MESNEVİ nedir? MESNEVİ kimdir?
Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  ŞiirKitapEtkinliklerŞarkılarResimForumE-KartÜyelerGruplarSMS
http://nedir.Antoloji.Com
Arayın :
Nedir Ana Sayfası
Son 24 Saat
Yazdıklarım
Yeni Terim Ekle
  Kişiler
  Genel
  Yaşam
  Edebiyat
  Güncel
  Toplum
  Bilim
  Din
  Müzik
  Tarih
  Cinsel
  TV Dizileri
Futbol Takımları
- sabetayist (167)
- herşey (32)
- dede korkut (23)
- sedat bucak (20)
- akrostiş (32)
- yecüc-mecüc (37)
- gurur (40)
- insan (923)
- ab-ı hayat (44)
- hız (15)
- mavzer (7)
- vecize (9)
- koçero (15)
- ceylan (9)
- sinerji (12)
- istanbul büy.. (13)
- özne (9)
- bayrak (81)
- kara murat (7)
- taarruz (4)
MESNEVİ MESNEVİ terimi -_- tarafından 16.07.2003 tarihinde eklendi
MESNEVİ sizce ne demek,
MESNEVİ size neyi çağrıştırıyor?
KENDİ GÖRÜŞÜNÜZÜ EKLEYİN
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>
Bayan Elantari Offline
Elantari
Bayan
Bişnov...Dinle... (13.09.2008 23:14)
(bakınız: dinle, bişnov)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bayan smokin Offline
smokin
Bayan, 24
Van
Uyaklı beyitlerden oluşan ve aruz ölçüsüyle yazılan divan edebiyatı şiir biçimi.Mesnevide konu ne olursa olsun ilk dikkati çeken özellik olayın bir masal havasında anlatılmasıdır cinler, periler, devler, cadılar, ejderhalar gibi masal tarzı şeyleri sıkça konu alan bi edebiyat türü.... (21.04.2008 20:54)
(bakınız: şiir, masal, edebiyat, cadı, gibi, yazı, peri, divan edebiyatı, hala, ölçü)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay 1299osmanlı Offline
1299osmanlı
Bay
insanın kimyasını ondan daha güzel hangi beşer eseri anlatabilir?
'mühim olan,gül tabiatlı olmak.araya kış gibi çileler girse de,dikenlere bakıp dikenleşmeden bir gül olarak kalabilmek.'

bir gün uzak diyarlardan bir misafir gelir Mevlana dergahına:'efendim' der, 'bize bir mürşit gerekli.' Mevlana hz. tebessüm ederek:'orada dergahın önündedirler.hangisini dilerseniz,sizinle gitsin.'
adam şaşırır ama yine de denileni yapar.tek şaşıran misafir değildir.Hüsameddin çelebi de şaşkınlıkla:'ama efendim...'diye söz söyleyecek olur,lakin Hz.Mevlana:'sus hüsameddin,eğer mürid isteseydi,ya sen ya da ben gidecektik.başkalarını irşad eden çoktur.nefsini ıslaha çalışan ise az.'
(13.04.2008 22:33)
(bakınız: insan, çile, güzel, mevlana, arda, adam, bilmek, uzak, amed, gibi)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay elif_56 Offline
elif_56
x
Mesnevi bilindiği gibi Divan Edebiyatı nazım türlerinden biridir. Beyitler halinde yazılır. Her beyit kendi içinde kafiyelidir. Farklı vezinler kullanılmıştır. Konu olarak, destanlar, zaferler, büyük tarihi olaylar, efsaneler gibi halk arasında merakla dinlenecek hikayeler işlenmiştir. Mesnevi bir anlamda hikayedir. Hikayenin şiirleştirilerek anlatılışıdır. Yüzyıllar boyu klasik edebiyatın en büyük eserleri “Mesnevi” tarzında kaleme alınmıştır.

“Hüsn-ü Aşk”, “Vesiletü’n-necat” “Mantıku’t-tayr” gibi eserler, ölümsüz nitelemesini hak edecek kadar yaygınlaşmış, etkisini bugüne kadar devam ettirmiş mesnevilerdir.

