edilen yerleri alma zemânı geldi. İslâmiyyeti imhâ etmeğe, Büyük Britanya devleti öncülük etmekdedir.

_________
(08.12.2007 15:05)
(bakınız: sevgi, insan, hayat, kadın, yalan, büyü, güzel, deniz, korku, deli)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayFasci Offline
Fasci
Bay, 34
İzmir
Milletim insanlık, vatanım dünyadır mantığına sahip ama eninde sonunda siyonizme bağlanan duvar ustaları topluluğu. Sanırım antisemitist oldum :) (10.04.2007 01:24)
(bakınız: insan, dünya, vatan, siyonizm, millet, duvar, usta, insanlık, mantı, tanım)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayvioletintern.. Offline
violetinternet
x
fantastik bir din

Masonluk gizli bir dindir her ne kadar fikir düşünce derneği densede içerisinde her kesimden insanın bulunduğu dünyanın tüm ülkelerini kaplayan vede gizli idareleri oluşturan yahudiliğin alt tabakasını gibi görünsede fakat yahudiliktende çok uzak fantastik bir dindir.buraya üye olanlar dışarıda düşman olsalar masonluk çerçevesinde birbirlerine çok bağlıdırlar
(20.01.2007 00:51)
(bakınız: insan, dünya, yahudi, düşünce, mason, esin, uzak, yahudilik, gibi, düşman)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayyalanımvarsa.. Offline
yalanımvarsaneoluyum
Bay
Yeni Masonik Düzen Adlı Kitabı Okumuştum Geçenlerde.Gayet Etkili Bir Kitap...Artık Masonlar Taktik Değiştirmeye Başladı.Camii Yaparlarsa Hiç Şaşırmayın! ... (04.12.2006 19:39)
(bakınız: kitap, mason, cami, artık, yeni, onlar, gaye, mayın, masonlar, muştu)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Baysincap__34 Offline
sincap__34
Bay, 33
Tayland
Aralarında eşcinsel ilişki yaşayanlar ve bu tarzda partiler düzenlediklerini, basın yolu ile resimlerle ispatlanmıştır... ! ! !
Ben medyanın yalancısıyım.... :)
(25.11.2006 12:24)
(bakınız: yalan, resim, eşcinsel, medya, yalancı, ispat, basın, tarz, düzen, cins)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayanmavi gözleri.. Offline
mavi gözlerimden akan damla
Bayan, 41
ABD
Masonlarla ilgili bazı gerçekler
1-Dünyaca ünlü lipyon çayları isimlerini Sir Thomas Lipton K.dan alır
2-Üç kez göreve getirilen tek ABD başkanı Roosevert
3-Karısının ölüm haberi kendisine yedi gün sonra ulaştırılınca Samuel L.Morse telgrafı icat etti
4-Skotland Yard binasının karşısında bir Mason mabedi vardır.
5-45 yaşında ölen 4 yaşında piyono çalan Nat King Cole
6-Hawai nin 4 kralı da Mason du
7-İlk sözlü film yıldızı Al jolson Mason du
8-İdamlarda mahkumların eziyet çekmesini önlemek için 'Dokuz ilham perisi locası' üyesi Joseph Ignace Guillotin K. giyotini icat etti.
9-Uluslararası Kızılhaç örgütünün kurucularından Jean Henri Dunant K. Cenevre konvansiyonunun da kurucularındandı.
10-Bunlar sadece görünen bazı gerçekleri...Devamı başka zaman...
(28.06.2006 18:56)
(bakınız: ölüm, zaman, dünya, gerçek, arda, mason, esin, yıldız, emek, lara)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay-@tmac@- Offline
-@tmac@-
Bay, 35
tüm kötülüklerin kaynağı.. (01.03.2006 23:40)
(bakınız: ayna, kötü, kötülük)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
BayUtku06 Offline
Utku06
x
Ankara
MASONLUK (DEİZM=YARATANCILIK-NESNELERDEKİ BİRLİĞİ BENİMSEYENLER)



Masonlar teizm, tanrıcılık ve ateizm-tanrısızlık ve panteizm-doğa tanrıcılık karışımı yaparak ve kendilerince yorumlayarak bir nevi yaratıcılık olan deizmi(Yaratancılıkçılığı) vurgularlar. Bazı yerde teist-tanrıcı, bazı yerdede deist-yaratancılıkçı görünerek ikisinin arasında kendilerine özge bir nevi ateist hem panteist(doğa tanrıcılık) hem ‘’deist’’ görünürler. Doğayı bir nevi tanrı ederler. Ama iradesi olmayan, hiçbir şeye karışmayan kendi sistemi içinde devam eden bir doğa tanrı.

