|
|
 |
 |
|
MİRAÇ |
MİRAÇ terimi
belacicegi
tarafından 03.10.2002 tarihinde eklendi |
MİRAÇ sizce ne demek,
MİRAÇ size neyi çağrıştırıyor? |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
*ibadet ediniz...
*ana babaya iyi muamele ediniz...
*akrabaya,yolda kalmışa,fakir fukaraya,muhtaç olana yardımdan geri durmayınız...
*israfın her türlüsünden kaçınınız...zaman israfı,duygu israfı,ömür israfı...bir veznedarız..geliyor elimize sayıyor ve asıl sahibine iade ediyoruz..ne eksik olsun ne fazla...
'israfçılar şeytanın kardeşleridir' buyrulur ayet-i kerimede...
*çocuklarınızı öldürmeyiniz...terbiyesini ihmal etmeyiniz...bir gülü el değmeyen bir ormana bıraksanız yaban otlarına yem olur...bir yaprak parçasını evinizde gözünüz gibib akıp iltifat buyursanız en güzel suretini sergiler..çocukta öyledir...onları ormanlara salıverip öldürmeyiniz...
*zinaya yaklaşmayın(dikkat buyurunuz,zina etmeyin değil..yaklaşmayın..bu fiile çıkan yolları kapatın anlamında)
*haksız yere cana kıymayınız...
*yetim malına el sürmeyiniz..
*ölçü ve tartıda adaletli olunuz..insan duruş olarak mizan gibi hassas olabilmeli...
*iyice bilmediğinin arkasından gitmemeli..dilin zekatı hayır konuşmaktır...ve dahi peygamberimiz buyuruyor:
'kişiye söylediği sözler günah olarak yeter'...
*kibirli ve gururlu görünmeyiniz..tevazuu kanatlarınız bırakın sürünsün yeryüzünde siz dolaştıkça...
.....
evet efendim..miracın akabinde bizlere bildirilenlerdir bu yazdıklarımız da... (20.08.2006 15:32)
(bakınız: insan, zaman, baba, güzel, şeytan, anlam, çocuk, adalet, kardeş, esin)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| x |
|
 |
|
|
 |
“yürü ki meydan senin bu gece…
Sohbet-i sultan senindir bu gece…”
Gecenin bir vakti bir mescitten diğerine yürüdü…sonrasında bir merdiven basamakları çıkarcasına adım adım seyahatine devam etti…
Mirac zaten kelime anlamı olarak merdiven,yükselecek yer,en yüksek makam olarak geçer sözlüklerde..
Tümüyle mesajlar silsilesidir mirac…
Peygamber anlatır…raviler rivayet eder…arşın ilk katında bazı melekler vardı ki kıyamda yani sadece ayakta duruyorlar ve Allah’ı tesbih,hamd ediyorlardı…bir basamak yukarıda rükûda duran melekler vardı… varolduklarından kıyamete kadar bu duruşlarını koruyacaklar…ve ardından mukarrebîn melekleri…secde halindeler…işte bu nokta Allah’a en yakın nokta…
Sonrası Sidretül münteha…sınır…Cibril buradan sonra ben gelemem..gelirsem yanarım yokolurum diyor…
İşte insan bu noktada gösteriyor ki dilerse meleklerin de üstünde bir varlık duruşuna sahip olabilir…âlâyı illiyûn mertebesi…
Ve “ Allah kuluna söyliyeceğini söyledi” buyruluyor ayet-i kerimede…
Yani konuşma başlıyor…
Miracın bize hediyelerinden birisi ettehiyyatü adıyla bildiğimiz ifadelerdir…
Selamla karşılıyor Cenab-ı Hak ve Peygamberimiz de selam alıyor..benden,dil ve mal ile şükranını ifade edişini görüyoruz akabinde..sonrasında melekler şehadet ediyor bu konuşmaya…
Ve bir diğer mirac hediyesi:Amenerrâsulü…Bakara sûresinin bu son iki ayeti Rabbinden bizzat aldığı ikinci ayetlerdir Habibinin…
Yatsı namazlarından sonra okunmasında hikmetler vardır …
“Allah kimseyi gücü üstünde bir şeyle sorumlu tutmaz” buyuruluyor bu ayetlerin bör bölümünde…