Mesnevilerde anlatılan hikayelerin tasavvuf, Hazreti Peygamber sevgisi gibi dini konularda olanları zaman içinde öylesine yaygınlaşır ki dini hayatın önemli bir parçası haline gelir. Mesnevilerin dersleri yapılır. Özel tarzda okunmaya başlanır. Mesnevi okuyucusu anlamında “Mesnevihan” denilen uzmanlık alanları oluşur. Yüzyıllar boyu süren bugün de dini hayatın önemli bir parçası olan “mevlid” aslında Hazreti Peygamberin hayatının hikaye yoluyla anlatıldığı bir mesnevidir.

Mesnevi konusunda iki önemli noktaya işaret etmek gerekir.

Birincisi şiir diliyle anlatılan basit hikayelerin, hatta hayvanların konuşturulduğu hayvan hikayelerinin tasavvufi simgeler ihtiva ediyor olmasıdır. Anlatılan hikaye ilk bakışta son derece basittir. Kolay anlaşılır. Varılan sonuçta okuyucu-dinleyici kendine göre çıkaracağı dersler bulacaktır. Alınan ibret hikayenin hoşluğu, beklenmeyen sonucu içinde duyulur. Hikayenin içinde veya sonucunda geçen öğütler doğrudan yapılmaktadır. Ancak birbirinden bağımsız olan beyitlerde hatta bazen her bir mısrada geçen bir kelime bir kavram açıklanmaya muhtaç durumdadır. Bir ayet veya hadis veya tarihi bir olay veya bir menkıbe bir kelimenin içine sıkışmış durumdadır. {Aşk Tur’un ruhu gibiydi. Tur dağı aşıkane mest oldu Ve hazreti Musa bayılarak düştü.} beyti Kuran-ı Kerim’de Araf suresinin yüz kırk ikinci ayetine işaret etmektedir. Bu ayet-i kerimede Hazreti Musa’nın Tur dağında vahy aldığı an beyan buyrulmaktadır. Bu işaret edilen noktaların açıklanma gerekliliğinden başka, yine beyit veya mısralarda geçen bir çok varlık adı aslında kendinden başka bir soyut kavramı simgelemektedir. Somuttan soyuta yükseltilmesi istenen insan zihni için her simge bir basamak hükmündedir. Bütün bunlar beyit veya mısraların anlaşılabilmesi adına açıklamalar yapılması zorunluluğunu getirmektedir. Açıklamaların büyük bir kısmına ise yorum karışmak zorunda olduğundan bu işlemin adı “şerh” terimi ile ifade edilmiştir. Mesnevi ve şerh terimlerinin sürekli beraber anılışının sebebi budur.

İkinci önemli nokta; mesnevi sözcüğünün özel bir isim hâline gelerek, Hazreti Mevlana Celaleddin-i Rûmî’nin eserini ifade etmesidir. Günümüzden yaklaşık yedi yüz yıl önce kaleme alınmış bu eser, yirmi altı bin beyitten meydana gelir. Altı cilttir. Birbirinin içinde geçen hikayeler anlatılır. Bu hikayelerin görünen anlamlarının ötesinde tasavvufî hikmetler, öğütler, evren, insan, dünya, ahiret, inanç, ahlak tasavvurları simgelerle anlatılır.

Hazreti Mevlana’nın Mesnevîsi‘nin etkisini yüzyıllar boyu sürdürüp günümüze kadar gelmiş olması, kendine özgü bir kainat tasavvurunun bütün insanları kucaklayabilmiş olması, dünyanın dört bucağından hayranlar, bendeler kazanmış ve elan kazanıyor olması bir makalenin boyutlarını aşacak konulardır.
(16.05.2007 11:06)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay yıldız42 Offline
yıldız42
x
ikilik (18.10.2006 10:51)
(bakınız: ilik)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay bilencengiz Offline
bilencengiz
x
allahın emirlerini korkutarak değil sevdirerek anlatım edebiyatıdır (05.06.2006 10:38)
(bakınız: korku, edebiyat, emir, tarak)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay --@tmac@-- Offline
--@tmac@--
Bay, 30
kaç ateist anlayabiliyor....................... :)

anlayabilseydilerr ateist olmazlarduu.. mantık sa aha mantuk :)
(27.02.2006 21:23)
(bakınız: ateist, mantık, mantı)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay Ekrem Akbunar Offline
Ekrem Akbunar
Bay, 27
Bolu
BİR KAÇ SÖZ

Mevlana, Horasan ın Belh şehrinde 604 -1207- de doğdu. Babası taçsız padişahlardan Sultanül Ulema Muhammed Bahaü d-din Veled dir.