Panteistlere ve deistlere göre tanrının vahyi, dini ve peygamberleri yoktur. İşte masonlar, böyle bir ne tanrı diyebileceğimiz ne de diyemeyeceğimiz bir yaratıcılık felsefesini (Deizmi) kabul edip, o yaratıcılığa da mimar, büyük usta derler. Onlar, tanrı kelimesini kullanmaz, usta sözcüğünü kullanırlar.

Aklı-fiziki bilimleri öne çıkarırlar. Hep bilime ve rasyonalizme-akılcılığa vurgu yapıp, vahyi-ilahiyi reddederler. Ama yerine göre, bazen de, kiliseyi ve camiyi hatta sinegogları kızdırmamak için localarında, Kur’an, Tevrat ve İncil bulundururlar. Bu üç dini birleştirmek istiyor görünürler. Nedense Hindu dinler Budizmin sembollerini kullanmazlar.

Onları kitabi semavi din olmadıkları bir nevi dünyevi din olduklarını bildikleri için, kendi materyalist görüşlerine yakın görüyorlar sanki. aslında masonlar deizmi benimsemişlerdir. (Yaratancılıkcılar)

Sadece hiçbir şeye karışmayan -vahyi dini olmayan bir tanrı..yaratıcıyı bir mimar-bir usta göstermeye çalışırlar. Ahirete, öldükten sonra dirilip huzuru ilahide hesap vermeye, madde ötesi cennet ve cehenneme, meleklere şeytana(iblis) inanmazlar. Sekülerizmi dünyeviliği savunurlar. Uhreviliği, metafizik gerçekleri reddederler. Bir nevi basit ve kurnaz materyalistlerdir. İki yüzlüdürler. Gerçek niyetlerini gizlerler. Ortamına göre konuşur, hareket ederler. Hümanizme çok vurgu yaparlar. Yaşamlarında uhrevilik, maneviyatçılık yoktur. Dünyevi, seküler yaşamı kabul etmişlerdir. Ahirete, öldükten sonra dirilip (Baas) Tanrı’ya hesap verileceğine inanmazlar. Bir çeşit karma karışık basit materyalistlerdir.

Gerçek gayelerini ise en üst derecelere çıkmış, Mason biraderleri bilir. Tabii ki, onlar birbirlerinin biraderleri kardeşleridirler ve sırları aralarında mahfuzdur.Ve diğer bütün insanlar biraderleri kardeşleri değildir. Ancak en çok İsrailiyatla ilgili oldukları da, herkesin malumudur. Bu yanlarını gizleyememişlerdir. Çünkü gönyeleri İsrailiyatı çağrıştırır. Hazreti Davut İsrail Peygamberlerindendir. Davut A.S.’a çok vurgu yapmaları İsraliliyata öncelik verdiklerinin kanıtıdır. (Hazreti Davut+Gönye) zaten iç içe iki gönyeden altı köşeli simge çıkar.

KAZIM YARDIMCI/ADIYAMAN

18.1.2006

www.varliktanveriler.com

info@varliktanveriler.com
(20.02.2006 14:31)
(bakınız: ateist, insan, para, büyü, özge, gerçek, şeytan, akıl, cehennem, tanrı)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayxori Offline
xori
x
diziyle oluşturulmuş değil,ortaçağdan beri var olan bir örgüt (16.01.2006 19:27)
(bakınız: dizi, ağda)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2 3 4
sonraki sayfa >>

"MASONLUK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: MASONLUK KİMDİR? masonluk kimdir?

Antoloji.com
22.12.2014 16:10:09  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]