son kısmındaki dua ise dile pelesenk edilesi dualardandır…
ve elbette miracın en kıymetli meyvelerinden biri..namaz…
iftitah tekbiri ile başlıyoruz namaza…Ellerimizi kaldırıp Allahû Ekber derken nefsimizi, kendimizi,dünyayı atıyoruz geriye…nefsimizi kurban gibi bu açılış tekbiriyle keserek bir “ben” i sunuyoruz namazda Rabbimize…
lisan-i hâl ile anlatıyoruz dilimizle de ikrar ediyoruz namaz esnasında…kıyamdayken tüm yaratılmış ve kıyam halinde duranların adına hamd halindeyiz..dağlar,ağaçlar,vesair yaratılmışlar…ve arşın ilk basamağındaki meleklerle birlikteyiz..kıyamda…
ardından rükuya varıyoruz..beli bükülmüşleri temsil ediyoruz..dört ayak üzerinde duran yaratılmışlarla huzurdayız…ve bir basamak yukarda…rükûdaki meleklerle omuz omuza…
en nihayetinde mukarrebîn melekleriyleyiz..bu secde anı evet…yatay vaziyetteki her şey adına yüzümüzü sürüyoruz yere…dereler,denizler,çimenler…toprak…aklınıza ne geliyorsa…
insan bir küçük alem ya … alemin temsilcisi gibi namazında…ve selam verip miracımıza son veriyoruz…
evet efendim..gün içinde miracın numunesini yaşıyoruz aslında…
görüşme sonrasında kudüse indirilen peygamberimizi diğer peygamberler kaşılıyor…ve Hz. Muhammed’in imamlığında namaz kılınıyor…burada alınması gereken mesaj aşikardır…hayatın başlangıcından buyana gelmiş tüm peygamberler son Peygambere ittiba ediyor…ona inanıyor ve ardında namaz kılıyor..
Miracınız mübarek ola….
Dualarınızda miracı yakalamanız temennisiyle… (20.08.2006 13:18)
(bakınız: ölüm, insan, hayat, gece, dünya, namaz, deniz, anlam, muhammed, huzur)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 23 |
| Ankara |
 |
|
|
 |
Efendimizin(sav) göğe yükseldiği gece. (03.02.2006 21:49)
(bakınız: gece, efendi)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bayan |
| Adana |
 |
|
|
 |
Yedi Kat Göklerde ihtişamlı ve sonderece anlamlı büyülü,büyüleyici
hiçkimseye kısmet olmayacak kutlu bir yolculuk.Gece yürüyüşü
İsra da deniyor.
Miraç
Gurbet hiç değişmez
Gül benizlim
Sen masum sen mazlum
Yerlerin göklerin nadide çiçeği
Gül yüzlüm güzel sözlüm
Sevgililer sevgilisi
Yine mahsun yine mazlum
Hüzün yılları gelir çatar
Dayanak dost can amca
Ebu Talip
Gözbebeği baştacı iffet sadakat
Abidesi örnek hatun Hz.hatice
Dünya süsü dünya meyvesi
Ebu Kasım arkasından Abdullah
Ahirete göçer
Tertemiz kalp buruk
Mubarek gözler yaşlarla dolu
Bir yanında Hz.Ebubekir
Diğer yanında H.Osman
Ebu Cehil kıralası ellerini
Mübarek yakaya atar
Yetmez müşriklere
İşkembeler atılır
Taif de çıkış yolu olmaz
Müminler taşlanır
Acılar üst üste
İmtihanlar zor
Sınanacaklar
Denenecekler
Bir gece ansızın Mekkeden
Mescid-i Aksaya
Yedi Kat Göklere
Gül yüzlüm Göz Bebeğim
Feza aleminden beka alemine
Melekler selama durur
Mirac’ın Sultanı
Gönüller Sultanı
Hakk’ın davetine mazhar olur
Ne gözler görmüş
Ne kulaklar işitmiş
Ne gönüllere doğmuş
Cennet saltanat mülk
Arş’ı Azam
Kab’ı Kavseyn Makamına
Zat’ı Celil-i Zül Cemal ile görüşme
Efendim Gül yüzlüm Gözbebeğim
İhtişamlı yolculuk
Yedi Kat Göklerde
Arş,kürsi Leyh-u Mahfuz
Sidre-i Munteha
Cennetler inciden sedeften yakuttan
Misk amber kokulu toprağı
Şırıl şırıl akar suları
Süt ve bal ırmakları