Mevlana Celalüd-din, beş yaşındayken babasıyla Belh ten ayrılırç kader kervanı, Nişabur a, Bağdat a, Mekke ye, Medine ye, Şam a uğrar. Nişabur da Attar, Esrar Namesini Mevlana ya hediye eder. Şam da Şeyh Ekber Muhyi d-din-i Arabi, k.s. “Subhan Allah, bir okyanus, bir denizin arkasından gidiyor.” Diye hayrette kalır. Malatya, Erzincan, taraflarını aşıp Larende – Karaman- ye konarlar. Gevher Banu ile evlenir. Oğlu Sultan Veled burada doğar. Annesi Mü mine Sultan burada vefat eder. Sultan Alaü d-din Keykubat ve çevresinin isteğiyle, “ Aşıkların Ka besi” olacak Konya ya göçerler. Bir müddet sonra Sultanü l-ulema irtihal eder. Mevlena, ilk feyzini babasından alır. Tirmizli Seyyid Burhanü ddin-i Muhakkık ile kemale erer. Şemşü d din-i Tebrizi ise gerçekten ona bir güneş olup yanmaya müheyya bu çerağı yakıp tutuşturur. Nihayet 672 -1273- de bu hasret dağı, bu ayrılık ateşi söner. “ Mezarı ariflerin gönlünde” zahiren ölü, manada diri; gök yüzüne Mesnevi, Divan-ı Kebir, Divan-ı Rubaiyat, Fih-i Mafih, Mecallis-i Seb a ve Mektubat yıldızlarını nakşedip Hakk a yürür.


Hakiki büyük insanları yakından tanırsak onlarda, Peygamber ve velilerle daima yanan insanlık sevgisi ateşinin kıvılcımlarını buluruz. O kıvılcımlar ki, düştüğü çatının hacmine göre, küçük veya yangınlar çıkarır.

Ateşe girip ateş olan, onda yanan odun da olsa kömür de, pis de olsa temiz de yanmaya, kül olmaya dayandımıydı ne kirden iz kalır, ne gayri şeylerden. Hepsi tek bir şey, hepsi tertemiz olur. Ne kapkara duman, ne yanan, ne yakılan kalır. Izdırabın sonu kemal, tahammülün sonu cemal olur.
“ Eşrefoğlu Rumi senin,
Aşk od una yansın canın.
Aşk od una yanmayanın,
Kalbi safi olmaz imiş.”

Ateşe dayanmak, aşka inanmak ancak imanladır. İman yoksa ne aşk, ne nebi, ne veli ve ne de hakiki insan vardır.

Kainatta her şey, bir dönüş halinde, zerreden yıldızlara kadar. Bir cezbeye tutulmuş, bir aşka yakalanmış, süreta sarhoş gibi. İnsan, nasıl olur bir şeye inanır, bağlanır de ona aşık olmaz? Öyle sakin, bomboş duruyorsa o, inançsız, aşksız kupkurudur, ölüdür. O, aleve değdiyse nasıl olur coşmadan, haykırmadan durabilir? Bu ateş denizine dalan, bu Tanrı sırrına eren yolculardan Mevlana, asırlardır bütün insanlara sesleniyor. “Eğer sen sevgili görmediysen, bulmadıysan niye aramıyorsun? Yok ona kavuştuysan neden, sevincinden coşmuyorsun? ” Tek bir hakikate, aşk u mahabbete, tek bir güneşe; dostu, düşmanı kurtuluşa, sevgilinin yanına, Peygamberin yoluna çağırıyor:

“Ben yaşadıkça Kur an ın kulu, kölesiyim.
Ben, o temiz, pak Muhammed in yolunun toprağıyım.
Bir kimse, benim bu sözümden başka bir şey naklederse,
Onu söyleyenden de, o sözden de bizarım.”

O nun yoluna toprağım diyen, O Hayrü l beşer i seven hiç yanmaz mı? Volka gibi kaynamaz mı?

“Ben senin aşkındayım; nasihat, pend ne faide?
Zehirli su içmişim, bana kand- şeker- ne faide?
Diyorlar, benim için- Ayağını bağlayın-,
Divane gönüldür, ayağıma bend ne faide? ”

Ayna, güneşi aksettirir de o sevgiyi pınarından içen Mevlana bizlere o şifa sahibinden akseden muhabbeti, insanları sevmesini, afvı, merhameti, inanmayı, bağlanmayı, gönlü bu hazla yıkamayı kucak kucak sunmaz mı?

