|
|
 |
 |
|
MEZARLIK |
MEZARLIK terimi
LSD-geri döndü
tarafından 19.12.2004 tarihinde eklendi |
MEZARLIK sizce ne demek,
MEZARLIK size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x, 25 |
|
 |
|
|
 |
Yarım günlük mezarlık gezintimden çıkardığım sonuç:
'Ayakta yolcu kabul etmiyorlar, illa yatmanız gerekiyor.'
(alıntı; i.tenekeci) (16.06.2010 21:45)
(bakınız: mezar, günlük, yolcu, teneke, alıntı, ayak, ünlü, sonuç, erek, yarım)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 39 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Sonsuz huzur bulacağım yer :) (04.09.2009 18:59)
(bakınız: huzur, sonsuz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 39 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Dün ordaydım, cıvıl cıvıl kuş sesleri ve yaprak hışırtıları arasında insan huzur buluyor.. Bence insanın ölüsünden değil canlısından korkmak lazım.. (30.05.2009 11:59)
(bakınız: insan, huzur, bence, korkmak, yaprak, canlı, lazım, aras, korkma, hışır)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 25 |
|
 |
|
|
 |
Bir aralık konuştuğu bile söylenmiştir...
Şöyle dediği rivayet edilir, mezarlığın:
'Yalnız, yaşayanlar için midir, toprak üstündeki her bitki?
Ya yerin dibine doğru büyüyenler? ...
Onlar da mı yaşayanlar için? ...'
... (30.05.2009 10:15)
(bakınız: büyü, yalnız, doğru, toprak, mezar, söyle, onlar, için, bile, alık)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Toprağımdan filizlenir başım.:P (30.11.2008 10:24)
(bakınız: filiz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
Bir hiristiyan mezarligindan geciyorum
Ortalikta kimsecikler yok
Sadece oluler ve ben
Eve giden yolu bulmayi umarken,
Musluman mezarligi cikiveriyor karsima
Tezata bak ki iki adam oturmus paradan konusuyor
ölülerin yani basinda.... (14.11.2007 22:50)
(bakınız: para, adam, yorum, mezar, sade, kars, sadece, yani, lüle, tezat)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
|
 |
|
|
 |
ne zamandı bilmem önceki gun heralde..baya korkmusum ki hafıza kaybına ugramısım farkettim..korku filmine gidiyorduk,1048.hiç tavsiye etmem bu arada...sinemayla mezarlıgın arası 500 metre felan böyle.önünden geciyoruz.harika bi idea geldi tabi aklımıza.kafa kullandık hemen o anda.ulan dedim para verip korkmak için sinemaya gidiyoz.gelin dalalım su mezarlıga,korkup çıkalım..beleşe getirelim mi işi? ya gören olursa dediler..bi arkadasa bakıp cıkıcaz deriz dedim.girdik neyse.tamam yalan yok ben girmedim.ama guzeldi zaten 1048 mi ne o film işte.boyle duvarlar parçalanıyo falan.. (27.10.2007 17:36)
(bakınız: zaman, para, yalan, korku, sinem, sinema, tamam, mezar, böyle, o an)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 42 |
| Trabzon |
 |
|
|
 |
ÖLÜYE SAYGI VE MEZARLIKLARIMIZ
M.NİHAT MALKOÇ
Ölüsüne saygısı olmayan milletlerin dirisine de saygısı olmaz. Çünkü her ölü, dünyadan göçmüş olsa da manevî bir şahsiyettir. Onun geçmişte yaptıklarına, sürdürmüş olduğu hayata ve insan oluşuna hürmet göstermek gerekir. Kişi öldü diye onu kıymetsiz bir varlık olarak göremeyiz. Biz ölüsüne azamî derecede saygı ve hürmet gösteren bir inancın mensuplarıyız. Ceddimiz ölülerini diriler kadar önemser ve onlara kıymet verirdi.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında mezarlıklara çok önem verilirdi. O dönemde oluşturulan mezarlıklar çok bakımlı ve tertiplidir. İster halktan olsun, isterse yüksek kesimden olsun Osmanlı zamanında bakımsız kabristana rastlanmazdı. Buralarla ilgilenen ve bu işten ekmek yiyen özel hizmetliler vardı. Onlar hem ölüsüne, hem de dirisine kıymet veren bir medeniyetin temsilcisiydiler. Onun içindir ki uzun ömürlü bir idare kurdular.
Ölümü bize hatırlatan, hiç kimsenin saklayamayacağı ve kabul edemeyeceği cesetleri bağrına basan mezarlıklar hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. İnsanlık var oldukça ölüm de var olacaktır. Ölüler yine toprağın kara bağrında gizlenecektir. Ölüm ve mezarlıklar edebiyatımızda da yaygın olarak yer almış, ağırlıklı bir tema olarak işlenmiştir. Son dönemin usta şairlerinden Üstat Necip Fazıl Kısakürek mezarlıklarla ilgili olarak ironiyle karışık şu dörtlükleri dile getirmiştir:
'Kapıya ne icra memuru gelir,
Ne Birinci Şube sivil polisi....
İçerde kimine kuş tüyü sedir;
Yüz üstü toprağa düşer kimisi....
Bir musiki orda zaman ve mekân....
Yıldız dolu feza küçük camekân...
İmkân atomunu çatlatan imkân....
Bir hiç ki, içinde heplerin hepsi'
Osmanlı devletinde köklü bir ölüm ve mezar kültürü mevcuttu. Ölüler büyük bir ihtimamla gömülürlerdi. Mezarlar planlı ve tertipliydi. Evlere, cadde ve sokaklara gösterilen özen mezarlara da gösterilirdi. Her mezarın ayak ve başucunda birer mermer veya kesme taş bulunurdu. Bu taşlar usta yazıcılara işletilirdi. Ölümle ve ölüyle ilgili bilgi ve hatırlatmalar taşa kazınırdı. Bu gelişigüzel yapılmazdı. Hat sanatı burada titizce kullanılırdı. Mezar taşlarına işlenen yazıların ve şekillerin hepsi planlı ve anlamlı olurdu. Bunun da bir kökeni ve geleneği vardı. Her mezara aynı işaretler konulmazdı. Her mezar taşı bir şeyi simgelerdi. Bu başlı başına bir sanat dalıydı. Bazı mezar taşlarının anlamları şöyleydi:
Sarıklı, kavuklu, başlıklı ve fesli olarak mezar taşına işlenen başlıklar erkeğin meslek ve meşrebini gösteriyor. Başlıktaki çiçek süslemeler ise mezarın kadına ait olduğunu belirtiyor. Bunların yanında mezar taşındaki sarık müderris ve defter eminlerini; kavuk orta dereceli memurları, ihtişamlı kavuklar Osmanlı yönetiminde sadrazam, kubbealtı vezirlerini ve kaptan-ı deryaları; uzun külah Mevlevî tarikatı mensuplarını; çapa, gemi direği, yelken denizcileri; hokka ve kalem, kâtipleri; lahana, bamya cirit takımı oyuncularını; yazısız mezarlar cellâtları; kırık başlı mezar taşları yeniçerileri; müzik enstrümanı müzisyenleri temsil eden mezar taşlarıdır. Yani kişinin mezar taşına bakarak o kişinin mesleğini ve meşrebini anlamak mümkündü.
Günümüzde mezarlar da, mezar taşları da sıradandır. O eski mezar kültürü ve geleneği devam etmiyor artık. Bilindiği gibi Osmanlı döneminde Arap hurufatı kullanılıyordu. Harf devrimiyle beraber mezar taşlarımız da Latin kökenli alfabeyle yazılıyor artık…. Bu yazıların sanat bakımından hiçbir özelliği yoktur.
Günümüzün insanı eski harflerden bîhaberdir. Torunlar dedelerinin mezar taşlarını okumaktan acizdirler. Eski mezarlıkların önünden geçerken uzun uzun yazılara rastlıyoruz. Fakat Osmanlıca bilmediğimiz için bu taşlarda neler yazdığını bilemiyoruz. Geçenlerde bir gönüllü kuruluş 'Dedenizin mezar taşını okumak ister misiz? ' sloganından yola çıkarak Osmanlıca kursu açtı. Bu Osmanlıca kursuna, tarihçisinden mühendisine dek pek çok meslek grubundan geniş katılım oldu. Demek ki insanlar eski yazıya merak duyuyor. Her gün önünden geçtiğimiz mezar taşlarında neler yazdığını merak edenlerimiz az değil. 'Ceddinin mezar taşlarını okuyamayan toplum' damgasını yemekten utanç duymalıyız. Atalarımız bizim için, en değerli varlıkları olan canlarını bile göz kırpmadan verdi. Bizler onların mezar taşlarını bile okuyamıyoruz. Bizi bundan daha iyi ne anlatabilir ki? ...
Aslında mezarlar çok önemli görevler ifa ediyor. En azından bize ölümü hatırlatıyorlar. Eskiden mezarlar şehirle iç içe olurdu. Günümüzde mezarlar şehirlerden uzak yerlere kuruluyor. Şehir içindeki mezarlıklar da bozulup yol ve park haline getiriliyor. Adeta ölümü hatırlatan her şey gizleniyor. Fakat biz mezarları ne kadar uzaklara kurarsak kuralım ölüm bizi unutmayacaktır. Azrail denen ölüm meleği vakti geleni ebedî istirahatgâhına taşıyacaktır.
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Mezarlarımızı ortak alanlar belleyip onları temiz tutalım. Vakti gelince çiçek dikelim, uzamış çimlerini biçelim. 'Nasıl olsa ölüler kalkıp kızamaz' deyip çöplerimizi buralara bırakmayalım. Özellikle yeni kurulan mezarların planlı olmasına dikkat edelim. Şehirlerimizdeki nizamsızlığı bari buralara taşımayalım. Bizlerin de bir gün buralara göç edeceğini hatırlayıp kendimize çeki düzen verelim. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışırken yarın ölecekmiş gibi ölüme veya dönüşü olmayan göçe hazırlıklı olalım. Neticede 'Her nefis ölümü tadacaktır.' (Âl-i İmran S.-185. Ayet) . (09.08.2006 12:41)
(bakınız: ölüm, insan, necip fazıl kısakürek, hayat, zaman, kadın, para, büyü, dünya, güzel)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan, 30 |
| Sakarya |
 |
|
|
 |
KARACAAHMET
Deryada sonsuzlugu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Gobeginde yalanci sehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan $ey neymis elde?
Mezar, mezar, zitlarin kenetlendigi nokta;
Mezar, mezar, varliga yol veren gecit, yokta...
Onda sirlarin sirri: Bulmak icin kaybetmek.
Parmaklarin saydigi ne varsa hep tuketmek.
Varmak o iklime ki, ugramaz ihtiyarlik;
Ebedi gencligin taht kurdugu yer, mezarlik.
Ebedi genclik olum, desem kimse inanmaz;
Ta$ ihtiyarlar, servi curur, olum yipranmaz.
Karacaahmet bana neler soyluyor, neler!
Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,
Zaman deli gomlegi, onu yirtan da olum;
Olumde yekpare an, ne kesiklik, ne bolum...
Hep olmadan hic olmaz, hicin otesinde hep;
Bu mu dersin, taslarda donmus sukuta sebep?
Kavuklu, basortulu, fesli, basacik taslar;
Taslara yaslanmis da kuflu kemikten baslar,
Kum dolu gozleriyle suzuyor insanlari;
Suzuyor, sahi diye topraga basanlari.
Onlar ki, her nefeste habersiz oldugunden,
Gulup oynamaktalar, gelir gibi dugunden.
Onlar ki, sifirlarda rakamlari bulmuslar,
Fikirden kurtularak, olumden kurtulmuslar.
Soyle Karacaahmet, bu ne acikli talih!
Taslarina kapanmis, agliyor koca tarih!
Necip Fazil, Cile
1969 (14.07.2006 19:12)
(bakınız: insan, zaman, yalan, deli, kene, tarih, arda, esin, ahmet, insanlar)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 38 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Ölenlerin toplanma yeri
Ahiret hayatına başlama alanları
yanından geçerken İbret alınması gereken okul
Bayramlarda ziyaret edilen yer (25.10.2005 14:28)
(bakınız: hayat, arda, okul, ahiret, bayram, lama, ziya, plan)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"MEZARLIK" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|