Cennetleri gösterir Rahman
Habibine kuluna peygamberine
Hiçbir kula nasip olmaz
Gezmek tanımak tanıtmak
Anlatmak şerefine erdirdin
Ya Zül Celal
Habibini mirac ile
Burak binit
Cibril üzengi
Mikail yular tutar
Berk sürati ile yol alınır
Göklerin misafiri var bu gece
Herkes çekilsin yol versin
Büyük gece bu gece
Mübarek gece bu gece
Menzilden menzile
Mertebeden mertebeye
Yükseltilmiş Cemal’e erdirilmiş
Çağrı kutlu çağrı büyük yerden
Eşsiz emsalsiz davet
Huşu ile icabet
Habibine Gülyüzlüme
İzzet ikram refref döşek
Zaman ahir zaman
Ömürler kısa
Görevler fazla
Boş dönmez Gül Yüzlüm
Kutlu mutlu mirac dan
Cin ile ins peygamberi
Seçilmişler seçilmişi
Övülmüşler övülmüşü
Son peygamberim
Hatemül Embiya
Kıyamete dek
Tek mürşit
Tek müjdeci
Kurtarıcım Peygamberim
Sultanım Gül benizlim
Kainatın şerefi
Gözdeler gözdesi
Alemlerin Fahrı
İnsanlığın Efendisine
Saltanat şeksiz şüpesiz
Açık şekilde gösterilir
Boş dönmez mirac dan
Ümmeti ümmeti diyen
Müberek diller mübarek eller
Beş Vakit Namaz
Amenerresülü
Tehıyyat
Müjdeler
Mevlanın Cemalini gören
Sohbetine mazhar olan
Kutlu peygamberim
Gül Yüzlüm
Sultanımmmmm
Boş Dönmez
Necmiye Sarpkaya
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. (07.09.2005 16:49)
(bakınız: dost, insan, sevgi, elif, zaman, şiir, gece, büyü, güzel, gözler)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 89 |
| El Salvador |
 |
|
|
 |
http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gulsen/gulsen072.htm
http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini26.htm
http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini27.htm (31.08.2005 21:07)
(bakınız: kitap, baki, http)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 33 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Miraç Kandili Mesajı
23 Eylül 2003 Salı gününü Çarşamba’ya bağlayan gece, bir çok ilahi hikmeti, sırrı ve bereketi insanların zihnine, ruhuna ve çevresine taşıyan MİRAÇ kandilidir. İslam alemi olarak böyle mübarek bir geceyi idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Miraç gecesinin önemi ve hikmeti, Kur’an-ı Kerimde; “ Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammedi) bir gece Mescidi Haramdan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o layıkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (İsra 1) şeklinde ifade edilmektedir.
Cenab-ı Hakk’ın sonsuz güç ve kuvvetinin gösterilmesi için Hz. Peygambere Allah tarafından yaptırılan, zamana ve mekana anlam kazandıran İsra, (Gece yolculuğu) Hz Peygamber için Allah’ın inayet ve desteğine mazhar olarak moral kazanma anlamını taşırken o günkü müslümanların Hz. Peygambere bağlılığını ve Allah’a inancını pekiştiren bir sınav olmuştur.
Miraç, Peygamberimizin şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur. Bu itibarla, miraç’ın özünde her türlü kötülüklerden arınmaya, insanlığın yararına değerler üretmeye, paylaşmaya, düşünmeye, sorumluluk taşımaya, sürekli teşebbüs halinde olmaya, zamanın önemini kavramaya, fedakarlığa, ilahi emirlere teslimiyet göstererek yüce mertebelere erişmeye ve imkanların bittiğinin düşünüldüğü bir zamanda bile hiç kullanılmayan imkanların var olduğu ümidini tazelemeye davetiye vardır.
Hayatımızdaki miraç, süreklilik içinde gelişmenin ve değişmenin itici gücü; sağlık, eğitim, bilim, ekonomi, üretim, hukuk gibi değişik alanlarda toplumsal uzlaşma, ahlak, sevgi, saygı ve hoşgörü içinde daha ileriye ve yükseğe atılan bir adım olmalıdır.
Milletimizin manevi duygularını canlandıran, kendi iç dünyalarını değerlendirme fırsatı veren, sorumluluk sahibi herkesin görev ve sorumluluğunu hatırlamasına vesile olan miraç gecesi, duygu ve düşüncelerimizde yenilenerek ilahi rahmeti çekecek işler yapmamız, kulluk bilincine ulaşarak dua ve niyazda bulunmamız için bir nimettir.
Kur’an-ı Kerim’in; “ İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ”, “ Erkek veya kadın kim mü’min olarak iyi amel işlerse onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeliyle veririz” beyanları, maddi ve manevi yönden ilerlemenin ve her alanda var olma yolunun çalışmak ve emek sarf etmekten geçtiğini, hayatın güzelleşmesinin iman ve çalışma ile mümkün olacağına işaret etmektedir.
Mü’minlerin gönüllerinde huzur veren duygu ve hislerin oluşmasına, zaman zaman oluşan olumsuz düşüncelerden zihinlerin temizlenmesine vesile olan miraç gecesini, fert ve toplum olarak bu duygular içerisinde değerlendirmek durumundayız. Çünkü, hayatımızda maddi ve manevi yönden denge oluşturmaya, tutarlı yaşamaya, insanlarımızı ayırmadan ve yargılamadan anlamaya, kendi içinde ve çevresiyle barışık olmaya, paylaşmaya, ekonomik sıkıntılardan dolayı ümitlerini ve ahlaki değerlerini kaybedenleri nasıl kazanacağımızı düşünmeye, insanlıktan sorumlu topluluğun bir parçası olarak eğitim ve bilimde ahlaki ve evrensel değerleri ortaya koymada, üretim ve kalitede hukuk ve adalete bağlı kalmada yükselmeye ihtiyacımız vardır.
Duyguların ve hislerin coştuğu, dua ve niyazların yükseldiği, inananların huzur bulduğu böyle gecelerde; insanlarımız kalplerinde iyimserlik ve ümit kandillerini yakmalı, miraç’ın engin mesajını ruhlarında hissetmeli, ufuklarını açacak aydınlatıcı bilgilere doğru koşmalı, İslam dininin yaratanı tanıma ve ona bağlılık, yaratılanı sevme ve güzel ahlak dini olduğunu idrak etmeli ve gönül kapılarını herkese açmalıdır.
İslam alemi bu geceyi her yıl hüzün, keder ve kalplerdeki burukluğu yaşayarak idrak etmektedir. İsra hadisesinin bir bölümünün vuku bulduğu Mescid-i Aksa ve çevresinde meydana gelen ve uzun zamandır çözümü de mümkün olmayan hadiseler, sağduyu sahibi bütün insanları üzmekte ve derinden yaralamaktadır. İnanıyor ve ümit ediyorum ki aklı selim galip gelecek, şiddet ve akan kan durdurulacak barış hakim olacaktır. İnsanlık adına hayır düşünen ve şiddetin yürekleri parçaladığına inanan herkesin gerekli hassasiyeti göstermesini diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, aziz milletimizin miraç kandilini tebrik ediyor, bütün İslam aleminin birlik ve beraberliğine, insanlık aleminin barış, huzur ve hidayetine, gerilim, savaş ve şiddetin yerini kalıcı bir barışın almasına vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. (20.09.2004 22:28)
(bakınız: ölüm, allah (c.c), insan, sevgi, hayat, zaman, kadın, gece, güzel, acı)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 33 |
| İstanbul |
 |
|
|
 |
Miraç Kandili Mesajı
11 Eylül 2004 Cumartesi gününü Pazara bağlayan gece, birçok ilahi hikmeti, sırrı ve bereketi içinde barındıran Miraç kandilidir. İslam alemi olarak böyle mübarek bir geceyi idrak etmenin mutluluğunu yaşamaktayız.
Peygamber Efendimizin Mekke döneminde bir gece Mescid-i Aksâ’ya, oradan da Yüce Rabbinin katına yaptığı bu yolculuk, onun için zaman ve mekanın da sahibi Yüce Mevlâ’nın sonsuz kudretini müşahede etme ve onun desteğine mazhar olarak risalet görevinde manevi güç kazanma vesilesi, müslümanlar için de Allah’a ve Hz. Peygamber’e bağlılığı pekiştiren sınav olmuştur.
Peygamberler’in yaşadıkları ve gösterdikleri mucizeler, kendi dönemlerindeki anlamlarından öte, bütün insanlar için de önemli mesajlar içerir. Bizler hem zihinsel hem duygusal varlıklarız. Kimi zaman zihinsel kimi zaman da duygusal karakterimiz ön plandadır. Tüm eylemlerimiz, algılarımız, ilişkilerimiz ve inançlarımız bu iki özelliğimizden süzülerek ortaya çıkar. İnsanlığımızın değeri de zihinsel ve duygusal melekelerimizi ne derece buluşturduğumuzla doğru orantılıdır. Bu durum, dinî inançlarımız ve davranışlarımız, yani dindarlık şeklimiz için de geçerlidir. Dinî inanç, insanın ahenkle kaynaşan tüm ruhi melekeleriyle Allah’a dönmesi ve derin bir tutkuyla ona bağlanması ile gerçekleşir. Bunun için dinî hayatta zihin ve bilgi kadar kalp ve duygu da önemlidir.
Bilgi ile duyguyu buluşturamayan bir iman ve dindarlık şekli eksik kalmaya mahkumdur. İnsan, aklı ile dinin ve Allah’ın varlığının bilgisini edinirken duygularıyla dinin gereklerini içselleştirir, onları benimseyerek yerine getirir ve Allah’a bağlılığını sürdürür. Diğer bir ifade ile insan, aklıyla başladığı bu yolculukta duygularından güç alarak ilerler. İman olgusunda kimi zaman ikisi de devrededir; kimi zaman da aklın ötesine geçen bir duygu ile Yüce Yaratan’a bağlanma söz konusudur. Ahiret, kıyamet, cennet, cehennem ve benzeri konulardaki bilgilerimiz nakil yoluyla elde ettiğimiz, yani Kur’an ve Sünnetten öğrendiğimiz, duygu dünyamızda derinlik kazandırdığımız ve iman konusu yaptığımız bilgilerdir. İsra suresinin ilk ayetinde anlatılan Miraç olayını anlamamız da böyle bir yolla mümkün olmaktadır.
Miraç, Hz. Peygamber’in şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufkudur; varlığın özüne ve anlamına yolculuktur. Bu gecede farz kılınan günde beş vakit namaz iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı temsil eder. Miraç, toplumsal hayatımızda, çalışarak ve başararak gelişmenin, ahlak ve hikmetin terbiye ettiği bilgiyle ilerlemenin imkanı olmalıdır.
Miraç bizlere hem kendimiz, yakınlarımız ve bütün insanlığın barış ve esenliği için dua etmemiz gerektiğini, hem de ilahi rahmete ancak, nimet ve külfeti insanca paylaşarak, her birimiz görev ve sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirerek, çevremizde ve dünyada akan gözyaşını dindirerek, sonu gelmez ihtirasların yol açtığı hak ihlallerini, şiddet ve savaşı durdurarak ulaşabileceğimizi hatırlatmaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin Miraç kandilini tebrik eder, bu kutlu gecede Yüce Mevla’ya açılan ellerin ve yapılan duaların, bütün İslam aleminin birlik ve beraberliğine, insanlık aleminin barış ve huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim. (20.09.2004 22:27)
(bakınız: allah (c.c), insan, hayat, zaman, ben, gece, sen, dua, dünya, namaz)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
|
|
|
| Bay, 52 |
| Türkiye |
 |
|
|
 |
Çok çekerseniz size de çıkabilir (Simgesel anlamda) (17.09.2004 02:53)
(bakınız: sen, bil)
| Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. |
|
|
|
"MİRAÇ" hakkında görüş yazmak için tıklayın.
|
 |
|
|
|
|