İman, aşka dönmüyor, aşk bizi yüceltmiyorsa Koca Yunus diliyle;
“Balıklayın sudasın, bilmezsin yudasın;
Ömrün geçti içmedin, umman arzu kılarsın”
Çabası ve gafleti içinde kendimizden bihaber, sinema perdesinde ki gölgeden daha ruhsuzuz.

O semah, o dönüş, aşkın sembolü mananın, hakikatin ta kendisi. Zira, dönen her şeyin bir merkezi, tavaf ettiği tek bir noktası, bağlandığı, yöneldiği bir istikameti vardır. Durmayan dönüş, daima dönüş. Sürat artıkça bu delice, çılgınca görünüş sahibini yüceltir, bütün kirlerden arıtır. Üstelik ondan olmayan bir şey duramaz. Çökmeye mahkum desteklerse ihtiyaç duymaz. “Havada ve sahrada bulunan zerrelere, iyice dikkat edersen, hepsi bizim gibi meftundur. İster memnun, ister mahzun olsun her zerre, o güneşin hayranıdır.” “ey gün yüksel! Zira zerreler, başsız ayaksız vecd içinde canlar raksediyor. Bu göktekiler, hep O nun için raksediyor. Onların böyle raksederek nereye gittiklerini gel, senin kulağına söyleyeyim.”

Maddelerin atomlarında ki elektronların, güneş, ay ve yıldızların hep bir merkeze yönelmiş dönüşleri, onların varlığını sağlayıp yükseklerde tutmuyor mu? Bir an o noktadan ayrılış, o cezbeden kaçış, onların kıyameti değil mi? Bekaları bu harekete, bu aşka bağlı gayrisi yalan:

“İlim kesbiyle paye-i rıf at,
Arzu-yi muhal imiş ancak.
Aşk imiş her ne var alemde,
İlm, bir kıyl u kaal imiş ancak”

Peygamber e hitap, “Levlake levlak, lema halaktül eflak”. “Sen olmasaydın, sen olmasaydın kainatı yaratmazdım” Tanrı sevgilisi O. Mevlena kendisini nura, insanları huzura götürecek Habibullah ı ve O nun sevdiğini sever de çarşı Pazar demeyip sema a kalkmaz mı? Selahaddin e bu kıvılcım sıcrarsa altını, pulu düşünür mü? Çekici vurur da vurur…

“Ah mih el aşkı ve halatihi
Ahraka kalbi bi hararatihi
Ma nazara ayni ila gayrikum
Uskimu billahi ve ayatihi”

“Ah! O aşktan ve onun hallerinden, Hararetiyle kalbimi yaktı. - Allah a ve O nun ayetlerine yemin ederim ki- Gözüm senden başkasına bakmadı.

O herkesi sever, kötüyü de, iyiyi de. Bu mahabbet iyiyi oldurur, kötüyü yol buldurur. Öyle der: Aşk; çocuklar için süt, büyüklere bal, olgunlara geminin batmasına sebep olan son yük…”
Bu mana, kelama gelmez: bu söz, hitama ermez. Dalgalar yorulur, köpükler durulur, denizler baki, Balıklayın niceler gafil, bilmezler nerede sahil, Hak tan gayri her şey fani, Şair-i Hamuş diliyle beyan-ı aczedip susalım, gayri. “söz kısa kesmek gerektir, vesselam”


……….
Yedi beyit ile bitirmiş Amil ÇELEBİOĞLU yazısını..

Nerde mi bu yedi beyit? Bre dost her şeye para bulursun da, Milli Eğitim yayınevinden 25 ytl verip bir MESNEVİ ŞERİF alamaz mısın?

Selam ve muhabbet ile
e.akbunar
(11.12.2005 15:59)
(bakınız: allah (c.c), dost, insan, sevgi, anne, baba, büyü, esra, mevlana, namaz)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Bay Envâr. Offline
Envâr.
x
Mesnevinin kapilari acildi acilali,dogrular cektigim acilarla daha da olgunlasmis gibi geliyor.. (25.06.2005 20:59)
(bakınız: gibi)
Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin.
Sayfa: 1 2
sonraki sayfa >>

"MESNEVİ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız: MESNEVİ nedir? MESNEVİ kimdir?


09.01.2009 06:16:54

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim